15 Kasım 2009 Pazar

Beşiktaş Cola Turka: 84 - Efes Pilsen: 88 (Maç Yazısı)

Ve ligde yenilgisiz takım kalmadı. Akatlar'da dolu tribünler önünde namağlup ünvanını korumak isteyen Beşiktaş Cola Turka kendi oyununu ortaya koyamadı, üstüne bir de Cevher, Chatman gibi aslında tecrübesi gayet hatırı sayılır seviyede olan oyuncularının stres sahibi oluşları eklenince Efes istediği galibiyete ulaştı. Bunca detaya rağmen Beşiktaş'ın son topa kadar oyunda kalması onlar adına sevindiriciydi. Büyük takım oluyorlar artık. Bunun kanıtıdır bu. Kupada Efes Pilsen'e çeyrek final biletini elleriyle veren Chatman, bugün maçın sonlarında geldiği faul çizgisinde 0/2 atarak bir de lig galibiyeti hediye etti Efes'e.

Efes Kaya & Kasun ikilisi ile başladığı oyunda tahminimce kendilerinin de beklemediği kadar aktif bir Kasun'la karşılaştılar. Her hücum ribaundunda eli olan, takımın ilk 6 sayısını atan ve bunları yaparken de 4 dakika boyunca hiç faul yapmayan. Son kısım herkes gibi beni de şaşırtmıştı ki ilk 10 dakikanın bitimine 03:40 kala faulleri 3'leyen Kasun 8 sayı - 4 ribaund ile benchin yolunu tuttu. Burada Kerem Tunçeri ile olan laf bazlı kapışmaları birkaç dakika sürdü. Newley'nin Kasun'a 3. faulü aldırmaya çalışırken hem 5 sayı üretmesi hem de amacına ulaşmış olması takdir edilesi bir olaydı. Efes'te Kasun'un devrettiği bayrağı Thornton eline alırken bir 8 sayı da o attı. Zaten takımın onlar dışındaki ilk sayısı Ermal'den geldi. Kasun'un erken 3'lemesinden sonra forma şansı bulan Ermal'den. Beşiktaş'ta işler nasıldı peki? Biraz sıkıntılı. Baxter'ın maç başındaki sayısından sonra 4 dakika boyunca faul çizgisinden ürettikleri dışında basket bulamadılar. Bu kısırlığı kıran yine Baxter oldu. Kaptığı topu hoş bir ters smaçla bitiren tecrübeli uzun tribünleri de gaza getirmeyi başardı. Cevher'in, Chatman'ın üç sayı gerisinden siftah yapamadığı maçta siyah beyazlıların tek üçlüğü emektar Haluk'tan geldi ve skor da ilk çeyrek skoru olarak 20-20'de dengelendi. Efes Pilsen'in oldukça üstün gözüktüğü bu çeyrekten bu skorla ayrılması onlar adına kötüydü tabii. Kötü bir ilk çeyrek geçiren, o istediği hızlı basketbolu oynama şansı bulamayan, şut denemelerinde de güvendiği adamlardan skor çıkaramayan Beşiktaş için de tam tersi oldukça tatminkar bir sonuçtu.

İkinci çeyreğe giriş ufak bir Efes baskınıyla oldu. Ermal'den Kaya'ya inen leziz pasla başlayıp, boş turnikelerle biten 8-0'lık Efes serisi maçtaki en büyük farkın da oluşmasını sağladı 8 sayı ile. Kasun'dan sonra Ermal'in de verimli oynaması Ataman'ı 4 kısaya geçmek konusunda çok da aceleci davrandırtmadı. Taki devreye 04:38 kalana kadar. Oly deplasmanında da 12. dakikada geçilmişti 4 kısaya, maç sonuna kadar da öyle gitmişti. Bu dakikadan sonra Shumpert'in 3, Nachbar'ın 4, Ermal ve Kaya'nın da değişmeli olarak 5 oynadığı bir dizilişle devam edip,devreyi öyle bitirdiler. Maçta toplam 2 isabetli üçlük vardı ilk 13 dakikada. Ama sonrasında devre olana kadar 5 üçlük izledik iki takımdan toplam. Devreyi 36-41 önde kapayan Efes'te Sinan bitime 8.8 saniye kala Chatman'ı savunsun diye alındı. Gerçi Chatman Sinan'ı kolayca ekarte edip boş bir turnikeyle bitiriyordu devreyi ki Kaya'nın deli ötesi bloğu geldi. Beşiktaş'ta ilk yarıda göze çarpan net bir stres, Cevher ve Chaman'ın şut sokamamasından ötürü çekinerek şut atmaları ve topu her eline alanın Baxter'ı aradığı bir düzen vardı. Baxter 9 sayı ile bu güveni boşa çıkartmadı ama oyunun Beşiktaş adına sıkışmasının sebebi de bu cümbür cemaat Baxter'ı arayıştı. Ben Newley'i de beğendim ilk yarıda. Sahanın en skoreri ise 14 sayı ile Thornton oldu.

Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan olayın savunmada kapılan toplar ve arkasından yapılan hızlı hücumlar olduğunu bir kez daha deneyimledik bu çeyrek başında. Newley ve Muratcan'ın smaçlarıyla sonlanan hızlı hücumlar Beşiktaş'ı kendi oyunuyla maçın içine soktu iyice. Bu sırada Efes'te Kasun tekrar sahadaydı ve atılan basketler de Kaya'ya indirilen 2 muazzam pas (Biri Kasun'dan diğeri Rakocevic'ten) ile üretilmişti. Bu çeyreğin 5. dakikasında Ataman Nachbar hamlesiyle yeniden 4 kısaya geçiş yaptı. F.Bahçe Ülker maçını kazandıran Nachbar'ın üçlükleri bu maçın üçüncü çeyreğinde sahneye çıktı. Üst üste soktuğu 3 üçlük oyun ritmini istediği kıvama getirip, bol bol hızlı hücum yapan, rakibine bol bol faul adırtan ama bu faullerden doğan serbest atışları yüksek yüzdeyle sokamayan Beşiktaş'a karşı Efes için hayat öpücüğü kıvamındaydı. Hatta bu üçlüklerden ilkinin gireceği o kadar netti ki. Neden derseniz? Nachbar'ı Adem savunuyordu çünkü. O dışarı çıkana kadar Nachbar çoktan filenin çuf sesini duymuştu. 55-60 girdik son çeyreğe.

Chatman'ın sazı eline alarak girdiği (ilk isabetliği üçlüğünü de buldu) ve Ermal ile Kaya'nın sırayla 4 faule ulaştığı, ibrelerin yavaştan yavaştan Beşiktaş lehine döndüğü son çeyrekte evsahibinin skor tabelasında rakibini yakalayamamasının en büyük nedeni tıpkı 3. çeyrekte olduğu gibi kritik anlarda kaçırılan serbest atışlardı. Ama ne zaman ki önce Newley, sonra da Cevher (o da Chatman gibi ilk üçlüğüne son çeyrekte kavuştu) üçlükleri yolladı ve skor bitime 05:24 kala 68-68'e geldi, işte o sırada salon yıkıldı. Beşiktaş'ta oyuncusundan taraftarına herkes Kaya'yı 5 faulle dışarı çıkartmak için çabalarken Kaya bu baskıya uzunca bir süre dayandı ama 02:32 kala 5. faulünü alıp o da kenarı boyladı. Haluk'un 1/2 atmasıyla 74-78'e gelen skor esnasında Efes'in saha dizilişi Ender - Kerem - Thornton - Shumpert - Nachbar şeklindeydi. 5 kısa yani. Nachbar'ın basket-faulü ve bulduğu 3 sayı takıma rahat nefes aldırırken (fark 7 sayı oldu) uzunsuz Efes'e karşı Baxter'ın ürettiği 4 sayı bitime 1 buçuk dakika kala 78-81 ile Beşiktaş'ı yeniden oyuna ortak etti. Bitime 1:09 kala Baxter beşledi, Shumpert faul çizgisine gitti, bu sırada Beşiktaş taraftarı maç sırasında bolca yaptıkları gibi 'Helal olsun sana Pascal Nouma' tezahüratı yapıyordu. Şaka gibiydi ya, maçın en kritik anı ve salonda bu tezahürat. Ne diyeyim ki? Son çeyrekte çoğu bayan ve salona gelip sessiz sessiz maçını takip eden Efesliler tribününe saldırılması da hoş bir davranış değildi Beşiktaş taraftarı adına. Bugün 2 ceza puanım var taraftara bu olaylar yüzünden. Yine de herşeye rağmen günün 4/5 ile üçlük atanı Nachbar'ın 2'de 0 ile faul atıp, ardından da Newley'nin sol dipten üçlüğü sokmasıyla bitime 29 saniye kala fark 1'e indi. Haluk Ender'e faul yapmayı tercih etti, Ender 1/2 attı, sonrasında gelen hücumda ise Kerem bu kez faull yapmayı tercih etti. Ama Chatman maçı belki de uzatmalara taşıyacak faullerde hiç isabet kaydedemeyince taktik faullerde hata yapmayan Efes maçı kazanmayı başardı. Maçın son 7 dakikasına girerken sadece 5 faul atabilmiş olan Efes'in kalan sürede tam 20 kez çizgiyi ziyaret etmesi ise ilginç bir detay olarak aklımızda kaldı.

Beşiktaş Cola Turka (84): Muratcan Güler 9 (4 ribaund- 1 asist), Brad Newley 15 (4 ribaund- 1 asist), Haluk Yıldırım 7 (5 ribaund- 3 asist), Lonny Baxter 18 (9 ribaund- 1 asist), Adem Ören (2 ribaund), Mire Chatman 18 (6 ribaund- 5 asist), Cevher Özer 10 (7 ribaund- 1 asist), Kevin Fletcher 7 (1 ribaund)

Efes Pilsen (88): Mario Kasun 8 (4 ribaund- 2 asist), Igor Rakocevic 4 (3 ribaund- 3 asist), Kerem Tunçeri (1 ribaund- 4 asist), Bootsy Thornton 26 (9 ribaund- 2 asist), Kaya Peker 12 (6 ribaund- 1 asist), Bostjan Nachbar 20 (10 ribaund), Ermal Kuqo 2 (2 ribaund- 2 asist), Sinan Güler, Erder Arslan 9 (3 ribaund- 3 asist)

10 Yorum Yapılmış:

Fanatik Basket dedi ki...

salsa senin "iddaa tahminleri (14-15 Kasım" postuna yazdığım yorumdaki 5 maçın hepsi geldi, sistem kuponuyla 210 TL kazandık :) iddaa sen çok yaşa emi :)

kazanan kupon burda :)
http://www.fanatikbasket.net/blog.asp?id=83

Adsız dedi ki...

chatman efes e göz kırptı... :)
bi de çok ilginçtir kupada efese tur hediye ediyor, gülüyor, bugün 2 de 0 atıp maçı veriyor yine gülüyor allah güldürsün ne diyelim :)

Ömer dedi ki...

Hic birsey yokken mi saldirildi Efeslilere? Bir gencin fazlasiyla bizim tribunu tahrik ettigi soyleniyor forumlarda.

GreenTuborg dedi ki...

salsa umarım efes-fb son serisinde ki olaylardan sonra o attığın cesaretli postu inşallah bu günde atarsın bakalım neler yazacaksın

Adsız dedi ki...

Beşiktaş taraftarının yaptığı rezillikleri kim açıklayacak??

Ömer dedi ki...

Bu arada demin yazacaktim unuttum.

"Bunca detaya rağmen Beşiktaş'ın son topa kadar oyunda kalması onlar adına sevindiriciydi. Büyük takım oluyorlar artık."

Buradaki ikinci cumle yanlis anlamalara yol acabilir. Sakat bir cumle olmus. :) Birileri cikip -ki bence soylerse biri o da hakli olur- "Besiktas hep buyuk takimdi, hep de oyle olacak" derse sasirma :)

Adsız dedi ki...

Maçtan önce en az 3000 kişi tek bir kapıdan kimlik kontrolüyle maça alındı ve kapılar maçtan sadece 55 dakika önce açıldı. Öncelikle gerçek bir eziyet yaşandı maça girişte. Bunun dışında maç boyunca ve özellikle kırılma anlarında sanki Beşiktaş Meydanı'ndaymış gibi Pascal Nouma'ya tezahürat yapan BJK taraftarına anlam veremedim açıkcası, sevgi göstermenin zamanı takımın maçın kaderini etkileyecek serbest atış kullanırken Nouma'ya bağırmak değil bence. Ortalama kalitede zevkli bir maç oldu, Nachbar-Cevher(Adem) ve Thronton-Sinan eşleşmeleri maçı Efes'e getirdi.

Sarıkaya dedi ki...

Hiç bir şey yokken saldırıldı Efesliler'e.. Hatta daha vahimi, polisle aramızda "Müdahale etmek için ne bekliyorsunuz?" "Ne yapacağımı senden mi öğrenicem" diyaloğu da yaşandı!. Maça gitmeyenler için dizilişi vereyim. En ön sırada polisler maçı izliyor. Arkalarında 30-40 Efesli. Onların da arkasında Beşiktaşlılar. Allahtan arkamızdaki Beşiktaşlıların çoğu aklı başında Beşiktaşlılardı da, can kaybı yaşanmadı.

Adsız dedi ki...

Macda tam karşımdaydın salsa ve macda 5 dk boyunca macı bile takip etmeden guzel bir yazı yazmışsın. Tebrikler.

(yanlıs anlama belki ben yanılıyorumdur ama hangi ara gozum sana kaysa laptopunla ugrasıyordun)

tarski dedi ki...

@Omer.
Gecelim su tahrik bahanelerini artik. Ortacag'da falan vardi boyle bir sey, o zamanlar hak veriliyordu. O zaman duello "yasaldi". Tahrik olanla tahrik eden kapisir birisi mefta olurdu. Sonra insanlar baktilar boyle olmuyor, baska sistemler buldular. Hukuk, insan haklari vesaire gibi kavramlari gelistirdiler. Buna medeniyet dediler. Baya bir insan da bundan nasibini aldi. Baya bir kismi da alamamis gordugumuz gibi.

Salsa'nin yazdigi buyuk takim oluyorlar tanimi «ne yazik ki» dogru bir ifade Besiktas icin. Bu kadar kotu yonetilen, son 20 yilda basketbola yaptigi yatirim hic bir zaman cok ust seviyede olmayan bir takimdan bahsediyoruz. Aslinda besiktas iyi denemeler yapti ara ara. Ahmet Kandemir'le cok genc 79-80 jenerasyonu uzerine yatirim yaptilar mesela, ama devami gelmedi. Altyapiya yatirim yaptilar Ihsan Bayulken'le. Ama toplama bakinca, cok bir basari gozukmuyor. Yazik.

Bence bu seneki takim gercekten harika. Ligin acikara basketbol iq'su en yuksek takimi. Haluk gibi ligin belki de en saygideger oyuncusunun etrafinda gercekten de buyuk bir takim olmasi lazim artik. Tabii yonetim izin verirse.