2 Ocak 2010 Cumartesi

Beşiktaş CT: 87 - G.Saray CC: 96 (Bas Gaza Cimbom)

Haftanın en önemli karşılaşması beklediğimiz gibi oldukça yüksek bir tempoda başladı ve yaklaşık 35 dakika boyunca da bu yüksek tempoda devam etti. Bu süre zarfında oyun iki tarafa da fazlasıyla gitti geldi. Oyunun temposu bu denli yüksek olunca, maçın kırılma anından ziyade kırılma anları ortaya çıkıyor. Pek çok kırılma anı yaşadık bugün. Son beş dakikada alan savunması tercihine yönelen ve Darius Washington'u da yanına alan Cem Akdağ bu tercihle birlikte oyunun ritmini oldukça yavaşlatarak Beşiktaş Cola Turka’nın pek de istemediği ve sevmediği şekilde sete set hücum etmek durumunda bıraktı Beşiktaş Cola Turka’yı. Ve bu tercih sonucunda da kazanan taraf 87-96’lık skorla Galatasaray Cafe Crown oldu.


Oynadığı son altı maçın beşini kazanan Galatasaray Cafe Crown bu galibiyetlere ulaşırken özellikle savunma noktasında gösterdiği dirençle dikkatleri çekiyordu. Fakat bugün rakip Beşiktaş Cola Turka olunca sadece savunarak kazanmak da pek mümkün gözükmüyordu açıkçası maç öncesinde. İlk çeyrekte her top için mücadele eden, savunma konsantrasyonu oldukça yüksek olan bir Galatasaray Cafe Crown gördük sahada. Ve bunun neticesinde oluşan 25-17’lik çeyrek skoru, Beşiktaş Cola Turka’nın bu sezon evinde oynadığı karşılaşmalardaki ilk çeyrek skorları içerisindeki en düşük skoru. İlk çeyreklerde yirmi sayının altına hiç düşmeyen siyah beyazlıları, bu barajın altında tutmayı başardı sarı kırmızılı savunma. Maçın kilit noktalarından biri buydu bence kesinlikle.

İkinci çeyreğin başlamasıyla birlikte Haluk Yıldırım ve tecrübesi ev sahibi takım adına maça ağırlığını koymaya başlamıştı ki Galatasaray Cafe Crown bu hamleye de sahada yer alan hemen hemen tüm oyuncularının bulduğu dış şutlarla cevap verdi. Yüksek dış şut yüzdesi ile skoru sürükleyen konuk takım 48-38 ile ilk kez çift haneli farkı gördü bu devrede. Yazının başında da dediğim gibi o kadar çok kırılma anı oluyor ki bu hızlı tempoda, o sebeple ilk yarıda da bu anlamda pek çok benzer sahne gördük. Engin Atsür’ün girmeyen şutu neticesinde beşe inemeyen fark, Darius Washington’un hızlı hücumu ile yeniden ona çıktı mesela, birkaç kez üstelik.

Kendi evinde konuk takımın ilk yarıda siyah beyazlılardan daha yüksek say atması ve Beşiktaş Cola Turka'nın devrede yalnızca 41 sayıda kalması, soyunma odasına 51-41 geride giren Beşiktaş Cola Turka’nın pek de alışık olmadığı bir tabloydu şüphesiz. Bu rakamların bize söylediği tek şey, ilk yarıda Galatasaray Cafe Crown’un rakibini kendi silahı ile vurduğu.

İkinci yarının başlaması ile birlikte bildiğimiz, sezon başından bu yana aşina olduğumuz Beşiktaş Cola Turka hücumlarını gördük. Bu devreye 4/4 dış şut isabeti ile başlayan ev sahibi takım çeyreğin ortasında, ilk yirmi dakikayı telafi ederek skoru 56-56’a taşımayı başardı. Ve kendi hükmettiği bir oyun anlayışı ile oyunu da kontrolü altına almayı başardı.

Bu dakikadan itibaren bana göre sezonun şu ana kadar olan kısmının en keyifli mücadelesine tanık olduk. Yüksek tempolu oyunun kalitesi tartışılır genellikle, keyifli ama kaliteli olmadığı da söylenir sıklıkla. Ama özellikle son çeyrekte savunmaların da direnç arttırması ile oldukça keyifli bir final izledik. Cem Akdağ’ın alan savunması tercihi ve Beşiktaş Cola Turka’nın bu savunmaya üç hücum üst üste çare üretememesi galibiyeti sarı kırmızılı takıma getirdi. Oldukça önemli ve değerli bir galibiyet elde etti Galatasaray Cafe Crown, bu karışık dönemde. Son yedi maçın altısını kazanarak, tahkimden çıkacak olan kararı beklemeye başladılar, tabii karar açıklanırsa. Ev sahibi Beşiktaş Cola Turka ise üst üste ikinci, toplamda dördüncü mağlubiyetini alırken Fenerbahçe Ülker maçnın ardından üste ikinci derbiyi de kaybetmiş oldular.

Beşiktaş Cola Turka (87): Fedor Likholitov 4 (2 ribaund), Muratcan Güler 7 (2 ribaund- 3 asist), Engin Atsür 15 (3 ribaund- 4 asist), Haluk Yıldırım 10 (5 ribaund- 4 asist), Lonny Baxter 17 (6 ribaund), Mire Chatman 18 (8 ribaund- 5 asist), Cevher Özer 7 (7 ribaund), Kevin Flecer 9 (8 ribaund- 1 asist), Kerem Özkan

G.Saray Cafe Crown (96): Darius Washington 13 (4 ribaund- 3 asist), Murat Kaya 16 (3 ribaund- 1 asist), Mike Wilkinson 22 (7 ribaund- 1 asist), Radoslav Rancik 23 (6 ribaund- 1 asist), Evren Büker 11 (3 ribaund- 9 asist), Simas Jasaitis 11 (10 ribaund- 1 asist), Fatih Solak (5 ribaund- 3 asist)

8 Yorum Yapılmış:

Sarıkaya dedi ki...

Eh! Galatasaray -5 puanın silinmesini hak etti artık!:))

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Galatasaray'ın gayreti takdire şayan..

baggio dedi ki...

Çağlar kardeşim maçı çok güzel özetlemişsin. Bu takım düşecek diyenler daha çok bekler.

bahadır dedi ki...

burak bıyıktay,maç öncesi röportajında bugun daha iyi savunma yapacağız dedi.daha iyi dediği savunma buysa vay bizim halimize.arada trt3'e geçip bilbao-barça maçına bakıp geri döndüm benim seyrettiğim basketbolsa bu barcelona ne oynuyor diye düşünmeden edemedim.

fırat dedi ki...

Seyredenler için gerçekten güzel bir maç oldu. Ama böyle savunmasız nereye kadar giderler bilemem

kalecioyuncu dedi ki...

galatasaray bu dar rotasyon ile bile kazanıyorsa, olası bir tufanın cezasının azaltılmas, can'ın ve polat'ında bi şekilde rotasyona girmesi ile bi şekilde ligte kalacaktır. ama şu salak olayı yapmasalardı bugün ilk 4 için en önemli adaylardan biriydik...

tarski dedi ki...

besiktas savunmaya onem verecegiz dedigi bir macin 3 periyodunda 25 civari sayi goruyorsa potasinda sapkasini onune koymali. ama bu bir tercih de olabilir, cunku ilk basta hucum duzenini oturtmak -avrupayi da sallamayi goze aldiktan sonra- daha muhim kanimca. savunma icin hala, az da olsa, zamanlari var. ama gercekten az zamanlari kaldi playoff'da ciddi bir savunma duzenine sahip olabilmek icin, cunku bu bir yerden sonra aliskanlik isi. umarim bunu basarabilecek kimyayi olusturabilirler...

galatasaray'i ise cok ciddi tebrik etmek lazim; bu lige bir sekilde "anlam" kattiklari icin...

onur dedi ki...

Türkiye'nin iki güzide kulübünün oynadığı bu "derbi" nin, FB'nin Gricek ve Mirsad gibi iki oyuncusunu oynatmadığı "gazozuna" maçtan daha fazla ilgi görmesini isterdi bu gönül...heyhat bahsi geçen satırların yer aldığı satıhların yönetimi GSCC'a verilen -5 puan cezasını içine sindirememiş olmalı ki ne bu takımın verdiği cansiperhane mücadele ne de "binlerce" seyircinin izlediği bu maç hak ettiği ilgiyi görmemektedir salsabasket semalarında!