30 Ocak 2010 Cumartesi

Banvit: 51 - Efes Pilsen: 57 (Bandırma'da İlk Mağlubiyet Vol.2)

Ligin ilk yarısında evinde oynadığı yedi karşılaşmanın tamamını kazanmasının yanı sıra deplasmanlardan da önemli galibiyetler çıkartarak toplamda 11 galibiyet elde eden Orhun Ene'nin Banvit'inin, bu saha içi başarıları kadar saha dışında da önemli adımlar atıyor olması onları şimdiden bu sezonun en dikkat çeken takımı yapmaya yetecek işler kesinlikle. Oynadıkları güzel basketbolun, takım oyununun sonucunu sahada fazlasıyla alan Bandırma takımının, Madrid yorgunu Efes Pilsen ile oynayacağı maç haftanın sonucu en merak edilen karşılaşmasıydı benim açımdan. Savunmaların ön planda olduğu, her iki tarafın da fazlasıyla şanssızlıklar yaşadığı ve düşük şut performanslarına karşın zevkli bir kırk dakika izlediğimiz maçtan galip ayrılan taraf tecrübe farkıyla Efes Pilsen oldu. Haftaiçinde Eurocup'da bu sezon Bandırma'daki ilk mağlubiyetini alan Banvit, dört gün arayla ikinci kez mağlup oldu Bandırma'da.

Orhun Ene'nin başlangıçtaki tercihi Barış Ermiş - Barış Özcan - Simmons - Chuck Davis - Lance Williams şeklinde olurken Kasun ve Popovic'in tribünden takip ettiği Efes Pilsen beşi ise Kerem Tunçeri - Rakocevic - Shumpert - Kaya Peker - Ermal Kuqo şeklinde idi. Hemen maçın başında sert savunmalarını masaya koyan iki koç da bu maça verdikleri önemi göstermiş oldular aslında bir bakıma. Nachbar'ı kısa bir aradan sonra yeniden Efes Pilsen formasıyla gördüğümüz bu çeyrekte Ermal-Kaya ikilisinin pota altında oldukça müsait pozisyonları 1/7 ile bitirmesine karşılık ev sahibi takım da dışardan 0/6 ile karavana atınca farkın iki taraf lehine de en fazla üç sayıyı gördüğü bu on dakika 14-14 beraberlikte tamamlandı. Shumpert'ın Avrupa'da yapamadığı fakat Türkiye'de halen rahatlıkla sayı bulduğu oyunlarını izlediğimiz bu çeyrekte Banvit'te skorda öne çıkan isim ise 6 sayı ile Keith Simmons oldu.

İkinci çeyreğin ilk dakikalarında Sinan Güler - Rakocevic - Thornton - Nachbar - Kaya Peker şeklinde oyun kurucusuz bir beşle maça devam eden Ataman'a cevap gecikmedi Orhun Ene'den. Ki maç boyunca da genellikle hamle yapan Ergin Ataman, cevap veren Orhun Ene oldu. Bu oyun kurucusuz beşe Yunus ve Barış Özcan ile cevap veren Banvit'in bu tercihini pek beğenmedim açıkçası ben. O dakikalarda Barış Ermiş'in sahada olması daha mantıklı olurdu sanki. Çalınan ve çalınmayan düdükler ile taraftarın da işin içine fazlaca girmesiyle sinirlerin gerildiği bu çeyrekte hiç asist yapamadan yalnızca sekiz sayı üretebilen Banvit, üç sayı çizgisinin gerisinden de 0/5 ile karavana atmaya devam etti. Onlar kaçırdıkça Efes Pilsen de iyi yapamadıkları ama şanslı şekilde sayı da yemedikleri zone tercihlerine devam ettiler. Chuck Davis'in üç, Lance Williams ve Goran Cakic'in de ikişer faul aldığı bu devrede Efes Pilsen'in serbest atış çizgisinden takım halinde 4/12 ile isabet sağlaması da farkın açılmasına engel oldu. Buna karşın devre sonunda 30-20'lik skor ile ilk kez çift haneli farkı gördük karşılaşmada. Cakic'in basketiyle yeniden tek haneye inen fark, 30-22 ile devrenin de skoru oldu.

Efes Pilsen'den yirmi dakikada yalnızca 30 sayı yemesine karşılık hücumda sadece 22 sayı üretebilen ve bize çokça ne yaptığını bilmez hücumlar izleten Banvit'in 0/11 ile üç sayı çizgisinin gerisinden isabet bulamadığı, sezon başından bu yana vurguladığımız takım oyunlarını yalanlarcasına hiç asist yapamadan tamamladıkları bir on dakikaya rağmen soyunma odasına yalnızca sekiz farkla gidiyor oluşu önemliydi tabii ki. Bunu ligde önümüze gelene bir tekme modunda bir devre çıkartan Efes Pilsen'e karşı yapıyor oluşları da bir o kadar anlamlıydı onlar adına. Bu devrede Ergin Ataman'ın Real Madrid maçının ardından gelen eleştirilere nazire yaparcasına tam 11 oyuncusunu kullanması da gözlerden kaçmadı.

Savunmaların aynı sertlikte devam ettiği fakat ilk yarıdaki hataların da iki takım adına tüm hızıyla sürdüğü üçüncü çeyreğin beşinci dakikasında ilk üçlük isabetini Simmons'ın elinden bulan Banvit, skoru da 29-37'e getirmeyi başardı bu üçlükle. Shumpert'ın serbest atış çizgisinden bulduğu tek sayı ile 29-38'e gelen skor, yaklaşık üç dakika kadar bozulmadı. Bu sekansda farkı indirmek adına yakaladığı pek çok fırsatı kolayca harcayan Banvit, yine de bir direnç noktası yakalamayı başardı bu çeyrekte. Farkın çift hanelere çıkmasına hiç izin vermediler, evet kendileri de rahat skor bulamadılar belki ama Efes'li oyunculara da hiç kolay sayı attırmadılar. Direnç noktasını dokuz sayıya sabitleyen Banvit, final periyoduna 40-33'lük skorla yalnızca yedi sayı geride girmeyi başardı herşeye rağmen.

Bu dakikaya kadar genellikle Ergin Ataman'ın hamlelerine cevap vermeyi tercih eden Orhun Ene, gidişatı değiştirmek adına bir karar aldı. Ki bunu yapması gerekiyordu artık bu son on dakikada. Son çeyreğe zone yaparak başlayan Banvit, maç boyunca basit turnikeleri kaçıran Barış Ermiş'in basketi ile farkı beş sayıya kadar indirmeyi başardı(35-40). O ana kadar üç sayı çizgisinin gerisinden sadece bir şut sokabilen rakibinden biraz hallice durumdaki Efes, önce Ender ardından Thornton ile ikide iki atarak bulduğu altı sayı ile cevap verdi bu zone savunmaya. Cakic'in bitime yedi dakika kala takımı adına bu maçtaki ikinci isabetli üçlüğü bulmasıyla birlikte önce 42-48'i gördük skorboardda. Kaya ve Cakic'in karşılıklı sayıları ile de 44-50'e geldi skor bitime beş dakika kala. Kovalayan Banvit kaçan lider Efes Pilsen'di.

Bu sezon sıkıntıya giren her karşılaşmada Banvit adına 'Tehlike anında camı kırınız!' modunda oyunlar çıkartan Lance Williams'ı kullanmak istedi bu kez Orhun Ene. İkinci hamlesiydi bu ve zaman da daralıyordu gitgide. Sayı yemeden tamamladıkları üç savunmanın ardından hücumda topu sürekli olarak Williams'a indiren Banvit, Amerika'lı pivotlarının bu pozisyonların ikisinde isabet bulamaması ve birinde de hatalı yürüme yapmasının ardından, sezonun genelinde olduğu gibi bugün de sessiz kalan Rakocevic'in bitime 02.30 kala bulduğu üçlük; farkı dokuz sayıya çıkararak maçı sonlandıran üçlük oldu. Geri kalan iki dakikada Efes Pilsen'in yapacağı hatalar silsilesine ihtiyacı vardı Banvit'in fakat bugün oyunundan çok tecrübesiyle sahada yer alan konuk takımın buna pek niyeti yoktu. Bu heyecanlı ve mücadele dolu zevkli karşılaşmadan galip ayrılan taraf 57-51'lik skorla konuk Efes Pilsen oldu.

Oyununda önemli bir yer tutan üçlüklerden bugün 2/20 gibi berbat bir yüzdeyle sadece altı sayı bulabilen Banvit'in, takımın en önemli skor gücü Lance Williams'ın 2/13 ile sadece dört sayı üretebildiği bir karşılaşmada Efes Pilsen'e karşı son iki buçuk dakikada maçı kaybediyor oluşu üzerine hafta içinde daha detaylı konuşmak gerekecek diye düşünüyorum. Haftaya da Bandırma'da Fenerbahçe Ülker'i ağırlayacaklar. Bu iki maçın ardından Banvit'in sezon haritasını şekillendiririz demiştik geçtiğimiz haftalarda. Bugün kaybetmelerine rağmen oldukça karakterli bir oyun oynadılar, tebrik etmek lazım. Efes Pilsen ise Siena maçı öncesi bu ligde bundan daha iyi bir test maçı bulamazdı herhalde.

Banvit(51): Barış Ermiş 17 (2 ribaund- 4 asist), Lance Williams 4 (9 ribaund), Chuck Davis 8 (5 ribaund- 1 asist), Yiğitcan Turna (1 ribaund), Barış Özcan (2 asist), Barış Hersek 2 (5 ribaund), Keith Simmons 9 (7 ribaund), Goran Cakic 9 (9 ribaund), Yunus Çankaya 2

Efes Pilsen (57): Charles Smith 2 (2 ribaund- 1 asist), Igor Rakocevic 6 (1 ribaund- 4 asist), Preston Shumpert 11 (4 ribaund- 2 asist), Kerem Tunçeri 5 (1 ribaund), Bootsy Thornton 5 (3 ribaund- 3 asist), Kaya Peker 8 (7 ribaund), Duşan Cantekin (2 ribaund), Bostjan Nachbar 4 (5 ribaund- 1 asist), Ermal Kuqo 10 (9 ribaund), Sinan Güler (1 ribaund- 1 asist), Ender Arslan 6

4 Yorum Yapılmış:

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Banvit'in iyi mücadele ettiğini düşünüyorum. İki takımı da alkışlamak gerek.

http://mixbasket.blogspot.com/2010/01/banvit-51-57-efes-pilsen.html

Bülent Kıyışkan dedi ki...

Efes yürüye yürüye kazandı. Banvit üçlük yüzdesini biraz yukarıya taşıyabilse Efes bu kadar rahat içeriye gömülemezdi, Lance Williams da daha rahat hareket edebilirdi ama bugün hiç iyi değillerdi. Efes ise bu serbest atış yüzdesiyle nereye gider kimbilir!

Göktigin dedi ki...

ergin ataman tüm oyuncularını kazanıp kullanmalı. Nacbar'a hafta için 10 snaiye bile süre vermeyen adam şimdi kadroya almış oynatmış bir çelişkiler yumağıdır gidiyor dur bakalım

Bülent Kıyışkan dedi ki...

Yildiz oyunculari yonetmek icin yildizlarin dilinden anlayan, kendi de bir yildiz olan calistiricilar gerekir. Efes'in bu seneki en buyuk sorunu bu.