3 Aralık 2009 Perşembe

Her Yerinden Öpüyorum Santiago (77-62)

Maçı şayet Ertem Şener anlatıyor olsaydı bundan farksız olmazdı herhalde tepkisi. Bitime 13:32 kala Kaya dörtledi diye oyuna dahil olan Santiago Efes forması altındaki en iyi maçını çıkardı, 17 sayı (5/5 ikilik, 7/9 serbest atış) ile sahanın en skoreri oldu, yanına 6 ribaund 2 de blok ekleyip maçın adamı oldu, maçı kazandırdı, gerekli farkı fazlasıyla getirdi, ve bunların hepsini son 13 dakikada becerdi.

Ne ilk maçın 7 sayıyla kaybedilmiş olması, ne Partizan'ın 2 ekstra galibiyet alarak ortalığı karıştırması, ne de bu maçta alınacak olası bir yenilgiyle harcanmış milyonlarca dolara rağmen Euroleague'e ilk turdan veda etme ihtimalinin yükselecek olması gazlayamamıştı Efes'i. Santiago gazladı. Şans eseri biraz da. Kaya dörtlemese oyuna bile girmeyecekti belki. Diğer hiçbir maçta 27 dakika boyunca kenarda oturmuşluğu yoktu çünkü. Maç o girene kadar Litvanyalıların istediği gibi giderken, bir ara maçı kazansak yeter düşüncesi bile ciddi ciddi hakim olmuştur Efes benchine, eminim. Böyle bir ortamda son 14 dakikada yakalanan 35-17'lik seri ufak bir mucize oluyor elbette. Halbuki Rytas maç boyunca çok da iyi sinyaller vermedi, sadece Efes çok kötüydü o kadar. Melih Gümüşbıçak & Nur Germen ikilisi takılmışlar ilk yarıda 3/3 ile üçlük atan Sinica'ya. Bu zamana kadar 0/8 ile atmış, bugün nasıl 3/3 atar diye. Yahu adam o 8 karavana üçlüğün 7'sini son maçta denemiş zaten Unicaja'ya karşı, önce bir bunu belirtin, sonra da asıl şaşılacak şeyin Sinica'nın yüzdesi değil de Efes'in onu nasıl bu denli boş bıraktığı olduğunu bilin.

Kötü giden, izleyenlere sonu da kötü gidecekmiş hissi uyandıran bir maçtan 15 sayılık farkla ayrılmak keyifli olsa gerek. Önemli idi bu galibiyet ve 8+ fark. Kaybedilse ortalık toz duman olabilirdi. Yine de şu sorunun cebvabını çok merak ediyorum. Ya Kaya dörtlemeseydi?

Ayhan Şahenk potalarına mikrofon koyan zihniyetin izleyenlere ne denli bir eziyet çektirdiğini ise anlatmama gerek yok sanırım. Girmeyen her top, özellikle ilk yarıda (sesi kısıldı herhalde ikinci yarı) odanın duvarlarında yankılandı gümmmmm gümmmmm diye.

Efes Pilsen (77): Mario Kasun 4 (1 ribaund), Charles Smith 4 (3 ribaund- 1 asist), Igor Rakocevic 16 (4 ribaund- 1 asist), Preston Shumpert 7 (1 ribaund), Kerem Tunçeri 5 (2 ribaund- 7 asist), Bootsy Thornton 8 (3 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 8 (4 ribaund- 1 asist), Bostjan Nachbar 6 (1 ribaund), Ermal Kurtoğlu, Daniel Santiago 17 (6 ribaund- 2 blok), Sinan Güler 2 (4 ribaund- 2 asist), Ender Arslan (1 top çalma)

Lietuvos Rytas (62): Bojan Popovic 12 (4 ribaund- 6 asist), S. Barbrauskas 8 (2 ribaund), Dejan Borovnjak 2 (4 ribaund), Milko Bjelica 4 (4 ribaund), Martynas Gecevicius 9 (2 ribaund- 3 asist), D. Zavackas 6 (2 ribaund), Arturas Jomantas 12 (5 ribaund- 3 asist), Justas Sinica 9 (2 ribaund- 1 asist), Aron Baynes (2 ribaund)

16 Yorum Yapılmış:

tankut dedi ki...

Galibiyet süper...Maşallah demek lazım.Bravo hepsine.Fakaaat...maç seyretmeninde zevki vardır be kardeşim...Laflara bak.Bu hemen atar...Bunlar böyle.E be adam,ya adlarını ezberle yapamıyosan önüne bi A4 al yaz adlarını.Basketbol geçmişine lafım olamaz ama yorumculuk sıfır ya.Ortakmı oldu nedir?Bu arada şu an Barcelona seyircisi Ömer Aşığı alkışlıyor.Bu nasıl bir erdemdir kardeşim.Biz oh oh çekerdik o bloktan sonra...Yolumuz uzun...

vselcuk dedi ki...

Macla ilgili aklimda kalan en guzel enstantane bence Skyturk te maci yorumlayan Nur Germen den geldi, Spiker Melih Gumusbicak ile soyle bir dialogu oldu :
M.Gumusbicak: Evet su an ekranda Lietuvas Rytas in antrenoru Kurtiniatis gorulmekte
Nur germen: Melih, Kurtiniatis isimli bir at vardi bilirmisin , cok basariliydi
M.Gumusbicak: ... (sessizlik)

:)))))

( Bu arada internette arastirdim, gercekten Kurtuniadis isimli bir at varmis , adam biliyor abi , ama atlari...)

Maximus dedi ki...

Ertem şeneri basketbola bulaştırmayalım:))

Oğuz Yılmaz dedi ki...

Nihayet Santiago nihayet :)) böyle devam et.

buğra dedi ki...

bu konu ile alakası yok ama biraz önce bütün barcelona seyircisi ömer aşık ı alkışlarken tanjevic adamı oyundan aldı. ben artık açık açık bağıra bağıra küfretmek istiyorum bu tanjevic denen...

buğra dedi ki...

maç sonu röportajda ergin ataman, santiagoyu savunamadıkları için biz de oyunumuzu onun üzerine kurduk dedi.
adama yuhhh derler...
bunun için kayanın dörtlemesini ve maçın 37. dakikasını bekledi.
kaya dörtlemeseydi santiago hiç oynamayacaktı bugün.

Adsız dedi ki...

Nihayet bitti...34 sayı fark...İstanbulun il kodu...Bizimki taksın arkasına 34 lü plakasını dolaşsın.

Erol Kaya dedi ki...

Santiago 27. dakikada oyuna girdi. Atamana salonda en çok kızan ve bağıranlardan biriyim ama Atamanın çizdiği 3. çeyreğin sonundaki 14 saniyelik hücum setini alkışlıyorum. Çünkü ısrarla Santiago ya indirilen top ve Santiagonun smacı bu maçı buralara getirdi. Takımı havaya soktu.
Ancak Efesin açık açık gözüken büyük sorunları var:
* Bence en önemlisi ribaundlardaki etkisizlik - Bunun sebebi sürekli 4 kısa oynama aşkı diye düşünüyorum. Kasun/Santiago ve Kaya yanyana oynayamıyor mu yani...
* Kasun'un formsuzluğu... İnanılmaz kötü bir maç çıkardı. Savunmada kötü hücumda berbat.
* Rakoçeviç'in mutsuzluğu... Ona
hazırlanan setleri usta oyuncu çok güzel bitiriyor ama bazen takım onun eline bakıyor ve böyle olunca da zorlama hücumlar elinde patlıyor. Ama dikkatimi çeken yüzü hep asık Rako'nun. Maç son hücumlarından birinde 10 saniye boyunca Keremden pas istedi ama alamadı. Kerem gitti sayı yaptı, sonraki hücumda da Rako topu kendisi kullandı ve müthiş bi turnike attı ama ardından bir bakışı vardı ki bu takım içi huzur açısından bence üzücü...

Adsız dedi ki...

Kazanmasına kazanadık ama?

Takımda bir ruhsuz hal var.Haftaya galibiyet şart.Kazanırsak bu gruptan Malagayı eleriz.5 maç kazandılar bu hafta Patizana kaybettiler kendi sahalarında.Beter olurlar inşallah.

Güçlü dedi ki...

Ergin Ataman maçtan sonra verdiği röportajda oyunu Santiago'nun üstüne kurduk ve kilidi çözdük dedi. Şimdi, biz mi salağız (Buğra ve ben, çünkü konuya değinen bir tek Buğra olmuş.) yoksa Ergin Ataman'ın bu beyanatı tarihe geçecek bir yüzsüzlük ve "fırsatçılık" örneği de herkes galibiyetin verdiği sevinçle "aman boşver yaaa..." mı diyor.
- Kaya 4'lemese Santiago'yu oyuna alacağı falan yoktu, hiç ayak yapmaya gerek yok.
- Zaten rotasyonda Ermal'i öne alarak, bunu çok net bir şekilde gösterdi.
- Şunu söylemiyorum, "Santiago en baştan oynamalıydı, bu çok bariz bir coaching hatasıdır", yani Santi çok rezil oynayıp, hiçbir olumlu katkı da vermeyebilirdi. Oyuna girdikten sonraki performansı herkesi olduğu gibi beni de şaşırttı.
- Ama kardeşim niye "Santiago çok ekstra oynadı, galibiyeti getirdi." deyip geçmiyorsun. Sanki bir plan çerçevesinde olayı öngörmüş gibi kendine yontuyorsun. Bırak bu şark kurnazlıklarını, hiç gerek yok...
Ataman'ın kafayı yorması gereken asıl konu, takımın yine kötü oynaması, bu galibiyet süper oldu ama önümüzdeki maçlarda daha çok mücadele edip, kalan 4 maçtam 3 galibiyet çıkartırsak gerçekten anlamlı hale gelir.

Adsız dedi ki...

ribaundlardaki etkisizlik denmiş yukarıda.

Aşağıdaki linkten de anlaşılacağı gibi Efes şu ana kadar söylendiği gibi ribaudlarda ezilmemiş..

Toplam Ribaunda Göre Liste

Ama, Efes Pilsen potansiyeli ölçüsünde rakiplerini ribaundlarda ezememiştir denirse katılırım..

Sarıkaya dedi ki...

Anılcığım ;

"..kötü gidecekmiş hissi uyandıran bir maçtan 15 sayılık farkla ayrılmak keyifli olsa gerek. Önemli idi bu galibiyet ve 8+ fark. Kaybedilse ortalık toz duman olabilirdi. Yine de şu sorunun cebvabını çok merak ediyorum. Ya Kaya dörtlemeseydi?"

Yanıtım şu olur.. Asıl keyifli olan tarafı, Efes'in bize +15'e bile burun bükme lüksünü vermesi..

"Seri 0-3 olsaydı n'olurdu?", "Kaya dörtlemeseydi n'olurdu?" türü soruların bence temel arızası, Efes'de işlerin diğer takımlardaki gibi yürüdüğünü zannetmek.

Santiago konusuna gelince, kendisi bu güne kadar EL'de toplam 63 dakika oynamış. 6 ila 12 dakika arasında süreler almış. Ama hepsinde oynamış. Bırakın da koç karar versin hangi oyuncusunu ne zaman kaç dakika oynatacağına. Santiago'nun ilk beş başladığındaki hallerini ilk Rytas maçında görmüştük. Oyunun sonuna saklanan Santiago'nun, faul sayıları artmış ve de yıpranmış Rytas uzunlarına karşı daha etkili olacağının öngörülmesi midir bütün mesele?

Netice itibariyle ben takımın son çeyrekteki 20-9'luk performansından memnun kaldım. Ha, Santiago'nun performansı bazı arkadaşları üzdü ise orasını bilemem?

Erol Kaya dedi ki...

Ribauntlarda ezilmek konusunda ısrarlıyım... Çünkü bütün maçları canlı izledim ve son Malaga, Olympiakos maçlarının tamamı ile dünkü maçın başlarındaki rezilliğimize de şahitim. İstatistiklere bakınca garbage timeları gözden kaçırıyoruz arkadaşlar.
Ribaund sadece çok zıplayarak alınmaz. Box-out yapılarak alınır. Efes'in pota altındaki ribaunt mücadeleri hep sıkıntılı oluyor farkındaysanız.
Efes kadar hücum ribaundu veren var mı onu da bi araştırın isterseniz. (Ortalama 13.2 hücum ribaundu vermişiz.)
Olympiakos maçında aldığımız ribaundların neredeyse yarısını maç 15 fark olduktan sonra aldık. Kasun 12 ribaund aldığı o maçın ilk 3 çeyreğinde nasıl saç baş yoldurdu, Malaga maçında nasıldı, dün neler yaptı heralde gözünüzden kaçmış...

Adsız dedi ki...

Santiago' nun performansına üzülen arkadaşlar, üst tura - çok kolay bir grupta olmanın avantajı ile - çıkabilecek olmanın sevincini yaşayanlar olsa gerek.. Her ne kadar Barca ' dan 34 sayı fark yense de..

Sarıkaya dedi ki...

"Toplam ribaundlara göre liste" veren arkadaşımızın gözden kaçırdığı bir nokta var, o liste takımların aldıkları ribaundları gösteriyor. Bir takımın verdiği hücum ribaundu sayısı ancak, EL yaptığı maçların istatistiklerine teker teker girerek bulunabilir ki bu konuda Erol Kaya yüzde yüz haklı. Mesela Oly ve Malaga maçlarında 17'şer hücum ribaundu verimiş, tam bir rezillik!.

Kasun konusunda ise, Ergin hocadan duyduğum laf hala kulaklarımda..

"Make defence mother .ucker!"

Adsız dedi ki...

Bence hücum ribaundu vermemiz konusundaki sıkıntı kısalar ile ilgili.

Birincisi çok fazla boş üçlük fırsatı veriyoruz ki bu durumda girmeyen toplar boyalı alan dışına sekme ihtimali yüksek toplar oluyor ve rakip kısalar bu topları topluyor. Doğru seçilmiş şut şansı bulan rakip takımlar hücum ribaundu şanslarını da denemek için fırsat buluyorlar. Bunun çözümü dış adamlara baskı ve yakın savunma.

İkincisi de box-out yapmıyoruz.

Burada Kasun eleştiriliyor ama ben savunma / hücum ribaundu proplemlerinin başında Rakoceviç' in yer aldığını düşünüyorum. Baskı yapamayan, adamını kovalayamayan, box-out yapamayan dış adamlarımız olduğu sürece pivotlarımızın hiçbirinin işi kolay olmayacaktır.