20 Ocak 2010 Çarşamba

Oyak Renault: 66 - F.Bahçe Ülker: 92 (F.Bahçe Ülker Zorlanmadı)

Öncelikle taraftara teşekkür ederek başlıyorum yazıya. Bu buz gibi havada salon neredeyse doluydu. Fenerbahçe Ülker taraftarları geçtiğimiz yıllara oranla daha çok ilgi gösterdiler maça. Fenerbahçe Ülker'de kaptan Damir Mrsic sakatlığı nedeniyle oynamadı ama benchteydi. İlk periyotta iki takım da hızlı hücumlarla kolay sayı bulma yoluna gitti. Geldiğinden beri istenileni veremeyen Giricek bugün çok istekliydi. İlk dakikalarda da hücumun akışı konusunda başarılı oldu. Periyodun yarılarına gelindiğinde Yücel Platin molayı aldı. Moladan sonra Fenerbahçe Ülker üst üste 4 hücumda topu potaya bile gönderemedi. Semih'in hücum faulü, Ömer'in hatalı yürümesi derken Renault farkı kapatıp çeyreği 19-17 önde bitirdi. Akıllarda kalan en önemli olay Ahmet - Heytvelt ikilisinin alley-oopu oldu.


İkinci periyot karşılıklı bloklarla başladı. Özellikle Semih'in pota altında çok hareketli olması Renault'nun pivottan sayı bulma isteğini bitirdi. Onlar da ikinci plan olarak Josh Heytvelt'in dışarıdan şut atmasını sağladılar. İkinci periyotta Lynn Greer resitali vardı. Başarılı oyuncu attığı her topu soktu ki, farkın açılmasında onun rolü büyüktü. Kadife bilek derler ya, öyle işte. Semih'in Ukic'ten aldığı topu havada smaçlaması güzel bir görüntüydü. İlk yarıyı Fenerbahçe Ülker 8 sayı farkla 36-44 önde geçti. İlk yarı biterken Greer'in 15, Heytvelt'in 12 sayısı hanelerinde yazılıydı.

3.çeyrekte Fenerbahçe Ülker yine Greer'i kullandı bol bol. Sarı - lacivertli ekip topu çok iyi kullandı ve hep doğru atışı aradı. Greer biraz insiyatif kullandı tabii ki. Boyalı alanda Semih Erden ve Oğuz Savaş'ın bariz üstünlükleri vardı. Özellikle Nedim oyundayken pota altı yol geçen hanına döndü. Konuk takım savunmadaki sertliği yukarı seviyelere çıkarınca fark giderek açıldı. 6:56'da fark 21'lere çıktı. Zaten maçın son 15 dakikası antreman maçı havasındaydı. Maçta hiç bir heyecan kalmadı, iş tamamen formaliteye kaldı. Son periyotta iki coach da genç isimlere yer verdi. Fenerbahçe Ülker'de Maxim Can Mutaf; Oyak Renault'da Oğuz Erdoğan ve Alpaslan Uruk ikilisi oyuna dahil edildiler. Oğuz bu şansı iyi kullanamadı, ya da bir başka deyişle talihsizlik yaşadı. Renault savunmadayken bir anda yerde kaldı ve sedyeyle kenara alındı. Umarım önemli bir şeyi yoktur. Son periyotta akılda kalan ve tüm seyircileri mest eden hareketi Roko Ukic yaptı. Başarılı oyuncu muazzam bir pas attı Semih'e. Gerçekten görülmeye değerdi. Spormax ekranlarında defalarca gösterilmiştir diye tahmin ediyorum. Seyredemeyenler Basketbol Panorama programında mutlaka seyretmeliler bu hareketi. Sadece Ukic değil, karşılıklı alley-ooplar da görülmeye değerdi. Görsel açıdan güzel bir maç oldu ama geçtiğimiz sezonlardan alıştığımız kora kor, başa baş mücadele olmadı bugün. 3. periyodun ortalarında maçı aldı gitti Fenerbahçe Ülker.

Yazının özetini verecek olursak; Fenerbahçe Ülker topu çok iyi kullandı, doğru atışı bulmaya çalıştı ve skor dağılımını iyi yaptı. Oyak Renault ise kendi imkanları doğrultusunda, haddini bilerek oynadı, nefesleri yetmedi. Öyle veya böyle izleyenlerin bu maçtan zevk aldıklarını düşünüyorum. Düşünün Ukic'in o pası, karşılıklı alley-ooplar, bloklar hangi maçta bir arada oluyor?

6 Yorum Yapılmış:

frz_brs dedi ki...

Maç yazısı birazdan burda olana kadar,biz izlenimlerimizi aktaralım :) Henüz girdim eve...Sıcağı sıcağına yazmalı izlenimleri...

1) Çarşamba akşamı saat 20.00 de Ksk hariç , Bursa seyircisinden başka salonu doldurabilen yoktur. Rakipleri; Teramo,Alba Berlin,Siena,Barca vs iken bile haftaiçi salonu dolduramayanların, TBL maçlarında salon doldurmaları zaten beklenemez... İşte bu sebeple Bursa basketbolu,altyapısı ile,basketbol seyircisi ile Türk basketbolunda bir ekoldür. İşte bu yüzden, çok yakın bir örnek ; Bornova-Galatasaray maçında iki 16 numaralı oyuncu (Serdar Yavuz ve Evren Büker) maçın içinde yer yer birbirlerini savunmuşlardır...

2) Aşağı yukarı denk bütçeli takımlarla (ÖR:Siena) oynayıp, 40 sayı fark yiyen bir takım ; iki oyuncusuna verdiği para kadar (Ukic+Gricek) bir bütçe ile kurulmuş takıma (Oyak Reno ) 26 sayı fark değil,56 sayı fark atsada birşey farketmez...

3)Ukic'i salonda izleme imkanı bulduk,günün karı bu olabilir. Aziz Yıldırım'a ve Ülker'e teşekkür etmemek,ayıp olur bir Bursa'lı basketbolsever olarak... Ancak şunuda unutmamak lazımki ; Fenerbahçe'nin son 2-3 yılda sahip olduğu ,birçok yıldızın bulunduğu bu tarz kadroları ; Bursa basketbolseverleri , yıllar önce kat kat fazlasıyla , Tofaş zamanında izleme imkanı bulmuştur... Bu salonda Rivers, Grifith,Rimac,Rogers,Mehmet Okur + Aris finalini izledikten sonra ;bugün Gricek ve Ukic'i izlemek, hoş bir nostaljiye götürdü salondaki çoğu insanı...

4)Maça gelicek olursak; Tanjevic yerinden çoğunlukla sadece hakeme itiraz etmek,onları fırçalamak için kalktı...Hakemlerde,sağolsunlar ; alışık olduğumuz bir biçimde paşa paşa dinlediler Türk Ulusal takımının antrenörünü(!)

5)Yücel Abi, ilk yarıda bir pozisyonda Mutlu Demir'e çok kızdı,sahanın içine kadar girip baya bi fırçaladı (ne dediğini burda yazmayalım) ve hemen oyun kenarına aldı... 3-4 sene önce bu tarz bir tepkiyi,hangi maçta olduğunu hatırlamasamda , Özgür Bıyık'a göstermişti... Mutlu ve Özgür'ün pozisyonları,size ları, oyun yapıları ve rotasyondaki yerlerini göz önüne aldığımızda aşağı yukarı benzer oyuncular olduğuna hemen hemen herkes hemfikirdir zaten.

6) İlk periyot bittiğinde Reno'da 7 ayrı oyuncunun sayı bulmuş olması,maçı dikkatli takip edenlerin,takım adına sevinebilecekleri tek noktaydı...Sanmıyorumki bu sene,bu maça kadar ilk periyotta 7 oyuncu sayı bulmuş olsun...Zaten bütün 40 dakikayı 7, max 8 kişi oynamak zorunda kalıyorlar...

7)Her ne kadar salona,rakipte Ukic'i izlemek için gitmiş olsamda ; Greer'e bi parantez açmak lazım, müthiş bi şut yüzdesi ile 24 dakikada 20 sayı 5 asist yaptı ; ha bu saatten sonra Avrupa defteri kapandıktan sonra isterse 20 sayı 20 asist yapsın ne farkeder...Ukic'te fark açıldıktan sonra,güzel asistleri ile kalitesini ortaya koydu, 9 asisti var...

8)Son periyotta fark 30 sayı civarındayken, kenarda uzun süre ısınan Oğuz Erdoğan,oyuna girdikten 28 saniye sonra sakatlandı...Net göremedim ama,tahminim dizi döndü.(tv den izleyenler varsa,daha kesin birşeyler söylerler herhalde) Çok büyük talihsizlikti onun adına, geçmiş olsun...

9) Ufuk Kaçar,sezon başında geçirdiği bel fıtığı ameliyatının etkisinden hala kurtulamamış gibi duruyor... 34 yaşında bir oyuncu için tabiki kolay değil... Ancak,yetiştiği klübe yıllar sonra dönen kaptanın, muhakkaki oyuna ilerleyen haftalarda biraz daha katkı vermesi gerekir...

10)Reno'nun play-off iddasının olduğunu sanmıyorum..Ligden düşme ihtimalleri de pek ortada bulunmuyor... Bu sezon böyle geçer...Geçen sene son haftalara ufakta olsa bir play-off heyecanı ile girilmişti, bu sezon oynanmasada olur artık... Tahminim ligden düşmeme durumu matematiksel olarakta garantilendiği zaman,Yücel Hoca ; Tufan'a,Oğuz'a,Alpaslan'a daha fazla süre verecektir...

ChirkeFh dedi ki...

seni birde aliağaya beklerdim haftaiçi macına doldugunu o zaman görebilirsn :)

Emre dedi ki...

Şu bir gerçek ki Fenerbahçe Ülker bu ligde en geniş rotasyona sahip takım. Kinsey, Mrsic, Ömer Aşık yokken bile müthiş bir oyuncu bolluğu var. Özellikle yerli rotasyonu çok derin. Şu anda tek eksik 4'te Mirsad'ı yedekleyecek oyuncuları yok. Hani derler ya sahaya iki takım çıkar bu kadrodan diye. Fenerbahçe neredeyse 3 tane takım çıkaracak kapasiteye sahip. Gel gör ki ne ilk beş belli ne de takımın ne oynadığı. Şu takımı en sıradan bir koç bile bu kadar oynatır zaten. Tanjeviç'e üstüne milyon eurolar vermeye ne gerek vardı merak ediyorum.

frz_brs dedi ki...

16 numaralı Oğuz Erdoğan, Reno'nun hücumunda değil,savunma yaparken yerde kaldı... Biraz dikkat...

MixBasket dedi ki...

@frz_brs

Eyvallah.

Cakivu dedi ki...

Bu takım Euroleague de yok malesef. Oyak Renoyu takdir ediyorum ama bu maçta 30 sayı atsan ne olur 40 atsan ne olur. Tarihlerinin en sıkıntılı dönemini yaşayan Cibona ve Zalgiris, seni grupta geçmişken...