23 Ekim 2009 Cuma

L. Rytas: 77 - Efes Pilsen: 70 (Maç Yazısı)

F.Bahçe Ülker'in yaptığı kötü başlangıcın ardından bir kötü başlangıç da Efes Pilsen'den geldi. 2. dakikada Baynes, ilk çeyrek tamamlanmadan da Bjelica faulleri üçledi ama Efes Pilsen bugün boş viteste gidip de benzin saklayarak maç kazanmaya çalıştı. Yemedi tabii Rytas bunu. Aradaki kadro farkı bal gibi de yedirebilirdi bu taktiği ama yemedi işte. Santiago ne yaptı çözemedim, çözen varsa beri gelsin. O oyundayken Baynes 3'ledi, bir de toplam 5 hücum faulü oldu maçta, başka bir vukuatı yoktu. Ki bu tip maçlarda dominasyon sağlasın diye kadroda kendisi. Gerçi uzun oyuncuların tamamen pasifize edildiği bir taktiksel anlayış vardı sahada. Kısa oyunculara bel bağlanmış, onların sokacağı üçlüklerle ayakta kalmaya çalışılıyor. Şutlar girmeyince, bir de ribaundlarda ezilinince (ilk 20 dakikada ribaundlarda 24-8 Rytas üstünlüğü var) ortaya da bu sonuç çıkıyor. Maçın ortasında 20 kapısına dayanan bir fark. Rytas gibi bir rakibe karşı. İlginç tabii. Rakipte 3 oyuncu neredeyse maçın tamamında oynadılar. Popovic, Gecevicius ve Zavackas'tı o 3 isim. Bu ayrıcalıklarının da haklarını verdiler açıkçası. Efes kadrosu ise halen uyum aşamasında ve bekleneni veremez vaziyette. Allah'tan grupta sorun çıkaracak pek takım yok. Mazallah bu adaptasyon süreci Efes'in tarihte ikinci kez Top-16 dışında kalma ihtimalini de tartıştırabilirdi bize.

L. Rytas (77): Bojan Popovic 11 (3 ribaund- 10 asist), Babrauskas 6 (2 ribaund), Dejan Borovnjak 2 (3 ribaund), Milko Bjelica 8 (4 ribaund), Zavackas 15 (6 ribaund- 2 asist), Arturas Jomantas (3 ribaund- 2 asist), Justas Sinica (2 ribaund), Aron Baynes 14 (6 ribaund- 1 asist)

Efes Pilsen (70): Mario Kasun 9 (5 ribaund), Charles Smith 10 (1 asist), Igor Rakocevic 11 (3 ribaund- 4 asist), Preston Shumpert 12 (1 ribaund- 1 asist), Kerem Tunçeri 5 (1 asist), Bootsy Thornton 8 (4 ribaund- 4 asist), Kaya Peker 4 (4 ribaund- 3 asist), Bostjan Nachbar 8 (1 ribaund), Daniel Santiago 2 (1 ribaund), Ender Arslan 1 (1 ribaund)

13 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

hiç iyi değil durum yazık ki. oyuncular birbirleri ile göz teması bile kurmuyor. hepsi başka bir alemde.. çabuk geçer umarım. içeriyi hiiiç kullanamıyor olmamız da ayrı bir konu..

Adsız dedi ki...

Zaman sadece birazcık zaman...

tarski dedi ki...

benim ilk gencligimde bir takim vardi, avrupanin en pahali kadrolarini abdi ipekci'de dize getirirdi.onu seyretmek uzere dersler, okul kirilir, bilimum mercilerden (ana-baba, okul vesaire) zilgit yenir ama hic koymazdi. efes'in avp destani yaninda kesanli ali destani'ni kim takardi.

sadece maclari kazandigi icin degildi bu ilginin nedeni: paranin, kibirin, kulis gucunun karsisinda, emegin, aklin, yardimlasmanin zaferlerini yasattigi icin cok severdim onu. ayrica butun bunlari aydin ors gibi tevazu sahibi biriyle kazandigi icin. bugun litvanyali gencler de ayni nedenlerden sevinmislerdir umarim. cunku ayni eski efes gibi cok saygi duyulacak bir takimlari var. acikcasi ben de sevindim, saklamayayim.

gercekten artik bana cok az sey ifade ediyor efes. kibirli, kaybettigi maclardan sonra genellikle hakemleri konusan bir kocu, altyapidan yeni cikmis hic bir oyuncusu olmayan, parasi neyse verilip alinmis toplama kadrosuyla rytas gibi zeka dolu takim oyunu oynayan, yeni gencleri avrupa basketboluna sunan, topu paylasan, savunmada yardimlasan, oynadigi oyundan zevk aldigi belli olan bir takimin yaninda efes neden bana heyecan versin ki?

rakocevic gibi bir oyuncuyu turkiye seyircilerine izlettirmesi tabii ki harika bir hizmet ve tarihine de saygi duyuyorum. ama o kadar galiba. en azindan bu gece rytas'in yendigine sevindim. garip bir duygu, efes'in avrupadaki bir macinda ilk defa basima geldi.

tesekkurler rytas.

Adsız dedi ki...

Bir zamanlar Türk oyuncularla esip gürleyen Efes Pilsen'in haline bakınız. Sadece 3 Türk oyuncu. Bu nasıl bir vizyon anlamak mümkün değil. Rytas koçunun maçtan önce dediği gibi Ergin Ataman başarılı olmak için hep büyük oyunculardan oluşan kadrolar kurar. Ataman ne zaman bir genç oyuncu yetiştirecek acaba.

Gurcay dedi ki...

tarski'nin yazısının büyük bölümüne katılıyorum. Sadece Efes Pilsen bana hala çok şey ifade ediyor ve böyle mağlubiyetler aldıkça çok üzülüyorum. Efes Pilsen ruhundan çok uzak bir oyun sergiliyoruz. Ataman da kadronun hakkını veremiyor malesef. 4 kısa ile oynama sevdası (bazen 5 kısaya dönüyor!!) canımızı yakıyor. :(

Adsız dedi ki...

Tek sorumlu Atamandır.4 kısayla 5 kısayla oynama sevdası yüzünden pota altında çaylak avustralyalı pivot ezdi bizi.Geçen sene ilk turda ilenmiştik bu sevda yüzünden,görülüyorki Ataman ders almamış.Artık isyan ettirmeye başladı,4 kısa görünce çıldırıyorum..

Adsız dedi ki...

Kılavuzu Ergin Ataman olan takıma Gasoluda getirsen sonuç bu olur

Adsız dedi ki...

Ataman elinde gercek 4 numara ve 5 numaralar varken hic 5 oynatmayıp bence 4 olan Kayayı uzun sure 5 oynattı, sen dört kısa ile oynarken pivotunu da 4 numara secersen rytas degil her takım pota altını domine eder..bu takıma yakısmıyor hem de hic yakısmıyor..

Adsız dedi ki...

yakışmadı...

Adsız dedi ki...

Ergin ataman yalan ve emeksiz basketboluyla Turkiye liginde galibiyet alıyor, Avrupa'da foyasi dökülüyor ve gercekler ortaya çıkıyor.

Adsız dedi ki...

TBL savunma sertliği açısından hiç de üst düzey bir lig değil. Bunun sıkıntılarını çok net belli oldu.

Rytas hiç birebirde yenilmedi.Ayrıca TBL Fener - Efes baskınlığı ve bu iki takımında yanına bir 3. veya 4. cüyü ısrarla istememeleri dahası diğer takımların yönetimindeki istikrarsızlık bu arenada başarısız olmalarına neden oluyor.

Efes ne zamanki 3. çeyreğin sonu 4. çereğin başında savunmada bir şeyler yapmaya çalıştı o zaman sonuç aldı. Ancak bu sırada gelen 2 uzun 3 lük işlerini bitirdi.

skoru 71-55 yapan üçlük ikili oyun savunmaları konusunda basketbolumuzun kanayan yarasını bir kez daha göstermektedir.

buğra dedi ki...

bütün yorumlara katılıyorum. koç hakkında ki yorumlara da. ama anlamadığım bir durum var. neden türkiye'ye gelen oyuncular hep geriye gidiyor? dün rakocevic 3/6 faul attı. yaw bu adam ilkokul takımındayken bile %50 faul atmamıştır. bence ne olursa olsun iyi bir takım olmanın 1. şartı kimyadır ve bu uzun yıllardır efeste yok.

Adsız dedi ki...

efes pilsen'e başarı için bir reçete öneriyorum:
* 250 gram öz eleştiri
* 150 gram mütevazilik
* 600 gram öz kaynakları önemseme
* 50 gram takım ruhu
* 1 kg. Mazeret üretmeyen adam gibi koçluk
* Üzerine bir tutam amatör ruh(aydın örs ruhu)