26 Kasım 2009 Perşembe

Derbi Efsanesi Yıldıray'ı Bulduk

1979 yılında G.Saray'ın F.Bahçe'ye trajikomik bir şekilde kaybettiği o unutulmaz maçı Yiğiter abinin kaleminden okumuştuk. İşte biz o maçın, haliyle de TBL nostaljisinin unutulmaz kahramanlarından olan, o efsane Yıldıray'ı bulduk. Oturduk, birer kahve içtik, sohbet ettik, hem o maçı, hem o zamanları, hem de bu zamanları konuştuk. Halen Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde beden eğitimi öğretmenliği yapmakta olan dünya tatlısı bu adamı tanımış olmak, dostluğunu kazanmak.. Keyif ki ne keyif..

İşte 1958 doğumlu, 'Babam yaşında adam' tanımının bana göre tam karşılığı, aradan geçen yılların epey bir değiştirdiği ama gülüşüne dokunamadığı, o sıcacık gülüşüyle taşıdığı heybetli vücudun ve aradaki yaş farkının dezavantajlarını bir anda ortadan kaldıran derbi efsanesi Yıldıray'ın, Çıldıray Yıldıray'ın, tam adıyla Yıldıray Aygören'in ağzından o maç, o zamanlar ve şimdiler:

...'3 sayı öndeydik, faul yaptık ve arkasından da Koray (Koray Mincinozlu) molayı aldı. Molada alınan karara göre iki faul atışı da girerse ben topu pota altından oyuna sokacaktım ve uzun topla rakip yarı alana koşacak olan arkadaşımı topla buluşturup kolay bir basket bulmasını sağlayacaktım. Amacımız 1 basket daha bulmak ve ikinci maça daha avantajlı çıkmak. Yani benim öyle topun kimseye değmezse süre işlemez kuralını bilmediğim falan yok. Bal gibi de biliyorum. Ama taktik buydu işte. İki faulü de soktular, aldım topu, 40 dakika oynamış olmama rağmen kolda nasıl bir kuvvet varsa artık, bir salladım, top ciddi bir falso alıp öbür köşeden dışarı çıktı. Şanssızlık değil mi, topu oyuna soktu F.Bahçe, o ana kadar sayı atmamış Domaniç, döndü yaptı sayıyı. Tribünler yıkılıyor üstüme, soyunma odasını hiç anlatmayayım bile. Ama Koray'ın hakkını vermek lazım, adam gibi adamdır kendisi. Yöneticiler o zamanlar 21 yaşında olan ve hüngür hüngür ağlamakta olan körpe bana demediklerini bırakmazlarken Koray kalktı ayağa ve 'Hata benim, ben istedim öyle yapmasını' dedi. Ardından yaşanan, Yiğiter'in de anlattığı dolmuş vakası aynen doğrudur. Hatta orada yazılmayan Faruk Akagün'ün dolmuşçuyu yol boyunca gazlamaları var ki anlatamam. 'Şimdi o adam bu arabada olsa ne yapardın?' dediği dolmuşçudan gelen 'Çekerdim el frenini, atardım lan onu köprüden aşağıya' yanıtı yeter sanırım yol boyunca yaşadığım stresi tarif etmeye. Ben F.Bahçeliyim ama G.Saray'da oynarken en kral G.Saraylısından daha içten Re-Re-Re Ra-Ra-Ra çekerdim. Şimdi olsa yine aynısını yaparım, çünkü ekmek yediğimiz yere ihanet yoktur bizde. Profesyonellik diyor şimdikiler buna. Aynı zamanda haddini de bilen bir adamım. Oyunculuk dönemimde vasat üstü tek özelliğim hırsımdı. Beni bilen bu özelliğimle bilirdi. G.Saray'a geldiğim zaman 1 sene top oynamadım. Atletizm takımından çağrı geldi basketbol şubesine: 'Oynatmayacaksanız verin biz atlet yapalım bu adamı'. İyi koşardım, deli gibi. Sonra Koray Mincinozlu ve Nur Gencer geldiler, sağolsunlar güvendiler bana, oynatmaya başladılar. O zamanlar teknik heyette olan Koray ve şişman Nur'un, hatta benle birlikte ilk beş oynayan Cem Akdağ'ın şu hayli sıkıntılı geçen son günlerde G.Saray adına gelen ve giden isimler listesinde adlarının geçmesi de hoş bir tesadüf herhalde bunca anının üstüne. O zamanları düşünüyorum da cidden bir başkaydı herşey. Tribünde taraftarlar yanyana maç izlerlerdi, tek bir taşkınlık da çıkmazdı. Maçtan önce aynı yerden girerler, maçtan sonra aynı yerden çıkarlardı farklı renklere gönül vermiş taraftarlar. Spor Sergi'de tribünler saha çizgilerinin dibindeydi ama bir kişi de sahaya dalıp oyuncu tartaklamazdı. O zamanın oyuncuları da farklıydı ama. Bir kere yaptığımız işe, birbirimize, rakip takıma, bu oyuna saygı duyardık. Şimdikilerde bunlar pek yok. Bunun sebebi de altyapılardan itibaren bu şekilde yetiştiriliyor olmaları. Ben kendi çocuğumdan biliyorum, koçlarının söylediği başlıca söz 'Vur kır parçala, bu maçı kazan' imiş. Ben biraz hırslı oyna dediğim zaman bizim kerataya, ne yapayım adam mı öveyim sahada diyor bana. :) Ne zaman ki Spor Sergi'nin parkeleri söküldü, işte o zaman ben de biraz çekildim kenara. Abdi İpekçi'ye ya 1 ya 2 defa gitmişimdir o günden beri'...

13 Yorum Yapılmış:

hasanerdem dedi ki...

eline sağlık valla süper olmuş :))

Adsız dedi ki...

Canım Kardeşim Yıldıray.Sen gerçek bir basketbol emekçisisin, oyuncuyken de sonrasında da.
Sevgiler
Marcel Mori

Doğuş dedi ki...

harika gerçekten :)

canoğlan dedi ki...

hehe tuvalette az mı sigara kontrolüne çıkardı koca yıldıray : ))

cemcomu dedi ki...

çok keyifli yazı olmuş salsa :)

Her Yol Roma dedi ki...

Teşekkürler Salsa, efsaneyi bulmuşsun. Gerçekten iyi iş.

Benim Yiğiter Uluğ'un yazısından beri en çok merak ettiğim şey, Koray Mincinozlu'nun kaç doğumlu olduğu. Zira Yıldıray'dan bile daha genç gibi duruyo şu anda. Adam 30 sene önce koçmuş. Nette bakındım ama bir şey çıkmadı. Bilen var mıdır?

saLsa dedi ki...

@ Her Yol Roma

Ben de Koray abi ile ilgili aynı soruyu Yıldıray abiye ilettim dün. 1953 doğumlu olabilir dedi.

saLsa

Her Yol Roma dedi ki...

Sağolasın, adam bizim yaşımızda GS'de koçmuş ha..

Adsız dedi ki...

Güzel bir söylesi... benim gibi kidemli "nostaljiseverler" icin özellikle...
Elinize saglik
Ahmet Karadag

Adsız dedi ki...

e o zaman o maçta FB şampiyon olmamış doğru mu? 2. maç için avantajdan bahsetmişte hocamız.

Adsız dedi ki...

Efsane 7 sene burnumuzun dibindeymişde haberimiz yokmuş.Lisedeyken alsaydık bu istihbaratı güzel makara olurdu.

Teşekkürler Salsa...

dede dedi ki...

öncelikle herkesin kurban bayramını kutlarım...
efsane olmak guzel bırşeyde o efsanenın içinde hoş olmayan şeylerle anılırsa insan pek keyıflı olmuyor:) ama aradan geçen onca zaman sızı olgunlaştıryor tabıkı ,,,
anıl kardeşime bir teşekkur borçluyum benı tekrar eskı gunlerıme yenıden götürdüğü için , yorumları okuduğumda benım antrenörluğumu yapmış marcel morı abıme rastlamış olmak ve ondan guzel sözlerı okumak arada yanlış şeylerde olsa bır basketbol emekcisi olarak onun kalbınde yer etmek guzel bır duygu
evet dostlar geçmişte basketbol için size söylıyebıleceğim şeyler içinde bana göre en önemli olanın TÜRKİYE BASKETBOL TARIHINDE kım gelmiş geçmişse mutlaka bır İTÜ () suyundan içmilişiği vardır zira orası bır basketbol fabrıkasıdır kötü ve talihsiz şeylerde yaşasanız orası sıze mutlaka bişeyler katmıştır , bakın işte bugun bıze basketbol emekcisi dıyen marcek morı oranın değişmezleri içinde olandır cıhansever yeşildağ aynı şekilde bır emekcilik söz konusuysa bu abılerımızın yanında bızım adımız bıle okunmaz dostlar olumlu veya olumsuz yorumlarınıza teşekkur ederım eğer sizlere bır yardımımız olacaksa basketbol adına her zaman bızler burdayız
saygılarla

dede dedi ki...

o sene hem fenerbahce hemde galatsaray kume düşmüşlerdi ve basketbol tarıhınde ılk kez lıg takım sayısı bı ıkı klup düşmesin diye yanlış hatırlmaıyorsam 12 den 14 çıkarıldı