15 Ocak 2010 Cuma

2010 ve F.Bahçe Ülker'in Final-Four Hedefi

Sene 2010 olunca, yıllardır nasıl uyutulduğumuzu anlamak çok da zor olmuyor. Bundan 3 yıl önce tıpkı Milli Takım'da olduğu gibi F.Bahçe Ülker'de de bir 2010 hedefi kondu Tanjevic ile birlikte. Karadağlı koçun ilk senesinde Aydın Örs'ün de mirasıyla çeyrek final vizesini kapmasının ardından, taraftarın büyük bir çoğunluğu Tanjevic'in bu masalına inandırdı kendini. Yetmezmiş gibi Aydın hocaya yapılan saygısızlıklar, sevgisizlikler falan da unutuldu bir çırpıda. Unutmayanlar da yok muydu? Vardı elbette. Tanjevic'in masal anlattığını bilmeyen yok muydu? Vardı elbette. Ama ciddi bir çoğunluk da takım ligde şampiyon, Avrupa'da son 8 yaptığı için halinden ve yapılanlardan memnundu.

Her yıl biraz daha üstüne koyulacağını ve 2010'da kısmetse Final-4 oynanacağını söyleyen Tanjevic & Uslu, daha ilk yıldan Final-4'un bir adım gerisine kadar gelinmiş olmasına sevinmediler bile belki. 'Çıtayı ilk seneden çok mu yükseğe koyduk?' diye düşünmüş olma ihtimallerini hiç de az görmüyorum ben. Sonraki sezon Top-16 bileti alındı ve son 8'in bir adım gerisinde stop edildi. Bu yıl ise karşımızdaki tablo çok daha trajik. 2010 yılında Final-4 oynayacak denilen F.Bahçe Ülker tam da 2010 yılında daha ilk turdan, hem de sonuncu olarak veda etti Euroleague'e.

Sarı lacivertli takımın içinde bulunduğu A grubunun Euroleague'in belki de gelmiş geçmiş en kolay grubu olduğunu söylemek çok da abes kaçmayacaktır. Ve F.Bahçe Ülker'in bu grubu sonuncu olarak bitirmesini anlamamı sağlayacak tek bir insan dahi çıkamayacaktır yeryüzünde. Hele hele Siena ve Barça maçlarını saymaz isek takımın oynadığı ilk 3 hedef maçını (İkisi deplasmanda) kazandıktan sonra bu tabloyla karşı karşıya kalınmasını anlamam için bilmiyorum artık ne gerekli bana. Tanjevic'e sorsak mutlaka anlatacaktır bir şeyler ama emin olun 2010 masalından pek de farklı olmayacaktır bu anlattıkları.

Bunca yıldır yapılanları yazmak beni fazlasıyla yormuştu. Ama dün yine tüm bu hataları bir kolaj çalışması şeklinde temcit pilavı gibi yemek bilmem artık nasıl tarif edilir. Ukic'in 3/3 atması, farkın 5'e inmiş olması ve diğer maçta Asvel'in öne geçmesi üst tur için yeterli şartların oluşmuş olmasına işaretken, Butautas'ın sayı ihtiyacı olduğundan dolayı aldığı mola olmasa Tanjevic takıma çoktan 'Faul yapın' talimatını vermişti bile. Butautas mola alınca, kenardan da müdahaleler gelince staff uyandı, faul yapmama kararı alındı. Oh be dedik. Ama bunu nasıl bilmezler diye de dertlendik tabii. Takım sahaya çıktı ve 3 saniye içinde sayı yememesi gereken F.Bahçe Ülker'de sahadaki beş hiç de bu isteği karşılayacak bir beş değildi. Mrsic vardı bir kere sahada. Ve rakibin en keskin şutörünü, Marcus Brown'u tutmakla görevlendirilmişti. Bunun adı dünyanın her yerinde komedidir.

Ukic alınmış bilmem kaç milyon dolara. Dün iyi oynayıp takıma o pozisyondan bir farklılık katmasına rağmen, yanına vatandaşı Giricek'i de katıp ciddi bir katkı sağlamasına rağmen kurtaramadı takımı. Takım anasının ligine dönerken, belki de sözleşme imzalaması için geçerli sebeplerden biri olan Euroleague'de oynama opsiyonu kendi kendini yok etmiş oldu. Transferi geciktiren, içeride Asvel'e, dışarıda Cibona'ya yenilen, Barça ve Siena'dan bir araba dolusu fark yiyen takım son maç öncesinde apar topar Ukic'i getirdi. Yetebilirdi ama yetmesini yukarısı da istemedi. 'Gitmeyin, oturun oturduğunuz yerde' dedi. 'Siz bu Tanjevic masalını dinlemeye devam ettiğiniz sürece ben size daha neler yaşaracağım neler' diye de ekledi. Ya da ben öyle duydum, bilemem.

10 Yorum Yapılmış:

Emilo Santos dedi ki...

Ayıptır yazıktır bize günahtır bile diyemeyeceğim. Taraftarlığımız zaten Ülker takısı geldiği gün askıya almıştık....

mozlu dedi ki...

http://sporingen.blogspot.com/2010/01/sinirden-titremekfenerbahce-ulkerden.html

ozz dedi ki...

TanYEviç masalını anlatmaya devam ettirecek bu yönetim. Sevginin olmadığı yerde başarıda başarısızlıkta bir. Taraftar maça zar zor gelir olmuş, oyuncular beyhude çabalarda. Ukiç değil LeBron Kobe gelse ne olur...

Fanatik Basket dedi ki...

Beko TBL Haftanın İddaa Tahminleri..
http://www.fanatikbasket.net/blog.asp?id=252

BaHa dedi ki...

@Fanatik Basket

İddanın bu handikaplı kısmından pek anlamam da;
Galatasaray-Aliağa maçında +14.5 handikap sonuç 2 derken buradaki anlam ne?

aliğa galatasarayı 15 farkla yenermi yoksa 15 farktan aşağı bitermi?

Fanatik Basket dedi ki...

@BaHa

oradaki handikapın anlamı, aliağa galatasaray'dan 15 ya da daha fazla fark yemez anlamına geliyor. aliağa kazanırsa ya da 15'den az farkla yenilirse maç 2 bitmiş oluyor. 1 bitmesi için galatasaray'ın 15 ya da daha farklı yenmesi lazım.

kısaca aliağa maça 14.5 sayı avantajlı başlıyor, 14-0 önde başlıyo gibi bi durum.

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Tanjevic YETER!

tarski dedi ki...

i)Aslinda tanjevic'ten bagimsiz olarak, euroleague icin uzun vadeli, genclere yatirim yapan bir program hazirlanmasi; desteklenmesi gereken, turkiye'de ornegine az rastlanan cesur bir girisimdi.

ii) bu hedefte ilk geldiginde cok elestirilen preldzic cok iyi bir transferdi. vidmar gole maya calmakti, denenebilirdi. Semih 4. uzun olarak her zaman kadroda tutulabilecek bir oyuncu, kinsey cok iyi genc bir amerikali olarak faydali bir transferdi.

iii) Bana gore en cok uzerinde durulmasi gereken oyuncu cok ozel yetenekleri olan Oguz'du. Zaten ulkerle birlesmeden sonra resmen tehditle takimda tuttuklari bu ozel oyuncuyu cok daha iyi gelistirmeliydi fenerbahce-ulker.
Ve tabii ki bir sekilde Enes'i ellerinde tutmalari gerekiyordu.

iv) Boyle genclere yonelik programli bir hedefi olan yonetim gercekten cok kotu idare etti. Daha basindan aydin ors'le cok ahlaksiz bir sekilde yollarini ayirdi. Federasyonun da destegiyle tanjevic gelince, isler daha basindan ali cengizlerle basladi.

v) boyle uzun vadeli ve bence takdir edilecek bir hedefe ulasmak icin katakulli'lere basvurmaya hic mi hic gerek yoktu.

vi) Tanjevic de, bana gore hic bir zaman tam olarak serbest olamadi. Bir kere tanjevic'in icinde oldugu uzun vadeli hic bir programda Solomon (solomon'un iyi oyuncu olup olmamasiyla alakasiz olarak) olamazdi.

vii) Tanjevic 2005'te kendi lafini yiyip Turkiye'de kaldiktan sonra, bu tip baskilara izin verdi, kendi prensiplerinden vazgecti.

viii) Bana gore Tanjevic 2 senedir bu takimi yonetmekten pek memnun degil. Hic bir tanjevic takiminda 3 gun once takima giren bir oyuncu, isterse MJ olsun, sazi eline alarak oynayamaz normalde.

ix) Su andaki durum tamamen saldim cagira meylam kayira durumu gozuken.

x) Burada en buyuk sorumlu, Fenerbahce kulubu ve federasyondur, sark kurnazliklari ile aslinda guzel bir fikri berbat ettiler. Tanjevic'i zaten 2005'ten beri anlamiyorum. Insan bir kere samimiyetini kaybedince nerelere gelebiliyor. Bu yasta bu kariyerdeki bir insan icin ben uzuluyorum.

dfn05 dedi ki...

dün haberlerde çıkan ömer aşık ın fb ye ihtarname çektiği iddialarının ne kadar doğru olduğu - senin yorumlarını merakla bekliyoruz salsa ..

dfn05 dedi ki...

o konuyu da blogunda işlersin umarım çünkü fb nin parayı geç ödemesi falan normalde olan işler değil ve ömer aşık ın bu çıkışı da şaşırttı bizi .. fenerbahçede bütünlük kalmadı tanyeviç sagolsun ..