31 Temmuz 2009 Cuma

Ömer'in Yerine Birkan Batuk

KSK'da bir ara kaptanlığa getirilmesi bile gündeme gelen Ömer Kahyaoğlu'nun ağzından zamansızca dökülen 'Ben ayrılmak istiyorum' cümlesinin ardından İzmir ekibinde yerli bir 2-3 numara arayışı başlamıştı. Şut konusunda sıkıntı çekmeyecek gibi duran yeni kadroya tam da ihtiyaç duyulacak tarzda savaşçı, savunmacı ve kalbiyle oynayan bir isim katıldı. F.Bahçe Ülker ile kontratı bulunan, geçen sezonu Trabzonspor'da kiralık olarak geçiren Birkan Batuk yeni sezonda Arena'da boy gösterecek.

Lynn Greer F.Bahçe Ülker'de

Green gitti, Greer geldi. Ama bir harften çok daha fazlası değişti. Hayırlı olsun F.Bahçe'li taraftarlara. Lig geçen sezon başında Dee, Solomon, El-Amin gibi özel seyircisi olacak oyuncuları kaybetmiş ve makyajı biraz akmıştı. Bu yıl Rakocevic, Nachbar, Jasaitis, Solomon, Greer, Baxter, Frahm ve birçok NCAA yıldızıyla lig tam gaz geliyor, şakası yok.

30 Temmuz 2009 Perşembe

Perşembe Gündemi

Haberlere bak haberlere. Biz Ölüdeniz'de keyif yapa duralım, ortalık yıkılmış baya bir. G.Saray Cafe Crown transferden haberim yok diyen Jasaitis ile imzalamış. Çok da güzel olmuş. Telekom 2 yabancısını almış, Demond Mallet ve Andre Owens. Mallet Jasaitis'in Joventut'tan takım arkadaşı. Ortalamaları çift haneli sayılarda ve 4-5 asist civarında. Hem 1 hem de 2 numarada oynayabiliyor. Owens ise 2 yıllık NBA macerasından sonra geçen seneyi Kızılyıldız'da geçirdi. Onun da çift haneli sayı ortalaması var geçen yıl. Sonraaaa, Erdemir Leon Willliams ile imzalamış. Oyuncuya 200 bin, KSK'ya da 20-30 bin dolar civarında ödenecekmiş. Antalya BŞB bir yerli transfer daha gerçekleştirip transferi kapatacak demiştim, Serkan İnan transferi bugün açıklanmış. F.Bahçe Ülker 'Hafız' Green'i yollamış. Kinsey ile ilgileniyorlarmış. Uslu'nun Kinsey aşkını bilmeyen yok, gayet de olabilir. Hayırlısı yahu, lig güzel olacak güzel. Ha bu arada Fitch de Fuenlabrada'ya gitmiş. ACB'nin tadını bu defa alacak paşa yani.

28 Temmuz 2009 Salı

Salı Gündemi

Dünkü gibi yine 3 malzeme çıkarabildim gündemden. Kısa kısa onları paylaşayım. Oyak Renault guard pozisyonu için daha önceden prensipte anlaştığı Wink Adams ile kesin olarak anlaşıldığını duyurmuş. Çok renkli bir oyuncu şimdiden söyleyeyim. Fiziği biraz El-Amin biraz da Andre Woolridge'in o son Rambo gibi halini anımsatıyor. UNLV mezunu, 1.83 boyunda. 14.3 sayı - 4.1 ribaund - 2.8 asist ortalamaları tutturmuş son senesinde. Yücel abinin hoşuna gidecek tarzda bir oyuncu. Güzel transfer kısaca. Bir güzel transfer de Antalya BŞB'den gelmiş. 1 ve 2 numaraları oynayabilen bir isim aradıklarını buradan epeyce bir yazdıydık, Aaron Jackson'la anlaşmışlar. Dukes mezunu. 1.93'lük oyuncunun ortalamaları hayli dikkat çekici. 19.3 sayı - 5.7 ribaund - 5.5 asist gayet tatminkar rakamlar. Ben oyuncuyu izlemedim daha önce hiç ama adını olumlu anlarmda duymuştum 1-2 defa. Altar abi ile konuştum, çok mutlu. Skor yapabilen, penetreci, open court oyunu iyi oynayan bir oyuncu alarak yabancı transferini noktaladıklarını belirtti. Hayırlısı olsun, yarın Antalya BŞB cephesinden bir yerli transferi de gelecek bu arada. O da şimdilik bu kadarıyla kalsın. Son haber ise federasyondan. Doğan Hakyemez federasyonda gayet sağlam yetkilerle göreve geldi. Tüm medyanın (federasyona ait siteler, dergiler..vs) başında o var artık, Abdi İpekçi Spor Salonu da ona bağlandı, 12 Dev Adam Basketbol Okulları da ha keza öyle. Bir hayırlı olsun da ona gitsin buradan.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Pazartesi Gündemi

Hüseyin Beşok nihayet Telekom'la anlaştığını söylemiş, mutlu bir gün olsa gerek Telekom'lu yöneticiler adına. O kadar uğraştılar en nihayetinde. Geçen Cuma kullislere düşen ama benim pek de anlam veremediğim Caner Topaloğlu & G.Saray Cafe Crown evlliliği de gerçekleşmiş. G.Saray niye aldı, Banvit niye sattı, iki soru da cevap bekliyor bende. Günün son transferi ise Bornova'dan. Yerli kalmadı piyasada, ligde tutunmak istiyorlarsa sağlam yabancılar almaları lazım demiştim. İlk transfer gerçeklşmiş. 25 yaşında Karadağ'lı guard Ivan Koljevic'i almışlar. Biraz daha bekleyelim bakalım, diğer 3 Amerikalı kim olacak diye. Ona göre erken bir tahmin yaparız belki de onlar için. Beni soracak olursanız, iyiyim, bomba gibiyim. Resimden anlaşılmıyor mu?

26 Temmuz 2009 Pazar

Jasaitis: G.Saray mı? Haberim Yok

Litvanyalı gazeteci Edgaras Pulkovskis'in Simas Jasaitis'le Litvanya kampında yaptığı kısa röportajda G.Saray Cafe Crown ile ilgili de bir soru var. Ama Jasaitis'in bu soruya verdiği yanıt öyle pek de sarı kırmızılı taraftarları sevindirecek cinsten değil.

Türkiye basınında senin G.Saray Cafe Crown ile anlaştığın yönünde haberler var. Bu doğru mu?
- Hayır, bu konu hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Tatil Zamanı

Şöyle güzel bir tatili hakettim sanırsam. Hem şirket, hem blog, hem de başka koşuşturmacalar derken bitkisel hayata geçmiştim abartısız. Bu akşam 1 haftalığına Fethiye'ye kaçıyorum. İstanbul'a döndükten sonra belki 3-4 gün de Şile yaparım. Laptop yanımda, güncellemeye devam edeceğim buraları. Takipte kalın.

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Sito Alonso - İfadene Kurban

Jasaitis transferinin akıbeti nedir ne değildir diye dolanıyordum Joventut Badalona sitelerinde. Bu müthiş resimleri buldum. Sito Alonso'ya yani Joventut Badalona koçuna saygılarımı iletiyorum. İfadene kurban be hacı. Böyle kılkuyruk, gıcık bir adam fotosu arıyorsanız Google'da ne yazacağınızı biliyorsunuz artık. :)

Can Özcan Daçka İle Anlaşmış

Daçka geçen seneyi Trabzonspor formasıyla TB2L'de geçiren Can Özcan ile anlaşmış. Can ve Birkan'ın sözleşmeleri Fenerbahçe Ülker ileydi bildiğiniz üzere. Can kiralık mı gitti yoksa bonservisiyle mi verildi bilmiyorum. Ama Hakan Demirel'in sözleşmesinin bitimine 1 yıl daha olmasına rağmen bonservisini eline veren F.Bahçe Ülker Can Özcan'ı da tapusuyla vermiştir tahminimce. Geçen seneyi istatistik olarak iyi geçirse de saha içindeki tavırlarıyla fazlasıyla antipatik bir oyuncu haline gelen Can'ın bana göre değiştirmesi gereken en önemli detayı budur. Alpella'da oynarken küme düşmelerinin hemen hemen kesinleştiği Ted Kolejliler maçında maçın hakemine gözümün önünde ettiği küfürler ve ardından da diskalifiye edilmesiyle başlayan süreç geçen yıl TB2L'de de benzer sahnelerle devam etti. Yoksa fazlasıyla yetenekli oyuncu ama bu kafada giderse kendi kendine yazık eder. Bu arada Birkan'ın da talipleri var TBL'den, yarın öbür gün onun için de bir transfer haberi yazabiliriz.

24 Temmuz 2009 Cuma

Kısa Kısa Gündem

Gündemin merkezinde G.Saray Cafe Crown var. Dün Okan Çevik GS TV'ye yaptığı açıklamalar sırasında 2 ya da 3 yabancı oyuncu alabileceklerini, seneye Ayhan Şahenk'te değil de %95 olasılıkla hem lig hem de Avrupa maçları için Abdi İpekçi'de olacaklarını belirtmişti. Bugün transfer gündemini sarı kırmızılılar yönlendirdi. Eren Beyaz'la anlaştıklarını duyurdular önce. Eren 85 doğumlu, kendisinden epeyce şeyler beklenen isimlerdendi. Ama rol oyuncusu olmayı dahi başaramadı yıllardır. Şimdi Okan Çevik onu kadrosuna kattı. Ne düşündü diye düşünüyorum? Hüseyin gitti diye Cemal'i öne çıkaracaklar da, Cemal'in boşalttığı back-up pozisyonu için aldılarsa biraz küçük kalır. Ha yok yabancı bir pivot ve Cemal'in arkasından 3. uzun olacaksa biraz daha mantık içi olabilir. G.Saray Cafe Crown ile Caner Topaloğlu'nun adları da beraber anıldı bir ara gün içinde ama Orhun Ene'nin Banvit'te onu kullanacağını bizzat duyduğumdan pek mantıklı gelmedi bana. Zaten o pozisyonu daha ne kadar şişirecekler ki? Derken akşam asıl bomba patladı, Simas Jasaitis'in adı G.Saray Cafe Crown ile aynı cümlede geçmeye başladı. 27 yaşında, bir türlü o beklenen eşiği aşamamış olsa da potansiyeli ile, yaptıkları ile, fazlasıyla keyifli bir transfer olur olursa. Ben ilk kez NTVSpor'dan duydum, sürekli olarak üst seviye takımlarda takılan, Euroleague ortamından geride kalmayan birinin Florya taraflarına tamam demesi ciddi anlamda güzel bir gelişme olur TBL için.

Diğer haberler ise Trabzon'dan. Bu yıl TBL'ye çıkma konusunda kararlı olan ve ikinci kez (ve bence son kez) para harcayıp TB2L için iddialı bir takım kurmaktan çekinmeyen Trabzon'da Alaeddin abi eski öğrencisi Caner Öner'i almıştı önce. Son 2 sezondur küme düşen takımların formasını giymesi, oralarda da düzgün süre alamaması ile Alpella zamanında yükselişe geçen kariyerini baltalayan Caner Öner eski hocasının ellerinde yeniden parlayabilir. 2 gün önce neden hiçbir takım ilgilenmiyor acaba diye şaşırdığım Serhat Büker'in yolu da Trabzon'a düşmüş. Bir hayırlı olsun da ona gitsin buradan.

E iyi güzel, haberler verdik falan da resim ne alaka? Dünyanın en kısa insanıymış kendisi. Başlık kısa kısa gündem olunca olayın fiziksel anlamdaki son noktasını anmak da fena olmaz diye düşündüm. Hazır mikrofon elime geçmişken bir selam da bugün iş çıkışı saçlarının uçlarını boyatmak için kuaförüne gidip 'Saçım çok kısa oldu yaa' şeklinde bir yakarışla oradan ayrılan sözlüme gitsin. Seviyorum seni. :)

Graves Cibona İle İmzaladı

Açıkçası sarı kırmızılı takımın neden bıraktığını anlayamadığım bir isimdi Antonio Graves. Savunmaysa savunma, hücumsa hücum, penetreyse penetre, hepsi var. Ama bilmediğimiz bir şey de var demek ki. Saha içinde olmayan. G.Saray'ın her sene tüm yabancıları yollama geleneğine de kurban gitmiş olabilir ha, hiç şaşırmam. Adı yeni sezonda onu Türkiye'ye getiren Murat Özyer'in çalıştıracağı Türk Telekom için de geçiyordu. Gidip Cibona ile imzalamış. Seviyeyi yukarı çıkarmış. Orada bol bol dakika bulur, Euroleague havası da alır, misler gibi.

Leon Williams Nereye?

Geçen sezon ligi domine eden yabancılardan biriydi. Hatta belki de üretkenlik ve istatistik bakımından en tepede olanıydı. 30 maçın tamamında oynayıp 17.07 sayı, 12.17 ribaund ortalamalarını yakalaması onun piyasasını arttırdı haliyle. Hele ki Bursa'da canlı canlı izlediğim bir Renault maçı vardı ki, oy oy oy. Müthiş bir ribaund yeteneği var, yanındaki grubu dağıtarak alıyor topu. Çok sıçramıyor ama müthiş bir patlama etkisiyle yanındaki herkesten avantajlı konuma geçiyor. Şutu var, pota altında topladığı hücum ribolarından sonra ekstra hücum sayıları yapması var, var oğlu var. Bileğindeki bilezikleri fazla. E haliyle talipleri de fazla. Erdemir ve Bornova istiyormuş Leon'u. Erdemir'in tek bir uzun transferi kaldı yapılacak, o tercihi Leon'dan yana kullanırlarsa güzel olur. Bornova'nın da İzmir takımı olmasından dolayı bir şansı var, alıştığın yerde kalacaksın diye kafalayabilirler oyuncuyu. Ama son nokta 'Money talks' elbette. Hem KSK'nın alacağı bonservis, hem de oyuncunun maaşı olayı netleştirir. Ben bugün bir de Marcus Slaughter söylentisi duydum Bornova için. Gerçi Marcus'la konuştum, yok öyle bir şey dedi ama dursun bu dedikodu da burada. Postun sonunu Leon'la kapatalım yine. Alttaki fotoğraf geçen sezonki bir KSK idmanından. Can sağolsun eklemişti geçen sene ama bir update edip ön postlardan birine de koyalım istedim. Leon'un amcası olur kendisi. Baklavayı indiriyor mideye.

Mersin'in Pivotu: Marcus Cousin

Mersin'de yabancı transferi tam gaz devam. Ahmet Kandemir ülkenin yabancı ithalatı konusunda en başarılı koçlarından birisi. O birini getirdiğinde potansiyel iyi oyuncu gözüyle bakıyoruz artık kendisine. Son ithalatı Houston Cougars'tan Marcus Cousin. Kolej istatistikleri şurada. Son senesinde 30 dakika ortalama almasıyla birlikte çılgın bir yükseliş yakalamış istatistiklerinde. Maç başına 10.9 sayı ve 8.4 ribaund gayet tatmin edici. Bununla birlikte blok krallığı kategorisinde tepeye oynayacak bir oyuncunun ligimize transfer olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira blok ortalaması maç başına 2.1. Onu geçtim, adamın adını Google'a yazıp görsellerde arattığında çıkan her 10 fotonun 9'u blok yapma teşebbüsü esnasında. Şurada kısa bir videosu var, isminin telaffuzunu da kapıversin spikerlerimiz videoyu izleyip.

23 Temmuz 2009 Perşembe

Cenk Akyol İtalya'da

Air Avellino ile anlaşmış. Atlanta seferi yine iptal.

Richie Frahm & İbrahim Kutluay

Mersin BŞB'nin NBA patentli yeni transferi Richie Frahm'la ilgili eski defterleri karıştırırken şöyle bir haber buldum. Zamanında kaçarak gitmişti Frahm bu memleketten hatırlıyorum ama biraz bulanıklık vardı, tam cümleleri çıkartamıyordum. Şu haber imdadıma yetişti sağolsun. Bu arada evet haberde neden Penny Hardaway resmi kullanıldığını anlamak zor, kabul ediyorum. :)

Bir diğer ilginç dip not ise; Şut dendiğinde akla gelen 3-5 Türk'ten biri olan İbrahim Kutluay'ın berbat geçen Seattle macerası sırasında o yıl kadroda düşünülmeyen Frahm'ın yerini doldurduğu. En azından fiziksel olarak. :) O haber de şurada. Haberde kullanılan jargon pek inandırıcı değil, hani sanki şimdilerin Fotospor'u tadında hayali cümleler içeriyormuş gibi ama olsun işte, detay detaydır. Paylaşmak lazımdır. Hele bir de iki oyuncunun aynı noktadan şuta kalktıkları resimlerini bulmuşsanız.. Mmmm..

Richie Frahm Mersin BŞB'de

Fotoğraf eski ama güzel. Richie Frahm'ın kolej yıllarından. 2000 Gonzaga mezunu. Kolejden sonra Filipinler'de ve biraz da Daçka'da oynadı. Daçka istatistikleri şurada. Epeyce skor üretmişti forma giydiği kısa sürede. Sonra NBA'e düştü yolu. Sırasıyla Seattle, Portland, Minnesotta, Houston formalarını giydi. 2006-07 sezonunda Benetton ile Avrupa'yı ziyarete geldi. Sonra yine NBA'e dönüp iki maçlığına Phoenix, ardından da L.A. (Clippers olanı) semalarında gözüktü. Geçen sezon NBDL takımlarından Reno Bighorns formasıyla maç başına 14.1 sayı, 4.4 ribaund ortalamaları tutturmuş. Oyuncunun NBA kariyeri şurada, o da dursun elimizin altında.

Ahmet Kandemir genelde genç ve parlayacak Amerikalılar seçerdi, bu kez tercihin tecrübeli, NBA görmüş geçirmiş bir şutörden yana kullanmış. 1977 doğumlu olan ve 1.96 metre boyundaki Frahm 7 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'ye geliyor. Beraberinde tecrübesini ve hala iyi attığını umduğum şutlarını da getirerek.

Çavuşoğlu İlkokulu - 1991

1991 İlkokullar arası küçük erkeklerde Türkiye şampiyonu olan Çavuşoğlu İlkokulu'nun şampiyonluk fotoğrafı. Biraz bakın bakalım, tanıdık kimse var mı? Ben sonra tam listeyi yazacağım. Fotoğrafın üstüne tıklarsanız daha büyük haline ulaşabilirsiniz.

edit: Arka sıra (Soldan sağa): Ali Parlak (Spor Koordinatörü), Ümit Ceylan, Erkan Hacıoğlu, Sead Ok, Ahmet Çavuşoğlu (Genel Müdür), Taha Köse (İlkokul Müdürü), Mahir Bayrak, Kerem Tunçeri, Hidayet Türkoğlu. Ön sıra (Soldan sağa): Leyla Çalışkan (Antrenör), Mesut Ademoğlu, Ali Çakır, Özgür Alyüz, Murat Ersin (Spor Sorumlu Müdürü), Serdar Sayhan, Ali Mert Köse, Nazire Tapan (Beden Eğitimi Öğretmeni - Yönetici), Bülent Ermiş (Yönetici)

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Serhat Büker

Bu yıl hiç de fena sezon geçirmedi aslında. Elbette kardeşinin yaptığı patlamanın yanında küçük bir kıvılcım olarak kalıyor ancak onun da kendine has yetenekleri var. Serhat'ın ofansif yetenekleri kısıtlı olabilir ancak her takıma lazım derecesinde sertlik koyabilme, rakibi yıldırabilme, 3-4 numaralarda takım savunmasını ateşleyebilme yetileri fazlasıyla mevcuttur bünyesinde. Bu yıl Renault'dan ayrıldı, ben onun için takım & taraftar bütünleşmesinin maksimumda olduğu Pınar Karşıyaka'yı uygun görüyordum kafamda, ancak KSK o bölgeyi eski takım arkadaşı Alper Saruhan ile geçince Serhat'a olan ilgisini sıfırladı. İlginçtir ki yerli piyasasında fazla adam olmamasına rağmen Serhat için hala şu takıma imzaladı diyemedik. Ki güzel de bir sezon geçirdi yukarıda yazdığım gibi. Bornova fellik fellik adam arıyor, al sana kaya gibi bir role-player. Bilmem belki uyandırırız birilerini.

Hacı Koş Koş, Bornova'dan Haber Var

TB2L Final Grubu'nun sürpriz ekibi Bornova Belediye, tüm olumsuz iddialara ve söylentilere rağmen yola devam ediyor. Sponsorların bulunması ve haliyle ütçenin belirlenmesi konusunda biraz geç kalındığından transfer yemeğinin de dibine yetiştiler elbette. Yoksa İnanç Koç ve Mehmet Yağmur'la transfer görüşmesi yaptıklarını ancak anlaşma sağlayamadıklarını hepimiz biliyoruz. Takımın bütçesinin 3.5 M TL civarında olacağının belirlenmesinden sonra yaptıkları ilk hamle menajerlik görevine İzmir basketbolunda keyifli bir yeri olan Önder Bingöl'ü getirmek oldu. İç transferde Umut Durmuş, Serdar Yavuz, Yalçın Azizmahmutoğulları ve Umutcan Özyıldırım ile anlaşmışlar, dış transferde ise dediğim gibi biraz treni kaçırmış durumdalar. Kepez'den Mesut Ademoğlu'nu ve Vestel'den Çağdaş Erdoğan'ı alabilmişler şu ana kadar. Mesut 3 sezondur şanssız sezonlar geçiriyordu inşallah bu yıl iyi olacak onun için. Amerika'dan döndükten sonra önce Tekel'de oynadı, iyi de oynadı aslında ama takım çok kötüydü. Geçen yıl Daçka'da şanssız bir sakatlık geçirip sezonu kapadı. Bu yıl da Kepez'de can pazarına düştü, Halil abi geldikten sonra 2-3 dakika ya oynadı ya oynamadı. Bornova ve TB2L'den takımlar vardı talipleri arasında. Birinci lig seviyesinde kalmak istemiş.

Yabancı transferinde çoğu takım gibi onlar da 5 haklarının 4'ünü (3+1 şeklinde) kullanacaklarmış. Eldeki yerli kadro ilk etapta gelecek sezon için düşünülen 'Kadronun omuriliğini yerli isimlerden kuralım' fikrine uyan bir kadro değil, daha çok tamamlayıcı isimlerden oluşuyor ekip. Bu nedenle yabancıların seçimi ve onların söz sahipliği İzmir ekibinin geleceği hakkında en önemli ipucu olacak. Bu saatten sonra iyi yabancı bulabilmeleri de ayrı bir beceri işi gerçi ama, bakalım kimleri getireceker.

21 Temmuz 2009 Salı

Cenk Akyol Atlanta'da

Cenk Akyol doğuştan Atlantalılara taş çıkartırcasına deli bir aşkla bağlı onu draft eden takıma. 2005'te draft edilmişti. Avrupa'da biraz daha takıl, sonra alacağız dediler. 4 yıl oldu, bırakın Avrupa'yı, Edirne - Kars arasında bile düzgün forma giyemedi Cenk. Efes gelecek sezonun kadrosunda düşünmedi onu. O da hayallerinin diyarına gitti, şansını bir kez de yerinde denemek istedi. Atlanta Hawks'la mini Yaz Kampı'na çıkmış. Maç forması olmasa da idman formasını giymeyi başarmış. Gerisi gelir mi sizce? Ne dersiniz? Yoksa yine ona hasret, ona yine esmer günler mi düşer? Nedense bana hep ikinci seçenek daha yüksek ihtimalliymiş gibi geliyor Cenk Akyol için.

Erdemir Michael Cuffee İle Anlaştı

Erdemir Antwain Barbour'un ACB yolunu tutmasından sonra boşalan skorer oyuncu pozisyonuna Michael Cuffee'yi monte etti. Geçen sene İspanya 2. liginden alınıp getirilen Barbour'a benzer şekilde, Cuffee de İtalya 2. liginden geliyor. Hemen yeni bir Barbour çıkar mı ortaya sorusu dolandı kafamın içinde. Middle Tenn mezunu, 1983 doğumlu, 1.96 boyunda, 2-3 numaraları oynayabilen bir oyuncu. Kendi şutunu yaratma konusunda da oldukça başarılı. Kariyeri öyle çok da parlak değil, Amerika'daki D-League dışında Finlandiya, Danimarka liglerinde oynamış. 2008 yazında Spurs ile bir Summer League deneyimi yaşamış ama olmamış. Geçen yılı geçirdiği İtalya 2. ligi takımlarından Fileni Bpa Jesi'de ise 34 maçta forma giyip 15.6 sayı, 5.6 ribaund, 2.8 top çalma ortalamaları yakalamış.

Engin Atsür & Brad Newley Beşiktaş'ta

Milli oyuncumuz Engin Atsür ve Avustralyalı şutör Brad Newley Beşiktaş Cola Turka'da. Siyah beyazlılarda transfer çalışmaları bu iki oyuncunun kadroya katılmasıyla şimdilik tamamlandı. Burak Bıyıktay hedeflediği kadroya ulaştığını, şimdilik ekstra bir transfer düşünmediklerini belirtti. Engin Atsür'ü hepimiz tanıyoruz zaten, ekstra bir tanıtıma gerek yok onunla ilgili. Tek söyleyeceğim şey 1 sene rötarlı da olsa doğru karar verdi. Oynayabileceği bir takıma gitmesi onun için çok ama çok önemliydi.

Brad Newley ise 1985 doğumlu, sağlam altyapısı olan, şutör, skorer bir beyaz. Avustralya u-19 takımı ile 2003'te Dünya şampiyonu olmuşlardı. 2004-07 yılları arasında kendi ülkesinde geçirdi kariyerini. Sonra 2007 yazında Houston tarafından 2. tur 54. sıradan draft edilmişti ama fiziğinin yetersizliğinden istediği şansı bulamadı. O da Yunan ligini tercih etti. Önce bir yıl Panionios'ta, sonra geçen sezonu ise Panellinios'ta tamamladı. Geçen yılki istatistikleri şurada. Fiziki mücadeleye pek gelemese de yakaladı mı atar cinsten. Gelsin seyredelim bakalım, merak ettiğim isimlerden birisiydi.

GSBasket.org'danTepki

Önce uzuuun uğraşlardan (!) sonra alınan Zafer Kalaycıoğlu katıldı G.Saray topraklarına, sonra da zamanınında dişi Tuncay olarak anılan Nilay Yiğit. Gerçi Nilay'ın transferini bundan 2.5 ay önce duyurmuştuk biz zaten ama haber medyada yeni yer buldu kendine. Bu transferlerin arkasından gelmesi muhtemel tepkilerin ilki ve şu an için teki ise GSBasket'ten gelmiş. Sitenin açılış sayfası resimdeki gibi.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Genel Koordinatör

Beko Basketbol Ligi takımlarından Türk Telekom'da Genel Koordinatör Ercüment Sunter diye başlayan bir haber TBF resmi sitesine düştü, kısacası resmi olarak bir devir sona erdi. Sunter bundan sonra daha yukarı bir mevkiide ama saha içinin taktiksel kısmından uzakta olacak.

Ayrıca aynı haberden öğrendiğimiz kadarıyla ne zamandır muallakta olan Türk Telekom bütçesi nihayet netleşmiş. Önce Murat Özyer'i sonra da diğer anlaştıkları isimleri birer birer duyurmaya başlarlar artık. Kadroya katmak istedikleri oyuncular arasında Hüseyin Beşok ve İbrahim Kutluay'ın olduğunu cümle alem biliyor artık zaten. Graves ismi de dolanıyor kulislerde. Bajramovic'i ellerinden kaçırmazlar inşallah bu curcunada.

19 Temmuz 2009 Pazar

Ersin & Ümit Kadroda

Cemal Nalga ve Cevher Özer sakatlıkları nedeniyle Milli Takım kadrosundan çıkarılmışlardı. Yerlerine geçen sene kadronun son kısmını tamamlayan Ersin Görkem & Ümit Sonkol alınmış.

Halil Üner'le Sezon Öncesi Sohbeti

Halil Üner'le hoş bir pazar sabahı muhabbetimiz oldu. Gündem elbetteki de yeni sezon öncesinde kurulan kadro ve yapılan transferlerdi. Öncelikle şuradan başlayayım, başka transfer yapılmayacakmış. Sezona 3 yabancı ile başlanacakmış, sezon içindeki duruma göre belki bir 4. yabancı transferi daha gerçekleşebilirmiş. O nedenle kadro lige şu anki 13 kişilik haliyle girecekmiş.

Halil abi sağolsun herşeyi açık açık anlattı. Geçen yılki takımın tam da istediği gibi olmadığını ancak ekstra çabalarla bir şekilde ligde kaldıklarını belirterek söze giren tecrübeli coach bu yıl belediye ile birlikte basketbolda daha keyifli ve daha iddialı bir takım yaratabilmek adına yerli kadronun üzerine fazlaca düştüklerini belirtti. Kepez takımının bu yılki toplam bütçesi 2M $ imiş ve yapılan 11 transfere rağmen halen bu bütçenin içindelermiş, geçen sene 200 bin dolar civarı bir paraya oynayan Traylor bu yıl 650 bin Euro istemiş, Fitch ise 550 bin $ talep etmiş, haliyle de bu isimleri kadroda tutamamışlar. Cüneyt, Fatih, Erdem gibi isimler eski takımlarında aldıkları ücretlerin neredeyse yarı fiyatına Kepez'e gelmişler. Halil abi kurulan kadronun ve yapılan transferlerin neden bu kadar eleştirildiğini anlayamadığını söylüyor. Kimse neden Efes'in F.Bahçe'nin kadrosunda kenarda kalan ve süre bulamayan isimlere bakmıyor da benim Alex Gordon arkasına Cüneyt ve Bora'yı koymama laf ediyor çözemiyorum diyor. Ha keza geçen sene Traylor'ın yükselen performansında nasıl ki onu idmanlarda döve döve oynatan Saunders'ın etkisi varsa, bu yıl da Nedim Dal bize bu konuda büyük fayda sağlayacak dedi. Nedim'i Türkiye'ye getiren ilk ismin kendisi olduğunu belirten Üner, 5 dakika da oynasa sesini çıkarmayacak ve idmanda sertliği sürekli yukarıda tutacak bir isim olarak Nedim kadronun önemli parçalarından biri olacak diye ekledi. Halil Üner Fatih Solak'ın 1 yıllığına düşüşe geçen performansını yeniden yukarı çekeceğinden de çok emin. Uzun rotasyonlarını derinleştirmek istemişler ve buna da ulaşmışlar. Eğer ki ligde birkaç seviye yukarı çıkmak istiyorsak uzun rotasyonumuzun iyi olması gerektiğinin bilincindeyiz dedi.

Halil hocanın sesinden bu yıl için ne denli iddialı olduğu rahatça anlaşılıyor. Bu yıl ligde keyifli bir tat bırakan, Play-Off'a kalan ve belki 1 de tur geçen, hatta Avrupa biletini de kapan bir Kepez için tüm birikimini ortaya koyacağını söyleyen bir Halil Üner'in ve bu kez sıfırdan elleriyle kurduğu takımının neler yapacağını görmek oldukça hoş olacak. Bakalım nasıl bir sezon geçirecek Kepez?

Antalya BŞB Guardını Buldu: D.j. Thompson

Altar Tunçkol'un yeni sezonda takım direksiyonunu teslim edeceği isim de belli oldu. Bu koltuk için Hakan Demirel ile anlaşılmıştı daha önce ama genç oyuncunun son dakika dönüşü ile planlar biraz alt üst olmuştu. İyi bir kolej kariyeri olan, geçen seneyi AEK formasıyla Yunan liginde geçiren, kariyerinde bir de Polonya macerası olan D.j. Thompson ile anlaşmışlar. 1.75 boyunda, 1985 doğumlu oyuncunun geçen yılki istatistikleri şurada. Şimdi sırada gerektiğinde 1 numara da oynayabilen şutör bir 2 numara almak var. Adaylar arasında daha önce ülkemizde forma giymiş bir isim de var. Bekleyelim bakalım.

Doyumsuzluk

'Transfer çalışmaları kapsamında bir yerli oyuncu almayı daha düşünüyoruz. 4. yabancı konusunda ise aceleci olmayacağız.'
3'ü yabancı toplam 11 transfere imza atan Kepez Belediye takımının basketbol şube sorumlusu Ahmet Ünlüoğlu saturation eğrisine şiddetle karşı çıkıyor. :)

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Mohamed Kone Antalya BŞB'de

Antalya ekibinin ikinci yabancısı (Greene'den sonra) Fransa ligi takımlarından Roanne'da oynayan Mohamed Kone oldu. 2.11 boyunda, 1981 doğumlu oyuncu 3 sezondur Fransa'da. İlk yılını Chalon'da geçirdikten sonra 2. sezonun ortasında Roanne'a yatay geçiş yaptı. 1.5 sezondur da Roanne'da. 2007'de lig yarı finali, 2008'de ise lig finali oynadı. Bence gayet iyi bir transfer Antalya adına. Son sezonundaki ortalaması 30 lig maçı için 5 sayı, 4.5 ribaund. Eurocup'da oynadığı 6 maçta ise 8.5 sayı, 5.2 ribaund. Bizim ligde özellikle ribaund ortalaması daha da yukarı çıkacaktır tahminimce.

edit: Hakan Demirel'in salvosundan sonra Mike King'den vazgeçmiş Altar Tunçkol. Şu anda Biran Greene ve Mohamed Kone var yani yabancı transferi olarak. Biri guard, diğeri de 1-2 oynayabilen bir forvet olmak üzere 2 yabancı daha alarak 4 yabancıya gidecekler büyük ihtimal. Nasılsa Kone Bosman statüsünde.

17 Temmuz 2009 Cuma

Yok Abi Kepez Doymuyor: Cüneyt Erden

Her gün en az bir tane transfer haberi giriyoruz artık Kepez'den. Alışkanlık oldu. Bugünkü sürprizleri de Cüneyt Erden. Daha bir tane de yabancı gelecek diyorlardı, belki vazgeçmişlerdir ondan. Zira kadro şiştikçe şişiyor. Yeni transfer olup da maçı tribünden seyredecek adam sayısı artıyor yavaş yavaş. :)

Kelepçe Efes'e İdari Menajer Oldu

Bir yerde bir kupa kaldırılacaksa 'Alınacaklar' listesinin en baş sırasına yazılırdı ismi. Bir sezonu Efes'te olmak üzere kariyerinin son 4 sezonunu şampiyonluksuz geçirdiyse de biz onu hep kupa kaldıran ve bir de karşısındaki adamı yıldıran kişilik olarak bildik. Efendiliği, sessizce işini yapması, kenardan gelmesi, ceza şutları, baydırıcı savunması, say say bitmez takdir edilesi yönleri. Son olarak geçen sene Erdemir kadrosuna ağabeylik etmişti. Şimdi bırakmış. Efes Pilsen'e idari menajer olmuş.

16 Temmuz 2009 Perşembe

Mustafa Abi İstanbul'dan Kopamadı

Mustafa Abi bugün İTÜ'de tesisleri gezerken görülmüş, 1995'ten beri 1. Lig seviyesinde oynayan ve hiç İstanbul dışına çıkmayan tecrübeli oyuncunun transfer kararında bu küçük detay biraz ağır basmışa benziyor. Yoksa KSK ve Kepez onu istediklerini açık açık söylemişlerdi ama onun tercihi bir İstanbul takımı olan İTÜ olmuş. İTÜ demişken, sahi İbrahim Kutluay yine orada devam edecek mi? En son Telekom ile anlaşmıştı ama Telekom'da bütçenin bir türlü netleşememesi yüzünden İbo'yu Hüseyin'i geçtim, koç Murat Özyer'e dahi imza attıramamışlardı.

Dejan Milojevic ve G.Saray'da Yabancı Olmak

Bizim blogdan da tanıdığınız Dejavu'nun cümlesiyle başlatalım postu: 'Geçen seneki sistemsiz ve kimsenin ne oynadığını anlamadığı takımda bir şeyler yapmaya çalışan yegane adamdı'. Milojevic'ten bahsediyor kendisi. Partizan'a dönmüş, 1 yıl oynayıp sonra da basketbolu bırakacakmış. Daha 32 yaşında aslında ama tadında bırakacak herhalde.

Sonra buradan yola çıkıp G.Saray'da bu yıl da bütün yabancıların değişeceğine bağlayalım olayı. Arşivi aradım taradım ama bir tek 96-97 ve 97-98 sezonlarında üstüste sarı kırmızılı formayı giyme başarısına ulaşan yegane yabancı olarak Sherron Mills'i bulabildim. Mills'i bulunca durdum, daha da geriye gitmedim. Gitsem tablo daha da kararacak belki. 96'dan bu yana bu özellikteki tek isim Sherron Mills. Ne yabancılar gelmiş geçmiş ama yahu, sağlam nostalji yaptım. Daniels, Nwosu, Durham, Handlogten, Lollis, Mamic, Koul, Demps, Mujezinovic, Tolbert, Wilangowski, Koch, Lyday, Uche, King, Slay, Boddicker, Keep, Dixon, Hadley, Fitch, Mitchell, Dee, Hite. Ne ararsan var. Ama dediğim gibi: Maksimum 1 yıl. Fazlası yok. :) KSK'da da 2 yıl üst üste oynayan yabancı bulmak zordur ama orada adamlar 1 yıl kendilerini gösterip 3-5 kat kontratla başka takımlara uçuyorlar. Burada öyle bir durum da yok. Acı verici hakikatten.

edit: Zamanında Beşiktaş ile de ilgili bir yazı yazmıştım. Onlar kadroyu değiştiriyorlardı tamamen. Yerli yabancı herkesi. Onların durum daha da vahimdi. O yazı da şurada.

Nostalji deyince yine aklıma geldi, iyice boşladık TBL Nostalji köşesini. Sırada Mirko Milicevic vardı, bir ara toparlayayım da yazayım o yazıyı. Transfer dönemi, işler güçler, e bir de tatil moduna girmek bünyeyi zorluyor biraz. Gel 24 Temmuz gelll. Gel de izin görsün şu adam. :)

Fatih Solak da Kepez'de

Kepez adına sezonun 10. yeni transferi Fatih Solak oldu. Geçen seneyi bu yılki Kepez'e benzer bir şekilde sezona giren Aliağa'da geçirmişti, bu yıl Kepez'e geldi. 5 numarada Stanojevic'le beraber takılırlar tatlı tatlı. Bu transferle birlikte Nedim Dal için de ufak çaplı bir turistik gezi halini aldı Kepez bence. Asıl ağır basan yanı olan abiliği ile takımı derleyip toparlar artık. Zaten Fatih Solak sürpriz oldu onlar için, yoktu ilk etapta plan program dahilinde. Baya derin rotasyonlu bir takım kuruyor yalnız Halil hoca. Kafamda Play-Off yapacak takımlardan biri olarak yazmıştım Kepez'i, şimdi hafif hafif ilk 6'ya hatta 5'e göz kırpıyor gibiler. Tabii tüm bunları geçen yılki Aliağa'nın durumuna düşmeyeceklerini varsayarak yapıyorum. :) Ama sanmıyorum ki o duruma düşsünler. Şu Antalya & Kayseri davasında ortaya çıkan iktidar - muhalefet sidik yarışı hafiften -yoksa derinden mi demeliydim- Antalya BŞB & Kepez arasında da var zira.

Antalya BŞB Brian Greene İle Anlaştı

Antalya BŞB'nin 2-3 numaralarda oynayabilen oyuncu arayışına son nokta kondu. Union Olimpija takımında oynayan Brian Greene ile anlaşmışlar. Sezona Ukrayna liginde başlayıp, Union Olimpija'da bitirmişti. Resmine bakar bakmaz anlayabiliyorsunuz hoplayan zıplayan, hatta hafiften eski Kepezli Torrell Martin'e benzediğini. Yerinde durmayan bir adam dedi Altar abi onun için. Ama Martin benzetmemi tam beğenmedi, 'Basden'ın biraz daha atletiği, biraz daha şutu olanı' dedi. Gelsin görelim bakalım, spektaküler adamlara kapımız her daim açık. 1.96 boyunda ve 1984 doğumlu olan oyuncunun geçen yılki istatistikleri de şurada.

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Resmen Kayseri

2010 Dünya Şampiyonası için Antalya'nın yerine Kayseri'nin geçtiğini aylar önce yazmıştık. Bugün federasyon resmen açıkladı bunu. Olayı kısaca özetlemek gerekirse, Kayseri'deki salonun iyi olduğunu ve böyle bir organizasyonu gerçekten hakettiğini düşünmekteyim. Ancaaaak, iktidar partisinin elindeyken salon için gayet bolca bütçesi olan ve bu işi öyle ya da böyle bitirecek olan Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin elinden sırf muhalefet partisine geçti diye böyle bir şeyin kaçması hoş olmadı. İşin perde arkasında iktidar partsinin sağlam bir tokadı var elbette. Siz misiniz muhalefeti seçen, biz de para musluğunu kapatıyoruz veeee olayı Kayseri'ye, ya da başka bir deyişle reis-i cumhurumuzun memleketine alıyoruz dediler. Memleket standartlarına göre gayet normal bir hareket. O yüzden buralarda fazla takılmayalım. İşin şu boyutuna takık durumdayım ben, Kobe'yi, Lebron'u, onu, bunu Antalya'ya getirmek iyi güzeldi de; Kayseri'de ne yapacak bu amcalar bilmiyorum. Büyük ihtimalle o işe de bir el atılır, Amerika'yı o tarafa göndermezler diye düşünüyorum. Olursa da Kobe'ye ve Lebron'a önerim pastırmalı yumurtadır. Hafif ter yapar, koltuk altından koku yayar ama olsun. Alışkın olmayan rakip takımlara karşı sağlam bir silaha bile dönüşebilir o mis gibi tereyağıyla pişmiş, üstüne de pastırma gezdirilmiş yumurta. :)

Renault'nun İlk Yabancısı: Mike Rose

Oyak Renault da yabancı transferi konusunda siftah yapan takımlardan oldu. Saf bir şutör ve iyi bir üçlükçü olan Mike Rose ile anlaştılar. Eastern Kentucky mezunu Mike Rose 1987 doğumlu ve 1.94 boyunda. Kolej istatistikleri şurada. Sayı ortalaması ve son sezonundaki rakamları etkileyici, 2 numara oynayan bir oyuncu için ribaund rakamları da gayet güzel bence. Oyak Renault son birkaç sezondur olduğu gibi bu yıl da doğru yabancıyı bulmuşa ve bulacağa benziyor. Rose'un aşağıdaki gibi bir resmi de bulunmakta, ofansif güçleri nedeniyle Superman etmişler adamı fotomontajla.

Jimmy Baron Mersin BŞB'de

Mersin BŞB'nin yeni Lofton'u belli oldu. :) Rhode Island mezunu, 86 doğumlu Jimmy Baron ile anlaşmışlar. Kolej kariyerindeki rakamları şurada. Sağlam bir şutör, muazzam bir üçlükçü, klasik tabirle 'Can shoot from everywhere' tadında bir oyuncu. Ahmet Kandemir bu yılı da karavanasız geçmeye kararlı gibi.

14 Temmuz 2009 Salı

F.Bahçe Ülker'den Bomba Transfer !!

Sarı lacivertli taraftarların beklediğine değdi. Nihayet takımdan bir transfer haberi geldi. :) G.Saray Cafe Crown takımının 88 doğumlu, 1.95 boyundaki genç oyuncusu Altay Özurgancı Kadıköy topraklarına katıldı. 3 senedir A takım kadrosunda yer alan oyuncunun oynadığı toplam maç sayısı 20. Bunun 14'ü bu sene. Career-high'ı ise bu yıl üst üste gelen 2 maçta Beşiktaş ve F.Bahçe'ye attığı 3'er sayılar. Gerçi F.Bahçe Ülker maçında üçlük basket + faul aldırıp career-high yapma şansını elde etmişti ama tek faulü kaçırıp bu fırsatı tepmişti. Belki de Abdi İpekçi'de yaşanan bu pozisyondu Tanjevic'i etkileyen, o gün o anda yazdı Altay'ın ismini kafasına. :)

Şaka bir yana 3 yıldır etliye sütlüye pek bulaşmayan, bu yıl da 14 maçta forma giyip aldığı sürenin öyle aman aman hakkını vermeyen bir oyuncu Altay. Fiziği ve yaşı Tanjevic'e uygun, orası kesin. Ama 3 yıldır gözlemleyebildiğim kadarıyla kadroyu tamamlayan 12. adam olmasından başka hiçbir özelliği hakkında fikir sahibi olamadım. Hayırlısı olsun, Tanjevic'in belki bir bildiği vardır. Belki de Trabzon'a kiralamak için almışlardır, kimbilir. Ama geçen sene hiç oynatmadığın Serhat Çetin'i göremeyip, taaa uzaklardan Altay'ı görebilmek de kim ne derse desin büyük bir başarı. Serhat'ın bu sene daha çok süre bulması ya da bulamayacaksa da bulabileceği bir takıma gitmesi temennisiyle kapatalım yazıyı. Yoksa tren kaçacak onun için de.

Efes Nachbar'la Transfere Noktayı Koydu

Terence Morris demiştik, anlaşıldı demiştik, hatta gerçekten de anlaşılmıştı, hatta hatta zaten listenin ilk sırasında Morris vardı her zaman için ama sonra bu insanın içine şüphe düşüren sakatlığı nedeniyle vazgeçildi kendisinden. Şimdi açıklanan isim çok daha kariyerli. Yıllarca NBA'de oynayan (ama sadece 25 maçta ilk 5 çıkabilmiş, ilginç bir not bu) ve geçen sezon Avrupa'ya dönüp Dinamo Moskova forması giyen Bostjan Nachbar ile 1+1 yıllık sözleşme imzalanmış. 1.1 M Euro alacak diye yazılmış başka bir forumda. Hayırlısı olsun. Kapamış Efes böylelikle transferi. Güzel de kadro kurdular. Bakalım Avrupa'da özlenen başarı bu yıl gelecek mi?

Ekleme: Kariyerinde sadece 25 maçta ilk 5 başlamasını kötülemek maksadıyla vermedim bu arada. Sadece 25 maçta ilk 5 başlamış ama gayet de yıllarca NBA'de belli bir yer edinebilmiştir kendisine. Zaten Kukoc da zamanında kenardan gelip vermez miydi o büyük katkısını? Yanlış anlaşma olmasın diye belirteyim dedim.

Burak Yönder Mersin BŞB'de

Alpella ile yaşadığı 2 yıllık 1. lig tecrübesinin ardından geçen sezonu Alpella'dan birçok arkadaşı ile birlikte Trabzon'da geçiren Burak Yönder, Mersin BŞB takımına transfer oldu. Geçen sene McCalebb'in arkasında bir back-up guardı olmadığından ara sıra Lofton'u oraya kaydırarak olayı götüren Ahmet Kandemir, bu yıl Amerikalı arkası Burak kombinasyonuyla yola çıkıyor. Klasik her Türk guardımız gibi Burak'ın da şutuna güven konusunda katetmesi gereken yolu var ancak iyi niyeti ve çalışkanlığıyla ve en önemlisi de oynaya oynaya bu açığını kapatacağını düşünmekteyim. Mersin onun için fazlasıyla uygun bir yer. Dakika da çalar maç başına 10-15 falan. Güzel olmuş her açıdan.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

KSK'nın Son Yabancısı: Andre Smith

Kaf-Kaf'ın son yabancısı Andre Smith oldu. North Dakota mezunu, 1985 doğumlu, 2.03 boyunda. Kolej kariyeri şurada. 1 sene Japonya'da oynamış, geçen sene ise İngiltere'de Everton Tigers forması giymiş. Adada 32 maçta 26.5 sayı, 11.2 ribaund, 1.8 asist ortalamaları yakalamış. Finalde Newcastle'a kaybedip şampiyonluğu rakiplerine vermişler ama Smith ligin MVP'si seçilmiş. Tanımıyorum. Oynamaya başlasın, elbet tanışırız.

Kepez'in Yeni Hedefi: Solak & Abi

Kepez define mi buldu ne yaptı bilmiyorum ama transferde doyuma ulaşmadıkları kesin. Kadroya katılan 3'ü yabancı toplam 9 yeni oyuncu ve sözleşmesi uzatılan 2 oyuncu, hatta alacakları 4. yabancı oyuncu onlara yetmemiş olacak ki, resmi siteden Fatih Solak ve Mustafa Abi ile de ilgilendiklerini duyurmuşlar. Eğer alabilirlerse toplam 14 kişi olacak kadroları. E 12 tanesi de yeni transfer? Hangileri kadro dışında kalacak, merak ediyorum. :) Bu arada Mustafa Abi ile Pınar KSK'nın da ilgilendiğini dipnot olarak iletelim yine.

12 Temmuz 2009 Pazar

Dünya Varmış

Dün yoktum, bugün de yokum. 2 günlüğüne ufak bir kaçamakla OFF konumuna aldık şalterimizi. Ruhumuz bakımda. Pazartesi görüşürüz.

10 Temmuz 2009 Cuma

Efes ve F.Bahçe'nin Fikstürleri

Euroleague'deki temsilcilerimiz Efes Pilsen ve F.Bahçe Ülker'in fikstürleri belli olmuş. 10 haftalık maraton 21-22 Ekim'de başlıyor, 13-14 Ocak'ta bitiyor. Bakınca F.Bahçe Ülker'in fikstür daha iyi gibi geldi bana. Gerçi tüm haftanın yorgunluğunun tavan yaptığı Cuma akşamı iş çıkışı sırasında baktığımdan saçmalıyor da olabilirim. :) Bir de siz yorumlayın bakalım.

F.Bahçe Ülker: Barcelona - Asvel (d) - Cibona - Siena - Zalgiris (d) - Barcelona (d) - Asvel - Cibona (d) - Siena (d) - Zalgiris

Efes Pilsen: Rytas (d) - Partizan - Unicaja (d) - Olympiakos (d) - Elemeden gelecek takım - Rytas - Partizan (d) - Unicaja - Olympiakos - Elemeden gelecek takım (d)