9 Kasım 2009 Pazartesi

Vakti Geldi Ayrılığın: Willie Solomon

Beklenen son gerçekleşti, F.Bahçe Solomon ile yollarını ayırdı. Resmi sitede şu şekilde duyuruldu haber ama bir tek bana mı komik geliyor bu açıklama bilmiyorum. İdmana çıkmayan, bu nedenle hakkında zabıt tutturulan, kadro dışı bırakılan, takımın düzenini bozmakla suçlanan bir oyuncuyla nasıl olur da 'Dostane bir biçimde' yollarınızı ayrılabilirsiniz? Bana bunu biri açıklayabilir mi? Şubenin her bir yerinden oraklar geçerken, her dakika bir köşede bir kafa koparken nasıl olur da dostane ayrılıklar yapabilirsiniz? Ya da Remzi Dilli ile profesyonelce bir ayrılık mı yaşandı? Ne için bu şirin görünme çabası? Boş beleş cümleler yazana kadar yazsana oraya abicim ne kadar tazminat ödenecek? Ya da ödenecek mi? Profesyonellik bu bilgilendirmeyi yapmayı gerektirmez mi? Profesyonellik ya da kurumsallık denen meret yerine göre farklılık mı gösteriyor?

Neyse biz işin teknik taktik kısmına bakalım biraz da. 2. Solomon dönemi tam anlamıyla bir fiyasko oldu herkes için. Herkes gibi ben de onun gelişine sevinmiştim ve katkı vereceğini düşünüyordum. Ama o kafasını buraya getirmedi, sadece vücudunu getirdi. O da her ay başı maaşını çekmek için. Top oynamadı adam. Bu yıl düzelir dedik, en azından düzelir diye umdum. Sonuçta takımla birlikte kocaman bir hazırlık dönemi geçirdi vs. Ama yok, geçen yılki vurdumduymazlık sanki araya karbon kağıdı koymuşsun gibi bu yıla da taşındı. Takımın başarısızlığının biletini birilerine kesmek gerekiyordu. O gitti, bu gitti, şu gitti, sıra sonunda Solomon'a da geldi. Şu ruh halindeki Solomon'un gitmesi kayıptan ziyade kazançtır F.Bahçe Ülker için ama iş onun yokluğunu doldurabilmekte bitiyor. Bugün gördük, Greer & Mrsic bu takımın guard rotasyonunu kaldıramaz. Avrupa'yı geçtim, Türkiye'de bile ön alan baskısını yapmayı akıl eden her takım keser biletini sarı lacivertlilerin. Greer baskı karşısında daha kendi yarı sahasında kesiyor dirplingi, çıkamıyor o stresten. Mrsic desen, belini döndüremiyor, yarı yaşındaki Sinan 50 kere dolanıyor etrafından o topu yere vururken. Bir guard ihtiyacı var takımın. Ama 4 numara ihtiyacı da var. Mirsad oynasın ya da oynamasın, bu takımın bir de 4 numaraya ihtiyacı var. Takviye yapılır mı, yapılmaz mı orasını başkan bilir. Tanjevic bilir demek isterdim ama diyemiyorum ne yazık ki. 2 sene önce yaptığımız röportajda 'Mrsic seneye takımda olmayacak elbette' diyen bir adam, şimdi kalkmış 'Greer ve Mrsic bana yeter' diyor. Sezon başından beri 1 dakika şans vermediği 40'lık adama kurtarıcı diye sarılıyor. Hala savunuyorum Mrsci'i. Şu haliyle TBL ve Euroleague'de her maç en az 10 dakikası var bu takımda. Ama o kadar, fazlası değil. Alan savunmasına hücum ediyorsan mesela, ya da üçlüğe ihtiyacın varsa mesela. Bekleyeceğiz göreceğiz. Gelecek günler neler getirecek, neler götürecek göreceğiz. Çarşamba günü Siena maçı var. Tarifi zor bir fark yenirse, belki taraftarın bugünkü isteği gerçekleşecek, Tanjevic gönderilecek. Kim bilir? Fikrim mi? Tanjevic için de vakti geldi ayrılığın. Artık şu takımdan, o olduğu sürece tek gram hayır gelmez. Suratları, ifadeleri, reaksiyonları görmek yetiyor bunun için.

Son olarak.. Sorunlu, kaprisli yıldız oyuncuları oynatmak ayrı bir koçluk ister. Sırtını sıvazlamayı bileceksin, onun esiri olmayacaksın elbette ama onu da kendi esirinmiş moduna sokmayacaksın. Bu memlekette Mustafa Denizli'nin tek idman yapmayan Rapaic'ten nasıl bir star yarattığını görmüş ben, kalkıp da daha Mehmet Okur ile geçinemeyen Tanjevic'ten Solomon'la geçinmesini bekleyemem. Tanjevic mi Solomon mu deseler gözüm kapalı Solomon derim. Deli de olsa, dolu da olsa o Solomon. Ve ruh hali iyi bir Solomon gibisini bulmak hiç de kolay değil. Ofansıyla da, savunmasıyla da. Onun o uzun kollarıyla başlayan takım savunması bir takımı nasıl 3-5 basamak yukarı çeker gördük, deneyimledik daha önce. Ama dedik ya işte tek bir şartla. Ruh hali iyi olacak. Onu da koçu sağlayacak. Sağlayamıyorsa da ikisinden biri kopacak. Burada kopan Solomon oldu. Demode Tanjevic hala orada. Özleyeceğiz, unutmayacağız seni The King.

13 Yorum Yapılmış:

Ufuk Çağdaş Erdem dedi ki...

Solomon yani Deli Oğlan bir Efes taraftarı da olsam seni hep özleyeceğim ve takip edeceğim..Solomon gibi bir gard bulabilecek mi acaba Fener?Herkes Solomon'a yükleniyor ama zaten adamın karakteri kendi içinde dalgalı.Bu biliniyor en baştan beri.O zaman en baştan almayacaksın alıyorsan bu adamı oynatacaksın her ne olursa olsun.Her maçda Tanjevic azarlasın seni istemiyorum desin,bunun üzerine bir de kendi pozisyonuna hem de bir Amerikalı zenci olan Greer'i getireceksin ve bu adamın her halukarda iplerin elinde olmasını isteyen bir oyuncu olduğunu bile bile Solomon'a süre ve sorumluluk vermeyeceksin bunun üstüne bir de oyuncular Solomon'u dışlayacak ondan sonra tüm ama tüm suç günah yine Solomon'a ihale edilecek.Yok öyle şey...Marifet kovmak bozmak değildir önemli olan böyle oyuncuları oynatmaktır.Sorunsuz bir oyuncuyu herkes oynatır marifet Solomon gibi bir karakteri zor oyunu büyük bir oyuncuyu oynatmaktır..Fenerbahçe yönetimi en baştan daha önceki tecrübelerimizden dolayı Solomon'u en baştan almıyoruz deselerdi saygı duyardım.Fakat bunu bile bile alıp sonra da tüm ihaleyi Solomon'a yüklemek hangi akla hizmettir..

Adsız dedi ki...

Solomonla Tanjevic'i alana Gordan Giricek bedava...Üçünü alana Rasim Başak RENDA!!!da...Mahmudi gelmezde bu adam kalırsa 4 numaraya milli takım yıldızı Barış Herseği de alabilir bence...o zaman Paris F4 kesin gibi.Sadece şunu merak ediyorum aydınlatabilirsen sevinirim.Şu üç adamın maliyetleri nedir?
1)Gordan Giricek
2)Igor Rakocevic
3)Ramunas Siskauskas

Adsız dedi ki...

"Şu haliyle TBL ve Euroleague'de her maç en az 10 dakikası var bu takımda. Ama o kadar, fazlası değil."

Hmmm.

Adsız dedi ki...

galiba kaan kural söylemişti bu yaz:
elinde süper bir araba var,o arabaya sahip şanslı birkaç kişiden birisin,yapman gereken tek şey o arabaya layık,iyi bir şoför bulacaksın.ama biz napıyoruz,iyi bir şoför bulmak yerine baştan bir araba yaratmaya çalışıypruz ve haliyle elimizdeki o arabanın çok daha kötü haliyle yola koyuluyoruz.

fb ülker-milli takımın durumuda buna benzer.sırf tanjevic ısrarı nedeniyle fark yaratacak oyunculardan(m.okur-solomon,gricek..)faydalanılamıyor, bunun sonucunda da elindeki malzemenin kalitesi azalıyor.bence bu olayla birlikte tanjevic'in gücü bir kez daha tescillendi.adam taraftarın taptığı,'king' lakabını taktığı birisini bile kendi çekişmeleri sonucu gönderebiliyor.açıkcası ben solomon'ûn gönderilmesini sıra yavaş yavaş tanjevic'e geliyordan çok,tanjevic gün geçtikçe yerini sağlamlaştırıyor olarak yorumluyorum

Gurcay dedi ki...

Solomon gidince takımda kalan tek gerçek oyun kurucu Can Maxim Mutaf... Greer ve Mrsic bildiğiniz şutör guard. Preldzic zaten guard değil. Ama görürsünüz Tanjevic Preldzic'den oyun kurucu yaratmak sevdasına transfer yapmayacak; bu da Efes Pilsen'in ekmeğine yağ sürecek. ;)

atakan dedi ki...

@Gurcay

Can'in en buyuk sorunu bir PG gibi top tasiyamamasi bu yuzden SG pozisyonunda oynuyor genelde. Bu demek oluyor ki hic safkan PG yok su anda kadroda.

bonzo1963 dedi ki...

Çok güzel ve durumu çok net anlatan bir yazı hakkında her birisi değerli katkılar veren yerinde yorumlar okudum. Bazı konularda anlaşamasakta özellikle Çağdaş arkadaşın yorumlarına tam olarak katılıyorum. Günah keçisi ilan edilerek, bu büyük, pahalı ve potansiyalli basketbol organizasyonu rayına oturtulamaz. Bilmiyorum kendi içlerinde tartışıyorlar mı ancak, öncelikle ekip sinerjisini yakalamak gerekiyor.Bu kadro inanın kendi içindeki mrsiç, giricek,mirsad gibi deneyimlilerle oyuncu-koç modeli ile koçu olmadan bile başarılı olabilir. Ama önce kaybolan birlik beraberliği sağlamak lazım, kimseyi kötü göstermeden...

tarski dedi ki...

@Gurcay,
Maxim Can'a da gercek bir oyun kurucu demek biraz zor. Genelde 2 numara oynuyor diye biliyorum, bu yaz milli takimda 2 oynadi hep. Ama boyundan dolayi 1 numaraya cekmeye calistiklarini duyuyoruz.

Diger taraftan Solomon konusunda sucu sadece Tanjevic'e yuklemek insafsizlik olur. Tamam marifet bu tip oyunculari oynatabilmek ve Tanjevic'in hic de boyle bir derdi yok ama Solomon ne Efes ne de Maccabi gibi f8/f4 hedefi olan kuluplerde tutunabildi. O tip hedefleri olan kulupler de hic Solomon'un kapisini calmadilar bir daha, neden acaba? Fenerbahce de f4 icin almadi zamaninda Solomon'u, 100. yilinda tbl sampiyonlugu icin aldi ve hedefine ulasti. Sonraki sene de fena oynamadi ve Nba'e gitti. Yani fb Solomon'dan istedigini aldi. Yanlis olan gecen sene tekrardan takima dahil edilip uzun sureli kontrat yapilmasiydi, ki bunun tanjevic'in karari olmadigi cok belli idi. Belki sadece playoff icin alinabilirdi, ama o kadar. Solomon'un avrupa'da yeni bir Holden olacagi dusunuluyordu. Bunun icin gerekli kuluplerde gerekli sanslari buldu, bunu istemedi veya degerlendiremedi.

Fenerbahce'nin iyi bir guard bulmasi lazim, orasi ayri konu.

Son olarak, fenerbahce seyircisinin bu kadar Solomon sevgisini, ve diger taraftan, mesela, bu kadar da Vidmar elestirisini anlamiyorum. Evet biri onemli maclar kazandirdi, digeri pota altindan kacirdiklari ile sac bas yoldurdu. Ama sonuc olarak, Solomon kendine oynayan biriydi, istemedigi zaman da oynamayan, sallamayan, takimi pek de iplemeyen biriydi. Buna karsilik Vidmar her zaman didinen, elinden gelenin en iyisini ortaya calisan genc bir oyuncuydu. Fb seyircisinin bu sevme/sevmeme denkleminde bir gariplik yok mu? Yetenekli ama kafasina gore takilani, ne takim, ne antrenor dinlemeyeni/ yetenekleri sinirli ama canini disine takana tercih etmek cok mu dogal bir taraftar icin?

Adsız dedi ki...

nbaturka'daki çocuk 2. bir tanjevic yazısı yazmış

Adsız dedi ki...

Ya biri cikipta tanjevicin kaya pekeri Avrupa sampiyonasinda neden oynatmadigini sorsun..
Acaba gecen seneki final serisinin
- ozellikle son macin- ne kadar etkisi oldu bu konuda?
ltfn?

BaHa dedi ki...

Solomonun gidişi aslında bir reaksiyonun başlangıçı oldu denilebilir. Bu gidişten sonra Tanjeviçinde Fenerbahçede kalması çok zor gibime geliyor. 2 haftadır ortalıklarda gezen hakyemez ve açıklamaları bence fenerbahçeyi daha kötü bir gidişe sürüklüyor. Takımda sonuçta problem coaching ama nedense ilk önce idari kadroda yıkım başlatıldı ve manajerliğe düşünülen isimde ne yazıkki hakyemez :)
Bu yine turgay demirel ve kankalari ile planlanmis bir gidiş gibime geliyor...
Açıkta kalmalarına tahammül edilemeyen dogan hakyemez harun erdenay vs.. Takımın başınada oldu olacak orhun eneyi getirin :)

Aydın Örsün gönderilmesiyle bozulan fenerbahçe kimyası bakalım nasıl toparlanacak...

kobe dedi ki...

The king her zaman en begendigim deli oyunculardan bir tanesiydi eger tanjevic deilde aydin ors olsaydi su anda cok farkli seyler oluyor olabilirdi..Onu gercekten cok ozliyecegimiz kesin

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

MAL tanjevic gitseydi de sen kalsaydın be SOLOMON'ım :(