17 Aralık 2009 Perşembe

Efes Pilsen: 77 - Unicaja Malaga: 79 (ACB >> TBL)

Şayet sahadaki oyuncular tribündeki taraftar kadar isteseydi bu galibiyeti, alırlardı. Ama çok kötüydüler bugün. 50-60'dan 60-60'a getiriş dışında yoktular sanki kafaca. Savunma sıfır, hep aynı oyunları yediler, adamlar sıkıldı Efesliler sıkılmadı aynı hücumu aynı sayıları yemekten. Efes Pilsen'in ofansif anlamda da çok bir şey yaptığını söylemek zor. Rakocevic'in kişisel gayretleri, biraz da Smith. Hepsi o kadar. Savunma yapmıyor diye kenara alınıp bir süre kenarda unutulan Rakocevic savunma yapmıyordu belki ama karşı yarı sahadaki en etkin adamdı. Hem o savunma yapmıyordu da diğerleri yapıyor muydu ki? Dedim ya sürekli aynı oyunları yiyip durdular. Kerem berbat, Kaya berbat, Ender berbat. Bunca berbat gününde olan adam varken ritim değiştirebilecek Sinan sadece 3 dakika oynayabiliyor, Nachbar 3 dakikayı bile göremiyor. İhtiyar Charles'ın dili dışarıda ama tüm azmiyle savunma yapmaya çalışıyor, yetmiyor bir de ofansta yüke omuz veriyor. Kasun iyi başladı ama yine çabucak üçledi faulleri. Alıştık onun bu olayına zaten. İyi oynayarak başladıysa tez zamanda üçlüyor faulleri ve kenara geliyor. Semih Erden'in ilk zamanları gibi, faul almadan rahat edemiyor.

Sonuç olarak kazanılması gereken, kazanılabilecek bir maçtı ama kazanılamadı, kaybedildi. Haklı bir yenilgi miydi sorusunun cevabı ne yazık ki 'Evet'. İstatistik kağıdına bakanlar Rakocevic şu kaçırdığı faulleri atsa maçı almıştık diyebilir belki ama maçı izleyenler ya da yarın öbür gün izleme şansı olanlar takımın savunmadaki rezil halinin farkındadırlar ya da olacaklardır. Kutlamak lazım İspanyolları. Tatlı tatlı oynadılar, kasmadan kazandılar. Rakocevic kenardayken oyunu dengeleyip ritmi ellerine aldılar, maç sonuna kadar da bırakmadılar. Bunca kötü duruma rağmen yine de kazanılabilirdi maç ama takdir-i ilahi yine izin vermedi Efes Pilsen'e. Belki de çekirge misali zıplamasını istemeyerek iyi yapıyor onlara. Yanlışlarını kafalarına vuruyor dan dan diye. Anlayabilene tabii. Bu Omar Cook'un ilacı, ya da belalısı Sinan değil miydi? Hatta bu gerçekle Ergin Ataman da Beşiktaş koçu iken tanışmamış mıydık? Neden hiç hatırlamadı koç bugün bu gerçeği? Neden Omar Cook maç boyunca sanki Avrupa'nın en iyi guardıymış gibi takıldı sahada? Printezis sağlam adam. Hatta Nur Germen'in deyimiyle izleyicilerin ona dikkat etmeleri gerekiyor. Jimenez de yılların tecrübesi, hala döktürüyor. Haluk Yıldırım'a benzetiyorum onu.

Sonuçta iki hafta içinde Türkiye'den galibiyet çıkartan 3. İspanyol takımı oldu Malaga. Bilmem iki lig arasındaki kalite farkına yeterli bir işaret midir bu?

Partizan Fransa deplasmanında 25. dakikası geçilen maçta 6 sayıyla mağlup. Hele bir bitsin o maç, gece şöyle bir durum değerlendirmesi yaparız Efes Pilsen için.

Son bir söz de SkyTürk'e. Devrenin bitimine 5 saniye kala iki koçun üst üste toplam 3 mola aldıkları pozisyonu ve ikinci yarının ilk pozisyonunu reklam yayınlayacağım diye verememek ne denli büyük bir komedidir biliyorsunuz değil mi sevgili kanal yetkilileri?

Efes Pilsen (77): Mario Kasun 11 (4 ribaund), Charles Smith 14 (4 ribaund- 4 asist), Igor Rakocevic 21 (4 ribaund- 2 asist), Kerem Tunçeri 3 (1 asist), Bootsy Thornton 6 (5 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 2 (7 ribaund), Bostjan Nachbar, Daniel Santiago 8 (5 ribaund), Sinan Güler, Ender Arslan 4 (1 ribaund- 3 asist)

Unicaja Malaga (79): Omar Cook 8 (2 ribaund- 5 asist), Berni Rodriguez 2 (1 ribaund), Printezis 15 (5 ribaund), Taquan Dean 4 (1 ribaund), Jiri Welsch 12 (4 ribaund- 2 asist), Carlos Jimenez 12 (8 ribaund- 3 asist), Guillem Rubio 2 (1 ribaund), Joel Freeland 11 (3 ribaund- 2 asist), Shammomd Williams 5, Robert Archibald 8 (4 ribaund- 1 asist), Larry Lewis (2 ribaund)

9 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

yorumcuların maşallahı var gerçekten thorton 3 lük atıyor thortonun sol elle atışı dio harbi kazma bu adamlar:)

Fanatik Basket dedi ki...

acb'nin tbl'e göre her açıdan üstün olduğu aşikar. takım ve kadro kalitelerini bir kenara bıraksak bile, adamlar her lig maçını 15-20 bin seyirciye oynuyor, bizim bazı takımlarımız 15-20 kişiye..

ama bugünkü sonucun ligler arasındaki kalite farkıyla bir alakası olduğunu düşünmüyorum. bu yenilginin ve 2 senedir avrupa'daki başarısızlığın tek sorumlusu ergin ataman'dır. efes pilsen hem bütçe, hem de kadro kalitesi olarak unicaja malaga'nın çok üstünde ama sahada onların yarısı kadar bile oynayamıyorsalar, bunun tek sorumlusu coachtur.

elindeki geniş kadroyu hiçbir zaman düzgün bir şekilde kullanamayan ataman, bugün de bostjan nachbar, sinan güler gibi kilit oyuncuları kenarda unutarak yenilginin mimarı oldu.

Adsız dedi ki...

basketbolumuz cok ilerlemiş gerçekten avrupayı sallıyoruz tüm kulüp takımlarımızın maşallahı var!! kendimizi kandırıyoruz başka birşey değil

Hakan dedi ki...

Evet seyirciler kadar inansalardı mesela yanımdaki arkadaş gibi kaçan her ribaunt sonrası:"Bunu ben bile alırdım deselerdi." ya da iki üç metre ötemdeki arkadaş gibi:"Bunu ben bile atardım." veyahut Efes atış yaparken pota arkasında sürekli bağırıp bayrak sağlayanlar gibi inansaydı bence de kazanırdı. Oyunun kötülüğüne bu mazeret olamaz ama seyrci de bu maalesef.

Hakan dedi ki...

Ve hatta çaprazımdaki arkadaş son 8 saniye kala faul yapınca Efes Pilsen:"Fauller bize yaramaz niye faul yapıyorlar ki?" diyecek kadar konuya hakimdi.

Hakan dedi ki...

Ayrıca Kasun'da sakattı belinden belki görülmedi televizyonda ama son çıkışından önce zor yürüdü ve hatta oturamadı bile sandalyeye. Sürekli sprey ile oyuna sokmaya çalıştılar ve ancak bu kadar dayanabildi sahada.

Adsız dedi ki...

dün salonda futbol seyircisi olsaydı, efes büyük ihtimal maçı alırdı. adamlar 7 kişiyle rahat rahat oynadılar.

bu arada "efesliler" neden kavga etti?

arasbilge

Erol Kaya dedi ki...

kavga tam önümde oldu. Az kalsın ben de yok yere gümbürtüye gidiyordum:)) Tiyatro izlemeye gelmiş olan iki tane kendini bilmez Efesliler grubundaki bir kızın oturmasını söylediler sahayı göremedikleri için. Kız bunları kaale almayınca bu elemanlar terbiyesiz laflar ettiler bu kıza, sonra da bu lafları duyan Efesliler grubu topluca linç girişiminde bulundular... Maçın en kritik anlarıydı. Elemanları ayırmaya çalışalım derken 2 dakika hiç bi şey izleyemedik sağolsunlar. Basiretsiz güvenlik görevlilerine ve salona otübüslerle seyirci getirilmesi mantığına lanet olsun diyorum... Maç boyunca serbest atış sırasında susmaları için yalvardık resmen çoluk çocuk seyirci grubuna, hatta son dakikalarda anons bile yapıldı ama anlayamadı bir türlü bu veletler.. Olmayınca olmuyor.

Erol Kaya dedi ki...

Bir de şu an bütün sitelerde yer alan maçın bence en kritik pozisyonunda Rakoceviçin yaptığı o hatayı BEN YAPMAZDIM. Ufak çaplı bir basketbol geçmişim var:P O top için can siperane ribaunda atlanmasını bilirim demek istiyorum yani. Ama Rako abimiz elindeki topu verdi ve dönüşünde yedik 3lüğü.
Böyle "ben bile atardım o sayıyı" diyen seyirciyi savunmak değil niyetim ama beni de delirtti dün bu takım. Bu potansiyelle böyle oynanabilir mi arkadaş.. Malaga iyi bir takım ama yapılan basit hatalar genç takım seviyesinde izlemeye alışık olduğumuz hatalardı. Özellikle Kerem in topu 2 kere hücuma çıkaramayışı ikinci yarıda turnike fırsatı varken default KT harekitiyle pas vermesi ve topu kaybetmesi ağlanası durumlardı...