20 Aralık 2009 Pazar

Cumartesi Maçlarına Zoom Yapalım

10. haftanın büyük bir kısmını geride bıraktık, bugün oynanacak 2 maç dışında müsabakalar tamamlandı. Dünkü 6 maçın dördünü evsahipleri alırken, 2 maç da gülen taraf deplasman takımları oldu. Aliağa Petkim sıkıntılı günler geçiren Kepez Belediyesi karşısında bu yılki ilk deplasman galibiyetine ulaşmayı başardı. Bir diğer galip deplasman takımı Beşiktaş Cola Turka ise maçtan önce para sıkıntısı nedeniyle takımla birlikte Ereğli'ye gelmeyen, sonra teminat verilince apar topa takıma katılan Chatman'ın büyük oyunu sayesinde oyunu son çeyrekte döndürdü ve ligdeki 8. galibiyetine imza attı. Maçlar hakkındaki görüşlerimi şöyle sakin kafa ve pazar sabahı gevşekliği eşliğinde yazalım bakalım. Dün her maç için detaylı yazıları ve sayı-ribaund-asist dağılımlarını zaten vermiştik, bunlar biraz daha zoom yapılmış hali ve üzerine salsa sosu dökülmüş versiyonu olacak. Dileyenler o detaylı yazılara her maçın skorunun üstüne tıklayarak da ulaşabilirler zaten.

F.Bahçe Ülker: 87 - Mersin BŞB: 72

Caferağa'ya gidemedim ama dışarıda olmama rağmen maçı seyretmeyi başardım televizyondan. Cuma gecesi rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Asım Pars ve sakatlığı bulunan Nedim Yücel'den yoksun bir şekilde sahaya çıkan Mersin ekibinde toplam oyuncu sayısı 10'du. Bunların da üçü hiç süre almayan Burak, Azizcan ve Emre idi. Ahmet Kandemir 20'ye gitmiş ve hepsinden önemlisi eksik oğlu eksik çıktığı bir maçta neden bu adamlara şans vermez aklım almıyor. Özgüven kalır mı bu adamlarda? F.Bahçe Ülker için rahat oldu, onca eksiğine rağmen rahat oldu. İlk yarıdaki Semih & Oğuz paslaşmaları Aydın Örs'lü 100. yılı anımsattı birden. Mersin'de bu yıl işlerin geçen yılki gibi gitmemesinin en büyük nedeni yabancı oyuncular tabii ki. Ahmet Kandemir her yıl sağlam çaylaklar getirir, onlar da ligin altını üstüne getirirdi. Bu yıl yok öyle bir adam. Emektar Nikolic takımın en bir şeyler yapmaya çalışanı. Bir de sayı kralı Jimmy Baron var tabii. Adam da ne yapsın, kaldırıp kaldırıp atıyor sonuçta. NBA patentli Frahm yoktu, yerine uzun rotasyonunda adam kalmadığı için Cousin oynadı. Bunca kötü şeyin ortasında en boktan şey de Mersin gibi bir takımın kadrosunda dördü Amerikalı 5 yabancı bulundurup, her maç bir Amerikalıyı tribüne yollaması. Yahu bu lüks değil de nedir? Bari yolla birini, al bir tane Bosman da sahaya 5 yabancı ile çık.

Kepez Belediyesi: 77 - Aliağa Petkim: 80

Halil hocam özel bilenmişti elbette maça, sene başında yollarını ayırmak zorunda kaldığı ve şu anda zor günler geçirmekte olan Kepez'e bir darbe de o vurdu. Ligdeki ilk deplasman galibiyetlerini almayı başardılar Antalya ekibinden. Kepez'de hafta boyunca domuz gribi şüphesi nedeniyle hastanede plan oyuncuların hepsi sahadaydı. Cüneyt hariç hepsi oynadı, Cüneyt de zaten formasıyla benchte oturdu. Oyuna çok yüzdeli başlayan Kepez (7/10 üçlük) devrenin sonuna doğru 44-34 ile farkı 10 sayıya kadar çıkardı ama ikinci devrede oyun dengelendi. Son anına kadar çekişme içinde geçen maçı almak ise Aliağa Petkim'e nasip oldu. Kepez'in maç boyunca yaptığı 22 top kaybını da iliştirmek lazım yazının bir köşesine. Şut bileğindeki sakatlığa bir de ayak bileği burkulmasını ekleyen McClinton sadece 2 sayılık bir katkı verebildi (1/7 şut yüzdesi). Onun yokluğunda sazı eline alan Ceyhun Altay oldu. Hosley elbette katkı veriyor her zman ama Ceyhun'un bu ekstra katkılarına ihtiacı var Aliağa'nın. Ekstra katkı demişken Kaan Üner'i de unutmamak lazım. Sezon öncesinde Cevat Soydaş Turnuvası'nı yerinde izlerken bolca bahsettiğim adam beni haklı çıkartmıyor. Babasına bu anlamlı galibiyeti alması konusunda o da sağlam destek çıktı.

Oyak Renault: 85 - Bornova Belediyesi: 82

İlk yarısında farkı 15'e kadar çıkartan bir Renault, sonrasında farkı eritip hatta üçüncü çeyreğin sonunu 3 sayı ile önde geçen bir Bornova, son 10 dakikalık dilimde iki tarafın dabirbirine üstünlük sağlayamayıp bir 10 dakika daha oynadıkları ve sonunda gülen tarafın evsahibi olduğu bir maç. Renault'nun bu galibiyete çok ihtiyacı vardı kim ne derse desin. Kaybetselerdi ciddi bir fırsatı tepebilirlerdi sıralamada. Renault'da Ahmet bu yıl pırıl pırıl parlıyor. Yücel Platin'in Ahmet & Wink ile çift guarda dönüp bunu merkez sistem haline getirmesiyle birlikte Ahmet sıçramasını yaptı. Dakika alan adamın -eğer ki yeteneği varsa- mutlaka katkı vereceğinin en yakın örneğidir Ahmet. Dün de iyiydi. Yaptığı 7 top kaybına kızmıyorum, çünkü sorumluluk almaktan kaçmıyor, olacak bunlar. Heytvelt yine 27 sayı bırakmış rakip potaya, ofansif anlada formda ama tuttuğu adam da yine 22 sayı atmış. Renault en büyük darbeyi Ufuk'tan yiyor aslında. Takım kaptanı Ufuk Kaçar uzun süreli sakatlığının ardından takıma katıldı ama hala varlığı ile yokluğu belli değil. Dün 10 dakika sahada kaldı ama şut denemesi yok. Ne demek istediğimi anlatabiliyorum herhalde. Bornova'da özellikle üç sayılık isabet sayısınaki düşüş devam ediyor. Dün 3 Amerikalı toplam 58 sayı attılar ama onlara eşlik eden Yalçın son 1-2 maçtır olduğu gibi yine yoktu ortalıkta. Nazar değdirdik adama yahu.

Efes Pilsen: 86 - Tofaş: 56

F.Bahçe Ülker gibi Efes Pilsen de ligde kendinden çok daha alt seviyedeki bir takıma kabarıp, yapıştırmış uzak ara farkı. İlk yarısı 6 sayı ile biten maçın ikinci 20 dakikasının skoru 50-26. Tofaş'ta Butler yoktu eyvallah ama bir Allah'ın kulu da çıkıp çift haneli sayı yapsın bir zahmet yahu. Efes'te Nachbar memleketine gittiği için, Rakocevic de herhalde dinlendirildiği için yoktular dün. Rako sahadaydı gerçi ama dakika almadı hiç. 10 kişi ile sahaya çıkan bir diğer takım da Efes'ti yani. Süre almayan Rako'yu da saymaz isek 9 kişi. 6 tanesi çift haneye ulaştı. Bunlardan biri de aldığı 19 dakikalık süreye 11 sayı - 7 ribaund - 3 top çalma - 1 blok sığdıran genç oyuncu Dusan Cantekin'di. Sevindirici bir gelişme Dusan'ın ligde süre almaya başlaması.

Pınar Karşıyaka: 76 - Darüşşafaka Cooper Tires: 66

Efes Pilsen - Banvit maçındaki taraflı (benim değil disiplin kurulunun tanımlamasıdır) yönetimi nedeniyle 5 haftadır dinlendirilen Erşan Kartal'ın ceza bitiminde Efes'in yavru takımı Daçka'nın maçına atanmasıyla dikkat edilesi bir maç haline gelen müsabakada Daçka oyunun içinde kalmasına rağmen evinde normalden daha bir farklı oynayan Karşıyaka'ya diş geçiremedi. 10. haftayı da galibiyetsiz geçtiler. Kazanması gereken bir maçı içeriden Smith (9/9 ikilik), dışarıdan da Toolson (6/9 üçlük) ile kazanan Karşıyaka ise ligin 6 galibiyetli takımlarından biri oldu. Kaptan (!) Gökper Gen maçta dakika almaz iken, takımın üçüncü guardı Gökper'den de genç Serkan Menteşe tam 17 dakika sahada kaldı. Cevat Soydaş'ta Holston sakat olduğu için Gökper ve Serkan oynamışlardı oyun kurucu pozisyonunda. Ve ben Serkan'ı oldukça beğenmiştim, kendine güvenen ve heyecan yapmayan bir guard olarak yazmıştım adını hafızama. İşin Gökper tarafını bilemeyeceğim tabii. Kaptanlığa yükseldiği bir sezonda sadece bu maçta değil diğer maçlarda da dakika çalamıyor oluşu benim, senin, ya da başka birisinin suçu değil herhalde.

Erdemir: 82 - Beşiktaş Cola Turka: 88

Erdemir evindeki ikinci yenilgisini ligin güçlü ekiplerinden Beşiktaş Cola Turka karşısında aldı. İlk yenilgide (F.Bahçe Ülker) olduğu gibi yine galibiyet çok yaklaşmışlardı ama yine kazanamadılar. Son çeyreğe 67-56 önde giren ve bana 'Helal olsun, bak leblebi gibi sayı atan takımı 30 dakikada 56 sayıda tuttular' cümlesini kurdrutan Karadeniz ekibi son bölümde Chatman ve Haluk'a dur diyemedi, sahadan 82-88'lik skorla mağlup ayrıldı. 30 dakikada 56 sayı yiyen bir takım son 10 dakikada 32 sayı yiyorsa yenilmeyi de hak etmiştir ama birazcık, haksız mıyım? Gerçi 13 isabetli Beşiktaş üçlüğüne karşın sadece 2 isabetli üçlükleri varken, ribaundlarda 39-29 ile Beşiktaş üstünlüğü varken, takımın sayı üretmesi gereken isimlerinden Hakan - Gordon - Erdal toplada sadece 11 sayı üretebilmişken bu maçı kazanma noktasına getirmiş olmaları da ayrıca bir artı onlar adına. Yine de Chatman kazanmayı isteyince o maçı almak kolay olmuyor işte. Adam takımın yarısı falan değil bildiğin tamamına yakını. 28 sayı - 7 ribaund - 7 asist nedir arkadaş? 1 değil, 2 değil, adam her maç yapıyor bunu ve türevlerini. Erdemir'de ise Leon 32 sayı attı, haliyle Hakan Köseoğlu da 16 asist yaptı. :)

4 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

a.ipekçi'nin son durumu hakkında bilginiz var mı?ne zaman maç oynanabilir?

iorfa

Adsız dedi ki...

alabalık çiftliği olacakmış en son duyuma göre...

Adsız dedi ki...

tofasta lamar butler kaç maçta çift hanelere ulaştı acaba ? diğer oyunculara haksızlık yapma salsa....

postup dedi ki...

formsuz fenerbahçe karşısında yıllardır kendini yabancılara emanet eden ahmet kandemir yine kaybetti bakalım ömrü ne kadar sürecek?
tavşan bu sefer kepeze çıkmış halil hocaya helal olsun aslanlar gibi kazanmış gelmiş ayrıca domuz gribi denilen oyuncuların hepsi sahadaymış cumartesi günü heralde grip gitmiş domuz kalmış :)ayrıca duyduğum bir dedikoduya göre cüneyt erden bjk yolcusuymuş

bir tebrikte yücel platine dar bütçesine rağmen onurlu mücadeleye devam ediyorlar tabiki bornovayıda unutmamak lazım onlarda kısıtlı kadroları ile 5 galibiyetteler
erdemir maçın sonunu acemeci oynayıp bjkya armağan etmiş maçı ama her iki antrenörüde tebrik ediorum son derece güzel maç izletmişler
efes tofaş için sölenicek bişe yok ama efes gibi kadrosu olan takımın bu maçlarla avunmaması gerekir avrupaya veda etmek üzereler yazık!!!