20 Ekim 2009 Salı

KSK 1986-87 (Şampiyon Kadro)

Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Türkiye Ligi şampiyonluğuna uzanan bu takım gerçekten bir efsaneydi. Kadrodaki iki yabancısı hariç tamamı kendi altyapısından yetişme oyunculardan kurulu bu ekibin bir benzerini herhalde bir daha kolay kolay göremeyeceğiz. Oyuncu kadrosunu soldan sağa sayacak olursak: Tuğrul Taşkıngenç - Necmi Mısırlıoğlu - Birtan Saka - Ziya Uyanık - Cihangir Başaran - Nihat Mala - Melvin Davis - John Wiley - Suat Olca - Kaan Dağdelen - Murat Aşkın - Ediz Baksı (Antrenör: Nadir Vekiloğlu, Yrd. Ant.: İlhan Erdem, Şube Başkanı: Ateş Özerk)

Kadroyla ilgili okuduğum en güzel yorum Ekşisözlük'ten. Daha iyisini ya da daha samimisini görmedim. O yüzden postun sonunu o yorumla getiriyorum.

...'86-87 kadrosu ile efsanevi bir takımdır... bir lisenin ögrencilerinin kurduğu takımın +2 amerikalı ile türkiye şampiyonu olduğunu düşünün işte bu takım bunu başarmıştır... nadir abi ateş abi herkes inançla ter akıtmıştır... tuğrul abi takıma kaptanlık yapmış karşıyakalı yöneticilerden çetin abinin oğludur... birtan abinin kırık ayak parmakları ile sızlanarak bakkala gidişini hatırlarım kaç kez... nihat abi mahallenin en hızlısıdır... zamanla onlardan da fazla karşıyakalı olan baba davis ve wiley her maçın ardından kaf kaf çekmiştir... işin ilginci hepsi birer abim olarak zihnimde farklı hikayelerle yer alıyor ama şampiyon bir takımın oyuncuları olarak değil de yaşadığım mahallenin hafta sonları stadın içindeki beton potada maç yapan abileri olarak hatırlıyorum onları... belki türkiye değil dünya tarihinde ajax dışında böyle bir takım yoktur belli ki bundan sonra da olmayacaktır...

bu arada top sürmeyi karşıyaka yelken kulübünde sağ elim kırık olduğundan sol elimle baba davisten öğrendiğimi ifade edeyim... dripling yaparken bacaklarının arasından geçtiğimi hatırlıyorum... öyle bütündü herşey... herkes herkesi sever ve tanırdı... selamlaşır ve saygı gösterirdi... galibiyetlerde beraber eğlenir, mağlubiyetlerde beraber ağlardı... bu yüzden bu takım sadece bu 15 oyuncu ve teknik kadrodan oluşmuyordu... bir semtin tüm anneleri, babaları, abileri, ablaları ve çocuklarından oluşuyordu... belki de sonu mutlu biten türk filmlerinin sonuncusudur ama hafızamda bir o kadar da gerçektir'...

6 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Salona girebilmek için Atatürk Spor Salonu'nda geceden ve sabahın köründen kuyruğa girilen ve içeri girebilmek için türlü işkencelerin çekildiği ve her türlü çarelerin denendiği bir takımdı onlar, takımın en gençlerinden Suat GS ile oynanan final maçının yıldızı olmuştu, en genci Nihat ise oyuna girmişti o maçta, bir de rakip GS'nin kadrosuna ve bençinin de fotoğrafı gerek aslında, hayatlarının yenilgisini alanlar acaba ömürleri boyunca bunun rövanşını mı almaya çalışıyorlar, bir düşünmek gerek, o fotoğraftakileri görürseniz anlarsınız... 86-87 efsane kadromuza bizlere yaşattıkları ve tarih yazdıkları için binlerce kez teşekkürler, onlar Karşıyaka Spor Kulübü için takım sporları tarihi açısından zirve noktasını oluşturdular, hatta takım sporları açısından başka bir örneği olmayan bir ilki gerçekleştirdiler, diğer tek örnek futbolda Tranzonspor'un başarıları...

cannksk dedi ki...

O günü görmek için hayatımdan çok şeyi feda edebilirdim. Bir daha görebilir miyim? Bu parasal düzende ve İzmir şartlarında çok zor, ama en azından tüm kalbimle bu sene altyapı şampiyonluğu görebileceğime inanıyorum, ne yapalım bunlarla avunuyoruz artık.

Babam KSK'li değildir, hayatında basketbol maçına da gitmemiştir belki, dün ne yediğini sorsan bilmez ama o kadroyu 2-3 eksikle sayar.

Nihat Abi A takım menajeri, Suat Abi Minik takım koçu, Ziya Abi Yıldız Takım koçu, Ediz Abi de Altyapı yöneticisi şu anda. Ateş Amca da maşallah hazırlık dahil her maça gelir daimi muhalefet olsa da pota arkasında oturur. O kadrodan 3 kişi Aliağa Petkim'de şu anda. Yabancılar hariç üçü ne yapıyor bilmiyorum. Tribünde 40 yaşında olanlar inatla her maçta o takımı anlatır hala.

Geçen gün Minik takım antremanına gittim Suat Hoca çaprazdan hook ile üçlük deniyordu :) Deli gibi de sokuyordu valla, ben olsam hala oynatırım, zayıf takımlara 10 sayı atar en az.

Youtube'dan izlediğimiz görüntülerle idare ediyoruz artık. Hatırlamışken bir daha izleyeyim ben...

cannksk dedi ki...

http://www.kskbasketaltyapi.com/efsanetakim.php


Bu arada Ediz Abi'nin sitede yazdığı yazı

Adsız dedi ki...

Bir Beşiktaş'lı olarak o sezon kaçırdığımız şampiyonluğun KSK'ye gittiğini görünce üzüntüm hafiflemişti.

Zira Galatasaray'ın yaptıklarını herkes biliyor. Bu yüzden KSK onların hakkından geldi.

Erinc Atilla dedi ki...

hayal meyal hatirladigim yillar...kaf-sin-kaf'i hep karistirirdim, tum tribunler inlerken bu tezahurat ile, ben hep cocuk halimde yanlis soylerdim :) o zamanlarda buyuk teyzemlerin klup yonetimine cok yakin olmalari, dayimin altyapida oynamasi ve hatta o sezon a takima kadar yukselmesi ama akabinde kolunu kirmasi sebebi ile basketbola cok uzun sure ara vermis olmasi gibi faktorlerdi dunyami yesil-kirmizi'ya boyayan...agzina kadar dolu salon, annemin bazi maclarda sicaktan ve havasizliktan kotu olmasi ve maclardan erken cikmamiz, o bogucu atmosfer ve akabinde gelen sampiyonluk...o zamanlar tabi sampiyonluk nasil gelir, ne kadar degerlidir, takimdakiler kimdir pek bir bilgim yok...tek bildigim nadir amca'nin muayenehane'de calisan annemin hastasi olmasi ve onun vasitasiyla hep iyi yerlerden mac izliyor olmamiz...o kadro asla ama asla unutulmayacaktir...sampiyonlugumuzun yarim asiri kutlanacagi yilda eminim klubumuz ve federasyon(!) bir organizasyon dusunecektir...o kadroya baktikta, altyapi'nin onemine, o basarilara baktikca klubumuzun buyuklugune olan hayranligim bir kat daha artiyor...ya KARSIYAKA olmasaydi !!!

p.s.sampiyonlugu ilan ettigimiz mac bittikten sonra hakeme gidip aglayan oyuncuyu taniyacak cikacak mi acaba ???

Adsız dedi ki...

O sene izmir'de hiç maç kaybetmedik. Kendi sahamızdaki bjk maçı vardı, iki uzatmada mucivezi galibiyet aldığımız. Suat o maçta parlamıştı, uzatmalardaki sayıların çoğu ondan gelmişti, hele bir smaç vardı bjk'nin abd'lisinin üzerinden bastığı...