13 Ekim 2009 Salı

Kupa Maçları Sonrası Değerlendirme

Teknosa Türkiye Kupası'nda 6 günlük maraton geride kaldı. Ligin tüm takımlarını izleme ve sezonun başlamasına sayılı günler kala son durumlarını görme adına fazlasıyla verimli bir süreç oldu. 16 takımın 8'i çeyrek final biletlerini kapıp hedefe ulaşırken, diğer 8 takımın elleri boş kaldı. 6 günlük maratonun son maçı müthiş bir sonla biterken, Chatman'ın yıllarca unutulmayacak üçlüğü ligin ve kupanın ağır favorilerinden biri olan Efes Pilsen'e çeyrek final vizesini kazandırdı. Gelin hep birlikte bu 8 çeyrek finalist hakkında ufak ufak analizler yapalım, neleri doğru yaparak bu hedefe ulaşmışlar ve eksik olan yanları nedir, genel olarak bir üstünden (Alfabetik olarak) geçelim.

Banvit
Son 2 sezondur ligde yaşanan kötü gidişatı durdurmak amacıyla Orhun Ene'yi takımın başına getirdi Bandırma ekibi. Önce Tübad'da sonra da kupada iyi sinyaller verdiler. Chuck Davis - Lance Williams ikilisiyle içeriden büyük bir skor tehdidine sahip olan ekipte 1-2-3 numaralarda ise tek bir yabancı oyuncu var. O da Keith Simmons. Özellikle tamamı Türk işi olan guard rotasyonlarından alacakları verim onların kaderine direkt etki edecek. Barış Ermiş bu bölgede iyi bir izlenim bıraktı sezon öncesi bölümde. 1 yıllık bışa giden Telekom macerasından sonra KSK formasıyla aldığı sorumlulukların benzerini burada alıyor ve hakkını da veriyor. Kaliteli kadro ve en önemlisi de Orhun Ene faktörüyle bu yıl son 2 yıldaki başarısızlıkların üzerine bir sünger çekecekler, belli oldu.

Beşiktaş Cola Turka
21 sayı geriden gelerek farkı kapattıkları ama son topta kazanamadıkları Efes maçının ardından önce Renault'yu 40+ farkla sonra da Kepez'i 6 sayı :) farkla yenip çeyrek finallere kaldılar. Geçen yılki kontrolsüzlük boyutundaki hızlı basketbolun yerine daha kontrollü şekilde hızlanan bir basketbolları var. Hem yerli kadronun Mehmet Yağmur haricinde korunması, hem Engin Atsür'ün transferi, hem de genç Kerem Özkan'ın ciddi ciddi takım rotasyonuna dahil edilmesi onları bu yıl çok daha güçlü kılıyor. Baxter'ın tam hazır olmadığı ve randıman verme konusunda sıkıntılar yaşadığı ortamda Kevin Fletcher çok ekstra işler yaptı. Kendinden beklenmeyecek kadar büyük bir ofansif performans koydu ortaya. Sakatlıktan yeni çıkan Newley de yine iyi oynayanlardandı. Chatman'ı zaten saymıyorum, devamlılığı had safhada olan ve ligin iyi guardlarından biri. Eğer ki transferi gündemde olan Ermal Kurtoğlu'nu da alabilirlerse çok daha zengin bir kadroya sahip olacaklar.

Bornova Belediyesi
Geçen yıl lige yeni yükselmesine rağmen kupada büyük bir sürpriz yapıp 3'te 3 galibiyetle çeyrek finale kalan bir diğer İzmir takımı Aliağa'nın yaptığının benzerini bu sefer de Bornova Belediyesi yaptı. Özellikle Telekom karşısında aldıkları galibiyet Kepez'in Efes'i devirdiği maçla birlikte kupanın en büyük sürprizi oldu. Yerli transferinde oldukça geç kalan ama bunu kaliteli yabancı oyuncular alarak kapatmaya çalışan ekipte yerli oyuncuların da yüreklerini ortaya koyarak hazırlık maçları dahil en maksimum performanslarını vermesi onları bir anda ligin en renkli takımlarından biri konumuna soktu. Josh Shipp ve Kedrick Brown ne kadar iyi oyuncular olduklarını cümle aleme gösterip bizi de haklı çıkarırken, guard bölgesindeki Ivan Koljevic ise takımı yönetişi ve skor gücüyle herkesi kendine hayran bıraktı. Böylesine takım olmayı becerebiliş bir ekip yaratan Aclan hocaya ve Mesut, Serdar, Şahin, Cem, Umutcan gibi ekstra performans koyan yerlilere de kocaman bir tebrik gitsin bizden.

Efes Pilsen
Tarihlerinin en yüksek bütçesine ulaşarak kurulan kadro ile girilen sezonda daha ilk dakikadan golü yiyeceklerdi ki Chatman'ın mucize üçlüğü sayesinde kendilerini son 8'de buldular. 3 maçın 3'ünde de beklenti altı kaldıklarını söylesek yanılmış olmayız. Yabancı oyuncularla donatılan kadroda sürekli olarak süre alacak sadece 4 yerli oyuncunun (Kaya, Kerem Tunçeri, Sinan, Ender) olması onları fazlasıyla zorlayacak. Sakatlığı nedeniyle son 2 maçta 6. yabancı olarak kenarda bırakılan Kasun'un yokluğunda Kaya 5 numarada oynadı. Bu da ribaundlarda hem Kepez'e hem de ilk yarı itibariyle Renault'ya ezilmelerine yol açtı. Koç Ergin Ataman'ın da CSKA maçlarından beri psikolojik anlamda iyi durumda olmadığını, takımı çoğu zaman Ufuk Sarıca'nın yönettiğini, basın toplantılarına da yine yardımcı koç Sarıca'nın katıldığını, haliyle bu anlamda da su üstüne çıkmayan bir sıkıntının olduğunu belirtelim hemen. Ligin ve kupanın ağır favorilerinden Efes'in iyi bir şekilde sezona başladığını söylemek pek de doğru olmaz şu aşamada.

F.Bahçe Ülker
Şampiyonluk rozetini yakasından çıkardıkları bir sezonun arkasından yine yeniden iddalı bir şekilde lige girmeye hazırlanan F.Bahçe Ülker kupa maçlarında kaza yapmadı. Zaten lige çok da hazır olduklarını söyleyemeyeceğimiz Aliağa ve Daçka'yı devirip ikinci günün sonunda çeyrek finale yükselmeyi garantilemişlerdi. Son gün Banvit'le çıktıkları idman maçını da kazanıp kupa macerasını kayıpsız geçtiler. Kinsey'nin hareketli ve hazır oyunu göze çarptı takımda. Greer ve geçen senenin tamamına yakınını sakat geçiren (yeni transfer sayılabilecek) Giricek'in daha form tutma dönemlerinde olmaları, Mirsad & Rasim'in yokluğunda Oğuz ve Preldzic'in 4 numarada denenmeleri, Solomon'un geçen sezonun final serisinden kalan sorumsuz tavırlarına ve basketboluna devam edişi, Ömer Aşık & Semih ikilisinin içeriden iyi işler yapmaları takım adına verilebilecek detaylardı. Kaptan Mrsic'in de sakatlığı nedeniyle bu bölümde takımla birlikte olmadığjnı belirtelim hemen. En ciddi sınav olarak hem geçen sene finalde kaybettikleri hem de doping mevzuları yüzünden fazlasıyla papaz oldukları Efes Pilsen'le yapacakları Cumhurbaşkanlığı Kupası sınıvaını gösterebiliriz onlar için. Takım ciddi bir testten geçecek orada.

G.Saray Cafe Crown
Wilkinson ve Jasaitis gibi takımın direkt oynayacak iki isminden yoksun bir kadro ile mücadele etti G.Saray Cafe Crown. Buna rağmen KSK, Tofaş ve Mersin'in bulunduğu gruptan namağlup bir biçimde çıkmayı başardılar. KSK karşısında son 3-4 dakikada 10 sayıdan maçı çevirmiş olmaları belki de kendileri adına esebilecek olası bir ters rüzgarı da bertaraf etti. Zira grubun dengelerini değiştirebilirdi o maç ve sarı kırmızılılar ilk 2'nin dışında kalabilirlerdi. Ben kendi adıma takımdaki pas trafiğini inanılmaz derecede beğendiğimi söyleyebilirim. Hazırlık maçlarının yıldız isimlerinden Can Akın biraz pasif kalıpmaç başına sadece 7 sayı ortalaması tuttururken Radoslav Rancik özellikle Mersin maçındaki oyunuyla tavan yaptı diyebilirim. Washington Rancik'in ardından takımın en skorer ikinci oyuncu olmasına rağmen takımı organize etme konusundaki soru işaretlerimi ortadan kaldıramadı benim. Evren, Tufan ve en önemlisi de 5 numara pozisyonunda büyük güven duyulan Cemal gibi yerlilerin performansları da onlara lig boyunca ışık tutacak noktalar olması açısından önemliydi. İki önemli eksiğine rağmen iyi bir 3 gün geçirdiler, eksiklerin katılımından sonra verecekleri reasiyonu ya da bir diğer deyişle ne kadar üstüne koyacaklarını da merak ediyorum.

Pınar Karşıyaka
Tofaş karşısında Ryan Toolson'un son saniyede gelen mucize üç sayılık basket + faulüyle son maçı beklemeden çeyrek final vizesini alan Pınar Karşıyaka'da işler gayet iyi gidiyor. Hakan Demir'in takımın başına geçmesiyle belirli bir mücadele ve sertlik seviyesinin üstüne çıkan takımda pivot oyuncu eksikliğine rağmen genç Furkan'ın olağanüstü performansı bu bölgedeki açığı bu 3 maçlık dönemde fazlasıyla kamufle etti. Andre Smith'in Bursa'dan beri söylediğim üzere bu takımın en değerli parçası olması, Toolson'un 3 maçta toplam 73 sayı atarak takımın güvenebileceği bir şutör olduğunu göstermesi ve sakatlıktan kurtulan Holston'un takıma uyum sağlamaya başlaması ilk etapta göze çarpan noktalar. Genç oyuncu Birkan Batuk'un enerjik ve kendini paralarcasına oynadığı mücadeleci basketbol da onlar için çok değerli. Bu noktada 3 numara bölgesinde pabucu dama atılmış gibi duran son 2 yılın prenslerinden Valentin'in yerine formayı giyen Alper Saruhan'ın şut sokma konusunda yaşadığı ciddi sıkıntıya da değinmeden gemeyelim. Onun gibi bir oyuncu 3 maçta 0/8 saha içi yüzde yakalamamalıydı bence. Elindeki stres kırığının yeni yeni geçmiş olmasına bağlamak istiyorum bunu iyi bir temenniyle. Takımda tek sırıtan nokta Martin Mihajlovic, onun yerine 5 numara bir Bosman bulunsa çok daha iyi olabilir gibi sanki. Sadece kendi görüşümdür. Onun haricinde gidişat fazlasıyla iyi.

Türk Telekom
2. maçta yaşadıkları Bornova sürprizine rağmen diğer 2 maçta (Erdemir & Antalya BŞB) toplam 57 sayı fark atmış olmaları onları sıkıntısız bir biçimde çeyrek finale taşıdı. Kurdukları tecrübesi yüksek kadro onlar için büyük avantaj. Serkan, Hüseyin, Wilson, Mallet gibi isimler ciddi anlamda winner isimler. Bunlara sakatlığı nedeniyle bu turnuvada forma giymeyen Tutku'yu da ekleyebiliriz. Dudley'nin artık yerli statüsünde oynamasıyla kazanılan kadro esnekliği de cabası. Şayet Murat Özyer takım içi kimyayı iyi oturtabilirse verimlilik bakımında pek de sıkıntı yaşamaması gereken bir kadro var elde. Bornova karşısında alınan galibiyet onları acımasız eleştirilerle karşı karşıya bıraksa da konuşmak için daha erken diye düşünüyorum. Sonuçta potansiyelli ve fazlasıyla da alternatifli bir kadro var ellerinde. Ümit Sonkol, Soner Şentürk gibi ligin ortalama üstü iki yerlisini de kattılar bu yıl kadroya Hüseyin dışında. Ligin ilk 4 maçında sırasıyla Antalya (d), Mersin, Efes ve Beşiktaş (d) maçları oynayacak olan takımın buradan çıkaracağı galibiyet sayısı da gidişatlarını direkt olarak etkileyecektir bence. İyi takım oldular ama beklemek ve biraz daha gözlemlemek gerekiyor diye düşünüyorum.

Elenen 8 takım için ise bu turnuvada ortaya koydukları üçer maçlık performansları kıstas alarak bir sıralama oluşturayım. Power rankings de diyebiliriz bir diğer anlamda. Siz de yorumlarınızla bu son 8 takımı sıralayıp olayı interaktif bir boyuta taşıyabilirsiniz. Sadece üçer maçlık performansları dikkate aldığımın altını özellikle çizeyim.

1) Kepez Belediyesi, 2) Erdemir, 3) Mersin BŞB, 4) Darüşşafaka Cooper Tires, 5) Antalya BŞB, 6) Tofaş, 7) Aliağa Petkim, 8) Oyak Renault.

29 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Burada tebrik edilecek 2 koç ve takım var diğerleri malum her bakımdan iyi durumdalar. 1-elindeki mütavizi bütçeyle müthiş çıkış yakalayan Hakan Demir'li Karşıyaka 2- Aclan Kavasoğlu'nun çalıştırdığı Bornova Belediyesi ikisinide oynattıkları basketbol için canı gönülden tebrik ederim.

hasanerdem dedi ki...

eline sağlık anıl

Atakan dedi ki...

Banvit sezon ortasında yine tıkanır, play-off için mücadele eder.

Beşiktaş akatlarda zor kaybeder, ben ilk 4'de yer alacaklarını düşünüyorum

Bornova Bld. nin düşmemek için mücadele edeceğini söyleyebiliriz.

Efes Pilsen yine 27-28 galibiyet alır 1. olur.

Fenerbahçe'nin ligde yine rolantide gideceğini düşünüyorum ama avrupada çok iş yapacaklar.

Galatasaray'ın ise pota alt rotasyonu cok zayıf Fenerbahçe, Efes, Telekom hatta Beşiktaş'ın pota altı oyuncuları çok çok üstün Galatasaray'a göre.

Karşıyaka'yı ise cok merak ediyorum açıkcası, içeride yine çok can yakacaklar gibi, yine play-off'un içinde yer alırlar.

Türk Telekom ise yine bu senenin harcadığı paraya rağmen loser takımı olacak, bi yere kadar gelip yine başaramıyacaklar, TK yarı filani gibi, play-off yari finali gibi.

Kepez Bld'yesinin kesinlikle ilk 6 mücadelesi içerisinde yer alacağını düşünüyorum içerde dışarda süpriz galibiyet alırlar ve herkesi şaşırtırlar.


diğer takımlar hakkında pek yorum yapmak istemiyorum ama özellikle Oyak Renault ve Antalya B.B. bu ligin direk düşme adaylarıdır.

cannksk dedi ki...

Kampanya başlatalım kardeşim, Martin gitsin X gelsin diye :)

Adsız dedi ki...

kampanyaya gerek yok asım kadar oynar Martin rahat olalım::)))

Adsız dedi ki...

@Atakan

İyi tahlil olmuş:)))

Adsız dedi ki...

Beşiktaş Ermal ile kesin olarak anlaşmış ve yabancı bir 3 numara arayışı varmış.Hedef Eurocup ve ligde final sanıyorum artık ve buna uygun bir kadro da oluşmaya başladı.Chatman-Newley-Transfer-Baxter-Ermal ilk beş Engin-Muratcan-Haluk-Kerem-Fletcher-Cevher bench.

Adsız dedi ki...

X'in kim olduğu belli ama Antalya almış onu!!!

erolkaya84 dedi ki...

Benim ilk 8 için sıralamam:
Fenerbahçe Ülker
Efes Pilsen
Beşiktaş CT
Türk Telekom
Galatasaray CC
Banvit
Kepez
Pınar KSK

Erdemir, Mersin, Daçka ve Bornova bunlara yakın dururlar diye düşünüyorum. Oyak Renault ve Tofaş düşme favorilerim.
MVP adaylarım: Igor Rakoçeviç, Chuck Davis, Josh Shipp, Ömer Aşık
MIP adayım: Barış Ermiş, Hakan Demirel

En iyi genç 5:
Hakan (hala genç oyuncu sayarsak)
Melih
Furkan
İlkan
Cemal

En iyi 5;
Rakoçeviç
Serkan
Davis
Kaya
Ömer

* Hakan Köseoğlu yine 15s 7a ortalamalarını yakalar ama milli takıma seçilemez.
* Serkan Erdoğan eski günlerine geri döner:)
* Barış Ermişe nedense çok güveniyorum:)
* Daçka ve Bornova çok sürpriz yapar gibi geliyor.

Fanatik Basket dedi ki...

takımların performanslarına göre durumlarını değerlendiriyorsak eğer, turu geçenlerin en iyi/en hazır 8 takım, elenenlerinde en kötü 8 takım olduğunu söylemek yanlış bence.çünkü gruplarda adil bir dağılım yoktu.

kepez diğer 3 gruptan birinde olsaydı çok rahat turu geçerdi (ki bu grupta bile çok büyük bir hataları yüzünden çıkamadılar, kötü oldukları için değil)

sonuç olarak kepez ilk 8 takımın en az yarısından çok daha iyi basketbol oynadı bence.. takımların performanslarını değerlendiriyorsak yeri çok daha yukarıda olmalı..

ikinci bir nokta, kupada en kötü performası aliağa petkim sergiledi bence. aliağa üç maçta da 20 fark yiyerek elendi ama oyak en azından bir maçta da olsa iyi mücadele etti. (kepez maçı)

ki ufuk kaçar gibi takımın tek yerli skorerinin sakat olması da bunda önemli bi etkendi. yücel platin'in çok kötü kadrolarla neler başardığını bilen biri olarak, ufuk kaçar'ın takıma katılması ve takım savunmalarını oturtmaları halinde oyak renault'un küme düşmeyeceğini düşünüyorum..

saygılar..

Adsız dedi ki...

Niye Yücel Platin Phil Jackson mu Oyak küme düşmesin kimler küme düşmedi bu ülkede Bjk ,Eczacıbaşı vs. vs. abartmayın bazı koçları ve takımları...

Fanatik Basket dedi ki...

@adsız

abarttığım falan yok, son 3 sezondur her sene kesin düşer denilen 500 bin dolar bütçeli takımıyla ligde kalan, hatta play-off'u zorlayan oyak renault'nun başarısının başka açıklaması var mı sence?

yerli hocaların yaptıklarını görmek ve başarılarını tebrik etmeyi bilmek lazım bence. ayrıca takımı ligde tutması için phil jackson falan olmasına gerek yok. lig sonunda görüşürüz, senle ve direkt düşer diyen herkesle..

ben hep burdayım, lig sonunda da burada olacağım merak etmeyin..

Sheed dedi ki...

@fanatik:

valla yücel platin, phil jackson mı diye sormayacağım da ufuk kaçar, kobe bryant gibi konuşmuşsun.. yabancılar geçen senelerdeki kadar başarılı seçilmemiş, bunu görmek lazım.. sadece heytvelt beğendiğim bi adam.. yani küme düşerlerse platin kötü koç olmayacak zaten şu durumda..

en güçlü 4 adaydan biriler, ama diğer takımların durumu da önemli..

Adsız dedi ki...

Çekirge misali fanatik basket sıçrayamaz Yücel Hocan bu kez hırs yapma gerçekçi ol bizde buradayız zamanı gelince konuşuruz...

cannksk dedi ki...

kardeşim ben x muhabbetini herhangi birisi gelsin diye yapmıştım, traylor'dan bahsetmiyorum

Fanatik Basket dedi ki...

@sheed

ligden düşmeye yakın 4 takımdan biri olduğuna katılıyorum, kağıt üzerinde durum bu zaten ama direkt oyak düşer, en kötü takım o demek yanlış bence, ben bunu söylüyorum.

ufuk kaçar kobe değil ama evren büker'de kobe değildi, önemli olan takım olmak. yabancılardan bi wink adams zayıf bence. heytvelt çok üst düzey bi oyuncu, mike rose da bütçeye göre gayet iyi bi oyuncu. geçen seneki yabancılardan da bi alex gordon üst düzeydi. fobbs tek yönlü, sadece ribaunt ve savunma yapabilen bi adamdı, arada o kadar büyük bi fark yok bence..

@adsız

2008-09 10. sıra 13/17 galibiyet
2007-08 12. sıra 12/18 galibiyet
2006-07 13. sıra 9/21 galibiyet
+ türkiye kupası finali

ki bu takımın toplam bütçesi, efesli kasun'un yarısı kadar bile değil.

çekirge 1 sıçrar, 2 sıçrar ama 3 oldu, bu da 4. sen en fazla kaç kere sıçrayan çekirge gördün? herşeyi şansa bağlamayı bırakıp gerçekleri görmek lazım.

Adsız dedi ki...

Oyak Renault 500.000 $ ile mi ligde kalmış? Komik olmayın. Hani bilmiyorsanız bile bazı şeyleri, boşu boşuna sallamayın.

Ayrıca Alper'in elinde stress kırığı olduğunu da iyi sallamışsınız.

Erinc Atilla dedi ki...

can, antalya traylor'i mi aldi yoksa bir alman mi aliyormus :))

acikcasi ben de bizim playoff sansimiz oldugunu dusunuyorum...fakat bir arkadasin da belirttigi gibi banvit'in sezon ortasinda tikanacagini dusunmekteyim nedense...o sebeple siralama farkli olabilir yukardakinden...

bornova-dacka-tofas-oyak renault dusme adaylarim...bornova ve oyak renault sonlardan kurtulmak icin ugrasacaktir diye dusunuyorum...

evet yucel platin, phil jackson degil fakat cok mutevazi kadrolarla (eah orda da abartmayalim 500bin dolar da degil) neler yapabildigini gorduk...evet bu sene kadrosunda bi alex gordon yok ama yabanci secimleri, eger takima uyum saglarlarsa yine kendilerini dusme potasindan uzak tutmaya ve supriz galibiyetlerle playoff yarisina sokmaya yetecek duzeyde olacaktir...ama isleri gecen sezondan daha zor, orasi bir gercek...

Adsız dedi ki...

can ksk madem bu kadar çok anlıyorsun çık kendin oyna martinin yerine ne kadar ekmek o kadar köfte sen martinin aldığı paraya oynayacak bir bosman oyuncu ismi yazda yönetim ve teknik heyetimiz onu alsın...ama bu oyuncu senin beklentilerini karşılasın lütfen bir liste oluştur yöneticilerde bunu göz ardı etmezler inan bana..okan gündürü...

Fanatik Basket dedi ki...

@23.07'de yazan adsız

benim salladığım falan yok. geçen sene staff hariç kadro için harcanan parayı da, bütçeyi de net olarak biliyorum.

Oyak Renault'un geçen seneki bütçesi 700 bin dolar, oyuncu kadrosu için harcadığı para 470 bin dolardır.

Geçen seneki yabancıların menajer komisyonları dahil maliyetleri; Alex Gordon 66 bin, Eddie Fobbs 70 bin, Joseph Jones 60 bin dolar.

Takımın yüksek maliyetli yerlileri Evren Büker 100 bin TL, Ahmet Ali Erdoğan 60 bin TL civarındadır.

Aynı ligde mücadele eden Efesli Mario Kasun'un yıllık maliyeti 1.5 milyon dolar!

Siz de araştırırsanız bunların böyle olduğunu öğrenebilirsiniz ya da araştırmaya gerek görmeden bilmediğiniz konularda böyle atıp tutarsınız..

cannksk dedi ki...

okan , şu bloga yorum yazan ve tbl veya tb2l'deki bir oyuncudan iyi basketbol oynayan kaç kişi var? eleştiri ile saçmalamayı karıştırmayalım. evet martini taraftarın %99'u gibi beğenmiyorum bu suç değil, koskoca ksk yönetimi de blogdaki yorum yazanlara göre transfer yapacak değil, bulunması gerekiyorsa bulurlar bir yabancı. köfteyi de ekmeği de biliyorum ben sen dert etme. sen de madem biliyorsun icraat göster o zaman soyle tanıdıklarına kombine falan alsınlar

Adsız dedi ki...

@canksk
Ksk basketbol subeye yakin biri olarak Yorumlarini hep takdir etmisimdir keza H.erdeminde fakat bu sitedeki yorumlari okuyan salsaninda yakindan tanidigi bazi yöneticiler V.Çetintahranin transferinden vazgeçtiler.O yüzden yazmanizda fayda var diye düsünüyorum.Martin konusuna gelince bosman kontejanindan iyi oyuncu almak cidden zor 150-200 bin$ sinirina çikamadikça yetenekleri sinirli oyuncular alabiliyorsunuz sizinde bildiginiz gibi? asaga fiyatlara Martin gibi Krkada eurolig yedek uzun olarak görev almis sinirli yetenekli ama söz dinleyen oyuncu alinabiliyor.Bu sezon Ligin orta düzey takimlari bosmanda hep sorun yasadilar erdemir,mersin,aliaga,antalya(kone)gibi Ksk

cannksk dedi ki...

Sen mi yakınsın tam anlamadım dediğini ama benim şu an çok yakın olduğum söylenemez basketbol şubeye. Burada çok yanlış anlaşılan bir şey var. Sanki her yapılanı eleştiriyormusum gibi anlaşılıyor. Arşivlerde vardır, bu sene hep yazdım uzun yıllar sonra bu sene en mantıklı adımları atıyoruz basketbolda. Kağıt üstünde iyi transferdi Martin ama olmadı işte zorlamanın anlamı yok. Klübün para sıkıntısını da oyuncu maliyetlerini de biliyorum ama şöyle de bir konu var. Nihat Mala'nın açıklamaları bu sezonki bütçemizin 1.1 milyon dolar olduğu doğrultusunda. (Staff ve diğer harcamaların da dahil olduğunu düşünüyorum) Bu kadroyla tahminlerime göre 8. sıradan play-off yapacağız ancak eğer Martini gönderip 150-200'lere çıkamasak bile 100.000 dolar gibi bir bütçeyle yeni bir oyuncu alabilirsek ben bu parayı tribün gelirlerden çıkaracağımızı düşünüyorum. Hem de seneye şimdi uzunca yazamayacağım şeylerden dolayı bütçenin iyileşme ihtimali var, belki bir avrupa kupasında yarışma hakkı da elde edebiliriz. Ben klübe değil ancak seyirciye yakın sayılırım. Bir önceki sene ile geçen sene arasındaki seyirci farkını en iyi yönetim -Ünal Tuncer- biliyor çünkü her maç salondaydı. Birinde 7. birinde 9. olduk, dışarıdan bakan biri olarak sadece play-off farkı var ancak taraftarlar için aradaki fark çok fazla. Kafsinkaf.org'da son 2 sezondaki Akif Ersezgin'in bütçe açıklamaları var, geçen sezon basketbolda tribünden kazandığımız net gelir 152.000 TL bu da 1600 taraftar ortalamasına denk geliyor ki GS,Telekom maçlarında falan bile boştu salon düşün rezilliği. Bu sene ilgi olacağı şimdiden biten VIP kartlardan ve kombinelere olan ilgiden belli, bilet fiyatları da 10 TL ile sabitlenmişken iyi bir takım oluşturulursa 300.000 civarı gelir elde edilemeyeceğini kimse söyleyemez. Bu da yeni ve ortalama bir Bosman transferini çok rahat karşılar. Martin gitsin X gelsin derken sadece bir oyuncuyu beğenmediğim için gitsin başkasını alalım demiyorum, bunların çok iyi hesaplanması lazım. Ayrıca basketbolu malum olsa da ben severim Volkan'ı, o yüzden de çok dalga geçer buradaki arkadaşlar, gelse başımın üstünde yeri var.

hasanerdem dedi ki...

Martin'le ilgili kısaca birşeyler yazmak istedim. Ben ilk geldiğinde hoca daha önceden tanıdığı için illa ki iş yapar kanısındaydım. Takımı ilk izlediğim maçta fena da oynamadı. Özellikle net şut atabilen bir adam, ancak ilginçtir oyun stili olarak uzun oyuncu olmasına rağmen hiç bir tehdit oluşturmuyor pota altında. Kendinden daha ince adamlar karşında bile zorlanıyor pota altında. Hadi bunları uyum sürecidir diye o zamanlar için göz ardı ettik ama asıl ciddi maçlar başladığında şapka düştü kel göründü tabiri caizse. Kötü oynayabilir bir oyuncu, şutu girmez, hata yapar ama en fenası oyun içinde takımın düzenini bozmasıdır ve maalesef Martin kötü olunca bunu yapıyor. Furkan'ın ritmini bozuyor ve savunma direncimizi düşürüyor. Böyle olunca elimiz mahkum Andre girmek zorunda kalıyor yeteri kadar dinlenmeden. Sakatlığı olsa duyardık illa ki, sezon başından beri takımda maç falan da kaçırmadı. Demek ki en iyimser olarak şöyle dememiz gerekiyor, kimyamız tutmadı onunla ve bu çok açık görülüyor. Onun yerine birini bu saatten sonra alabilirmiyiz bilmiyorum, ama bu şekilde devam edeceksek bize sıkıntı yaratacaktır. Bir kaç maç iyi oynasa bile içerdeki maçlarda, uzun rotasyonu sağlam bir takım önünde çok başımızı ağrıtacak gibi duruyor. Eğer değiştiremeyeceksek daha iyi olmasını umuyorum önümüzdeki maçlarda.

Adsız dedi ki...

michael wright a noldu, telekomdamı hala?

Adsız dedi ki...

ufuk kaçar kobe değil ama gecen seneki konya takımında gs maçında triple doublı bir asistle kaçırıp,ligi çift haneli skor ve 4,5 asist ortalamasıyla 12.sırada bitirdi,lutfen bu unutulmasın.çok daha iyi yabancıları vardı konyanın kabul ama renonun da çok daha iyi bi antrenoru var...

Atakan dedi ki...

@adsız 13:19

micheal wright polonya'nın pge turow takımıyla anlaştı.

Gyepesto dedi ki...

Alper'in sakatlığı elinden değil, bacağındandı. Yazıyı değiştirirseniz sevinirim.

silahsız kuvvet dedi ki...

Renault zaten kısıtlı yerli rotasyonuyla birşeyler yapmaya çalışan bir takım. Ufuk Kaçarın sakatlığı önemsiz gibi görünsede Yücel Platin'in rotasyonunu tamamen bozdu. Alpaslan Uruk'un da henüz TBL seviyesinde olmadığı gerçek. Platinin Alperden yada Evrenden aldığı verimi ondan alması ilk etapta pek mümkün görünmüyor. Özgür Bıyıkın rahatsızlığı ve tekrardan Nedim Dala kalmalarıda başka bir olumsuzluktu. Sezon içinde yabancı değiştirmeyi pek sevmesede Yücel Hocanın Wink Adams yerine bir yabancı getirerek ligi tamamlayacağını düşünüyorum.Ligde geçen seneki kadar rahat olmayacakları bir gerçek ama evlerindeki hedef maçları ayrı bir konsantrasyonla oynadıklarını düşünürsek ben düşeceklerini sanmıyorum. Renaulttan ziyade Tofaşın düşme ihtimali bana göre daha fazla. Aliağa, Bornova, Daçka, Antalyayla beraber Bursa takımları ligin alt grubunu oluştururlar.

üst grup için Fener ve Efes zaten liderlik için çekişecektir. Beşiktaş için ilk aklıma gelen bu sene kongre var ödemelerde problem yaşnmaz umarım. Oyuncu alacakları düzenli ödendiği takdirde üçüncülük için favorim onlar. Onun dışındaki takımlardan genel anlamda bahsedilenlere bende katılıyorum. 3-8.lik arası play-off savaşı oldukça zevkli olacak bu sene.