30 Haziran 2009 Salı

Mike King Antalya BŞB'de, Uzun da Yolda

Antalya BŞB'nin ilk yabancı transferi netleşti. 2008-09 sezonuna Yunan Larissa'da başlayıp 15-16 civarı sayı ortalaması yakalayan, sezon sonunu ise Kıbrıs Rum Kesimi ekibi Keravnos'ta bitiren 31 yaşındaki Mike King ile anlaşmışlar. 2 numarada oynuyormuş, ama 1'e de kayabiliyormuş. Skor etkinliği kadar savunmasıyla da göze batıyormuş. Larissa'daki istatistikleri şurada. Ben tanımıyorum şahsen, gelince göreceğiz.

Uzun oyuncu konusunda ise arayışlar devam ediyormuş. 4 adayın ismini kapıverdik Altar hocadan. Chris Johnson, Roanne'dan Mohamed Kone, Travon Bryant ve 2009 NBA draftlarında Miami tarafından 60. sıradan seçilen Robert Dozier. Hangisi olursa artık.

29 Haziran 2009 Pazartesi

Ogün & Hasan Aliağa'da, Reha da Kaldı

Aliağa Petkim'den 2 transfer haberi geldi. Hatta 3 diyelim biz ona. Geçen sezonu Trabzonspor'da tamamlayan ve TBL'nin kapısından dönen Ogün Sevinç ve Hasan Özkan ile anlaşmışlar. 2 sezon boyunca Alpella formasıyla iyice mercek altına aldığım Ogün'ün geçen sene katettiği yolu burada sürekli yazmaya çalıştım. TBL takımlarından biri kapar kesin demiştim hatta, yanılmamışım. Hasan Özkan'ı da Trabzon'a giden Hakan Yapar'ın yerine koydular tahminen. Hakan'ın geçen seneki performansına yaklaşabilir mi? Bence zor.

Asıl en bomba haber, Reha Öz'ün de takımda kaldığı. Petkim'in yeni sezonda parasal konularda direksiyona oturacak olması ve oyunculara sıkıntı yaşanmayacağının garantisini vermesi elbette en büyük etken bunda. Yoksa onca taliplisi olan bir oyuncu bir ara herkesin kaçmak için can attığı bir takımla neden sözleşme yenilesin, değil mi ama? Antalya BŞB'nin ilgilendiği ve patlatmak istediği 3 numara bombası da Reha Öz idi. Nasılsa gerçekleşmedi, yazabiliriz artık rahat rahat.

Barbour ACB'ye Terfi Etti

Erdemir'in geçen sezonki yükselişinin mimarlarından biriydi. Ligin ilk yarısının sonlarına doğru katılmıştı takıma ve ligde o geldikten sonra oynanan 18 maçtan 10 galibiyet çıkarmıştı Erdemir. Kupada da finale kalmışlardı. Amca her maç kenardan geldi ama 20 dakikada 18 sayı ortalamasını yakalayıverdi sezon sonunda. Erdemir'den önce 2 sezon İspanya 2. Lig tecrübesi vardı, orada da iyi istatistikler yakalamıştı ama ACB'ye terfi edişi TBL'deki performansı nedeniyle Erdemir aktarmalı oldu. Geçen sezonun En İyi 6. Adamı seçmiştik onu, fazlasıyla da haketmişti zaten. Ligde kalsaydı daha iyi olacaktı ama Erdemir'in bütçesi onu takımda tutmaya yetmedi. Geçen sene 150 bin $ alırken, bu yıl 200 bin $ önerildi kendisine. Ama hem ACB'de oynamak hem de 350 bin $ net para daha cazip geldi haliyle. Onca şey yazmışız gideceği takımı yazmamışız, o da güzel. :) Bruesa'ya gidiyor efendim. Şimdi Ahmet Çakı'ya durduk yere iş çıktı, artık o bölgeye de bir yabancı bulması gerekecek. Dertler 2 idi 3 oldu genç koç için. Postun sonunu Erdemir'den transfer haberleriyle bitirelim bari. Tofaş'ın sözleşme yenilemediği Hadi Özdemir'i kapmışlar. Ayrıca Serhan Kavut'la da yeniden anlaşmışlar. Yerli kadroyu kurdular, artık onlar da çoğu takım gibi yabancı arayışı ile başbaşa kaldılar.

Mehmet Yağmur Sevinirken

Tarih: 7 Mart 2008. 2007-08 sezonu. Normal sezonu liderlikle tamamlayacak olan Beşiktaş Cola Turka ligin 23. haftasında ezeli rakibi G.Saray Cafe Crown'u deplasmanda devirince Mehmet Yağmur'u aldı da bir yağmurrrrr değil tabi, aldı da bir sevinç. Almış mı demeliydim yoksa? Sonuçta ben resmin yalancısıyım. :)

KSK'dan Genç Takviye: Mustafa Görür

Pınar Karşıyaka 1988 doğumlu Mustafa Görür ile anlaşmış. FMV Işıkspor formasıyla bu yıl TB2L'de mücadele eden Mustafa 23 dakika ortalama sürede 11.23 sayı, 4.4 ribaund, 1.0 asist, 1.4 top çalma ve 0.8 blok ortalamaları tutturmuş. 2008 yazında Letonya'da mücadele eden Türkiye Ümit Milli Takım kadrosunda yer almıştı. Ben çıplak gözle izlemedim pek ancak gelen feed-backler olumlu. 2.05 boyunda ve 2-3-4 pozisyonlarında oynayabiliyormuş. Bakalım genç oyuncu ilk 1. lig tecrübesinde başarılı olabilecek mi?

Rubio & Tanjevic

Elinizde sınırsız bir bütçe olsa, Euroleague’den hangi 3 ismi kadronuza dahil ederdiniz?
- Zor bir soru. Partizan’dan Pekovic’i sayabilirim. Boyalı alanda durdurulması çok zor bir güç. Ersan Ilyasova diyebilirim yine (Gülüyor). Üçüncü kim olsun?

Anladığım kadarıyla genç oyunculardan hiç vazgeçmeyeceksiniz, o halde Euroleague’den olmayacak ama Ricky Rubio’ya ne dersiniz?
- Ooo müthiş müthiş. Üçüncü kişi de o olsun. Anlaştık.
6. Adam dergisi 2008 Şubat sayısı için Tanjevic'le yaptığım röportajdan bir kesit. Hazır Rubio'nun menajeri 'Ricky'i Türkiye'den de bir takım istiyor' demişken aklıma düşüverdi, yazdım bir kenara.

28 Haziran 2009 Pazar

Beşiktaş 1992-93

Üst Sıra (Soldan Sağa): Vedat Erman, Donald Brown, Ömer Saybir, Remzi Dilli, Hakan Ergin Alt Sıra (Soldan Sağa): İhsan Bayülken, Turabi Genç, Burak Bıyıktay, Abdurrahman Güven, Çağatay Çırpıcıoğlu

Fotoğraf Hüseyin Aksu Belgerden arşivinden

Antalya'nın Yedek Pivotu: Salih Uğraşan

Altar Tunçkol'un hem idmanlarda 4. uzun olması hem de takımda uzun back-up ı olması için TB2L'den bir yerli pivot ile görüştüğünü söylemiştik. İTÜ'den Salih Uğraşan'dı ilk ve tek hedef, bitirmişler. Şimdi onlarda da kadro şekillendi az çok. 1 tane yerli 3 numara, 3 tane de yabancı ellerinden öpüyor Altar hocanın. Onlar da tamamlanınca tam bir takım olacaklar.

26 Haziran 2009 Cuma

Mehmet Yağmur & Marko Kolaric Tofaş'ta

Ligin yeni takımlarından Tofaş'ta da yeni sezonun kadrosu üç aşağı beş yukarı belli oluyor. Beşiktaş Cola Turka ile güzel bir sezon geçiren Mehmet Yağmur yeni sezonda Tofaş'ın 1. guardı olacak. Kapanma kararı alan Çanakkale Belediyesi'nden 4-5 oynayabilen 2.13'lük Marko Kolaric'i de almışlar. Kariyeri ve altyapısı sağlam bir oyuncu, 84 doğumlu. Sezon içinde TB2L'nin en dikkat çeken yabancılarından biriydi zaten, istatistik olarak ve oyun olarak 'Ben buradayım' diye bağırdıydı sezon boyu. Yeni transfer olarak bir yerli oyuncu ve duruma göre 1 ya da 2 yabancı daha kovalıyorlarmış. Geçen seneki kadronun tek yabancısı Sean Morgan Denison ile parada anlaşırlarsa takımda tutacaklarmış.

Peki yerli kadroda durum nasıl? İlkan Karaman ve Fırat Töz zaten sözleşmeleri sürüyordu, takımda kalmışlar. Sözleşmesi bitenlerden Can Altıntığ, Nezih Özbakır, Melih Sevda, Orçun Göllü ve Onat Akış'la yeniden anlaşmışlar. Hadi Özdemir ve Rahim Rızvanoğlu'na ise yol vermişler. Bir de Cihad Şahin var. Onunla da anlaşmak istiyorlarmış ama kesinleşen bir şey yokmuş henüz. Altyapıdan da 4 oyuncuyu atmışlar yukarı.

G.Saray'da Chuck Davis Tamam

G.Saray Cafe Crown'un Chuck Davis ile ilgilendiğini yazmıştık 3 gün önce. Transfer çok çok çok büyük olasılıkla bitmiş. Yakında resmi duyuruyu yapacaklarmış. Artı olarak bir de ismini henüz öğrenemediğim bir Bosman oyuncuyla anlaşmışlar. Onla ilgili bilgiyi de öğrenince paylaşırım. Geçen seneki yabancılardan da kalan olmayacak büyük ihtimalle. Tolliver, Hosley, Atkins kesin yoklar da Graves & Milo da olmayacaklarmış %90.

Phoenix Preldzic'i Seçti

F.Bahçe Ülker'in genç Sloven'i Phoenix Suns tarafından 57. sırada draft edildi. Tahminimce gitmeyecektir hemen, 1 yıl daha Avrupa'da durur en kötü ihtimalle. NBA'den ziyade Avrupa basketbolunu daha çok beğendiğini ve vakti zamanında bir röportajımız esnasında 'Orada benchte çürüyeceğime burada kral olurum' sözlerini söylediğini de belirtmek gerek ek olarak. Her ne olursa olsun, planlı bir şekilde ilerleyip sağlam bir gelişim gösterdi Emir. İlk geldiği zamanları hatırlıyorum, ilk tanıştığımızdaki hallerini falan, şimdi gayet ayakları yere sağlam basan bir oyuncu haline geldi. Şutu hala belli bir standartta değil ama olsun. Bazen iyi sokuyor, bazen feci çember dövüyor. NBA için fiziği de çelimsiz kalabilir ama ben onu Avrupa'da izlemek istiyorum şahsen. NBA'e gidip de kapsama alanımdan çıkmasın. :) Şaka bir yana tebrikler Prle, yolun açık olsun kardeşim.

25 Haziran 2009 Perşembe

Şimdi Nerede? #13: Ersan Özseven

Fotoğraf 2006 All-Star organizasyonundan. Genç Ersan o sene smaç yarışmasını şampiyonlukla kapamış ve dikkatleri üzerine çekmişti. Ne yazık ki o sene 1. Lig'deki son sezonu oldu. 2007-08 sezonunda İTÜ forması ile, bu sezonun ise ilk yarısında Vestel, ikinci yarısında Tenis Eskrim Dağçılık takımlarında görüldü. Performansı rakamlara yansıdığı kadarıyla fena değil. Ama en fazla iyi bir TB2L oyuncusu olacak gibi duruyor sanki. Kendisinden 1 yaş büyük Ümit Sonkol gerekli aşamayı kaydedip Telekom'dan sözleşme kaparken, onun sürekli olarak irtifa kaybetmesi hoş olmamış tabii. Hatıra olarak bu resim çıktı arşivden. Ersan üstten smacı çakıyor, Ümit de alttan flaşı. Güzel fotoymuş, arşivde tozlanacağına blogda parıldasın daha iyi. Hem ne zamandır 'Şimdi Nerede?' yazısı da yazmıyormuşum, bu gerçekle yüzleşmem açısından da iyi oldu bu.

Telekom'un 2. Transferi Ümit Sonkol

Murat Özyer yönetiminde gireceği yeni sezon öncesi transfer çalışmalarına devam eden Türk Telekom Soner Şentürk'ten sonra ikinci transferini de yaptı. Geçen sezonu Mersin BŞB forması altında, ilk yarıda kötü, ikinci yarıda ve Play-Off maçlarında ise iyi oynayarak geçiren, son yıllardaki gelişimiyle büyük takımlara iyi bir cezalandırıcı 4 numara olarak göz kırpan Ümit Sonkol için hayırlı olsun. Ben beğenirim Ümit'i. Çalışkandır, işini yapar, iyi de yapar, e yaşı da 27. Mis gibi mis.

Aliağa'da Yeni Sezon Planları

Geçen sezon başında yapılan savurganlıklar, sponsor Petkim'den gelen paranın doğru düzgün kullanılmaması ve yanlış tercihler yapılması sonucunda sezon sonunu 6 Türk oyuncuyla -mucizevi bir şekilde de ligde kalarak- getirmişlerdi. Koç gitmiş, Amerikalılar kaçmış ama onlar yine de bir şekilde ligde kalmayı başarmışlardı. Bu yıl işler biraz daha ciddi, biraz daha profesyonelce ilerleyecek gibi duruyor. Zira Petkim -kendi adının da lekelendiğini düşündüğünden- olaya el koydu, paranın yönetimini eline aldı. Bu da takımda parasal işlerin geçen seneki gibi olmayacağını gösteriyor. Zaten gelen duyumlar da oyuncuların bu güveni hissetmeye başladığı yönünde.

Kadronun nasıl olacağına gelelim hemen. Geçen seneki kadrodan Fatih Solak, Bora Sancar ve Hakan Yapar ayrıldılar. Fatih'in nereye gideceği netleşmedi henüz, sağlam para istediğinden alıcılar birer birer uzaklaşıyor ondan. Bora abinin ne yapacağı belli olmaz, çıkar yine bir yerlerden. Hakan Yapar ise Trazon'a gitti. Ben şaşırdım açıkçası, sezon sonundaki performansı ile 1. Lig seviyesinde kalmayı hak eden bir oyuncuydu. Ama Trabzon da bu yıl büyük oynayacak gibi sanki, onu düşünerekten 'Tamam' demiş olabilir. Ceyhun Altay, Hazer Avcı ve Berkay Sahillioğlu takımda kalan isimler. Reha Öz ve Eren Beyaz ile de anlaşmaya çalışıyorlar, takımda tutmak amacındalar. Mersin BŞB'den genç guard -aynı zamanda Halil Üner'in de oğlu olan- Kaan Üner'i almışlar 3. guard olarak. Eren ve Reha'nın kadroda kalacaklarını varsayarak yapıyorum bu yorumun kalan kısmını: Bir tane yerli forvet alacaklarmış, 3 tane (biri guard, ikisi uzun olmak üzere) kolejden yeni mezun Amerikalı getirip, 2 tane de genç oyuncuyu kadroya katıp Ceyhun, Hazer, Berkay, Kaan, Reha, Eren, 1 yerli forvet, 3 Amerikalı, 2 genç oyuncu şeklinde 12'yi tamamlamak amacındalarmış. Şimdilik durumlar böyle. Ama Reha'yı isteyen epey takım var, onun ayrılma durumu da olabilir Aliağa'dan.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Alper Saruhan KSK İle Anlaştı

Alper Saruhan, Oyak Renault ile anlaşamamış ve Aliağa Petkim ile görüşmelere başlamıştı. Ancak bugün öğrendiğime göre Pınar Karşıyaka ile anlaşmış. Tekel'de 2005-06 sezonunda Hakan Demir'le beraberlerdi, 4 sene sonra yine buluşmuş oldular.

G.Saray Chuck Davis'in Peşinde

'Tolliver gibi şutu olan ama sırtı dönük oyun oynamayı da becerebilen bir 4 numara arıyoruz' demişti koç Okan Çevik. Üçlük konusunda olmasa da orta mesafede şutlarıyla can yakma kabiliyetine sahip, sırtı dönük oyunu olan, hatta zaman zaman uzunsuzluktan 5 gibi bile oynayabilen, ligimizin en değerli uzunlarından Chuck Davis ile ilgileniyormuş G.Saray Cafe Crown.

Renault'nun Son Yerlisi Ufuk Kaçar

Renault'nun bu yıl -genç olmadığı halde- büyük gelişim gösteren bir 3 numara alacağını yazmıştık daha önce. İsmini vermemiştik transfer netleşmediği için. Bugün olay nihai halini almış. Ufuk Kaçar sözleşmeyi imzalamış. Yeni sezonda Oyak Renault takımının formasını giyecek, aynı zamanda takım kaptanlığını da yapacak. 1. lig kariyerine 92-93 ve 93-94 sezonlarında Renault forması giyerek başlayan Ufuk bu yılki performansından sonra takımı küme düşse bile ligde kalmayı hakeden bir oyuncuydu. İyi olmuş, hoş olmuş. Şimdi artık yerli kadro tamamlandı Renault'da, gözler gelecek 3 yeni yabancıda.

Kevin Fletcher Beşiktaş'ta

Beşiktaş Cola Turka'da sezonun ilk yabancı transferi gerçekleşti. Makedon pasaportuna sahip olmasından dolayı Bosman kuralına da uyan Amerikalı Kevin Fletcher yeni sezonda siyah beyazlı formayı giyecek. Burak hoca Fletcher'ı 4. yabancı olarak, Cevher ve yeni transfer edilecek pivotun backupı olarak düşünüyor onu. Zaten ofansından ziyade savunmasıyla öne çıkan, savaşçı bir oyuncu. Kariyerinde Yunan Aris takımı var, geçen seneyi ise Rus Enisey Krasnoyarsk takımında tamamladı. İstatistikleri şurada.

Cevher, Muratcan, Adem ve Haluk'la sözleşme yenilemişler. Eski oyuncuları genç Kerem Özkan'ı da kadroya katmışlar. Engin Atsür ile ilgileniyorlar, büyük olasılıkla olacakmış. Bir sağlam pivot, bir de iyi skorer alıp kadroya son çekli verecekmiş Burak Bıyıktay.

23 Haziran 2009 Salı

Eurobasket.com TBL 2008-09 Sezonu Ödülleri

Eurobasket.com sitesi TBL'de 2008-09 sezonunun en başarılılarını seçmiş. Birçok kategori var. Tek tek hepsini yazmayayım. Şuradan girip bakabilirsiniz. Salsabasket olarak sizin oylarınızla belirlediğimiz ödüllerle çakışan ödüller de var. Misal Evren Büker, misal Charles Smith, misal Ahmet Çakı. Bu arada en iyi Bosman 5'inin guard pozisyonunda da Preldzic var. Tanjevic'ten sonra Eurobasket de çocuğu 1 numaraya koydu yani.

22 Haziran 2009 Pazartesi

F.Bahçe Ülker'e 5 Maç Ceza

Cezalar belli olmuş. Ödül de denebilir tabii. F.Bahçe Ülker'e 5 maç seyircisiz + 40 bin TL, Murat Özaydınlı'ya ise 30 gün hak mahrumiyeti + 4 bin TL. Meşrudur bundan sonra ne yaparsanız demek oluyor herhalde bu. Eeeee federasyon böyle yaparsa cemaat ne yapsın. Ne yapacak? Aynen takılsın.

Hakan Erol & Caner Şentürk Antalya BŞB'de

Antalya BŞB'de transfer tüm hızıyla devam ediyor. Kepez'den Hakan Erol ve Erdemir'den Caner Şentürk ile anlaşmışlar. Altar Tunçkol'un bir yerli 3 numara bombası patlatacağını, bir tane de genç yerli uzun (TB2L'den) alıp yerli transferini kapatacağını ve alacağı 3 yabancıya konsantre olacağını da ekleyerek postu sonlandıralım bakalım.

Salsabasket özel haberidir.

Özyer - Şentürk - Feldkamp Sunter

Türk Telekom'da bir tabu yıkıldı 2010 öncesinde. Ercüment Sunter koç koltuğundan kaldırıldı ya da kendi kalktı orasını bilemem ama Telekom'un başında bu yıl Murat Özyer olacak. Aslında bu gelişmenin aniliği hakkında kuşkularım var biraz. Zira Özyer Telekom'dan önce KSK ile gayet dirsek temasındaydı, geçen haftaya kadar. Geçen hafta Telekom Özyer'in kapısını çalınca dirsek temasını kesen Özyer KSK'ya 'Beni beklemeyin' mesajını yolladı. Şimdi iş resmiyet kazanmasa da, yani imzalar atılmasa da Telekom'a hoca oldu. Murat Özyer'in lobisi hakkında da sağlam bir kanıttır bu transfer. Koskoca Sunter'i yerinden kaldırmak yıllar sonra ona nasip oldu. Gerçi Sunter yine çok uzaklarda değil. Feldkamp'ın Skibbe'ye yaptığı gibi Murat Özyer'in tepesine oturdu o da. Başarılı bir hamle mi bu? Göreceğiz. Özyer'in de G.Saray'dan nasıl yollandığını biliyoruz. G.Saray'daki o liseli abilere bir türlü kendini sevdirememişti eyvallah ama taktiksel açıdan da ciddi eleştiriler almıştı. Gerçi biz onunla ilgili şöyle bir yazı yazmış ve bazı konularda hakkını teslim etmiştik ama bu onun geçen sene başında sponsor zoruyla takımda kalmasını, Beşiktaş ile anlaşmışken bir anda kendini yeniden G.Saray koçu olarak bulmasını ya da hepsini geçtim sarı kırmızılıların basketbol şubesindeki bazı hatırı sayılır kişilerle olan kan uyuşmazlığını ortadan kaldıramazdı. Ne demişiz o eski yazının başlığında? 'Hataları vardı, ama katkıları da'. Bu kadar basit.

Şimdi bu Feldkamp arkası Skibbe modeli Telekom'da tutar mı? Tutabilir. Çünkü cidden bazı konularda fazlasıyla tutucu olan bir kulüp Telekom. Zaten başlarına ne geldiyse de bundan geldi ya, neyse. Yıllardır her türlü yolu deneyip tek bir yolu denememişlerdi. Bu yıl yarım yamalak da olsa o yolu denediler. Ama roller ve bu rolleri oynayacak oyuncular doğru mu seçildi? Bunu bekleyip göreceğiz. Şimdiden yorum yapmak biraz kahinlik olur gibi.

Yeni sezonun ilk transferini ise bu yıl Daçka ile ligin tozunu atan Soner Şentürk'ü alarak gerçekleştirdi Telekom. Soner ciddi anlamda gelişme gösteren, fazlasıyla potansiyelli bir oyuncu. Şutu konusundaki zaafiyetleri dışında gayet dominant bir guard. Arkadaşlarını oynatan, gerektiğinde kendi oynayan, delicilik konusunda master sahibi, tam sahayı 3-4 saniyede driplingle geçebilen ve henüz 23 yaşında olan biri. Bakmayın siz Milli Takım'a alınmadığına. Babası Milli Takım'a sponsor olsaydı o da alınırdı 3. guard olarak, çok önemli değil. Çok büyük bir kıstas da değil zaten artık Milli Takım'a seçilmek, ya da 'Milli Oyuncu' yaftası taşıyabilmek. Ben en çok Efes'in onu nasıl bıraktığına şaşırdım. Sonuçta Daçka oluşumu Efes'e oyuncu yetiştirmek için var ve sen o oluşumun en önemli parçasını ligde -az da olsa- çekiştiğin rakiplerinden birine gönderiyorsun. Ya da en azından engel olamıyorsun. Telekom bunu Caner Öner'de de yapmıştı ama o fena patladı ellerinde. Soner sanmıyorum ki öyle olsun.

Bir de Hüseyin Beşok konusu var. İlgileniyorlar ama net bir şey yok ortada. Hüseyin'in Avrupa'dan da çok taliplisi var. O olay netleşince yine yazarız bir şeyler ama şimdilik -en azından şu gün şu saat itibariyle- netleşmiş bir şey yok.

Son paragraf da Bekir Yarangüme için gelsin bari. Telekom'da Tutku & Serkan dışındaki tüm yerli oyuncuların kontratlarının feshedildiği haberi gelmişti hatırlarsınız. Ve biz de Bekir'e büyük ayıp edildiğini, Serkan'ın kontratı korunuyorsa Bekir'in kontratı 3 kere korunmalıydı demiştik hani. Bugün Bekir Tanjevic tarafından Milli Takım aday kadrosuna çağırılınca Telekom resmi sitesi bunu manşetten vermiş 'Bekir Gururumuz Oldu' diyerekten. Eee hayat işte. Bir öyle, bir böyle.

A Milli Takım Aday Kadrosu Açıklandı

Fatih Solak (Aliağa Petkim), Cevher Özer (Beşiktaş Cola Turka), Barış Hersek (Darüşşaka Cooper Tires), Ender Arslan (Efes Pilsen), Engin Atsür (Efes Pilsen), Kerem Gönlüm (Efes Pilsen), Kerem Tunçeri (Efes Pilsen), Sinan Güler (Efes Pilsen), Oğuz Savaş (F.Bahçe Ülker), Ömer Aşık (F.Bahçe Ülker), Ömer Onan (F.Bahçe Ülker), Semih Erden (F.Bahçe Ülker), Cemal Nalga (G.Saray Cafe Crown), Evren Büker (G.Saray Cafe Crown), Hidayet Türkoğlu (Orlando Magic), Ersan İlyasova (Barcelona), Bekir Yarangüme (Türk Telekom)

Kadro açıklanmış, pozitif anlamda bir sürpriz yok elbette. Cevher ve Evren'in hatta Bekir'in hakettikleri bir biçimde ödüllendirilmeleri güzel. Ama Cemal Nalga nedir ya? Fatih Solak nedir? Kaya Peker'le kavgalısın anladık, kadroya almayacağını da biliyorduk ama mantık terazisinde bu iki adamın toplamından daha ağır basar Kaya. Haydi onu geçtim, Engin Atsür'e ne demeli? Sezon boyunca kaç maç oynadı bu adam? Sakatlandıktan sonra bir kere bile forma giymedi. Zamanında bu takımın 1. guardı ilan edilen Hakan Demirel bu yıl Erdemir'de gayet de güzel bir sezon geçirmesine rağmen 3. guard bile olamıyorsa şu takıma, kimse benden bu işlerin bir plan program çerçevesinde yürüdüğünü zannetmemi beklemesin.

Demirel'in Olay Pozisyonla İlgili Yorumu

Efes Pilsen - F.Bahçe Ülker final serisinin 5. maçında bitime 13 saniye kala Fatih Söylemezoğlu tarafından çalınan kritik düdük günlerce konuşuldu, tartışıldı. Kurallar ortaya döküldü, kuralın uygulanış şekilleri örneklerle anlatıldı falan ama yine de kimse tatmin olmadı. Olaya bir bakış açısı da başkandan gelmiş. Seri sonundaki ilk röportajını Vatan gazetesine veren Turgay Demirel malum pozisyonla ilgili şöyle demiş:

Fatih Söylemezoğlu orada 13 saniye kala kurala göre bir yorum yaptı ve düdük çaldı. Bu esasında değişen bir kural. ‘Top oyunda değilken, yapılan her faul sportmenlik dışı olarak çalınır’ şeklinde karar. Top oyuna girmeden böyle bir şey çalınmasın diye MHK’nin bütün hakemlere sözlü olarak uyarısı vardı. Defalarca yapıldı bu uyarı bütün toplantılarda. O toplantılarda diyorlar ki; bu çok ağır bir karar olur. Topu oyuna sokarken eğer itişlerde, birebir mücadelelerde faul çalınacaksa bunu top oyuna girdikten sonra çalın. Ya da çalamıyorsanız iki tarafı da ikaz edin. Topu tekrar oyuna sokması için oyuna sokacak oyuncuya verin. MHK’nin bütün hakemlere yaptığı uyarılar var. Ve bu nedenle bu karar sene başından beri bu şekilde hiç uygulanmadı. Maçın son 13 saniyesinde durum berabereyken böyle bir karar çıkınca kural doğru ve geçerli olmasına rağmen, hiç uygulanmasın talimatı verilmesine karşın bu uygulanınca doğal olarak sert bir tepki oluştu.
Röportajın tamamına şuradan bakabilirsiniz, daha birçok konu hakkında da açıklamaları var başkanın.

21 Haziran 2009 Pazar

Aday Kadro

Eurobasket '09 için A Milli Takım aday kadrosu Pazartesi saat 11:00'de açıklanıyor. Var mı sürpriz beklentiniz?

TBL Transfer Dosyası (2009-10)

Aliağa Petkim

Gelenler: Kaan Üner (Mersin BŞB), Ogün Sevinç (Trabzonspor), Hasan Özkan (Beykozspor), Mateo Kedzo (Energa Czarni Slupsk), Chris Johnson (LSU), Mustafa Baki Görür (FMV Işıkspor), Murat Tanış (Beykozspor), Aleksej Nesovic (Union Olimpija), Lorenzo Gordon (Deutsche Bank Skyliners), Halil Üner (Koç), Quinton Hosley, Jack McClinton
Gidenler: Fatih Solak, Hakan Yapar, Bora Sancar, Eren Beyaz

Antalya BŞB


Gelenler: Önder Külçebaş (Casa TED Kolejliler), Umut Yenice (Banvit), Oktay Yılmaz (Banvit), Hakan Erol (Kepez Belediye), Caner Şentürk (Erdemir), Salih Uğraşan (İTÜ), Azmi Turgut (Beşiktaş Cola Turka), Brian Greene (Union Olimpija), D.j. Thompson (AEK), Aaron Jackson (Dukes), Serkan İnan (Kepez Belediye), Teoman Örge (G.Saray Cafe Crown), Patrick Femerling
Gidenler: Can Akın, Ersin Görkem, Michael Green, Marcus Douthit, Ralph Mims, Ricardo Marsh, Ümit Türkoğlu, M.Kemal Bitim (Menajer oldu), Hadi Doğan, Cemal Bayraktar, Mohamed Kone

Banvit

Gelenler: Orhun Ene (Koç), Barış Ermiş (Türk Telekom), Barış Özcan (Türk Telekom), Goran Cakic (Azovmash Mariupol), Chuck Davis (Aliağa Petkim), Keith Simmons (Deutsche Bank Skyliners), Barış Hersek (Darüşşafaka Cooper Tires)
Gidenler: Joe Crispin, Jason Forte, Andre Brown, Erkan Veyseloğlu, Umut Yenice, Oktay Yılmaz, Caner Topaloğlu

Beşiktaş Cola Turka

Gelenler: Kevin Fletcher (Enisey Krasnoyarsk), Kerem Özkan (Eyüp), Lonny Baxter (Panionios), Engin Atsür (Efes Pilsen), Brad Newley (Panellinios), Cem Coşkun (Genç Telekom)
Gidenler: Jimmy Baxter, Azmi Turgut, Mehmet Yağmur, K'Zell Wesson

Bornova Belediye

Gelenler: Çağdaş Erdoğan (Vestel), Mesut Ademoğlu (Kepez Belediye), Ivan Koljevic (Cherkosy Monkeys), Mehmet Gültekin (Aydın Lisesi Spor Kulübü), Josh Shipp (UCLA), Kedrick Brown (Anaheim Arsenal), Frank Elegar (Eisbaren Bremerhaven), Şahin Ekmen (Darüşşafaka Cooper Tires)
Gidenler: Fırat Aydemir, Halit Serdar Güngör, Scott Williams Merritt, Çağlar Gürle, Erdinç Gül

Darüşşafaka Cooper Tires

Gelenler: Hakan Demirel (F.Bahçe Ülker), Can Özcan (Trabzonspor), Stefon Jackson (UTEP Miners), Alper Özcan (Casa TED Kolejliler), Polat Kaya (Casa TED Kolejliler), Connor Atchley (Texas Longhorns), Jermareo Davidson (Golden State Warriors), Haris Mujezinovic (AEL Limassol)
Gidenler: Soner Şentürk, Emre Bayav, Maarten Leunen, Cliff Hammonds, Sean Banks, Şahin Ekmen, Barış Hersek

Efes Pilsen

Gelenler: Igor Rakocevic (TAU Ceramica), Bostjan Nachbar (Dinamo Moskova), Daniel Santiago (Regal Barcelona), Ermal Kuqo (Pamesa Valencia)
Gidenler: Milos Vujanic, Engin Atsür, Cenk Akyol, Michalis Kakiouzis, Mustafa Abi

Erdemir

Gelenler: Hakan Köseoğlu (Pınar Karşıyaka), Ümit Türkoğlu (Antalya BŞB), Serhat Uğur (Vestel), Erkan Veyseloğlu (Banvit), Erhan Yetim (Pınar Karşıyaka), Melih Yıldız (Tofaş), Leon Willliams (Pınar Karşıyaka), Ramel Curry (Scavolini Pesaro), Mohammed Kone (Antalya BŞB), Mithat Demirel
Gidenler: James Thomas, Chris Burgess, Mithat Demirel, Özgür Bıyık, Alper Yılmaz, Umut Görür, Hakan Demirel (Kiralıktı, döndü), Caner Şentürk, Antwain Barbour

F.Bahçe Ülker

Gelenler: Lynn Greer (Olympiakos), Tarence Kinsey (Cleveland Cavaliers)
Gidenler: Hakan Demirel, Marques Green, Devin Smith, Enes Kanter, Gasper Vidmar (Kiralık)

G.Saray Cafe Crown

Gelenler: Okan Çevik (Koç), Can Akın (Antalya BŞB), Evren Büker (Oyak Renault), Radoslav Rancik (Benetton), Darius Washington (Ural Great), Eren Beyaz (Aliağa Petkim), Caner Topaloğlu (Banvit), Simas Jasaitis (Joventut Badalona), Mike Wilkinson (Khimki)
Gidenler: Cüneyt Erden, Milan Gurovic, Erdem Türetken, Anthony Tolliver, Quinton Hosley, Rashid Atkins, Antonio Graves, Altay Özurgancı, Dejan Milojevic, Hüseyin Beşok, Teoman Örge

Kepez Belediye

Gelenler: Ersin Görkem (Antalya BŞB), Hadi Doğan (Antalya BŞB), Erdem Türetken (G.Saray Cafe Crown), Bora Sancar (Aliağa Petkim), İlkay Okay (Tenis Eskrim Dağcılık), Jovo Stanojevic (Vojvodina), Alex Gordon (Oyak Renault), Ekene Ibekwe (M.A. Selçuk Üniversitesi), Fatih Solak (Aliağa Petkim), Cüneyt Erden (G.Saray Cafe Crown), Tab Baldwin (Koç), Shan Foster (Eldo Caserta), Brad Buckman (Galil Gilboa)
Gidenler: Hakan Erol, Berent Kavaklıoğlu, Darren McLinton, Edmund Saunders, Arda Urcu, Melih Yavşaner, Mesut Ademoğlu, Robert Traylor, Güven Esmer, Serkan İnan, Gerald Fitch, Halil Üner

Mersin BŞB

Gelenler: Asım Pars (Türk Telekom), Burak Yönder (Trabzonspor), Jimmy Baron (Rhode Island), Richie Frahm (Reno Bighorns), Marcus Cousin (Houston Cougars), Azizcan Özdemir (FMV Işıkspor), Dominic James (Marquette), Nenad Mijatovic (Buducnost), Goran Nikolic (AEL Limassol)
Gidenler: Kaan Üner, Ümit Sonkol, Chris Lofton, Bo McCalebb, Cihan Mumcuoğulları, Eddie Basden, Kimani Ffriend

Oyak Renault

Gelenler: Mutlu Demir (M.A. Selçuk Üniversitesi), Alpaslan Uruk (Çanakkale Belediye), Ufuk Kaçar (M.A. Selçuk Üniversitesi), Mike Rose (Eastern Kentucky), Wink Adams (UNLV), Josh Heytvelt (Gonzaga), Olu Famutimi (Khimik)
Gidenler: Alex Gordon, Joseph Jones, Eddy Fobbs, Evren Büker, Serhat Büker, Alper Saruhan

Pınar Karşıyaka

Gelenler: Hakan Demir (Koç), Alper Saruhan (Oyak Renault), Ryan Toolson (Utah Valley Wolverines), Martin Mihajlovic (Vacallo), David Holston (Chicago State), Emre Bayav (Darüşşafaka Cooper Tires), Andre Smith (Everton Tigers), Birkan Batuk (Trabzonspor), Evren Yenice (Vestel), K'Zell Wesson (Beşiktaş Cola Turka)
Gidenler: Ayhan Kalyoncu, Leon Williams, Mike Benton, Gerald Brown, Hakan Köseoğlu, Erhan Yetim, Mirza Ahmetbasic, Ömer Kahyaoğlu

Tofaş

Gelenler: Mehmet Yağmur (Beşiktaş Cola Turka), Marko Kolaric (Çanakkale Belediye), Lamar Butler (Reno Bighorns)
Gidenler: Hadi Özdemir, Rahim Rızvanoğlu, Melih Yıldız

Türk Telekom

Gelenler: Murat Özyer (Koç), Soner Şentürk (Darüşşafaka Cooper Tires), Ümit Sonkol (Mersin BŞB), Hüseyin Beşok (G.Saray Cafe Crown), Demond Mallet (Joventut Badalona), Andre Owens (Kızılyıldız), Lamayn Wilson (Nancy), Sertaç Şanlı (Genç Telekom), Pertev Öngüner (Genç Telekom), Erdinç Balto (Genç Telekom)
Gidenler: Barış Özcan, Barış Ermiş, Asım Pars, Roderick Blakney, Khalid El-Amin, Kenan Bajramovic, Oscar Torres

Boris Antalya'ya Menajer Oldu

1975 doğumlu olan ve Koraç Kupası görmüş tecrübeli oyuncu M. Kemal Bitim bu yıl genç ve dinamik bir ekip kurmak amacında olan Altar Tunçkol'un saha içi planlarında yoktu. Ancak genç koç ondan ve tecrübesinden bir şekilde yararlanmak istiyordu. Bu nedenle Dodo'nun da gitmesiyle -gerçi Dodo tam bir CEO konumundaydı ama- boşalan menajerlik koltuğuna onun kadar yetkilerle olmasa da Boris oturtuldu. Teknik menajer oldu. Örnek verecek olursam, Karşıyaka'daki Nihat Mala gibi işte. Benchte olacak. İdari işler ise idai menajer olarak Burak'tan (Uysaloğlu) sorulacak. Bir de transfer haberi var Antalya'dan. Beşiktaş Cola Turka'nın genç oyuncularınan Azmi Turgut ile anlaşmışlar. Siyah beyazlı takımda babadan torpilli Arın Soğancıoğlu'nun bile önüne geçirilmeyen genç oyuncu için iyi bir fırsat olabilir bu. Ayrıca bir ara gündemde olan, sonra vazgeçilen Polat Kaya'ya da yine yönelinmiş durumda. Ki bence de çok mantıklı.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Konyalı Portlandılar

Yepyeni bir blog. NBA ağırlıklı olacak. Sağlam dostlarımdan biri olan ve yazılarına her zaman güvendiğim Can'ın yeni yeni karalamaya başladığı bir blog. İsmini bir NBA Stüdyo programında Murat Kosova'ya gelen 'Biz Konyalı Portlandlılar olarak, yanlı anlatımınızı protesto ediyoruz' içerikli mailinden alan siteye şuradan ulaşabilirsiniz. Sık kullanılanlara ekleyeni pişman etmeyecek bir sitedir, gün geçtikçe daha da büyüyecektir. Eminim.

Lofton Celtics İçin Summer League'de

Mersin BŞB'nin skorer oyuncusu bu yaz Boston Celtics için Summer League'de mücadele edecekmiş. Konuyla ilgili habere ve altına gelen yorumlara şuradan ulaşabilirsiniz. Las Vegas'takilere bir üçlük şov izletip, ardından da güzel bir sözleşme kapıp talihsiz hastalığı nedeniyle kendisine kapanan NBA kapılarını Türkiye performansı üzerinden yeniden açar mı? Kimbilir. Bekleyelim, görelim.

Igor Rakocevic

Efes Pilsen'e hayırlı olsun.

Renault'nun Yeni Sezon Kadrosu

Şablon belli oldu. Nasıl peki? 5 numarayı Özgür Bıyık & Mutlu Demir ile geçtiler. 4 numaraya şutu olan, hareket edebilen bir Amerikalı gelecek. Bir Yücel Platin klasiği zaten bu. Onu Tufan Önen yedekleyecek. 3 numara için yerli bir oyuncu transferi gerçekeleşecek. İsim netleşti sayılır ama yine de pozitif gelişmeler biraz daha artmadan yazmamakta fayda var diye düşünüyorum. Sadece bu sezonu iyi geçiren, genç olmamasına rağmen ciddi gelişim gösteren, ligde çift haneli sayı ortalaması tutturan bir oyuncu diyeyim ve devam edeyim. 3 numarayı da yer yer Tufan Önen yedekleyecek, arkadan Çanakkale Belediyesi'nden gelen Alpaslan Uruk da gelecek. 2 numaraya sharp-shooter bir adam alınacak, net bir 2 numara yani. 1 numaraya ise 1-2 oynayabilen kombo bir guard transfer edilecek. Gerektiğinde bu 2 Amerikalı beraber oynayacaklar, gerektiğinde de Ahmet Erdoğan guarda kayacak bu 2 Amerikalıdan biri 2 numaraya geçecek. Bunun nedeni de Yücel abinin yıllardır 2 numaralarının 1 numara gibi de oynayabilmesine alışmış olması. Altan Erol olsun, Evren Büker olsun hep bu işi yapabilen adamlardı ve ciddi avantaj sağlıyorlardı takıma. Bu avantajı kaybetmek istemiyorlar.

Bu haliyle 9 kişilik bir rotasyon. Kadroyu 12'ye tamamlayacak isimler ise geçen sene de kadroda olan ama pek oynama şansı bulamayan genç oyuncular Oğuz Erdoğan, Uğur Yılmaz ve Harun Erkök olacak. Olay yine Amerikalılar'da bitecek, her takımda olduğu gibi. Bu sene takım kimyasıyla mükemmel uyuşan Jo & Gordon tadında yabancılar bulabilirlerse Yücel Platin sertliğini de üstlerine ekleyip yine ligin renkli takımlarından biri olacaktır Renault. Ama dediğim gibi iş yabancılarda bitecek, zaten onlar da bunun farkındalar.

Salsabasket özel haberidir.

19 Haziran 2009 Cuma

Erkan Veyseloğlu Erdemir'i Seçti

Taliplisi olan yerlilerdendi, Erdemir'i tercih etmiş. İyi yapmış. Düşününce de Erdemir'in 2 numara bölgesi epeyce bir sağlam oldu gibi. Nate Funk - Erkan Veyseloğlu - Erdal Bibo. Lig ortalamasının üstündeler net bir şekilde.

Kültür Mantarları

Babamın 'Basketbol elit bir spordur', 'Tenis pahalı bir spordur' şeklindeki yorumlarıyla büyüdüm ben. Elit olmaktı herhalde beni kendine çeken. Kendi halinde, kendi yağıyla kavrulan bir camia olmasından, aile ile seyredilebilitesi açısından ve en önemlisi temiz bir spor olmasından dolayı basketbolu çok sevdim hep. Final serisinin son maçı bu tezlerin hepsini çürütse de ben seviyorum bu oyunu. Sevmediğim tek şey stadyumları yeteri kadar berbat alana çeviren futbol taraftarlarının (futbolsever demiyorum bilerek, taraftar demek daha mantıklı onlar için) şimdi de basketbol salonlarını hedef almış olması. Çok basit bir cümleyle gireceğim yazıma: 'Final serisinin son maçından sonra 15 kişi göz altına alınmış. Bunların 5'i daha önce futbol stadlarındaki vukuatlarından dolayı sabıkalı'. Sizce başka söze gerek var mı?

Hoş değil yaşananlar. İrdelemek, bu olayların üstüne gitmek daha da kötü ama yazmak zorundayım bir şeyler. Öncelikle kültür seviyemizden gireyim ben konuya. Takımlarımızın -özellikle de 3 büyüklerin- o bağırıp çağırmayı bir bok zanneden adamlara verdiği değer ile o kişilerin kültür seviyeleri, eğitim düzeyleri sizce birbirleriyle dengeli mi? Gerçekten bu değeri hakediyor mu bu çapulcular? Bu ülkede öyle. Hakediyorlar ne yazık ki. Basketbol salonlarını doldurmaları bile marifet sayılıyor. Basketbol kurallarından habersiz bir halde sırf orada kıçlarını yırtıyor olmaları 'Manyak bir atmosfer' olarak itham ediliyor. Tamam burada anlaşmışızdır mutlaka. O kültür seviyesi düşük adamların, sürü psikolojisiyle hareket etmeden duramayan insanların, önlerinde bir reis bir amigo olmadan nefes bile alamayan insancıkların kim olduğunu herkes anlamıştır diye tahmin edip ikinci paragrafa geçiyorum.

Peki kültür seviyesi yüksek amcalarımız ne yapıyor? Yöneticilerimiz, koçlarımız hatta oyuncularımız yani. Onlar bu adamlardan farklı kültür seviyesinde olduklarını bizlere hissettirebiliyorlar mı? Yoksa onlar da maç sonlarında tıpkı bi üst paragraftaki grubun bir üyesiymiş gibi mi davranıyorlar? Bir ego tatmini, bir asarım keserim tehdidi, bir seni oradan alaşağı ederim cümlesi, hatta oraya nasıl getirdiysek aynı şekile indirmesini biliriz diye bir anda ortalığın anasını belleyecek açıklama. Ve yüksek kültür seviyesi. Bunlar ne kadar birbirlerini dengeliyorlar?

Kimseyi suçlamıyorum. Ayrıca bu olayın diğer takım taraftarları tarafından sanki sadece F.Bahçe'ye has bir durummuş gibi bir ortamda yorumlanmasına da karşıyım. Biz hep beraber, milletçe bir İsviçre maçı yaşadık hatırlar mısınız? Orada tüm takımlardan, tüm memleketlerden adamlar vardı. Kültürsüzü kültürlüsü hep beraber daldık adamlara. O açıdan bu işin daha farklı yerlerden irdelenmesi taraftarıyım. O taraftarı o ruh haline sokan kültürlüler tarafından mesela. Haksız mıyım? O zaten alg gibi yaşayan adam yöneticisinin ağzından çıkacak tek bir kelimeye bakarken, sen onu gaza getirecek açıklamaları bir bir yaparsan o da sahaya dalar işte. Hiç boşuna özür dilemesin kimse. Hele tebrik kisvesi altından olayları kınamak yok mu? Ahahaha ağzımı bırakıp başka taraflarımla gülüyorum buna. Final serisi boyunca bir kere tebrik ettin mi sen rakibini ki olaylardan sonra tebrik ediyorsun? Tek taraflı dalıyormuşum gibi olmasın. Kazandığı zaman susup kaybettiği zaman çemkiren insan modeline Efes cephesinde de uyan çok adam var. En başta koç Ataman. 2 maç sonra hatırladı susmayı. Ve bu küçük hatırlama, ona şampiyonluk olarak geri döndü. Sonra oyun sahası içindeki hareketleriyle Kaya, Kerem ve niceleri. Onların da en az bir iki cümle geride suçladığım insanlar kadar suçları var bu işte. Dedim ya sahaya dalanlar belki de en masumları bu olayın. Onlar zaten emir kulu. Ne verirsen onu alıyorlar. Gel dersin gelir, git dersin giderler. Onlar 'Reis hayatı'nı benimsemişler. Senin benim gibi olamazlar.

Akla hemen 16 yıl önceki Aris - Efes finali geliyor. Torino'da 2 sayı farkla kaybettiğimiz (kaybettiğimiz diyorum çünkü o zamanlar Efes Pilsen bu ülkenin Milli Takım'ından bile daha değerliydi çoğu insan için), Naumoski'nin son saniyede potanın içinden çıkan topuyla kupayı Yunanistan'a kaptırdığımız Avrupa finali. Ne olmuştu o maçtan sonra? Kupayı kazanmalarına rağmen sahaya dalmıştı Yunanlılar. Bizim çocuklar sandalye, su şişesi, elde ne varsa onlarla kendilerini korumuşlardı. O zaman o adamlar halk kahramanı olarak karşılanmışlardı memlekette. Şimdi aynı forma altındaki insanlar şampiyonluğu kendi benchlerindeki sandalyelerin altında kutladılar. Hem de 2-0'dan 4-2 aldıkları ve alkışı köküne kadar hakettikleri bir seriden sonra. Bu arada Aris saldırısından dolayı tecrübeli Ufuk Sarıca hala ne kadar keskin bir şutör olduğunu da gösterdi. Elindeki pet şişeyi Kaya'ya dalan şişman amcanın alnın çatına çakıverdi eli titremeden. Neyse, ben eminim ki Abdi İpekçi'de bir çok insan Efes'i alkışlayacaktı. Çünkü şampiyonluğu onların hakettiğinin farkındalardı. Kendi takımlarının basketbol oynamadığını da biliyorlardı. Hatta sırf bu nedenle laçkalaşan sinirler yüzünden maç devam ederken dalmadılar mı tribünde birbirlerine?

Ben görevimi yaptım, içim rahat. Maçın hemen ardından hakettikleri belayı okudum buradan onlara. Ama sadece sahaya dalanlara değil işte. Belayı hak eden herkeseydi o sitem. Bu yazıyı okuduğunuz sırada aklınıza gelen herkeseydi. Onlar kendilerini biliyor. Kültürsüzü de var içlerinde, kültürlüsü de. Ama kültürsüzü kültür mantarı gibi ortaya atanlar da o pek kültürlü insanlardan başkaları değildi. İhale kültürsüzlere kaldı ama aklı olanlar kültürlülerin topunu çoktan taca attılar. Basketbol deyimi mi kullansaydım yoksa? Yok canımmmm, ne anlar onlar basketboldan. 3 korner 1 penaltı. Oldu da bitti maşallah.

Türk Matador

O da artık şampiyon.

Mutlu Demir Renault'da

Renault'da planlar 5 numarayı yerli ile geçmek üzerine kuruluydu. Önce Özgür Bıyık şimdi de Mutlu Demir transferleriyle bu amaçlarına ulaştılar. Mutlu'yu Beykoz'daki performansından ötürü çok beğenmiştim ama 2 senedir yanlış takımlarda boşa zaman harcadı. Yücel abinin elinden bol süre alarak kendini gösterme fırsatı var önünde şimdi. Altyapısı da sağlam zaten malum, bakalım Beykoz'daki performansını ve belki de daha fazlasını gösterebilecek mi? Geçen seneki kadrodan sözleşmesi halen devam eden Tufan Önen ve sözleşme yenileyen Ahmet Erdoğan dışında kimse kalmayacak gibi Bursa ekibinde. Alper Saruhan'ı tutmak istiyorlardı ama onla da anlaşamamışlar, Aliağa ismi dolanıyor skorer oyuncu için.

G.Saray'ın Yrd. Antrenörü Cengiz Karadağ

Yeni sezona head coach olarak Okan Çevik ile girecek olan G.Saray Cafe Crown'da yardımcı antrenör de belli oldu. 2008-09 sezonunda M.A. Selçuk Üniversitesi'ni çalıştıran ancak ligin bitimine 2 hafta kala gereksiz ve yakışık almaz bir şekilde görevine son verilen Cengiz Karadağ Çevik'in yardımcısı olarak görev yapacak. Yardımcısı baş antrenörden daha mı iyi oldu ne? :)

18 Haziran 2009 Perşembe

Asım'ı Mersin Kaptı

2 sezon önce Karşıyaka'da career-high yapmıştı. Geçen sezon başında haklı olarak -bu yaşta böyle bol sıfırlı bir kontrat yakalayamazdı çünkü- kariyerindeki en yüksek maaşı kaparak Telekom'la imzaladı. Boş bir sezon geçirdi. Şimdi yeniden Karşıyaka'da beraber çalıştığı Ahmet Kandemir ile buluştu. Asım'ı önümüzdeki sezon Mersin'de seyredeceğiz. Aklıma Ahmet Kandemir'in Karşıyaka'yı çalıştırdığı dönemde onla 6. Adam dergisi için yaptığım röportajda söylediği şu söz geldi: 'Biz basketbol camiasındaki bu büyük güvensizlik ortamı içerisinde Asım'a güvenip onun üzerine takım kurduk'.

Karşıyaka'da Hakan Demir Dönemi

A planı dedik, B planı dedik, tutmazsa C planı dedik. C planı oldu. A planında adı yazan Murat Özyer 'Beni beklemeyin' demiş, Telekom'la görüştüğü duyumunu aldım. B planı olan Hasan Özmeriç ise gelmekten son anda harici bir sebep yüzünden vazgeçmiş. KSK yönetiminin altyapıyı emanet etmek istediği Mete Babaoğlu ile çalışmak konusunda pek hevesli olmamış Özmeriç. İlk 2 plan gerçekleşmeyince, 3. plan olarak Hakan Demir ile anlaşmışlar. Hakan hoca Tekel'de güzel işler yapmıştı, sonra Mersin'de pek istediği havayı yakalayamadı. Arada İsviçre'de gözükürken, kariyerinin son kısmını bu sezonun ortasına kadar çalıştırdığı Beşiktaş Cola Turka'da geçirdi. Efes altyapısından gelmedir, disiplinlidir, idmanda kaytaranı sevmez, maç içinde lakayıt tavırları sevmez, hatta abartır tepkilerinde ileri gider bu tip kişilere karşı. Şimdi burada KSK'nın o biraz relax ortamına ters kaçabilir mi diye düşünüyor insan. Bize hayırlı olsun demek düşer, inşallah başarılı olur Hakan hoca. KSK'da yerli uzun oyuncu arayışı tam gaz devam ediyor. Adayı benden duymuş olun bakalım: Cemal Nalga.

F.Bahçe Ülker: 76 - Efes Pilsen: 79

Önden maçı yazarak başlayalım, sonra başka bir postta olayları ve sonrasını değerlendiririz. Maçın ilk çeyreği sanki son 2 maçın tersi olacakmış da F.Bahçe Ülker kaçacak, Efes Pilsen de kovalayacak izlenimi yarattı. Ama farkı 9 sayıya kadar (16-7) çıkaran evsahibi bu avantajını düzgün kullanamadı ve çeyreğin sonuna doğru fark eridi. İbrelerin tekrardan son 2 maçtan alışkın olduğumuz şekle girmesi ise 2. çeyrekte oldu. Ön alan baskısı + uzunun içeri devrildiği pick'n roll offense ise anasını ağlattı Efes Fenerbahçe'nin. Rüzgar gibi girdiler bu çeyreğe. İlk çeyrekte 0 (sıfır) top kaybıyla oynayarak bu serideki görüntüsünden farklı bir profil çizen sarı lacivertliler ikinci çeyrekte tam 5 top kaybı yaparak bu rüzgarı biraz da kendileri yarattılar. Kaya Peker'in tam 11 sayı ürettiği çeyrekte Efes Pilsen bir ara 11 sayılık diferans yakalayıp (37-48) maçtaki en büyük farka da selam etti. Basketbol yazmaya çalışan bir adam olarak şu prese cevap veremeyecek ve şu aynı tip hücumu bir kere bile savunamayacak taktiksel hamleleri ya da taktiksel cevapları koca bir seri boyunca üretememiş Tanjevic'e de ben selam edeyim. Olacak iş değil, insan kudurur yahu kenarda.

İkinci yarıya 9 sayı geride giren F.Bahçe Ülker'de isyan bayrağını çeken Damir Mrsic oldu. 8 sayı ve 2 asist yaparak takımına gerekli ateşi veren yıldız oyuncu skoru takım lehine çevirmeyi başardı. Ama hem seyirci hem de oyuncular iyi ruh halinde olmadıklarından bu suni fark kapatmalar hiçbir işe yaramadı. Taraftar salonu doldurmuş eyvallah da ne top rakibe geçince bir baskı, ne de o salonda stres yaratıp kendi takımlarını bile panik havasına sokmaları dışında bir vukuat. Yoktu kesinlikle. Son çeyrekte bu geri dönüş biraz daha büyüdü. Bu kez Mrsic'in bıraktığı sazı Emir Preldzic aldı eline. Genç oyuncu topun cidden el yaktığı anlarda 2 el üstü üçlük bir de Kobe'yi andıran tarzdan turnikesiyle takımını ikinci çeyrekte üstünlüğü Efes'e verdikten sonra ilk kez öne taşıdı. Bu anlarda rakibine yaptığı baskılı savunmayı es geçemeyiz F.Bahçe'nin. Öyle ki final periyodunun ilk 6 dakikalık kısmında 10-2'lik bir seri yakaladı sarı lacivertliler. Efes'in tek basketi Shumpert'in yine bu seride bizi fazlaca alıştırdığı zor durumdaki orta mesafe şutlarından biri ile gelmişti. Ama diyorum ya işte F.Bahçe Ülker set offense'den çok uzak bir görüntüdeydi. Kişisel becerilere o kadar teslim olmuşlardı ki, farkın kapandığı hatta skorda öne geçtikleri anlarda bile tercihleri bu tek kişilik oyunlar oldu. Şutlar girince fark kapandı, şutlar kaçınca fark açıldı. Rakipte Kasun 5 faul olmuş, diğer uzunlar problemde, Thornton kenarda ama ne bir penetre, ne faul hakkını doldurmuş rakibi faul yapmaya zorlama. Yok hiçbiri. Solomon'un satış şutlarına ve gerçekten takımı içten baltalayan oyununa hiç değinmesem mi acaba? Ben onu ilk kez bu kadar berbat izledim bu seride. Ve serinin neredeyse tamamında böyleydi. Sinan'ın elbette büyük katkısı var bunda ama özel bir şeyler de var bence. Dinamiti o koydu en başta takımın altına. Sırf şu son bölümde üst üste harcadığı 3 hücum var ki, evlere şenlik. Maça noktayı koymak ise serinin suskun ismi Charles Smith'e nasip oldu. Kerem Tunçeri ile olan anlaşmazlıkları sonucunda rakibe geçen topu Devin Smith'ten Mrsic'e gelmek üzereyken kapan, sonra da Devin Smith'e rağmen smaçlayan yaşlı kurt şampiyonluğu Efes Pilsen tarafına getirdi.

Efes Pilsen tarafında serinin en aktif adamları olan Shumpert, Thornton ve Sinan bu maçta pek de etkili değildiler. Özellikle işin skor kısmında. Dün maçın başlarında koro halinde küfredilen (serideki hareketlerini burada en fazla eleştiren kişiyim ama bu koro halinde küfürü kabul edemiyorum) Kaya'nın günüydü. Zaten bu tip adamlar seyirci baskısıyla daha bir iyi oynarlar. İkinci çeyrekteki resitali ile kesti bütün küfürleri. Taraftar yine de 'Ulan maça konsantre olayım' demedi. Uyanamadı. Takımları farkı eritmiş, onlar kendi aralarında sandalye savaşı yapıyorlar. Takımları şampiyonluk umutlarını son maça taşımak için iyi ya da kötü bir şeyler yapmaya çalışıyor, onlar kenarda bir ego tatmininde. Haliyle olmuyor böyle olunca da. Efes tarafında alkışı hakedenlerden bahsediyorduk. Ender ve Kakiouzis'i unutmayalım. Ender'in en can alıcı anlarda attığı 3 üçlük, Kakiouzis'in %100 saha içi isabetle oynayarak ürettiği 8 can alıcı sayı Efes Pilsen adına çok ama çok değerliydi. Ve Kasun elbette. Bu seride alkışı hak eden adamlardan biri de oydu. Fark yarattı boyalı alanda, kim ne derse desin. Zaten sırf şu maçtaki ribaundlarda oluşan Efes dominasyonu bile bir şeyleri açıklamaya yetiyor. Toplam ribaundlarda 39-26, hücum ribaundlarında 16-8 Efes üstünlüğü.

Maç sonundaki olaylar maçın elbette önüne geçti ama bu olayların buraya gelmesinde her iki takım yöneticileri de, her iki takım koçları ve oyuncuları da suçlu. Dediğim gibi bu konuyla ilgili fkirlerimi bir sonraki postta detaylı olarak yazacağım ama şu son seremoniye takıldım ben. F.Bahçe Ülker'li oyuncular şıpıdık terliklerle, kapri şortlarla çıktılar madalyalarını almaya. Muhtemelen salondan çıkıp diskoya gidecek olan Solomon'un kırmızı şapkası, kırmızı parlak tişörtü de pek dikkat çekiciydi. Ben pek bir ciddiyet göremedim burada şahsen ve üzüldüm. Asıl büyük üzüntüm ise Turgay Demirel. Baba senin şampiyon takıma kupayı vermekten daha önemli ne işin olabilir federasyon başkanı olarak? Maçı izliyorsun ama kupayı vermeye kalmıyorsun. Utanç verici bir tabloydu kesinlikle. Bunun hiçbir mantıklı açıklaması olamaz benim için. O yüzden rahat rahat yazabiliyorum bunu.

Ersin Görkem Kepez'de

Beklemiyordu herhalde bunu kimse. Türk Telekom, G.Saray Cafe Crown ve Banvit'in adı geçiyordu Ersin'le ilgili. Ama o beklenmeyeni yapmış, Kepez ile 2 yıllık sözleşme imzalamış. Antalya'yı çok sevdiğini duymuştum, kararında bu da büyük bir etken olmuştur kuşkusuz. Hayırlı olsun. Efes'in şampiyonluğunu yarın daha detaylıca inceleyeceğiz. Maç yazısı yazacağız, olayları yorumlayacağız, genel bir Efes incelemesi yapacağız falan. Ama şimdi biraz uyku vakti.

17 Haziran 2009 Çarşamba

13'lük

Şampiyonun resmi sitesinin açılış sayfası. 13. şampiyonluk tüm Efes Pilsen camiasına hayırlı uğurlu olsun. Bir kez daha yazalım, söke söke aldılar kupayı. 2-0'dan sonra herkes 'Acaba 4-0 olur mu?' derken, onlar kendi 4-0'ları ile cevap verdiler.

Efes Pilsen Söke Söke Şampiyon (76-79)

Alınlarının akıyla şampiyon oldular, lamı cimi yok. Hele şu maçın sonundaki olayları görünce utandım kendimden, insanlığımdan. Allah bin belasını versin bu sahaya dalanların desem çok büyük bir suç işlemem herhalde değil mi? İnsanlıktan nasibini almamış yaratıklara basketbol salonlarını açarsan böyle olur işte. Yazık kere yazık. Utanç tablosudur şu. Allah belanızı versin ulan. Belanızı versin.

Polat 1 Yıl Daha G.Saray'da

G.Saray Cafe Crown bu aralar pek bir hareketli. Polat Kocaoğlu ile 1 yıllık sözleşme imzalayıp kadroda tutmuşlar. Bu yıl sakatlıklar yüzünden zaman zaman daralan kadroda sorumluluk alıp hiç de fena olmayan işler yaptıydı Polat. İyi olmuş kalması.

Trioya Bak

Recep Ankaralı - Engin Kennerman - Murat Biricik. Küçük bir oha çektim duyunca. Böyle bir '3'ü Bir Arada'yı Nescafe bile çıkartamaz, o derece yani. MHK kendini sağlama almış. 3 baş hakemi geçtim, 3 büyükbaba hakemle aynı anda sahaya çıkmış. Akşama güzel maç olacak güzel.

16 Haziran 2009 Salı

Karşıyaka'nın Koçu Kim Olacak?

A planındaki isim Murat Özyer. Teklif götürülmüş, 4 saate yakın bir konuşma yapılmış kendisiyle. Perşembe gününe kadar süre istemiş KSK yönetiminden. Eğer Özyer olmazsa B planındaki isim Hasan Özmeriç. Onunla da konuşulmuş, herşey tamam sayılır. A ya da B planının dışına çıkma ihtimali % 1 gibi ama eğer çıkılırsa da C planındaki isim Hakan Demir. C planı epey tepki görmüş, o nedenle A ya da B planından biriyle işi biterecekler gibi. Son koç adayı, daha doğrusu koç tavsiyesi ise KSK yönetiminin fikrini sormak amacıyla bu akşam kapısını çaldığı Bogdan Tanjevic'ten gelmiş. 'Aziz Bekir'i alın, kesinlikle o tribünlerin hakkını verecek biri' demiş tecrübeli koç. Zaten yarım saat konuşmuşlar, 20 dakikasında KSK tribünlerinden bahsetmiş Tanjevic.

Salsabasket özel haberidir.

Uslu'dan Özyer'e Gider

SkyTürk'teki Basketbol Panorama Özel'e Mahmut Uslu bağlandı az önce. İlk cümlesi Murat Özyer'i hedef aldı. Yorumlarında sürekli olarak 'Fener' diyen Özyer'e Uslu'nun cevabı şöyle oldu: 'Sayın Özyer yıllarca Ülker'den ekmek yemiştir. Bilmelidir ki bu takımın adı Fener değil Fenerbahçe Ülker'dir. Yorumlarında buna dikkat etmelidir'.