12 Ocak 2010 Salı

G.Saray CC: 87 - Teramo: 80 (Üst Tur Bileti Cepte)

Malum can sıkıcı hadisenin yarattığı olumsuz havayı ligde aldığı peşpeşe galibiyetler ile üzerinden atmayı başaran ve bunun ardından son yıllarda hiç olmadığı kadar da taraftarı tarafından sahiplenen bir Galatasaray Cafe Crown vardı maç öncesinde. Başkan Adnan Polat’ın yaşanan olayın ardından neredeyse hiç maç kaçırmadığını biliyoruz ama başkanın yanı sıra bugün sarı kırmızılı taraftarlar da yalnız bırakmadılar takımınlarını. Derbi maçları hariç görmeye pek de alışık olmadığımız ama her takım için görmek istediğimiz bir doluluk vardı Abdi İpekçi’de.

Taraftarının yarattığı bu güzel atmosferde turu geçmek için kazanmaktan başka çıkar yolu olmayan Galasaray Cafe Crown, Darius Washington önderliğinde hızlı bir giriş yaptı maça. Ve ilk yedi dakikayı 26-11 önde geçerlerken Washington’un 6 sayı 4 asistlik performansı dikkat çekiciydi. Onun da oldukça sevdiği hatta bazen de abartıp yanındaki dört kişiyi unutarak yaptığı hızlı hücumlarla kolay sayılar buldu sarı kırmızılılar. Fakat galibiyet alması halinde tıpkı G. Saray Cafe Crown gibi bir üst tura çıkacak olan İtalyan takımı da bu kadar kolay pes etme niyetinde değildi, savunmalarını henüz çeyrek bitmeden sertleştirdiler. Ve son üç dakikada sayı yemeden 12 sayı atmayı başararak ilk çeyrekteki Galatasaray Cafe Crown fırtınasını dindirdiler. Periyot arasının toparlanma anlamında Cem Akdağ’ın epeyce işine yarayacağını düşünmüştüm ama fena yanıldım. Bu kez periyoda hızlı başlayan İtalyan’lar oldu. Ve ilk üç dakikada sayı izni vermeyerek, dış atışlarla buldukları sayıların ardından altı dakika sonunda 23-0’lık bir seriyle skoru 26-34’e getirmeyi başardılar.

Bu altı dakikada fazlasıyla kaçan şut ve hücumda ne yapacağını bilemez bir ev sahibi portresi izledik. Cem Akdağ’ın takımlarında önem verdiği konuların başında gelir istikrar. Fakat bu takım biraz daha farklı. Zira maça 26-11 başladıktan sonra, altı dakikada 23-0 seri yiyen bir takım gördük. Ama bu sezonki Galatasaray Cafe Crown’u diğer tüm sezonlardan ayıran en önemli özelliği tam da bu anda devreye girdi bir kez daha. Son beş dakikada Jasaitis – Rancik ve Wilkinson’ın elinden bulduğu 16 sayı ile devreye yalnızca üç sayı geride girdi sarı kırmızılılar. Yabancı oyuncularının karakterli oyunuyla bir maça daha tutunmayı başardılar ve taraftarlarını da yeniden canlandırdılar soyunma odasına girmeden.

İkinci yarının başlamasıyla birlikte maç başındaki temposunu tekrarlayan bir takım gördük ve bu oyun neticesinde henüz üçüncü dakikada skoru 49-47’e getirmeyi başaran Galatasaray Cafe Crown, bu dakikadan sonra bir daha hiç geriye düşmedi. Ev sahibi olmanın avantajını belki de ilk kez tam manasıyla kullandığı bu çeyrekte, Fatih Solak’ın boyalı bölgede başlattığı direnişe takım arkadaşlarının da destek vermesiyle oyun ritmini tamamen ele geçirmeyi başardılar. Bu sekansda Fatih Solak’ın savunması ve etkileyici blokları kadar önemli bir diğer faktör ise Simas Jasaitis’in hücum performansı idi, 9 sayı ile tamamladı bu çeyreği Litvanya’lı. Son on dakikaya girerken Teramo’nun şansını son bir kere daha deneyeceğini tahmin etmek zor değildi. Fakat bugün sahadaki sarı kırmızılı beşin kaybetmeye pek niyeti yoktu, yedikleri 23-0’lık seriye rağmen. Üçüncü periyotta gösterdikleri savunma direncini son çeyrekte de devam ettirerek salondan 87-80 galip ayrılmayı başardılar. Ve bu sonuçla birlikte grup lideri Alba Berlin’in ardından grubu ikinci sırada tamamlayarak bir üst tura yazdırdılar isimlerini.

Zor bir dönemeçte devraldığı takıma oynattığı basketbol ile en büyük alkış, her maçta olduğu gibi, şüphesiz Cem Akdağ’a. Ligde yeniden canlandırdığı takımını Avrupa’da da yoluna devam ettirtmesi ve son 16'ın içine sokması gerçekten önemli bir başarı. Geldiği ilk maçın ardından oyuncularımıza henüz set bile hazırlayamadık diyen koçun, aradan geçen bu süre zarfında bu eksiklikleri yavaş yavaş tamamladığının en önemli göstergesi ise Jasaitis’in bugünkü performansı. Maçı 5/8 üçlük isabeti ile 25 sayıda tamamlayan Litvanyalı’nın Cem Akdağ’ın takımında performansını ne ölçüde yükselttiğini görmek gerekiyor bu anlamda. Geçen dönemde en az Jasaitis kadar şutör bir isim olan Gurovic’den hiç yararlanamayan takımı da düşündüğümüzde. Jasaitis’in 8 ribaund 3 top çalma 1 asistlik katkısı ise bize başarının takım oyunundan kaynaklandığını gösterecek olan istatistiklerden birkaçı sadece. Bugün sadece bir dakika sahada kalan Caner’i ve Fatih Solak’ı :) ayrı tutacak olursak eğer tam altı oyuncu da asist yaptı sarı kırmızılılarda.

Galatasaray Cafe Crown’un başarısının altında yatan iki temel gerçek; oynanılan oyundan bireysel değil takım genelinde keyif almak ve takımı sahiplenmek. Ki bu sahiplenmede içinde bulunulan şartların etkisi yadsınamaz. Bu iki temel düşünce etrafında birleşen G.Saray Cafe Crown'lu oyuncuların bu başarısı da tesadüf değil şüphesiz.

G.Saray Cafe Crown (87): Darius Washington 15 (4 ribaund- 7 asist), Murat Kaya 7 (1 ribaund- 1asist), Mike Wilkinson 11 (7 ribaund- 1 asist), Radoslav Rancik 15 (8 ribaund, 1asist), Evren Büker 7 (1 ribaund- 5 asist), Simas Jasaitis 25 ( 8 ribaund, 1asist), Eren Beyaz, Fatih Solak 7 (4 ribaund)

Teramo Basket (81): Ryan Hoover 21 (1 ribaund- 1 asist), Bobby Jones 4 (5 ribaund- 2 asist), Giuseppe Poeta 14 (4 asist),Tommaso Marino (1 asist), Jesse Young 6 (2 ribaund- 1 asist), Gianluca Lulli 2, Bruno Cerella 1 (3 ribaund- 1 asist), Drake Diener 14 (6 ribaund- 1 asist), Virgil Stanescu 4 (3 ribaund- 1 asist), Goran Jurak 14 (6 ribaund, 1 asist)

3 Yorum Yapılmış:

Oylum Tanış dedi ki...

Tebrikler Aslanlara. Çok güzel ve çekişmeli bir maçtı. Devamı gelmesi dileğiyle.

CaRtMaNtR dedi ki...

Maç filan oyun hepsi güzelde. Şu sezonun özellikle son dönemlerinde yabancıların (bilhassa Rancik ve Jasaitis) gösterdikleri performanstan sonra umarım en azından bir kısmı ile önümüzdeki sezonda çalışırız demeden edemiyorum.

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Aslanlara harbiden tebrikler..