16 Kasım 2009 Pazartesi

G.Saray Cafe Crown: 74 - F.Bahçe Ülker: 72 (II. Abdi İpekçi Meydan Muharebesi Yazısı)

Daha birkaç ay önce aynı salonda büyük olaylar yaşanmışken, daha o günkü olayların manevi yaraları sarılmamışken bugünkü derbi ilaç gibi geldi bünyeye. Yine basketbolun dışında herşeyin olduğu, nefret, kin, küfür, linç girişimi, sahaya dalma, her türlü yabancı maddeyi yağdırma olaylarıyla bezeli bir maçı gerimizde bıraktık. 2 uzatmaya giden bir maç, hem de derbi.. Dışarıdan bakan kimbilir ne maç olmuştur diyebilir ama olayların direkt merkezinde olan ben salonda olduğum için, koca bir akşamı böyle boş bir maçla geçirdiğim için kendimden utandım. Basın tribününün hemen yanında, F.Bahçe Ülker benchinin arkasındaki tahminen F.Bahçe'li bir çiftin tribündeki sarı kırmızılı taraftarları gaza getirmesi, onlara laf atması, hatta bayan arkadaşın dönüp hareket çekmesi normal sürenin bitmesiyle birlikte yeni bir Abdi İpekçi Meydan Muharebesi'ni yaşattı bizlere. Sonrasını yazmaya gerek yok, herkes izledi, gördü, yorumunu yapabilir tahminimce. Birkaç ay önce F.Bahçe Ülker'in yaptıklarına sağlam bir ceza verilseydi bu insanlar bu kadar rahat olabilirler miydi ki? Kendi ellerimizle hazırlıyoruz bu sonları biz. Maçı yazalım yazabildiğimiz kadar. Sahada basketbol yoktu ama biz yine notlarımızı aldık. Arbede halinde geçen maçın kazananı ise önce Greer, sonra da Oğuz Savaş'ın faulleri sokamaması sonucunda G.Saray Cafe Crown oldu. Maç boyunca potaların üstündeki 24 saniye sayaçlarının bozuk olduğunu da belirtelim hemen. Böyle güzel bir derbiydi işte.

F.Bahçe Ülker alışılmış düzenin dışında bir beşle çıktı sahaya. Mrsic guard bölgesinde, Ömer Onan da kenardaydı. Jasaitis ve Rancik'le daha maçın ilk iki şutundan 5 sayı çıkartan G.Saray Cafe Crown'a illk ayaklanmayı Ömer Aşık gösterdi. 5. dakika 9-10 F.Bahçe Ülker üstünlüğü ile geçilirken Ömer Aşık içeriden madeni bulmuş ve 8 sayı - 4 ribaunda ulaşmıştı bile. Durur mu Tanjevic? Yeter bu kadar diyerekten kenara aldı genç uzunu. Anlayamadık yine tabii her zaman olduğu gibi. Ömer Onan'ın hiç oynamadığı çeyreğin en güzel hareketi Serhat & Semih işbirliği sonrasında izlediğimiz alley-hoop'tu. Sarı lacivertli rakibine 10 dakikada 12 sayı ürettiren sarı kırmızılı oyuncular da alkışı hak ettiler tabii.

İkinci çeyrek olayın trajikomik bir hal aldığı kısımdı bana göre. Uzundan yana sıkıntısı malum G.Saray Cafe Crown işi tamamen dış atışlara döktü. Ama soktukları sürece kimse kızamazdı onlara. En fazla 'Bu oynanan şey basketbol mu?' denebilirdi ve o kadar denebildi zaten. Kolay mı 20 dakika boyunca 1/10 ile üçlük atabilen rakibine karşı 7/10 ile üçlük atmak? Bu çeyrekte gelen 17 G.Saray sayısının 15'i üçlüklerden geldi. F.Bahçe ne zaman rakibine yaklaşsa biri çıktı yolladı uzaklardan bir yerlerden. Devreyi bitirmek Evren Büker'e nasip oldu. Bir üçlük de o yolladı. Böylesi berbat bir F.Bahçe Ülker savunması görmek de ayrı bir komediydi tabii devrenin son hücumunda. Tek komedi bu muydu? Hayır. Daha ikinci çeyreğin ilk 1 buçuk dakikasında 4 faul hakkını doldurmuş bir G.Saray Cafe Crown'a karşı o dakikadan sonra sadece 1 faul daha aldırabiln F.Bahçe Ülker'li basketbolcuları nasıl bir üslupla alkışlasam ki acaba? İlk çeyrek hiç süre almayan Ömer Onan bu çeyreğin tamamına yakınında oynadı, 8 sayı attı. Adaşı Ömer Aşık ile birlikte sahanın en skoreri oldu. Ne fayda? Devreyi 35-29 ile önde kapatan 5'i ikinci çeyrekte olmak üzere 7 üçlük sokan G.Saray Cafe Crown'du.

Maçın ikinci yarısına F.Bahçe Ülker guardsız bir dizilişle (Ömer Onan - Kinsey - Preldzic - Semih - Ömer Aşık) başladı. Ve yaklaşık 5 dakika da bu düzenle devam ettiler. Ömer Onan ve Oğuz'un elinden üçlükler bularak bu konudaki şanssızlığını az biraz kırmayı başaran F.Bahçe Ülker Jasaitis'in sol dipten gelen üçlüğüyle yeniden 8 farkla geriye düştü. Bu pozisyon öncesinde Kinsey'nin tek başına G.Saray Cafe Crown savunmasının içine dalıp sonra da orada kaldığını, Jasaitis'in üçlüğünün 5'e 4 yapılan bir hücum sonrasında geldiğini belirtelim. Birkaç pozisyon önce bu senaryonun aynısı F.Bahçe Ülker için geçerliydi. Washington içeri dalmış ama orada kalmıştı. Ama F.Bahçe Ülker bunu bir avantaja daha doğrusu sayıya dönüştürememişti. Guardsız girilen bir çeyreğin son 3 dakikasını çift guardla oynayan Tanjevic acaba ne düşünüyordu? Meraklar içindeyim. Filozofumuz basketbolu yeniden yazıyor, derslik bunlar derslik.

Kısır maçın en kısır çeyreği sona saklanmıştı. 50-45 G.Saray Cafe Crown üstünlüğü ile girilen son bölümde özellikle çoğu maçın çözüme kavuştuğu son 4 dakikalık dilimde sadece 3 sayı vardı. Bunların hepsi de faullerden gelen ve sarı lacivert rengindeki sayılardı. Zaten G.Saray Cafe Crown koca bir çeyrekte sadece 6 sayı atabildi. Son 3-4 dakikada kaçırdıkları pota altı sayılarının haddi hesabı yoktu. Koca bir maç boyuna yaptıkları gibi yine Washington'un eline verdiler topu, ne yapacak acaba diye onu seyrettiler. Ha bir de dış şut attılar işte. 29 saniye kala F.Bahçe Ülker'in boş dönülmüş bir hücumu hücum ribaundu ile yeniden canlandırması ve maçı kazanmaya yaklaşmasının ardından Oğuz'un son şutuyla bitti hücum. Girmedi. Topu alan Washington'un son bir denemesi de gerçekleşmeyince maç uzayıverdi. Ve normal sürenin bitimiyle birlikte basın tribününün yanında, F.Bahçe Ülker benchinin hemen arkasında oturan bir bay bir de bayandan oluşan çiftimiz arkalarındaki taraftarları tahrik etmesiyle olaylar patlak verdi, ortalık karıştı, kafalar gözler patladı. F.Bahçe Ülker takımı soyunma odasına kaçtı, maça 25-30 dakikalık bir ara verildi. Engin Kennerman'ın kendi gözü önünde ve tahminimce maçın son çeyreğine denk düşen dakikaların birinde Murat Kaya'ya elindeki topu fırlatan Emir Prldzic'e -gördüğü halde- teknik faul çalamaması, bunun üstüne Murat Kaya'nın gelip kendisine 'Vermeyecek misin?' demesi, tahminen TV ekranlarına yansımayan ama maçın ilginç detaylarından biriydi.

Uzatma bölümlerinin ilkinde Preldzic'in üçlüğü uzun bir aradan sonra F.Bahçe Ülker'i skorda öne taşırken Evren Büker'in çabuk cevabı skoru yine dengeledi. Son 13 saniye kala Greer 2/2 atıp takımını 2 farkla öne taşırken, mola sonrasına Rancik'le zorlama bir penetre sayısı bulan G.Saray Cafe Crown maç daha bitmedi dedi. Gerçi Rancik'in basketinden sonra daha 6 saniye vardı ama Ömer Onan'ın orta sahaya geçip topu apar topar potaya sallaması ufak çaplı bir şok yaşattı bana. G.Saraylılar ribaundu aldığında daha 2 küsür saniye vardı işte, düşünün. Yine mi uzadı, biraz daha mı buradayız diye hayıflanmaya başlarken ikinci uzatmanın sonunda sağolsun önce Greer sonra da Oğuz Savaş sahneye çıktılar da faulleri kaçırıp maçı bir kez daha uzatma, hatta maçı kazanma fırsatlarını ellerinin tersiyle ittiler. Maç bitmiş, derin bir oh çekmiştik. F.Bahçe Ülker'in maçı almadığına da sevinmiştik ne yalan söyleyelim. Son topta bir üçlük bulurlar da maçı kazanırlarsa ne yaparız diyerek basın tribününden uzaklaşıp potanın oralara gittim ben. Allahtan girmedi top, Allah'tan uzamadı maç ve Allah'tan maçı kazanan F.Bahçe Ülker olmadı. Bana bunu söyleten tüm basketbol katillerine de selam olsun. Cümleten. Hem maçtan önce küçücük bir çocuğun babasıyla beraber maç izlemesine sırf üzerinde F.Bahçe forması var diye katlanamayan, o çocuğun travma yaşaması ihtimalini hiç düşünmeden ona ve babasına saatlerce küfreden, onları salondan attıran, sonra 2 tane kendini bilmezin tahriklerine kapılıp sahaya kadar inen, inmişken rakip takım oyuncularına da saldırayım diyen G.Saray taraftarına hem de hala oraya neyin nesi kimin fesi olarak geldiklerini bilemediğim o olayları çıkartan çiftedir selamım. Aferin hepinize.

Sinirden asıl tebrik edilmeyi hak eden adamlara tebrik yollayamadık iyi mi? Sahada kaldığı 47 dakika boyunca aslanlar gibi iyi niyetiyle mücadele eden alternatifsiz Cemal Nalga'ya hem bugünkü performansı hem de genel anlamda iyiye giden bu yılki performansı açısından kocaman bir tebrik. Keza maçın en kritik yerlerinde sahneye çıkan Murat Kaya ve Evren Büker'e de kocaman birer tebrik. Korkma Tanjevic, sana da bir tebriğim var, maçın ilk 5 dakikasında 8 sayı atan Ömer Aşık'ı belki de 'Yeter artık bu kadar attığın, gel kenara' mantığıyla kenara aldığın ve adamı 50 dakika sonunda da 8 sayıda tutmuş olma başarısını gösterebildiğin için. Büyüksün, ustasın, filozofsun.

G.Saray Cafe Crown (74): Darius Washington 9 (5 ribaund- 4 asist), Tufan Ersöz, Murat Kaya 10 (4 ribaund- 3 asist), Michael Wilkinson 6 (4 ribaund- 2 asist), Radoslav Rancik 17 (9 ribaund), Cemal Nalga 8 (13 ribaund), Evren Büker 9 (1 ribaund- 3 asist), Can Akın 6 (3 ribaund- 1 asist), Simas Jasaitis 9 (5 ribaund- 1 asist)

F.Bahçe Ülker (72): Ömer Onan 17 (3 asist), Semih Erden 2 (13 ribaund), Gordan Giricek 2 (1 ribaund- 1 asist), Damir Kaan Mrsic 6 (2 asist), Lynn Greer 12 (3 ribaund- 2 asist), Oğuz Savaş 9 (11 ribaund), Tarence Kinsey 6 (2 ribaund- 2 asist), Ömer Aşık 8 (9 ribaund), Serhat Çetin (1 ribaund), Emir Preldzic 10 (4 ribaund- 1 asist)

35 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Bu seyircileri tahrik eden kadın 2 sezon önce Akatlarda olay çıkaran kadın mı acaba ?

Adsız dedi ki...

hadi hersey tamam da uzatmanın sonunda 2 sayı geridesin ortasahadan top cıkıo mola da almıssın sayın tanyevic yani nasıl bööle kötü kullanılır bi 3 saniye inanılır gbi degil ki antrenörlük buralarda ortaya cıkmalı hadi ömer aşıgı unuttun hadi solomonu küstürdün gitti takımda seni seven oyuncu yok ,oguzla resmen macta küfürleştin ki inanamadım gözlerime hadi herseye eywallahta bu kadar kötü kullanılamaz bi son top ama yani orta sahadan top cıkıo kendi sahanın nerdeyse 3 sayısında aldı topu lyn greer 2 kişinin üstündende salladı bari diz bütün takımı ortasahaya herkes bi tarafa gitsin karşı tarafta aldır bari topu en kötü neyse yazık oluo koca fenere ve milli takımımıza:(

Adsız dedi ki...

basketle yakından uzaktan alakası olmayan fb,gs,bjk holiganlarını salonlara doldurursan olacağı budur.

olaylara geçip maça gelirsek, 2 uzatmalı, müthiş çekişmeli, maçın bir o tarafa bir bu tarafa geldiği, faul atışlarının kritik rol oynadığı güzel maç oldu.

son not; şu tanjeviçle basketbol tarihimizin en büyük organizasyonu dünya şampiyonasına çıkacağız ya yanarım yanarım obnna yanarım...

Adsız dedi ki...

Bu kadın akıllanmamış mı daha Akatlar'da olanlardan sonra 2 yıl önce:)

Bu arada bu sahaya inme işi alışkanlık yaptı bizde artık.Daha biteceğini sanmıyorum bu olayların.Fenerliler bunun hırsını bizden çıkarırlar 12.haftadaki ilk seyircili maçlarında, bizimkiler ona karşılık ikinci yarıdaki maçta inerler.Böyle gider artık bu.Eğer çok büyük cezalar verilmezse tabi.

thunderbird dedi ki...

Her zamanki gibi yine takıma ceza verilsin mantığıyla olay geçiştirilirse daha çok görürüz böyle olaylar. 20 maç ceza versen nolucak orada sahaya inen adamın umrunda mı?

Taraftara şarlatanlık yapan yelloza halkı tahrikten açacaksın davayı, bir fırsatını bulsak da sahaya dalsak diyenleri tek tek tespit edip kamu düzenini bozmaktan ve saldırıdan çıkaracaksın mahkemeye. Madde atan birkaç kişiye göstermelik bile olsa ceza vereceksin. Bak bakalım gelecek sefere olay çıkıyor mu...

Taraftara bu tarz cezalar verilmeyeceğine eminim ama tribündeki birine yumruk çakan Kinsey nolucak çok merak ediyorum?

Adsız dedi ki...

Beşiktaş da efesle final oynadı bir ton yarı final oynadı.

Hangi birinde sahaya taraftar girdi olaylar bu denli büyüdü ?

Ha biz çok iyiyiz haşa bizde de holiganlar var bugün Efes lilere yaptıkları için bazı sözler az kalır.

Uzun lafın kısası maçda 2000 kişi olsun ama bilen ve basketbolsever olsun.

böyle salon dolduğunda ego tatmininden başka bir halt etmiyorlar.

Erdem dedi ki...

Basketbol kalitesi çok düşük bir maçtı.Normal sürenin sonunda GS'nin 2 sayılık yüzdesi %29, FB'nin %36.Buna sebep olacak sert bir savunma da ortada yokken üstelik.
2 uzatmaya giden ve skor olarak hep yakın gecen bir maça spikerin zırt pırt yaptığı gibi "unutulmaz bir maç" güzellemesi çekmek çok komik kaçıyor.Skor olarak yakın giden bir maç, takımlar arasında puan farkı az olan bir lig sadece heyecan yaratır.Bir spor musabakasının "unutulmaz" olmasının ilk şartı kaliteli oyunun oynanmasıdır.Milletçe skora bakıp unutulmaz, inanilmaz sıfatını yapıştırmaya bayılıyoruz.
Olaylarla ilgili bir şey söyleyeyim:Deplasman takımlarının taraftarının salona(stada) alınmaması ya da %5 gibi saçma bir oranla alınması bu olayların en önemli sebebidir bence.Türkiye'de deplasman takımı oyuncuları eski Roma'da izleyicileri eğlendirmek için arenaya ölmeye yollanan aciz dövüşçüler gibi.Böyle bir atmosferde oyuncular da gergin,hakim olan ev sahibi taraftarı da.Olayları başlatan 2 tane FB taraftarı ama onların da GS tribününe el hareketi yapmasının sebebi de o ortamda mutlak azınlık olmalarıdır.Şu maçta tribün %50-50 paylaşılsaydı bu kadar olay olacağına inanmıyorum.Fenerbahçeliler şimdiden bu maçın rövanşına hazırlanmaya başlayacaktır.Keşke 'Fenerbahçeli basketbolcular' diyebilseydim.

Adsız dedi ki...

çok merak ediyorum şimdi müessese takımları defolsun, kulüpler kalsın sadece diyen arkadaşların yorumlarını. keşke bu sene final serisini bjk-fb-gs üçlüsünden ikisi oynasa da görsek "asıl gönül vermiş" taraftarları. olaysız bitmeyeceği kesin. yine söylüyorum futbol taraftarı renk taraftarlığıdır, esas basketbol taraftarının asla yapmacağı şeyler bunlar..

bahadır dedi ki...

basketbol taraftarlığı ayrı bir olaydır.kulüp takımı müessese takımı fark etmez.bir top taşımayı,bir hucüm faulunu anında anlayıp tepkisini koyabiliyorsa o takımın iç saha maçları kolaylaşır.Sırf sözde derbi diye maça giden basketbolun "b" sinden anlamayan ve basketbolu sevmeyen insanlar tirubunleri doldurursa olacağı budur.

Adsız dedi ki...

Şimdi federasyon ne yapacak merakla bekliyorum, t.demirel yine kafasını gömer kuma. gs'ye 5 maçtan fazla ceza gelmesi artık ipleri koparan, fB-federasyon işbirliğini iyice ayyuka çıkaran olay olur.

Bekir Sıddık KOÇ dedi ki...

thunderbird'in taraftarlara verilecek ceza ile ilgili önerilerini çok güzel buldum, ancak eklemek istediğim birşeyler daha olacak.

Efes-Fener serisinde sahaya girip Kaya Peker'e vuran adamı Kaya'nın eline verecen; GS-FB maçında sahaya inip Kinsey'e vurmaya çalışan adamıda Kinsey'in eline verecen.

Bak bakalım bir daha sahaya girip basketbolcularımıza vurmaya kalkabiliyorlar mı?

Gerçekten basketbolumuz adına çok yazık..

tarski dedi ki...

futbol taraftari gelmesin hayat bayram olsun teorisine katilmiyorum, amac basketbolu yaymaksa. sonucta basketbolun b'sini bilen spiker bile bulamiyoruz mac sunacak; durum bu.
efes 30 yilda tr'nin en basarili takimi, taraftar sayisi bir kac bin.

bu sorunlar cok kolay sekilde engellenebilir, ozellikle tribunde. kamerasi var, sahidi var. tutuklar goturursun ona gore ceza verip maclara gelmesini yasaklarsin. normal ulkelerde boyle oluyor. ama bizde bir sey olmaz ne sis yansin ne kebab politikalariyla. adaleti, spor ahlakini korumak degil de kulupleri amacina kusturmemek olunca amac. federasyondan hic bir umudum yok zaten artik da, icisleri bakanligi mi el koyar bu ise bilmiyorum ama radikal bir seyler yapmak lazim.

ama daha cok uzuldugum bir nokta var. mactan sonra (gayet sevdigim, efendi buldugum evren dahil), gs'li oyuncular "atmosfer mukemmeldi
tabi olaylar olmasaydi daha iyi olurdu ama, oldu napalim; galibiyet taraftara armagan olsun" tipt artik ezberledigimiz aciklamalari. isin kotusu hepimiz biliyoruz ki, ayni isi yapan x takimin taraftarlari olsa, x takimin yoneticileri ve oyunculari da boyle konusacakti.

insanlarin once kendilerine, mesleklerine, yaptiklari ise saygilari olmasi gerekiyor. adam sahaya giriyor, senin arkadaslarina, meslektaslarina saldiriyor, senin varlik nedenin olan basketbolun anasini belliyor, sen atmosfer mukemmeldi vesaire hikaye anlatiyorsun. farkida misin gercekten ne dedigini? dediklerinin once seni bitirdigini? geciniz bir iki kendini bilmez laflarini. boyle samimiyetsizlik, ikiyuzluluk olur mu?

yigit sardan "ama fb de efes'e yapti, tahrik var" vesaire diyor. fenerbahceli yonetici
semih ozsoy (?) turkiye'de boyle bir sey gorulmemistir diyor (3 ay once turkiye yok muydu?). ya siz kim saniyorsunuz kendinizi? gerizekali miyiz biz? bare adami yemeyin, ayiptir.

birilerinin basketbola sahip cikmasi lazim. bunun kulupler federasyon ve ne sis yansin ne kebap medyasi olamayacagi cok belli artik. belki anil'inki gibi bloglar bir ses getirebilir. o yuzden yazmaya devam anil.

not1: gs iyi oynamaya calisiyor, ama bir tek cemalle olmaz iceride. washington biraz kafasini calistirsa maci rahat alirdi son periyotta gs, ya da kendisi zaten gs'de degil baska yerde olurdu. gs'nin 3 tane harika 2 numarasi var ama bunlardan (her ne kadar bugun murat+evren'den 19 sayi gelse de) hucum organizasyonu acisindan bekledigini pek alamiyor gibi.

not2:uzatmada semih'i sakat jasaitis tutuyor, sadece bir top indiriyorlar semih'e. onu da semih degerlendiremiyor sonra greer basliyor post-up'a. bir daha kimse semih'e pas vermiyor. oyuncularin semih'e guveni bu duzeyde. semih'in bitiricilik duzeyi ise ayri bi muamma.

venividivici dedi ki...

salsa selam,

yandaki blog listesinde golmacservis blogspot.comda hayvansınız eziksiniz diye baslık atmıs bı arkadas. kesinlikle haddıme değil ama kaldırmayı dusunurmusun

soylemek ıstedıgım aslında su, cok guzel bı blog burası, basketbol konusuluyor, bunu bozmayalım, ama onu kenarda gormek bıle sınırlerını bozuyor ınsanın.

sadece bı onerı, umarım yanlıs anlamadın

sevgıler, saygılar...

Monty Brogan dedi ki...

Konuk takım taraftarınada yer ayırıcaksın salonda usta...

Bu olay anca böyle çözülür.

Elimizi korkak alıştırmamak lazım.

Sıktı artık bu basketbolcu tartaklama muhabbetleri.

Adsız dedi ki...

Maçta çıkan olayları o çifte ihale etmeniz yakışık almamış.Bırakın basketbolla,sporla biraz ilgisi olan bir insan bu maçta olay çıkacağını rahat rahat tahmin ederdi.Maçtan evvelki atmosfer zaten bunu bize gösteriyordu.Üstünde Fenerbahçe forması olan çocuğa yapılan davranış,formasına el koyma teşebbüsleri, son futbol maçının yansımaları salon adeta barut fıçısı gibiydi.Herkes tutturmuş o kadının parmağını.Sizin annenize,ailenize sövülse,üstünüze binbir madde yağsa neler hissederdiniz nasıl tepki verirsiniz acaba??

Fanatik Basket dedi ki...

@thunderbird

yorumunun ilk kısmında yazdıklarına katılıyorum ama sonunda yazdığın aşağıdaki cümlenden bişey anlayamadım?
"tribündeki birine yumruk çakan Kinsey nolucak çok merak ediyorum?"

Birileri tribünden inip Kinsey'e saldıracak, yumruk atacak ama Kinsey hiçbir şey yapmayacak. Vurunca suçlu o olacak, böyle mi düşünüyorsun?

Böyle düşünüyorsan, söylediğin tamamen saçmalık. Ortada bir suç varsa, bu suç orada güvenliği sağlayamayan kulüp ve federasyona aittir. Böyle bir durumda Kinsey'i suçlamak tamamen insafsızlıktır. O mantıkla bakılırsa geçen seneki fb-efes maçında sahaya girip onlara saldıran adama karşılık veren efesli oyuncular da suçluydu. Böyle saçma bir düşünce mi olur???

BaHa dedi ki...

Çok güzel yorumlar gelmiş özellikle thunderbird arkadaşımızın önerisi çok makul;
Fakat maç sonrası FB Ulkerden şube sorumlusunun açıklamaları bana çok komik geldi şöyle ki:
Nedim bey aynen şunu söyledi:
"Ben hayatımda böyle bir müsabaka görmedim bir takımın taraftarları sahaya inip benche saldırıyor"
ben buna sadece günaydın derim :)
Fenerbahce taraftarları bırakın saldırmayı meydan dayağı çektiler.

Saldırılar tabiki hoş değil ama bir sporcununda çıkarken tribunde oturan birine yumruk atması; birbirinin saçını çekenler 5 yıl ceza veren bir hukuk sisteminde ne derece ceza alır hep birlikte göreceğiz.

Suçun sportif arenada yapılması onu hafifletmez. Kameralardan gerekli tespitler yapılarak kim kışkırttı kim sahaya yabancı made attı sahaya girdi kim kime vurdu hepsi araştırılsın ve en ağır cezayla cezalandırılsın. Maçları seyircisiz oynatarak gerçek sporseverlere ceza verileceğine olayları yaşatanlar cezalandırılsın.

Sarp dedi ki...

Bence boşuna yormayalım kendimizi.

Bakın Serpil Hanım mesaj atıyor bir basketbol sitesine, 6s yok 3-1 bunlar şöyle böyle. Bu kadar işte. Üstte 17 mesajda, salsanın postunda ne yazarsa yazsın değişmez bu düzen. Amaç "salonları nasıl tekrar basketbol seyircisine emanet ederiz"i, olayların nasıl önlenebileceğini konuşmak değil de işte Galatasaraylılar böyle(6sliler pardon ne kadar yaratıcı), Fenerliler şöyle, Beşiktaşlılar acayip demekse bu post feedbacke kapansın daha iyi. salsanın da başı ağrımasın bence.

saLsa dedi ki...

Yani ne keyif alıyorsunuz şu 6s, febe, bejeke muhabbetinden bir çözebilsem. Yorumda abes bir dil var mı diye bakarken bir de 6s mi yazmış febe bejeke mi yazmış diye kasıyoruz. Gözden kaçırınca da suçlu oluyoruz haliyle. Vay efendim bu yorum nasıl yayınlanır diye.

Bırakalım şu işleri yahu, en azından burada bırakın.

saLsa

serpil dedi ki...

gs yazmak istedim özür dilerim.. elim kaymış diyelim.. neyse hep haklı gs li arkadaşlarımız.. bundan sonra fenerbahçe hiç bir maça çıkmasın mutlu olur musunuz? ben gs olmadan bir fb düşünemem bunun kıymetini bilelim.. güzel maçlar oynayalım. arada kızdırmalar olur ama şiddet son bulsun artık..

serpil dedi ki...

Sarp bey gs maçındaki taraftarlar tamamiyle basketbol taraftarı derseniz bende sözümü geri alırım. ok.

Eren dedi ki...

''prova tamam. asy'de görüşürüz ciciler'' yorumunu yapan seyircilerden ve bunun gibi insanlardan ne bekliyoruz ki ? yazmıştım. Bu yorumun yayınlanmayacak tarafı nedir acaba ?

Adsız dedi ki...

Sıkıldım artık "yok siz yaptınız,yok biz daha az yaptık mantığından...Ben bir fenerbahçeliyim.Allah biliyorya efes maçında sporculara saldıran adama bitane patlatsalarda bi daha göze alamasın diye..Biliyorum yanlış ama verilecek 10 maçlık ceza bile taraftarın umurunda değil..olmayacakta..Zaten derbi maçlar haricinde kaç kişi maçlara gidiyor ki?Bunun tek çözümü bencede bireysel cezalar.Taraftarı alıp cezalandırabiliyormusun?o zaman bir adım attık diyebiliriz.Basketbol bari temiz kalsın...

Sarp dedi ki...

Serpil Hanım,,

Yazdığım mesajda ne sizden özür beklentisi var, ne de oradaki insanların çoğunluğunun basketbol taraftarı olduğu iddiası. İşin Galatasaraylısı, Fenerbahçeli'si, Beşiktaşlı'sında değilim. Kulüplerin kongre yapılarında, etik değerlerinde farklar olabilir; ama belli taraftar gruplarına baktığımızda sosyo-ekonomik olarak (ya da siyasal duruş vs. ekleme yapılabilir) fark olmadığını zaten görüyoruz. Bu sorun salonlara basketbol seyircisinin hakim olmasıyla çözülebilir. Efes'in iç sahada oynadığı kalabalık maçlarda (Fenerbahçemaçları-Euroleague maçları) olay çıkma ihtimali ne kadar?

Öte yandan, basketbolseverlerin yazzdığını varsaydığımız bir sited bilee 6s,f5,8taş gibi ifadeler görmek, 3-1'i hazmedemediler, bunlar X takımlı yapar tarzı ifadeler görmek insanı şüpheye düşüdüryor. Yoksa çok övdüğümüz basketbol taraftarını biel tahammülsüzlüğe doğru mu evriliyor diye.

Derdim budur. Dilim döndüğünce de anlatmaya çalıştım.

FCN Blog dedi ki...

Taraflı bir yorumlama olmuş sanki saLsa. Bazı yerler (oyun kısmı) ne kadar güzel ise analiz açısından, diğer tribünsel olayları yorumlaman açık bir şekilde taraflıca yazılmış.

Fenerbahçe camiasının alıştığımız hareketleri, tavırları bunlar. Kendi salonlarında, statlarında, alanlarında her türlü çirkefliği, pisliği yapıp sonrasında "Bizim salonumuzda, stadımızda, tesisisimizde olmuyor bunlar" diyen bir camiadan söz ediyoruz. Maçın tekrarını ve açıklamalarını izledim, dinledim bugün. Nedim Karakaş ve diğer şube yöneticilerinin açıklamaları şaka gibi.. Efes Pilsen maçında yaşananları başka takımın taraftarı yaptı sanırım? Sahalarının neden 5 maç kapalı olduklarını bilmiyorlar galiba..

Evet, dün İpekçi Arena'da yaşananlar tamamen bir rezalettir. Fakat rezaleti daha beter çirkinleştiren Kinsey ve Semih'in taraftar ile ettiği kavgadır. Tünelden kafasını uzatıpta ana avrat dümdüz saydırıyor Semih, Kinsey'de tünele girerken bir taraftara yumruk atıyor.

Evet, hiç bir kimsenin sahaya inip sporcuya vurma hakkı yoktur kabul ediyorum. Evet, kimse kimsenin basketbol seyretme ve izleme hakkını elinden alamaz. Ama yasak olduğunu bile bile ve tahrik unsuru olabileceğini bile bile neden bir insan evladı o salona gelir? Hırsızın hiç mi suçu yok arkadaşım.. O çocuk muhabbetine pek hakim değilsin sanırım olayı anlatayım. Babası oğlunun üzerindekini çıkarttı ve çocuğunu havaya kaldırdı. Yani bir nevi gövde gösterisi yaptı. Bırak insanlar buna tepki göstersinler..

Bir bayan hangi akla mantıkla orada gidipte arkanda 10bin taraftar olmasına rağmen el-kol hareketi yapıyor? Yada yine nasıl bir kişiliği ve karakteri var o insanın ki seviyesizce parmak işaretleri yapabiliyor.

Kimse hikaye anlatmasın, gerçekleri hepimiz çok iyi biliyoruz.

EVET. DÜN YAŞANANLAR REZALETTİR, AYIPTIR. FAKAT HİÇ BİR FENERLİ ÇIKIPTA BİZİM SALONUMUZDA BÖYLE OLMUYOR DEMESİN. YILLARDIR KADIKÖY'DE, BURHAN FELEK'TE, İPEKÇİ'DE YAŞANANLARI ÇOK AMA ÇOK İYİ BİLİYORUZ !!

FCN Blog dedi ki...

Unutmadan eğer federasyon biraz delikanlı ise tıpkı NBA'deki gibi kuralları göz önüne alır ve Kinsey'e 15 maç, Semih'e 10 maç ceza verir.

Bizim salonumuzda umarım en doğru şekilde kapatılır, yani bir 5 maç cezada bize gelmesi gerekir.

Aslında cezanın daha fazla olması gerekiyor fakat Fenerbahçe Ülker takımına verilen ceza ile eşit olacaktır, aksi takdirde kıyamet kopar; olaylar daha beter olur.

serpil dedi ki...

Sarp bey söylediklerinizde haklısınız.. bende başta teknik konuları konuşmak istediğimi söylemiştim. ama teknik konuşulacak bir maç değil. ha ben yine de söyledim uzunlarımızın faul problemi maçın içine etti diye.. siz basketbol diyedurun adnan polat özür dilemem daha önce saraçoğlunda bu hareketler yapıldı dedi.. yorumları sizlere bırakıyorum..

Jordan dedi ki...

bu yüzden futbol taraftarları gelmese basketbola diyorum hepsi icin degil ama gerek gs de gerek fb de gerek bjk de sırf olay olsun diye derbilere gelenler var.

Zigmund Froyd dedi ki...

@FCN Blog

sen hangi mantıkla, hangi kafayla yazıyorsun bunları cidden merak ediyorum? bütün tribün semih'e hep bir ağızdan -annnesini de kapsayan- küfürler ediyor maç boyunca ama semih karşılık verince, semih suçlu oluyor öyle mi?

siz sahanızdaki güvenliği sağlayamıyorsunuz, adamın biri sahaya girip kinsey'e yumruk atıyor -ki bundan daha büyük rezalet olmaz- ondan sonra kinsey de vurunca 15 maç ceza alacak öyle mi?

sana biri ana bacı küfretse napardın? eyvallah mı derdin? gelip yumruğu çaksa, diğer yanağını mı çevirirdin? senin ceza sistemin hangi hukukta, hangi kitapta yazıyor???

kinsey 15 maç ceza alacaksa, sahaya girip ona yumruk atan adam idam edilmeli, galatasaray kulübünün kapısına da kilit vurulmalıdır. boşa masal anlatma..

Ufuk Çağdaş Erdem dedi ki...

Bakıyorum da herkes benim ve benim gibi Efeslilerin yıllardır söylediğine gelmiş görünüyor..Ne zaman basketboldaki 3 reziller elini ayağını çekerler basketboldan o zaman böyle olaylar yaşanmaz bir daha.

Efes Pilsen gibi elit insanlardan oluşan bir kulübe ve oyuncularına saldırma derecesine gelebiliyorsa eğer Fenerbahçe taraftarları ooooo Galatasaray-Fenerbahçe maçında kimler kimlere saldırmaz ki??

Orada orta parmağını zaten insanlıkdan nasibini almamış ve kavga için kıvılcım arayan topluluğa dönerek göstermek nasıl bir beyin yoksunluğudur?O bayanın akli dengesinde bir bozukluk olduğuna eminim.Ha denebilir ki orada küfür ediliyor Fenerbahçelilere ve o bayan da dayanamadı ve o haraketi yaptı.Çözüm mü?? Çözümü de geçtim sen bu maça gelirken küfür olacağını ve her türlü deliliğin olabileceğini bilmiyor musun be bayan?? O zaman dayanamayacaksan gelmeyeceksin maça.Keşke Türkiye'de basketbol kültürü ve gerçek basketbol taraftar profili oluşssa da herkes yanyana dostca güzel maçlar izlese.Ama yok işte yok ve bu ülkenin gerçeği de göz önündeyken gelmeyeceksin o maça dayanamayacaksan.Yada hanım hanımcık oturacaksın.Bayanlar bunu yapıyorsa bizler zaten baştan yanmışız gitmiş arkadaşlar...

Gelelim Fenerbahçe tarafına.Bakıyorum da basbas bağırıyorlar bu yapılanlar rezaletdir vsvs diye.Evet doğru rezalettir ama etme bulma dünyası burası hele hele Türkiye...Sen Efes Pilsen gibi bir takıma saldırırsan gün gelir sana da saldırırlar..

Son olarak bu olayların en büyük sorumlusu Ülker şirketidir.Sen yıllarca başarıyla mücadele eden takımını kapat ve işin kolayını seç git 3 rezillere sponsor ol.Hatta Fener ile de birleş.Biz hep diyoruz müessese kulüpleri ne kadar artarsa basketbol o kadar düzgün olur diye ama en büyük müessese kulüblerinden biri kapatıyor ve bir de 3 rezillere çanak tutuyor..Türkiye'de basketbol Efes-Tofaş-Ülker bir arada mücadele ederken basketboldu ne zaman 3 reziller basketbola el attı ve o futbol taraftarlarını salonlara doldurdular işte bunlar gelmeye başladı başımıza.Daha çookkk çekeceğimiz var benden söylemesi...

Da Vinci dedi ki...

Tanjevic, "elimdeki kadrodan en az verimi nasıl alabilirim?" sorusuna cevap arıyor sahada. Bence gayet başarılı. Kocaman bir tebriği hakediyor. Bu kadronun GSCC'ı yenememesi çok çok büyük bir başarıdır. Her babayiğit bunu başaramaz.

afufu dedi ki...

Tarski söylediklerinde çok haklısın. Yiğit Şardan'ın yorumlarını dinlerken içim acıdı. Aynı şekilde Semih Özsoy'u da. Ömer Koçsan'ın yazısı vardı bugün Hürriyet'te,olayları eleştiriyordu. Aynı Ömer Koçsan 5 ay önce Efes-FB serisi 4.maçından sonra FB TV'den yaptıkları yayında alenen FB taraftarını tahrik ediyordu Efes'e ve Kaya'ya karşı.
Üzülmemek elde değil bu yöneticileri gördükçe.

Bir de şunu merak ettim. Mağdurluğunu teslim etmekle birlikte, Kinsey -taraftar demeye dilim varmıyor- birine yumruk attı. Diskalifiye edilmesi gerekmez miydi? Gerçi çıkan olaylardan sonra bence en azından salonun boşaltılması gerekirdi ya maç iptal edilmeyecekse bile, zaten yanlış olan seyircili maça devam kararından sonra bu karar da yanlış olmadı mı?

FCN Blog dedi ki...

@ Zigmund Froyd

10 yıldır bu sporun içinde olan akıl ve mantıkla yazıyorum.
3 yıldır bu kuralları uygulayan bir yönetici olarak o yorumu yazıyorum.

Semih'e ana avrat küfür edildi demişsiniz, evet doğrudur. Semih'e küfür edildi fakat unutulmasın ki küfür Türkiye'nin bir gerçeğidir. Buradan küfürü savunduğum ortaya çıkmasın sakın veya böyle yanlış anlaşılmasın ama bayan basketbolunda bile Işıl Alben'e, Esra Şencebe'ye, Seimone Augustus'a Caferağa'da dakikalar, hatta periyotlar boyunca küfür edenlere tek kelime laf yapmazken erkek basketbolunda Semih Erden'e edilen küfür için kıyameti kopartmak saçmalıktan öteye gitmez, gidemez.

Bir oyuncunun sahayı terkederken bir taraftara yumruk atmasının cezası minimum 15, 20 maçtan başlar. Ağır tahrik, iyi hal falan denilirse 5 maça kadar düşer bu ceza dilimi ama düşeceği en fazla miktar 5 maç olması gerekir.

Hatırlarsın belki yada yaşın tutmaz bilmeyebilirsin ama nette bir araştırma yap dilersen bu konuyla ilgili.. 2004 yılında Detroit-Pacers maçında Artest'ti sanırım kendisine bira bardağı fırlatan seyirciye (ki bardak köpük bardaklar yani cam-plastik vs. değil) yumruk attığı gerekçesiyle 83 maç ceza almıştı.

Aynı maçta tribünlere saldıran J.O'Neal ise 25 maç ceza almıştı.

Siz sahanızda güvenliği sağlayamıyorsunuz derken hangi güvenlikten kastediyorsun. Hani şu bahsi geçen hanımefendinin arkadaşı olduğu salon amirinden binbir rica ve yalvarması sonucu girdiği güvenlik mi. Cezalı bir bayanı hangi amir, hangi personel nasıl o salona sokar orası apayrı bir durum; sorumlularda gereken cezayı çekecektir emin olabilirsin. Yoksa oraya misafir seyircinin yasak olduğunu bile bile gelen 2,3 tane kendini bilmez; suratında insan sıfatı olmayan kişilerden mi bahsediyorsun?

Unutmadan, eğer bu oyuncular profesyonel oyuncular ise tribünden değil küfür, anasına tecavüz resimleri bile asılsa gözünü kapatır, kulağını kapatır oyununa bakar. Kimi nasıl tahrik ederim, kime nasıl yumruk atarım, kiminle nasıl kavga ederim diye bahane aramaz. Tünelden kafasını uzatıpta taraftara ana avrat küfür etmekte ne demek oluyor. Herşeyden evel sen sporcusun, hadi o holigan veya taraftar onu geçtim. Sen Milli takım oyuncusu ve FBÜlker oyuncusu olarak orada bulunuyorsun. Hadi onuda geçtim, karaktersizsindir, kişiliksizsindir ama taşıdığın forma 100 yıllık bir camianın forması, ona saygın olsun bari.

Ayrıca Kinsey'e vuran taraftar ile Kinsey'in suratına yumruk attığı taraftar çok farklı.. Birisi tribünden iniyor, Kinsey'e saldırıyor sonra emniyet içeriye odaya alıyor. Kinsey ise tünele girerken (yani olayların tam tersinin olduğu bölge) saha içi locada oturan bir taraftara yumruk atıyor.

Adsız dedi ki...

Federasyon başkanı gelmiş de cezayı açıklamış hemen 5 maç ha bence takımca küme düşürün bay başkan bizi yenebilmek için bizans oyunlarından ancak böyle kurtulursunuz şimdi bu maçın bizim seyircili versiyonun da oluşabilecekleri hayal gücünüzü biraz zorlayarak düşünün bakalım ha bana sorarsanız normal sezonda anca playoff görebilecek bir takıma kaybedilmiş bir maç rovanşında en az 15-20 sayılık farkla geçeçeği aşıkar büyük olasılıkla
Ama bundan sonra kimse ağlamasın bize şişe attılar hor gördüler biz masumuz hakim bey ayakları rövanşta aynı olaylar olunca tekrar vizyona girecektir bundan eminim

V.ünal

Adsız dedi ki...

Ufuk Bey


Efes Pilsen gibi elit insanlardan oluşan tanımlamanızda ifade eksikliği gördüm.Efes Pilsen gibi doping kullanan elit insanlar şeklinde düzeltmenizi rica ederim.Elitmiş.Pöh.