17 Ocak 2010 Pazar

Cumartesi Maçlarına Kuş Bakışı

Verilen ara, ligi özlememi sağlamış.. Bunu dün anladım. 14. haftanın 6 maçı dün tamamlandı. Maçların yarısını evsahipleri, yarısını ise deplasman takımları kazandı. Favorilerin kazanamadığı maç sayısı ise 2 idi. Gerçi Pınar Karşıyaka'nın hem de kendi sahasında favori olmadığı bir maçı alması çok da sürpriz sayılmaz ama neyse.

G.Saray Cafe Crown: 87 - Aliağa Petkim: 69
G.Saray Cafe Crown son 8 maçtaki 7. galibiyetini aldı dün. Onlar olması gerektiği gibilerdi. Skor bazında, sayı dağılımı bazında, yakalanan istatistikler bazında. Yapmak istedikleri her şeyi yaptılar. Asıl sorun Aliağa tarafında. Atarak kazanmaya çalışan bir takımın en önemli iki skoreri (Hosley & McClinton) toplam 13 sayıda kalıyorlarsa, takımdan tek bir Allah'ın kulu bile 20'yi göremiyorsa (hele ki skorlu geçmesi beklenen bir maçta) maç kazanmalarını ya da maçın içinde kalmalarını beklemek de hayalcilik olurdu. İkinci yarı çöktüler, 20 dakikada 25 sayı üretebildiler. Son 4 haftada zorlu bir fikstürleri vardı, iç sahada Erdemir'i yenip en azından 1 galibiyetle kapatabilirlerdi bu süreci ama olmadı, sıfır çektiler. Şimdi iki kritik iç saha maçı bekliyor onları. Önce KSK, sonra Tofaş. 2'de 2'den aşağısı kesmez onları. G.Saray Cafe Crown mu? Onlar tam gaz yukarı. 5 puanın eklenmesi de rehavete sokmamış, belli.

Antalya BŞB: 76 - Efes Pilsen: 81
All-Star arasından önce Daçka'ya ilk galibiyetini tattıran takım olarak bu sezonun ilklerinden birini başaran Antalya BŞB, Top-16 biletini (umudunu kesmişken) kapan Efes Pilsen'i ağırladı. Çoğunluk gibi bende de Efes'in maçı rahat alacağı düşüncesi hakimdi. Ama maç son ana kadar kafa kafaya gitti ve Charles Smith'in son dakika içindeki üçlüğü ile çözüldü. Türk basını 'Can Smith'i' başlıklarını atmış hemen. :) Antalya'da Umut Yenice 27 sayı ile sahanın en skoreri. Ciddi katkı verdi. Sezonun en yüksek rakamı kendisi için. Bu yıl 18'den fazlasını atamamıştı hiç. Yalnız D.j. Thompson'un 25 dakika sahada kalıp 0 (sıfır) çekmesi de bir rekor kendi adına. 1 sayı attığı bir Beşiktaş Cola Turka maçı vardı da 0 (sıfır) çektiği maç yoktu hiç. Femerling de 2 sayı attı sadece. Önder yoktu her zaman olduğu gibi, Serkan İnan da yoktu ekstra olarak. Son maçlarda tepki çeken Oktay sadece 6 dakika alabildi. Bunca olumsuzluğa rağmen maçın tek bir üçlükle çözülmesini Efes'in zafer sarhoşluğuna mı versek? Kerem ve Sinan'ın yokluğunda Dusan ve Ali ile birlike 10 kişilik bir kadro şeklinde sahaya çıkan Efes'te bu iki genç oyuncu süre almadı, Nachbar da sadece 4 dakika sahada kaldı. Ataman'ı eleştiren bir diğer isim Rakocevic ise sahada bile yoktu. 6. yabancı olmak yine ona nasip oldu.

Pınar Karşıyaka: 79 - Beşiktaş Cola Turka: 77
Takıma da taraftara da yakışan bir galibiyet oldu bu. Evet Chatman yoktu, Baxter vücut olarak varsa da kafa olarak yoktu ama Karşıyaka'da da Gökper'in gitmesinden sonra guard rotasyonunda genç oyuncu Serkan Menteşe ile birlikte kalan Holston'un sakatlanıp ikinci yarıda oynayamaması vardı. Ve tabii bir de Toolson vardı. Aldı adam maçı resmen. Hele Likholitov'un üzerinden bastığı smaç. Oy oy oy. İnsan defalarca izlese bıkmaz. Birkan'ın bizi alıştırdığı görüntüsünden uzak olduğu maçta Alper Saruhan ciddi katkı verdi. 27 dakika sahada kaldı. Toolson'a yandaşlık edenler ise Wesson ve Smith idi. Beşiktaş Cola Turka'da ilk beşin uzun kısmını Adem ve Likholitov oluşturdu ama sanırım Baxter buna biraz fazla bozuldu. 3-4 dakika sahada kaldı hepi topu, o kadar. Engin ve Muratcan da beklenenin çok altındaydı. Engin'in asıl Chatman yokken, üstüne bir de rakip guard sakatlanmışken domine etmesi lazımdı oyunu. Takım halinde bulabildikleri üçlük sayısının sadece 6 olması bile bu maçın onların maçı olmadığını ispatlıyordu zaten. Karşıyaka bu galibiyetle Beşiktaş'la arasındaki galibiyet sayısı farkını 1'e indirirken, Beşiktaş Cola Turka üst üste üçüncü lig maçından da yenilgiyle ayrıldı.

Tofaş: 71 - Türk Telekom: 96
Merih Çakıroğlu'nun göreve gelmesinin ardından ilk sözünün 'Savunma yapacağız' olması fazlasıyla dikkat çekiciydi. Hem Ercüment Sunter hem de Murat Özyer zamanında yardımcı koç olarak kenarda duran Merih Çakıroğlu kendisi başa geçene kadar susmuş, söylememiş herhalde bu düşüncesini. Yıllardır savunma yapma alışkanlığı olmayan takımda bir şeylerin değiştiğini hem Ankara'da diğer maçları, hem de dün Bursa'da maçı izleyen arkadaşlarım söylediler. Merak ediyorum Telekom'u. Tofaş deplasmanından 25 sayılık rahat bir galibiyetle dönüyorlar. İte kaka kazanılan Kepez maçından sonra ikinci deplasman galibiyetleri oldu bu. Toplamda ise 8 galibiyete ulaştılar. Ribaundlardaki 43-26'lık eziş istatistik kağıdının en dikkat çekici noktası. Tofaş hakkındaki 'Bu ligin en ne yapacağını kestiremediğim takımı' tezim ise her hafta üzerine biraz daha koyarak ilerliyor.

Erdemir: 96 - Kepez Belediyesi: 97
İşte haftanın en ciddi sürprizi. Erdemir'in kadrosu ligin orta kısmı için fazlasıyla iyi. Bence. Ve bu tip maçlarda ciddi fark yaratıyorlardı hep. Ama dün Kepez, hani şu bazı oyuncularla yolların ayrılmasıyla bütçenin düşürüldüğü, paraların yattığı, morallerin yükseldiği Kepez, ummadıkları bir tokat attı Erdemir'e. Son 3 maçını (ikisi deplasmandı ve hepsi de hedef maçtı) kazanan Erdemir'e seriyi bozduran takımın son 7 maçının tamamını kaybetmiş Kepez olması da ayrı bir ironi. Demek ki kafalar rahat olunca oynanan basketbol da farklı oluyormuş, değil mi sevgili Kpez yöneticileri? Kepez'de yeni transfer, Litvanyalı guard Mazutis 23 dakika sahada kalıp sadece 2 sayı - 5 asist yapmış ama kanmayın buna. İlk amacı Hakan Köseoğlu'nu durdurmak olan Litvanyalı bu işini gayet iyi yapmış. Hakan'ın maç sonunda sadece 3 asistte kalmış olması, Kepez'in toplam asist sayılarında 25-15 üstün olması da bu etkili savunmanın bir getirisi. Normal süresi 82-82 bitti maçın, uzatma dakikalarında maçı Kepez'e getiren son basket ise geldiğinden beri pek bir şey yapmayan Foster'dan geldi. Skor anlamında Jovo - Foster - Ersin ve Buckman olaya el koydular. Barış Güney'in 6 sayı - 7 asistlik katkısı da gözden kaçmasın. Bu arada Mesut Ademoğlu da birden Bornova'dan Kepez'e geçmiş. Haberimiz falan yoktu, şaşırdım. :)

Banvit: 68 - Oyak Renault: 61
Ligimizin yeni üçüncüsüne selam olsun. 14 maçta 10. galibiyetlerini aldılar. Avrupa'da da yollarına devam ediyorlar. Sırf şu tablo için bile ufak bir 'Helal olsun' çakmak lazım Orhun hocaya. Bandırma'da kaybetmediler hiç. 2 deplasman maçına gidip önce Efes sonra da F.Bahçe Ülker ile oynayacaklar Bandırma'da. O iki maçta ne yapacaklar, merak ediyorum. İşler tıkırında olduğundan bir şey söyleyip de nazar değdirmek istemiyorum onlara. Renault'da Heytvelt'in katkısı büyük. Hem bu sefer kendi tuttuğu adamı savunmayı da başarmış. Famutimi de yine iyi. Ama yerliler kayıp. Yoklar sahada. Hele Ufuk Kaçar. Neredesin be kaptan?

4 Yorum Yapılmış:

james white dedi ki...

kıvırmayalım lütfen. tofaş için 2.lig kadrosu yazmıştınız zamanında. unutmadık, unutturmayacağız...

Barış dedi ki...

Beşiktaş'ta Baxter Almanya'dan bir takımla anlaşmış ve ayrılıyormuş takımdan.Yanlışlar sonunda gelen bir doğru oldu bence Baxter'ın ayrılışı.Artık senden de transfer haberleri bekliyoruz salsa:)

kpzaction dedi ki...

Kepez'imizin bu galibiyeti tam altın değerinde. Gerçekten inanılmaz bir maç oldu. Takımda herşey çok yerinde. Şuanda Banvitide gözlerine kestirdiler bakalım nolucak...

eros1912 dedi ki...

bu arada gerçek 3 sayı kralı kimmiş bu maçta belli oldu ;) Toolson 8'de 4 (% 50) ile atarken,Engin Atsür 8'de 0 attı..Engin de beğendiğim bir oyuncu ancak all starda federasyonun ayak üstü kural değişikliği Toolson'un 2.olmasına sebep olmuştu.