3 Ocak 2010 Pazar

Aliağa Petkim: 85 - F.Bahçe Ülker: 94 (Emir Böyle İstedi)

Emir Preldzic'in Türk olması konusunda 'Ne gerek var ki?' yorumunu yapmıştım ama eklemiştim de 'Emir'in basketbolunu beğeniyorum' diye. Bugün Aliağa deplasmanında Türkiye kariyerinin en leziz oyunlarından birini daha sergiledi genç oyuncu. 20 sayı - 6 ribaund - 10 asist ile oynayıp gözlerimizin pasını sildi. F.Bahçe Ülker'de sahanın en skorer oyuncusu 13'ü faullerden olmak üzere 21 sayı üreten Greer olurken, Aliağa cephesindeki en skorer de yine 21 sayı ile Hosley oldu. Ligde 11. galibiyetini elde eden F.Bahçe Ülker, futbol takımının giydiği 'Arma forma' isimli modelin basketbola uyarlandığı formalarıyla sahadaydı. Lacivertin üstüne neon sarı ile renklendirilen formanın önündeki Ülker reklamının da yine neon sarı olması dikkat çekiciydi.

Aliağa Petkim alışılmışın dışında bolca post-up oynayarak girdi maça. İçeride Hosley'e toplar indiren ve sayılarını buradan çıkartmaya çalışan İzmir ekibinde bir diğer uzun Gordon da potadan seken topları toplayıp sayı olarak geri dönüştürdü. Konuk F.Bahçe Ülker'de ise Kinsey'nin hareketli oyunu ile aldırdığı fauller ve Oğuz Savaş'ın pivot hareketleriyle süslediği sayıları vardı. Daha 5 dakika içinde 4 faul hakkını dolduran Aliağa Petkim bu 4 faulün üçünü atış esnasında yaptı. Skor 12-10 Aliağa lehineyken Oğuz'un aktifliğini azaltmak için benzer sıkletteki Vukosavljevic hamlesini yaptı Halil Üner. Tabii bu sırada az kalsın 4 yabancıyla sahada kalacaklardı. 5. dakikada ikinci faulünü alan Reha Öz'ü çıkartıp Vuko'yu oyuna sokmak isteyen Halil Üner'e kenardan müdahale geldi ve apar topar McClinton çıkarıldı oyundan. Zaten bir sonraki hücumda da Reha steps yaptı, hemen Reha çıktı Kaan girdi içeri. Vuko oyuna girerken dediğim gibi birinci görevi Oğuz'u durdurmaktı ama o çok daha fazlasını verdi. Şu ana kadar TBL kariyerinde en yüksek rakamını geçen haftaki Banvit maçında (12 sayı ile) yakalayan Sırp oyuncu bu maçın ilk periyodunda forma şansı bulduğu 5 dakikalık dilimde 11 sayıya ulaştı. 6 hücumda 5 basket çıkartıp, bir pozisyonda da Semih tarafından bloklanan Vukosavljevic takımını skorda farklı bir şekilde öne taşıdı. İlk çeyrek 27-19 Aliağa üstünlüğü ile geçilirken, F.Bahçe Ülker'in bulduğu 19 sayının 8'inin faul çizgisinden gelmesi dikkat çekiciydi. Tek bir isabetli üçlüğü dahi olmayan Aliğa Petkim cephesinde yakalanan 11/17'lik ikilik yüzdesi ise tebrik edilesi bir detaydı.

İkinci çeyreğe Greer, Ömer ve Emir'in basketleriyle başlayan F.Bahçe Ülker bir anda skoru 27-26'ya getiriverdi. İlk çeyreğin sonlarına doğru başlayan ön alan baskısı da skor bu raddeye gelince durdu konuk takımda. Aliağa'da top kayıpları arttı, boyalı alandaki etkinlik azaldı, haliyle F.Bahçe Ülker aradaki farkı kapatıp yer yer skoru dengelemeyi bile başardı. Ama hiç öne geçemediler. Hosley'nin iki jeneriklik smacı ikinci çeyreğin akılda kalan en hoş enstantaneleriydi. Bir de Reha'nın kaptığı bir top sırasında hakemlerin verdiği ayakla oynama kararı vardı ki evlere şenlikti vallahi. Yazık yani, göz göre göre o düdüğü çalmak. Emir'den Ömer Onan'a giden iki ekstra pas sonucunda gelen iki üçlük skoru bu çeyrekte iki kez dengelemeyi başarırken, rakibine öne geçme fırsatı tanımayan Aliağa soyunma odasına 45-44 önde gitti. McClinton 20 dakikada sadece 1 sayı üretirken, ilkçeyreğin sonlarına doğru oyuna dahil olan Greer ürettiği 8 sayıyla Ömer Onan ile bilirkte konuk takımın en skorer ismiydi. İki üçlük atış esnasında yapılan faullerde 5/6 faul yüzdesi tutturan skorer oyuncu bir de isabetli üçlük sokarak 8'i tamamladı.

İlk yarıda maçın başları hariç öne geçmeyi başaramayan F.Bahçe Ülker, bu şanssızlığını daha ilk hücumlarında Ömer Onan'ın bulduğu basket + faul ile kırdı. Karşılıklı basketlerle üstünlüğün neredeyse her hücumda el değiştirdiği üçüncü çeyrekte iki takım da birbirlerine iki sayıdan daha fazla fark yapamadılar. Son çeyreğe 64-65'lik skor ile önde giren F.Bahçe Ülker'e bu üstünlüğü de çeyreğin bitimine 4 saniye kala Preldzic'in kişisel gayretleriyle bulduğu turnike getirdi. İlk yarıda Greer'e çalınan iki tane üçlük atış esnasında faullerden çok daha netinin (bu kez Greer yaptı Ceyhun'a) aynı hakemler tarafından çalınmamış olması da ilk yarıdaki Reha pozisyonu kadar evlere şenlikti.

Final periyoduna Semih'in smacı ve Emir Preldzic'in düşerken bulduğu turnike ile başlayıp skoru 64-69'a çeken ve uzun bir aradan sonra maçta böylesine bir fark görmemizi sağlayan F.Bahçe Ülker'e Aliağa Petkim'in cevabı çok çabuk oldu. Önce McClinton, sonra da Ceyhun Altay sağ dipten bomboş iki üçlük yollayıp isabet kaydedince 70-69 ile öne geçen takım İzmir temsilcisi oldu bu kez. Ama F.Bahçe Ülker Emir Preldzic'in müthiş oyunu sonrasında önce Emir sonra da Greer imzalı iki üçlük bularak bitime 5 dakika kala 73-82 ile 9 sayılık farkı cebine koydu. Herkes maçın koptuğu an olarak gördü burayı ama Halil Üner'in aldığı mola sonrasında etkili bir ön alan baskısıyla oyuna dönen Aliağa Petkim önce 4 faullü Hosley'nin peşpeşe bulduğu 5 sayı, sonra da Ceyhun Altay'ın aldırdığı basket + faul (faul de sportmenlik dışıydı) ile 30-40 saniye içinde 8-0'lık çılgın bir seri yakalayıp farkı bire indirdi. Sonrasında ön alan baskısının dozunu iyice arttıran Aliağa Petkim rakibine arkada geniş alanlar bıraktı. F.Bahçe Ülker bu boşlukları iyi değerlendirirken bitime 30 saniye kala Halil Üner & Reha Öz'e çalınan teknik faullerle birlikte maçın galibi de belli olmuş oldu. Son bölümde evsahibi takımın yoğun itirazları vardı, bitiş düdüğüyle birlikte taraftarlar da ciddi bir tepki gösterdiler maçın hakemlerine.

Maç bitiminde Halil Üner'in Spormax mikrofonlarına verdiği 'Adam sırf Milli Takım antrenörü diye, sanki Milli Takım'da da çok başarılıymış gibi çifte standart uygulanıyor' cümlesiyle başlayıp, 'Burası çiftlik değil' cümlesiyle bitirdiği maç sonu açıklaması hiç de alışkın olmadığımız ama aslında düşününce bu işe renk katan açıklamalardı. Zira Tanjevic'in saha ortasına dalıp teknik faul almadığı kaçıncı maç olduğunu ben sayamadım artık. Erdemir ve Telekom maçları bir anda aklıma gelenler. Keza Halil Üner'in belirttiği çizgiye basma pozisyonunda bana da Kinsey ve Greer çizgiye bastılar gibi geldi. Tekrar gösterilmedi o pozisyona ama öyle geldi yani ekran başındaki bana.

F.Bahçe Ülker'de uzun bir aradan sonra kadroda olan Mirsad Türkcan ve sakatlığı bulunan Gordan Giricek hiç süre almadılar.

Aliağa Petkim (85): Jack McClinton 12 (4 ribaund-5 asist), Reha Öz 12 (6 ribaund-2 asist), Quinton Hosley 21 (3 ribaund-3 asist), Kaan Üner (2 ribaund-1 asist), Lorenzo Gordon 12 (6 ribaund), Vladan Vukosajljevic 13 (4 ribaund), Ceyhun Altay 15 (4 ribaund-3 asist), İsmail Çevik (1 asist)

F.Bahçe Ülker (94): Ömer Onan 16 (2 ribaund-1 asist), Rasim Başak 3 (11 ribaund), Oğuz Savaş 7 (2 ribaund), Tarence Kinsey 7 (3 ribaund), Serhat Çetin 3 (1 asist), Semih Erden 15 (3 ribaund), Damir Mrsic 2 (1 ribaund), Mynn Terence Greer 21 (5 ribaund-3 asist), Emir Preldzic 20 (6 ribaund-10 asist)

21 Yorum Yapılmış:

KskHyTr dedi ki...

Ukiç konusunda gelişme varmı acaba? Dün gece milwakuee maçında kenarda kot pantolon ceketiyle oturuyordu(gidici gibi)

buğra dedi ki...

halil üner'i biraz antipatik bulmamla beraber maç sonu söylediği bazı şeyler çok güzeldi.
biz 7 kişiyle oynamaya çalışıyoruz, onlar da 12 kişi var 2 kişi de tribünde. şimdi bu durumda böyle bir galibiyete sevinecekler mi dedi. belki sportmence olmayacak ama bu tanjevic'in işi bitince elini kollunu sallayarak bu ülkeden gitmesini istemiyorum. birisi, kim olursa artık, kendi oyuncusu, kendi yöneticisi, rakip oyuncu, rakip yönetici, kendi seyircisi, rakip seyirci şu adama okkalı bir osmanlı tokatı atsa hem de kameraların bütün türkiyenin önünde, bush'a ayakkabı fırlatan gazeteciden daha çok takdir toplayacağına eminim.

kerim can dedi ki...

Halil hoca bana da antipatik gelir hep. Ancak maç sonunda ki beyanatı gerçekten bana göre haklıydı. Tanjevic bizim bildiğimiz kurallardan farklı kurallarla oynuyor ve buna kimse ses çıkartmıyor. Erdemir maçında saha içine girince ve teknik faul almayınca çok şaşırmıştım. Hatta tirübünde delirmiştim. Emin Moğulkoç'un basiretsizliği demiştim. Meğer tanjevice tüm hakemler böyle daranıyormuş.

Fanatik Basket dedi ki...

bitime 30 saniye kala halil üner+reha öz'e çalınan teknik fauller maçı bitirdi. aynı hakemler, skor 85-88'ken fenerbahçe aleyhine 2 teknik faul birden çalabilir miydi? bu tarz kararlar artık ligin tadını iyice kaçırmaya başladı, zira 1 değil 2 değil.. sonucu baştan belli bir maça çıkmayı kim ister?

aliağa kapasitesi dahilinde yapabileceğinin en iyisini yaptı, onlara buradan kocaman bir tebrik. yalnız halil üner'in çok iyi bir gününde olan vukosavlijevic'i niye bu kadar az oynattığını anlayamadım. adam 15 dakika sahada kaldı, 5/7 şutla 13 sayı, 4 ribaund yaptı, daha napsın:) gordon 26 dakikada bile o istatistiklere ulaşamadı.

ugurdeveci_6 dedi ki...

Emir değil hakemler böyle istedi. Halil hoca ve takımını cidden çok yazık oldu. Bu hakemler bu ligte çok can yakıyor ama nedense büyüklere dokunan yok...

Osman dedi ki...

Bir fenerbahçe klasiği oldu yine yavaş yavaş geldik geriden aldık maçı,ekşi sözlükte yazılanları yine haklı çıkardı halil üner 85-88 iken teknik faul alması bunun bir göstergesi onun içinde halil üner klasiği diyorum forever fenerbahçe......

Emre dedi ki...

Yukarda bir arkadaş da sormuş Ukiç konusunda bir gelişme var mı ya da haberi olan var mı alındı mı alınamadı mı?

coach dedi ki...

bugün aliağada tam bir hakem fiyaskosu yaşandı.emek hırsızlarına yazıklar olsun

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Emir büyük yerden :)

tuğçe kumral dedi ki...

Ben maçı aliağada izledim çalınan teknik fauller normaldi hakem daha öncede Halil Üneri uyarmıştı.Tanjeviç bence de iyi bir koç değil ama fauller gerekliydi..Emir çok iyi oynadı nasıl iyi bir oyuncu olduğunu gösterdi,semihte pota altında çok iyiydi bi bloğu wardı baya güzeldi..Hak ettik kazandık daha fazla uzatmanın anlamı yok bence..

summer dedi ki...

bu arada aynı Halil Üner Efes maçında da Smith'e ve Ergin Ataman'a saldırmıştı.

Lebowski dedi ki...

1) Bu kadar Fenerbahçe düşmanlığı neden?

2) Yılardır basketbolu takip ederim, Halil Üner'in (Fenerbahçe'yi çalıştırdığı dönemler de dahil olmak üzere) yenildiği her maçtan sonra hakemleri suçlamadığını görmedim.

3)Halil Üner maçtan sonra "haftalardır bu maça hazırlanıyoruz" cümlesinden neler çıkarabiliriz.

4)Derbilerden sonra bile görmediğimiz (kesinlikle tasvip etmiyorum) otobüs taşlama olayından neden söz edilmiyor?

Yaklaşık 1,5 senedir tarafsızlığı ve özellikle güncelliği ile beğenimi kazanan bu blog artık bana göre eski çizgisinde değil. Herkese sevgiler ve saygılar...

kobe dedi ki...

Ya bu halil uner hakli veya haksiz ama her mactan sonra hakemelere tepki ne demek?
Ne zaman yenilse hep hakem suclu hic bi zaman kendinde suc aramiyor.Tamam hakemler maclarda yanlis kararlar calabiliyor belki haklidirda ama yillardir kaybedilen her mactan sonra hakemlere yuklenmek bence cok komik oluyor...

mischa dedi ki...

Göz göre göre yapılan hakem hatalarına ki hata demek fazlaca saflık oluyor, isyan etmemeleri zaten garip olurdu. Bence az bile konuşmuşlar. Ortada olan maçı elleriyle Fb Ülker'e teslim ettiler.

serpil dedi ki...

ceyhun altay mıdır nedir maşallah o çocukta harika oynadı.. bakalım başka maçlarda aynı performansı sergileyebilecek mi?

tuğçe kumral dedi ki...

LEBOWSKIYE katılıyorum maçtan sonra fenerbahçe ülker otobüsünün camları kırıldı ve öyle bir saçmalıktır ki polisler buna müdahele bile etmediler..
MİSCHA hakemler fenerbahçe ülkerin de bazı faullerini vermediler hakem hataları tek taraflı değil o zaman bizde buna itiraz edelim hakemleri suçlamak saçmalıktan başka bişey değil..

birdal dedi ki...

serpil hanım eğer tbl.org.tr adresine girerseniz ceyhun altayın bu seneki performansının 1 maçlık olmadığını göreceksiniz.ceyhun yıllardır iyi basketbol oynayan bir genç yetenekdir.ben kendisini daçkadan beri takip ederim.efes pilsen ve daçka altyapısından yetişmişdir.

ERTAÇ dedi ki...

TUĞÇE HANIM MAÇI İZLEMİŞİNİZ NE MUTLU SİZE .MAÇA SAAT KAÇTA GELDİNİZ SİZE SALON VE CIVARINDA .SALONUN İÇİNDE HER HANGİ BİR SORUN YAŞADINIZMI.MAÇTAN SONRA SALONUN ÖNÜNDE FENER TARAFTARLARI FOTO CEKTİRDİ BİR SORUN VARMIYDI YOKTU....ŞİMDİ DİYORSUNKİ CAMLAR KIRILDI POLİS MÜDAHALE ETMEDİ SEN CAMLARIN KIRILDIĞINI GÖRDÜNMÜ .SAKIN GÖRDÜM DEME GÖRMEDİN NEDENMİ ÇÜNKÜ SALONUN DIŞINDA OLAY OLDU.LÜTFEN GÖRDÜĞÜNÜZÜ YORUMLAYIN.ŞİMDİ ISRARLA GÖRDÜM DİYORSANIZ KAMERA KAYITLARINDAKİ YÜZÜ GÖZÜKMEYEN BAYAN BELKİDE SİZSİNİZ DESEM NASIL OLUR.İYİMİ BİLMEDEN GÖRMEDEN SUÇLAMAK POLİS İ VE ALİAĞA LILARI

ERTAÇ dedi ki...

SERPİL HANIMnedenini anlamadığım bir söylemde bulunmuşsunuz.CEYHUN için arkadaşın cevapına ilave etmek istedim.adam kibi adamdır CEYHUN sahada terinin sondamlasına kadar mücadele eder.bunu çok yakından görenlerden biriyim.zaten bence hatta bir başkası adına sana CEYHUN yorumu biraz bol gelir hanım EFENDİ

tuğçe kumral dedi ki...

Ben 11de geldim izmirden salon içinde ve dışında bir problem olmadı haklısınız.Ben camlar kırılırken gördüm demiyorum ama otobüsün camlarının kırık olduğunu herkes gördü polisler 45 dakika boyunca fenerbahçeli taraftarları bekleticeklerine camları kıran taraftarlara engel olsalardı daha iyi olurdu.Ayrıca ben aliağalıları suçlamıyorum kendini bilmez taraftarları suçluyorum..

ERTAÇ dedi ki...

tuğçe hanım evet sizi 45 dk. beklettiler nedeni ise maç öncesi alınan karar gereği .ev sahibi takım taraftarı önce boşaltır .siz içerde beklerken camlar kırılmadı. zaten ctobüs salonun dışındaydı yani polis kontrolü yoktu otobüs cevresinde.camlar kırılmıştı salona geldiğinde doğrumu hayır. kırılmadığını söylemiyorum. evet bu olayı tüm ALİAĞA lılara mal etmek yakışık almaz.birkaç kendini bilmez .onlarda şu anyargı önünde.