12 Kasım 2009 Perşembe

Olympiakos: 105 - Efes Pilsen: 90 (Maç Yazısı)

Efes Pilsen hoş bir seriyle gelmişti aslında Yunanistan'a. Rakibine son 8 maçta hiç yenilmemiş olmak oldukça ciddi bir istatistik. Rakibin pahalı oyuncakları Childress ve Wafer'ın oynamıyor oluşları bu seri böyle devam eder mi diye sordurtuyordu tahminimce Efes cephesine. Ama işler pek de iyi gitmedi. Özellikle defansif anlamda. Efes en son ne zaman 100 yemiş Avrupa'da, bir bakmak lazım. Gecenin en iyi istatistiği üçlük atışlarda yakalanan yüzde (12/24). Üçüncü çeyrekte 51-62'yi gördükten sonra Olympiakos'tan gelen 24-8'lik seri son çeyreğin rölanti tempoda oynanmasına yol açtı. Takım savunma yapmadı eyvallah da bu takımı daha 4 gün önce defansif anlamda yukarılara çeken Sinan Güler neden hiç oynamadı? Sormazlar mı bu soruyu adama? Maçın son 1 dakikası mıdır yani bu adamın hakkı? Hele ki bir de savunmanın bu derece yerlerde süründüğü bir maçta?

Dünkü F.Bahçe Ülker - Siena maçı gibi tam 51 sayı izledik bu maçın ilk çeyreğinde. Bu kez skor daha dengeliydi ve 24-27 ile Efes lehineydi. Olympiakos'un Sofo üzerinden topu içeri indirme ısrarı ve yapmak zorunda kaldığı faullere karşı Efes'in silahı dış şutlardı. Taktik iç dış dengesini kaybetmiş, tamamen dışarıya kanalize olmuştu. Kerem'in 2, Rakocevic'in 1 adet isabetli üçlüğü vardı oyunda. Zaten ilk 6 buçuk dakikanın skoru 15-15'ti ve Efes'in 9 sayısı bu 3 üçlük ile gelmişti. Oyunda üç sayılık atışlarla kalan Efes Thornton'un üst üste 2 hızlı hücumu basket + faul ile bitirmesiyle bir anda skorda 6 farkla öne fırladı. Bu sırada Yunan ekiplerinin etkili uzunlarına karşı 4 kısaya dönme cesaretini gösteremeyen Ataman içerideki o yavaş ayaklı uzunlarının handikapını yaşadı. 1 dakika içinde Papaloukas, Vasilopoulos ve Kleiza üst üstre boş pota altı basketleri buldular, ki hepsi de penetre arkasıydı. Normalde o boyalı alan 2 tane 2 metre üstü adamla kapkara olması lazım, ama Efes için buranın rengi gri bile değil. Çayır çimen geze geze girdiler içeri. Çeyreğin sonunu Ender'in o tepelerden giren üçlüklerinden biri kapadı. Efes 4/6 ile üçlük atarken Olympiakos'un daha siftahı yoktu.

Santiago ilk çeyrekten ikileyince Kasun girdi oyuna. Kasun & Kaya ikilisi ile devam etti Ataman. 4 kısaya yine geçmedi. Ama ikinci çeyreğin ilk 2 dakikasında içinde Olympiakos'un bu maçtaki ilk üçlüğünü de barındıran 7-0'lık bir seri gelince Ataman önce molayı aldı, sonra da Kaya dışarı, Nachbar içeri şeklinde vuku bulan 4 kısaya geçme kararını. Kasun'un sayıları, Ender ve Smith'in üçlükleri derken Efes maçı önde forse etmeye devam etti. Oly'nin bu sırada kurduğu hücum ribaundu üstünlüğü bir ara 20 saniyede 4 hücum şeklinde bir komediye imza atsa da bu 4 hücumdan 1/6 faul atarak sadece 1 sayı üretebilmeleri daha da büyük komediydi. Sofo'nun içine sanki Ömer Aşık girmiş gibiydi bu yarıda. Onca faul aldırdı, sırayla bütün Efes uzunlarını faul problemine soktu ama 3/13 ile faul attı. Takım halindeki yüzdeleri de 12/26. Kaya'nın avuçlayarak aldığı hücum ribaundu Rakocevic'in ellerinde değerli bir üç sayıya dönüşürken Efes de 46-38'lik skorla maçtaki en büyük farkı yakaladı. Ama faullü Santiago ve 2 faullü Kasun'un yanına daha ilk 20 dakikada faulleri üçleyen Kaya da eklenince ve Oly üst üste bulduğu sayılarla devreyi 46-48 ile kapatınca ofansif anlamda iyi oynanmış bir ilk yarının ardından biraz buruk tat bıraktı ağızda Efes. Akıllara da tıpkı dün olduğu gibi yine şu cümle geldi: Böyle bir maçın ilk yarısında 48 sayı attığınız halde sadece 2 sayı ile önde iseniz, ortada iyi gitmeyen bir şeyler var demektir. Ha bir de, maça deli gibi etkili başlayan Kerem Tunçeri neden unutuldu ki kenarda? F.Bahçe Ülker maçında da ilk çeyrekte çıktıktan sonra oyuna girmediydi, bugün de ikinci çeyreğin tamamını Ender oynadı.

Dememe kalmadı ikinci yarı başladı ve Kerem yeniden oyunda. Ve yine maçın başındaki gibi önce Kerem sonra da Rakocevic'ten iki isabetli üçlük geldi. Sonra arkasından Kerem & Rako ortak yapımı bir hızlı hücum, bir de sağ dipten gelen Nachbar üçlüğü.. 52-61 oldu skor. Şöyle bir baktım da 10/17 oldu Efes'in üçlük yüzdesi. Ben baktım, Oly uyandı. İlk yarıda sadece 2 üçlük bulabilen Yunan takımı Vasilopoulos, Beverley ve Bouroussis, Kleiza ile 4/4 üçlük yüzdeli küçük bir orgazm yaşadı, kopma teşebbüsü gösterebilecek maçı yakalayıp hatta 66-65 ile öne de geçmeyi başardı. Santiago ve Kasun'un faullerini birer arttırıp 4 ve 3 rakamlarına eriştiklerini de atlamayalım üçüncü çeyreğin ilk bölümünde. Bu çeyreğin son 1 dakikası hariç 9 dakikasını kenarda seyrederek geçiren Kaya'nın yokluğunda zaten genel anlamda yumuşak durumda olan Efes savunması iyice serildi ortalara. Evsahibi rahat sayılar buldu, son çeyreğe 76-69 önde girdi. Ne Vujcic, ne Kleiza, ne de Babyshaq.. Ortalığın anasını ağlatan Bourousis oldu. 30 dakikanın 10 dakikasında ayak bastı parkeye ama tam 19 sayı sıkıştırdı araya. Hasta oynamayacak denen adam Kinder sürpriz yumurta misali, ya da yırtık don örneğinde olduğu gibi bir selam çaktı ortaya.

52-61'den sonra gelen 24-8'lik Oly serisi haliyle Efes cephesinde moralleri bozdu. Son çeyrek tam anlamıyla disiplinsizlik konulu seminerlere malzeme olabilecek cinsten bir yapıdaydı. Bol bol üçlükler, bol bol top kayıpları ve Olympiakos'un repertuarda tuttuğu tüm hücum varyasyonlarını izledik. Bitime 1 dakika kala da Sinan Güler girdi oyuna. Takım savunmasını yukarı çeksin diye. E güzel. Olympiakos 49 kez ziyaret etmiş faul çizgisini, Efes Pilsen 16. Adamların 7 top kaybı var, Efeslilerin 20. E bunlar da güzel.

Olympiakos (105): Theodoros Papaloukas 4 (1 ribaund- 8 asist), Nikola Vujcic 10 (4 ribaund- 5 asist), Ioannis Bourousis 23 (1 ribaund- 2 asist), Yotam Halperin 3 (1 asist), Linas Kleiza 20 (11 ribaund- 2 asist), Panagiotis Vasilopoulos 18 (5 ribaund- 1 asist), K.Papanikalou 4 (3 ribaund- 2 asist), Patrick Beverley 6 (3 ribaund), Milos Teodosic 6 (1 ribaund- 7 asist), Sofoklis Schortsianitis 11 (4 ribaund)

Efes Pilsen (90): Mario Kasun 15 (12 ribaund), Charles Smith 7 (3 asist), Igor Rakocevic 15 (1 ribaund- 3 asist), Kerem Tunçeri 13 (4 asist), Bootsy Thornton 13 (3 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 2 (8 ribaund- 1 asist), Bostjan Nachbar 10 (6 ribaund), Daniel Santiago 7 (2 ribaund), Sinan Güler 2, Ender Arslan 6 (1 ribaund)

17 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Ergin Ataman gittikçe kuyunu kazıyorsun...Aferin sana...

Adsız dedi ki...

takımın adı olympiakos, olympiacos değil. olympiacos sadece ingilizcedeki yazılışı ama takım yunan takımı sonuçta.

http://www.olympiakos.gr

saLsa dedi ki...

@ Adsız
Sağol.

saLsa

Adsız dedi ki...

Tebrikler Olympiakos'a

tankut dedi ki...

Biraz önce biten Lottomatica Roma - Maccabi Electra(Doğru yazabildim mi acaba?)maçını izledim.Mücadeleye baktım.İmrendim be!Ey Ataman bu kadar üç sayı atmaya çalışarak ancak Final 16 oynatırsın sen bu takıma...Tebrikler yine iki de iki yapmayı becerdik...

Adsız dedi ki...

2 senede 14 euroleague maçına çıktın Ataman hala 4 kısayla bu işin olmayacağını anlamadın..Ya adam gibi oynat takımı yada çek git...

tankut dedi ki...

Şİmdi istatistiklere göz atıyorumda adamlar 49 biz 16 serbest atış kullanmışız.Top kaybı da 20 ye 7...Harikayız.İlerde de daha iyi olucaz değilmi?Belki de Kerem Gönlümün eksikliğini hissetmiştir Ergin Ataman...Preston'da yoktu.Belkide ondandır.

Adsız dedi ki...

@ salsa

ben teşekkür ederim hassasiyetin için.

Erdem dedi ki...

İstatistiklerde en göze batan 2 tanesi asist/top kaybında olympiakos 28/7, Efes 13/20 ve maçtaki 72 ribaundun 46 tanesi Efes pota altında alınmış.Adamlar hem daha fazla hücum kullandılar hem de bu hücumları daha verimli kullandılar.Normalde yukarıdaki istatistikler 25-30 sayılık bir fark yaratırdı ama Efes'in üçlük yüzdesi ve Olympiakos'un rezalet faul yüzdesidir farkı 15te tutan.
Çok yumuşak bir takım Efes.Takımda Kaya, Sinan ve biraz da Charles Smith'ten başka rakibi yıpratacak savunmacı yok.Efesle Fener karşılıklı otursalar ve birkaç takasla eksiklerini birbirlerinden kapatsalar ikisinin de hayrına olurdu.İyi oyuncuları yan yana dizmekle iyi takım olunmuyor.

maliano dedi ki...

Efes Pilsen'in dış atışlara bağımlı bir maç geçireceğini akşam yemeğini yerken ayaküstü yazmıştım. Yani durumun ne olduğu detaylı düşünmeye gerek kalmadan kabak gibi ortadaydı. Yazık oluyor bu bütçeye,çok yazık. Ergin Ataman her zaman olduğu gibi arkasında bir enkaz daha bırakacak..

burhan dedi ki...

Bu maçı buraya getiren de Ataman,maçı eliyle veren de..

Jordan dedi ki...

sen 5 kısaya donersen hersey mustahak. once ki mactan ders alır insan. ama yok sıfır.

Adsız dedi ki...

nachbar'ın oyunda oldugu zamanlarda, takım 4 kısa temposuna çıkamıyor. zaten bir uzun eksik ve oyundaki de faul problemli olunca, karşı takım 105 oluyor.

bu Kasun kaç dakika oynadı? 15-12 yapmış.

arasbilge

caglar dedi ki...

bu takımın başında ergin ataman olduğu sürece bu takıma kobe bryant gelsede final foura yükselemez.ermalı aldı dün hiç oynatmadı ataman beyefendisi
bide niye milli takımın başında yabancı antrenör var diye eleştiriyor.2 sene olacak efeste neler yaptıklarını görüyoruz. allah milli takımından uzak tutsun ergin atamanı.
türk takımlarının final four yapması için sienanın antrenörü gibi yabancı antrenörler bulmasıyla olur

Bapsteba dedi ki...

Efes-FB maçından sonra Salsa tarafından çok büyük oyuncu diye lanse edilen Sinan Güler bile kurtaramamış Efes'i.Demek ki çok büyük oyuncular Euroleague'de sadece 02:07 dakika süre alabiliyomuş!

Sarıkaya dedi ki...

Bi' Efesli olarak "Ataman sen bizim istifamızsın!" diyorum..

Adsız dedi ki...

sinan guler gercekten cok iyi oyuncu.. ama ataman pek kullanmiyor