10 Kasım 2009 Salı

Gazetecilik Budur (Baturalp & Topsakal)

Efsane Fast-Break dergisinin ilk sayısı. Sene 91, aylardan da Eylül. İçindekiler sayfası ve klasik bir giriş yazısının ardından sizleri 'Ayın Konusu' köşesi karşılıyor. Konu o dönemin Milli Takım koçu Mehmet Baturalp'in, yine o dönemin yıldız oyuncularından Levent Topsakal'ı kadroya almaması. Fast-Break ekibi oturtmuş olayın iki kahramanını karşı karşıya, konuşturmuş. Diyaloğu da aynen yayınlamışlar. Ne bir 'Aman şu ne der?' kaygısı, ne bir 'Aman bu laf benim ekmeğimi elimden alır mı?' korkusu, hiçbiri yok. Tertemiz, dupduru bir yazı. Gerçek bir yazı. Çatır çatır eleştiriler var yahu yazıda. Ağzınız açık kalıyor okurken, tabii yanında bir de bu dönemki işleri düşünürken. Düşünüyorum da oturtsak ya Tanjevic'le beraber Kaya'yı, Memo'yu, onu, bunu. Konuştursak ya böyle çatır çatır. İhtimaller dahilinde bile değil. Buyrun şimdilerde yapıl(a)mayacak olan ama bundan 18 yıl önce bal gibi de yapılabilen röportaj. Gazetecilik budur.

Baturalp: Finlandiya'daki turnuvaya gitmeden önce Levent Mlli Takım kadrosunda vardı. O seyahate pasaportunu getiremediği için gelemedi. Son İngiltere seyahatinde de Levent yine pasaportunu alamadı ve İngiltere'ye gelemedi. Pasaport sorunu nedeniyle iki turnuvaya gelemediği için biz de Çalenc'e götürmedik.
Topsakal: Daha öncesi Batur abi?
Baturalp: Bir ara Milli Takım'da vardın, ama daha sonra takım düzeni açısından kadroya almadık. Fakat yanıldığımızı anladık ve seni tekrar Milli Takım kadrosuna almaya karar verdik. Seni kampa çağırdık. Sen de bizden intikam almak için kampta çok kötü davranışlarda bulundun. Yani antrenmanlarda düzgün hareket etmedin. Bunu inkar etme. F.Bahçe camiasından duyduğum kadarıyla bizden intikam almak için kampa geldin.
Topsakal: Onlar hikaye Batur abi, ben antrenmanda ne yapmadım?
Baturalp: Koşmadın, normal atışların varken acayip atışlar yaptın. Buna rağmen ben arkadaşlarının önünde onurunu kıracak hareketler yapmamk için hep alttan aldım.
Topsakal: Benim antrenman stilim bu. Canım sıkılınca değişik şeyler yapıyorum. Ben F.Bahçe'de de aynı şekilde antrenman yapıyorum. Başka çarem yok. Milli Takım idmanlarına diğerleri gibi plajdan geldim. İdmanlar çok ağır tempoda başladı. Ben de sakatlanmamak için antrenmanlarda yüklenmedim ve fazla koşmadım. Kendini korumayanlar ise sizin yüzünüzden sakatlandı. Mesela Orhun.
Baturalp: Orhun'un sakatlanma sebebi Fransız oyuncuyla çarpışmasıdır.
Topsakal: Harun?
Baturalp: Harun daha önceden sakatlanmıştı. Kaldı ki bu bizim antrenman stilimiz ve değerlendirmesini ancak ve ancak biz yaparız.
Topsakal: Ben profesyonel adamım, ekmeğimi basketboldan kazanıyorum. Sakatlanmamam lazım. Ayrıca Hüsnü antrenmanlarda çok mu çalıştı? O da benim gibi kendini korudu.
Baturalp: Hüsnü herşeye rağmen gayrıciddi antrenman yapmadı. Sen işini gayrıciddi yaptın.
Topsakal: Abi sen bilirsin ki ciddi olunması gereken yerde ben ciddi olurum. Paşabahçe ile maç yaptık. Ciddi oynadım ve sahanın en iyi adamıydım. Antrenmanda sıkıldığım zaman böyle yapıyorum. Benim karakterim bu. Böyle deşarj oluyorum.
Baturalp: Ama bu ferdi bir spor değil ki canın sıkıldığı zaman çalışmayı bırakasın. Atletizm yapsan anlarım. Ama bu takım sporu. Olmaz.
Topsakal: Ben başka türlü antrenmanı bitiremem. Ben asker değilim.
Baturalp: Ama biz antrenmanlarda bir nevi asker istiyoruz. Bir oyuncu antrenmana geldiği zaman asker gibi hazır olacak. Çalışma bittikten sonra istediği kadar şamata gırgır serbest.
Topsakal: Ama abi siz maçlarda da asker istiyorsunuz.
Baturalp: Gayet tabii. Bu bir takım oyunu. Hiçbir zaman hiçbir oyuncu takım sisteminin üstünde olamaz. Magic Johnson da belli bir oyun düzeni içinde o sistemin parçası, Michael Jordan da.
Topsakal: Peki abi F.Bahçe nasıl şampiyon oldu?
Baturalp: Bak şimdi, şampiyonluk ayrı bir olay. Bundan önce Eczacıbaşı da 2 yıl üst üste genç bir takımla şampiyon oldu. Ama F.Bahçe'de senin yanında Larry Richard, Can, Hüsnü ve diğer oyuncuların da emekleri var. Ben senin kulüp takımındaki antrenörün olsam aynı tavrı yine koyardım.
Topsakal: O sizin şahsi fikriniz. Bence siz düşüncelerinizi biraz yumuşatın ve bir takım olayları kabul edin. Bu sadece benim fikrim değil, diğer oyuncular da böyle düşünüyor. Dediğim dedik bir tavır kimseye fayda getirmez.
Baturalp: Sen defalarca benle Milli Takım'da oldun. Astığım astık, kestiğim kestik bir adam mıyım ben? Ben nerede hata yaptığını bilen, gren ve hatalarını kabul eden bir insanım. Nitekim seni kadrodan ilk eleyişimizden sonra ligdeki maçlarını izledik ve hatamızı anladık. Seni tekrar kampa çağırdık. Bu da deminki sözümü doğrular.
Topsakal: Ama bu arada koskoca bir yıl geçti ve ben Milli Takım oyuncularından uzak kaldım. Beni en çok üzen olay şu.. Milli Takım'dan ihraç edildiğimi Batur abiden duymak isterdim. Bunu gazetelerden öğrenmek istemezdim.
Baturalp: İhraç edilmek ne demek? Kim kimi Milli Takım'dan ihraç edebilir?
Topsakal: Abicim ben 9 yıldır A Milli Takım'da oynuyorum. 17 yaşımda Efe Aydan ve Erman Kunter ile Milli Takım'da oynadım. Bir bakıyorum takımda yokum. Bunu bir tek siz mi biliyorsunuz? Bu olacak şey değil.
Baturalp: Levent bak şimdi, Milli Takım bir dönem işidir. Ben de zaman zaman geldim, sonra başkaları görev aldı.
Topsakal: Yok savunma yapmıyormuşum, sisteme uymuyormuşum, takımı gençleştireceğiz diyorsunuz. Takıma alınmıyorum. Tabii bunu sağdan soldan duyup gazetelerden okuyoruz. Bu konuda Efe Aydan da, Erman Kunter de kırık. Onlar da kadroya alınmadıklarını sizden duymak isterlerdi.
Baturalp: Burası kimsenin malı değil, devir devamlı değişir. Ben kimseye seni seçmiyorum diye haber yollamadım. Her oyuncuya saygım vardır. Sen bütün bu olaylaın sonucunda Milli Takım'a intikam almak için geldin. Bunu sizin yönetime yakın, çevrendeki arkadaşlarından duyuyorum.
Topsakal: Tabii söylerler, çünkü olaylar böyle gelişti. Ama ben intikam almaya gelsem neler yapardım neler. Bir bilseniz. Fakat ben hiçbir zaman saygıda kusur etmedim. Çetin Yılmaz veya Kemal Erdenay'a telefon açıp sorabilrsiniz, benim hareketlerim saygısızlık değildir. Ben oraya intikam almak için gelsem müthiş şeyler yapardım.
Baturalp: Milli Takım kapısı sana her zaman açıktır. Bu bir dönemdi ve geçti. Bence bu olayı bazı kişiler kendilerinmin reklamı için polemik konusu yaptılar. Sen üç büyüklerin dışında bir takımda oynasan olay bu boyutlara gelmezdi. Neyse, olaylar bizim kontrolümüz dışında gelişti. Benim de bazı hatalarım olmuş olabilir ama hatalar insanlar içindir. Selanik dönüşünde Hüsamettin abiye seni götürmemekle hata ettiğimizi söyledim. Ben spordan gelen bir kişi olduğum için oyunculara bir abi gibi davranırım. Sen çok iyi bilirsin bunu. Art niyetim hiçbir zaman olmadı. Eğer kötü niyetim olsa Almanya'da birçok kişiyi yakardım. Sen yine de herşeye intikam duygusuyla gelmemeliydin.
Topsakal: Ben size kırgınım. Eğer intikam için gelmiş olsam neler yapardım neler. Ben manyağım biliyorsunuz. Ama saygıda kusur etmediğimi siz de biliyorsunuz. Murat Didin'in bile elini sıktım.
Baturalp: Sıkacaksın tabii. Çünkü senin antrenörün.
Topsakal: Benim bundan sonra kesin kararım var. Ben bu teknik kadro ile Milli Takım'da başarılı olamam. Ben son olarak takıma oynamak için katılmıştım. Taa ki Harun benle gelip konuşana kadar. Harun gibi bir süper oyuncuya böyle şeyler yapılıyorsa demek ki ortada ciddi bir yanlış var. Bunlar bana yapılsa herhalde 2 yıl falan ceza alırdım. Bilemiyorum bu olaylar senden mi yoksa yardımcından mı kaynaklanıyor. Bunlar yanlış şeyler. Milli Takım'da adam kayırılıyor. Bunları yapmamanızı diliyorum. Çünkü camiada özellikle yardımcın için hiç iyi şeyler konuşulmuyor. Ben Milli Takım'da sizinle birlikte çalışamayacağımdan affımı isteyeceğim. Tekrar çağırırsanız, ısrar ederseniz, benim ceza almama sebep olursunuz. Ben Önder Seden gibi dünya iyisi bir insanı kırdım. Bunu bana siz yaparsanız çok kötü şeyler yapabilirim.
Baturalp: Harun'un ne alakası var?
Topsakal: Harun bir gün bana geldi, takım nasıl oynuyor diye sordum. Bilirim Harun yalan söylemez. Takım 3 kısa ile oynuyor (Orhun, Hüsnü ve Hakan) dedi. Kendisine kaç dakika ortalama ile oynadığını sordum, bana 2 dakika dedi. Gidiyorum at diye bağırıyorlar, daha oyuna gireli bir dakika olmamış nereye ne atayım dedi. Sonra da çocuğu oyundan çıkartıyormuşsunuz. Hatta İskoçya maçında 22 saniye oynamış. Harun gibi ligin en pahalı ve en iyi oyuncusunun bu kadar az süre oynatılması büyük bir cinayettir. Böyle bir adamı oynatmazsanız Türk basketbolu Harun'u kaybeder. Adam basketbola küser, hatta kulüp takımında bile oynayamaz, kaybolup gider. Bu benim başıma gelse isyan ederim. Zaten Harun da bu yüzden affını istedi.
Baturalp: Ben Samim abi zamanında F.Bahçe'nin ihtiyacı olduğu için Darüşşafaka'dan transfer edildim. Samim abi kendi yetiştirdiği adamları oynattı, beni oynatmadı. Ama sabrettim. Ekstra çalışmalar yaptım, hadise çıkartmadım ve sonunda beni oynatmak zorunda kaldı. Jübileme kadarda F.Bahçe'de oynadım ve oradan kaptan olarak ayrıldım.
Topsakal: Harun gibi psikolojik oynayan bir adam bu yapılmaz. Bir taraftan oyuncular kaybedilirken, Ankara tarafından oyuncular şıkır şıkır kazanılıyor. Yok deme abi. Haluk genç takım oyuncusu, cortingen bir smaç atıyor, hop A Milli Takım'da ilk beş. Yok böyle bir şey. Kolej'den hiçbir oyuncu Milli Takım'da ilk beş oynayamaz. Resmen adam kayırılıyor. Beni isyan ettirmeyin. Harun'u küstürdünüz, Ömer'i de soğutacaksınız. Ömer Büyükaycan Türkiye'nin en kaprisli basketbolcusudur. Onun başına da aynı olaylar gelecektir, buraya yazıyorum. Harun gibi bir adam varken Serdar, Haluk bu takımda ilk beş oynayamaz. Bu sadece benim fikrim değil, bütün basketbol camiası benim fikirlerimi savunuyor. Herkes Milli Takım hakkında kötü konuşuyor. Bu da beni son derece üzüyor. Abi, artık sen de bunları gör. İşler günden güne kötüye gidiyor. Kimse gelip sana bunları söylemiyor mu?
Baturalp: Keşke herkes hatalarımızı yüzümüze söylese. Arkadan konuşmaların kimseye faydası yok.

12 Yorum Yapılmış:

Fanatik Basket dedi ki...

gerçekten ultra samimi:) bir diyalog ve röportaj olmuş..

bunu olduğu gibi dergide yayımlamak bugünün şartlarında neredeyse imkansız bir şey. hiçbir gazete/dergi vs. bunu bu şekilde yayınlayamayacağı gibi, bu röportajı blog yazarları yapsa onlar bile yumuşatarak sitelerinde yayınlar:)

levent topsakal-mehmet baturalp arasındaki diyaloga gelince; olaylar hakkında fazla birşey bilmiyor olsak bile, levent topsakal'ın konuşma tarzının çok şımarık, kendini beğenmiş ve sorumsuzca olduğu görülüyor. (ki harun, orhun seviyesinde bir adam değildi) levent'in yanında will solomon'un yaptıkları hiçbişey değil valla:)

baturalp'in yerinde olsam böyle bi adamı değil milli takımda, mahalle takımında bile oynatmazdım:))

Çift Kaşarlı Tost dedi ki...

turgay demirel'in zamanında rahmetli solakoglu'nu devirebilmek icin kurdugu dergi. hakkını yemeyelim turkiye'deki basketbolun gelismesine buyuk faydası olmustur, ama demirel'in baskan olmasına da. nereden nereye iste keser doner sap doner, demirel o zamanki solakoglu'na doner, gonderecek yer ararsın, keske birisi de tanjevic efendi ile mehmet okur'u oturtup konusturup ondan sonra da yayınlasa!

ancak su anda turk basketbolu'nda fast break gibi bir derginin, basketbolseverler icin de blacktop, streetball gibi organizasyonların olmaması bir utanctır.

dejavu dedi ki...

Levent Topsakal hep aynı, 7'sinde de 70'inde de. Küçük dağları ben yarattım havasındaymış o zaman da.

Mehmet Okur - Kaya Peker- giderayak Tanjevic üçlüsünü düşününce böyle bir tabloda..salsabasket yapmalı bunu kesinlikle. :)

kobe dedi ki...

Mehmet okur girer mi boyle bi diyaloga neden girsinki adam parasini catir catir aliyor onun kimseye ihtiyaci yok kayada nitekim oyle bence bu boyle diyaloglara girmek bence cok kalitesizce ne orhun ne harun boyle diyaloglari girmemisdir.O yuzden orhun harun oldular ayrica levent topsakal burda kalitesini gosteriyor bence ropartajdan cok levent topsakalin artis tavirlari diyebiliriz...Bi Harun erdenay olmak kolay degil...

Adsız dedi ki...

hakikaten levent topsakalı milli takıma alsa imiş ayıp olurmuş bu ne şımarıklık büyüğünle hatta milli takım coachuyla böyle mi konuşulur?

Hakeem dedi ki...

çok iyi ya.. :)

--

KP: Hoca beni neden kadroya almıyorsun, sıkıntın ne?

BT: Sevmiyorum seni. Oyuncu olarak da insan olarak da tiksiniyorum senden. Hiçbir zaman da almıycam.

KP: Lan elinde bir tane benim gibi 4 numara var da ben mi bilmiyorum? Çok iyi oyuncuyum ben.

BT: Saygısızlık yapma, ana avrat düz giderim bizim çocuklara yaptığım gibi..

KP: Allah senin belanı versin.

BT: Senin vermiş zaten.. "biip.."

diye gider şimdi olsa..

Adsız dedi ki...

bu röportajı çok iyi hatırlıyorum.Küstahlığı kendine tarz edinmiş bir oyuncu ile diyalogu bu seviyede sürdürebilen bir a milli takım antrenörüne şaşırıp kalmıştım.Merd-i kıpti şecaat arzederken sirkatin söylermiş.(Çingenenin mert olanı martifetlerini ortaya dökerken hırsızlıklarını anlatırmış).

Adsız dedi ki...

Adsizin (13.32) yorumu harika :)

Adsız dedi ki...

Levent Topsakal kusuruma bakmasın da ağzına kürekle vurasım geldi röportajı okuyunca :)

mozlu dedi ki...

KP:Hocam beni niye almıyorsun?

BT:Milletin arkasından laf taşıyan, kerem - hidayet - mirsad ve mehmet'i birbirine düşüren sen değil miydin koçum? Şimdi bu haaların kime genç.. Bana senin ipliğini pazar çıkarıp, cümle aleme rezil etmediğim için teşekkür edeceğine hala utanmadan sorguluyor musun?

bahadır dedi ki...

fotoğrafı bi ben mi göremiyorum?

lembo dedi ki...

levent topsakal sopalıkmış.. eyvallah.. ancak mehmet baturalp de şimdi sopalık.. taraflı televizyonda amigoluk yapıpi, hakemlere falan sallayarasak fenerbahçelilik oynuyor..