27 Ocak 2010 Çarşamba

R. Madrid: 77 - E. Pilsen: 70 (Bu Kez İyi de Oynadık Ama..)

İyi oynadı Efes ama bu kez de iyi oynayarak kaybetti. Böylesi daha da koyuyor herhalde adama. Takımın en iyisi Charles Smith tam da vitesi 5'e takmışken 5 faulle oyun dışı kalınca (hakem üçlüsüne selam olsun) bir anda dağıldı temsilcimiz. Önce Llull'un, sonra da Reyes'in bulduğu iki kritik basket-faul çekti ipimizi. Şu maçtan alınacak bir galibiyet (hem de böyle hırslı bir oyunla) ne de güzel olacaktı ama olmadı işte. Efes'te bugün iyi oyun dışında değişik bir şey daha vardı. Daçka'dan ayrılan Ekrem Memnun, yardımcı koç olarak benchte oturuyordu. Ufuk Sarıca, Ekrem Memnun ve Emir Alkaş'la arkasını sağlama almıştı Ergin Ataman. Ama son periyotta yine kendi bildiğini okudu. 5+8 ile 13'e ulaşan Efes Pilsen kadrosunun bu maçın 12 kişilik maç listesinde yer veremediği oyuncu ise Sinan Güler oldu. Kadroda yoktu genç oyuncu.

Ataman'ın ilk beş tercihi Ender - Smith - Thornton - Kaya - Kasun şeklindeydi. İlk iki buçuk dakika 2-1 geçilmişti ki Ender'in o meşhur bombeli üçlüklerinden biriyle maçtaki ilk basketini buldu Efes Pilsen. Savunmada istekliydi takım, bir sürpriz yapmaya geldikleri belliydi. Biraz Real'in isabetsiz şutları, biraz Efes'in bulduğu boş üçlük imkanları derken Thornton'un yaptığı pas arasının ertesinde Jaric'in sportmenlik dışı faulü gelince, Efes de bir hücumdan 4 sayı çıkartmayı başarınca 8-15'e zıplayıverdi skor. Ender'in Prigioni'ye neredeyse her hücumda normalden çok daha kolayca geçilmesiyle Popovic siftahını yapmak üzere oyunda buldu kendini. Çeyreğin sonu gelmişti zaten. İlk 10 dakikanın skoru 13-19 ile temsilcimizin lehineydi. Rakocevic, Nachbar, Santiago ve Kerem ise daha hiç süre almamışlardı.

Maçın ikinci çeyreği yine tıpkı ilk çeyrek gibi kısır bir ilk iki buçuk dakika ile başladı. Hatta bu sefer kısır demek bile insaflıca olurdu, çünkü iki takım da birbirine sayı imkanı vermemişlerdi. İlk çeyreğin kısırlığına Ender'in üçlüğü son vermişti, bu çeyrekteki görev Thornton'a aitti. Yolladığı üçlükle ikinci kısmın sayı perdesini açıverdi. Popovic'ten de istediği verimi alamayan Ataman, eski bir Madrid'li olan Kerem'i sürdü oyuna. Messina'lı Madrid ofansta istediklerini bir türlü yapamıyordu. Lavrinovic'in içinde olduğu setler hariç tabii. Bu adamın hastasıyım yıllardır. Ermal onu nasıl tutsun ki, bir çıktı mı dışarıya tüm kozlar Lavrinovic'e geçiyor zira. Kerem'in siftahını yapmasının ardından sıra Rakocevic ve Santiago ikilisine geldi. Devreye 4 küsür dakika kala oyuna dahil olan iki tecrübeli oyuncu, tek bir katkı veremeden devreyi bitirdiler desem abartmış olur muyum? Sanmam. Efes Pilsen'in bu çeyrekte ürettiği toplam 14 sayı var, 12'si üçlüklerden. Tek ikilik isabeti var, o da Ermal'in zorlama oynadığı bir post-up sayesinde geldi. 1 tane Thornton, 1 tane Kerem, 2 tane de Shumpert ile bu çeyrekte 4, devrenin tamamında 6. üçlüğüne ulaştı Efes Pilsen. Llull ve Kaukenas'ın üçlükleriyle gerekli cevabı tez zamanda verme başarısı gösteren Real Madrid ise böyle kötü bir 20 dakika (ofansif anlamda) sonrasında soyunma odasına sadece 30-33 ile gitmenin haklı sevincini yaşadı. Sahada ilk 20 dakika itibariyle çift haneli skorlara ulaşan kimse yoktu, maçın en skoreri 9 sayılı Lavrinovic'ti. Tek süre almayan oyuncu kalmıştı 12 kişilik Efes kadrosunda. O da Nachbar'dı.

İlk iki çeyreğe inat, sayı bombardımanı ile başladı üçüncü çeyrek. İlk üç buçuk dakikaya tam 21 sayı sığdı. Efes tarafında Kasun'un 6, Madrid tarafında ise Bullock'un 7 sayılık katkıları vardı bu 21 sayılık ralliye. Bu maçta skor üretme konusunda siftah yapamayan Garbajosa, üst üste bulduğu 6 sayı ile önce skoru dengeledi, sonra da üstünlüğü 2 sayı ile de olsa Real Madrid'e getirdi. Bunun üzerine maça başladığı beşle ikinci yarıya giren Ergin Ataman '4 kısa' hamlesini yaptı hemen. Kaya çıktı Shumpert girdi, yanında bir de Ender - Popovic değişikliği gelince Efes Pilsen takımı sahada 5 yabancılı bir görüntü aldı. Madrid ekibinin rüzgarı arkasına alıp skoru forse etmesi kısmen de olsa engellenmiş oldu böylece. Savunmadaki mismatchler rakibin yaptığı top kayıpları neticesinde Efes Pilsen'e avantaj sağlar duruma geldi. Thornton'un son üçlüğü girmeyince 56-53'lük skor ile bitirdik 30. dakikayı. Madrid'in ilk 3 çeyreğinde ürettiği skorların 13 - 17 - 26 şeklinde artarak gidişi, yavaş yavaş hücumda istediklerini yapmaya başladıklarının da bir göstergesiydi aslında. Yine de son çeyreğe fazlasıyla umutlu girdi Efes Pilsen.

Ataman 4 kısadan vazgeçmeyerek başladı son çeyreğe de. Tek uzun Ermal, aynı zamanda tek Türk pasaportlu oyuncuydu sahadaki beşte. Onu Thornton, Smith, Shumpert ve yeni transfer Popoic tamamlıyordu. Ermal'in bu maçtaki görüntüsü oldukça olumluydu, ki ben bunları düşünürken bir zor pota altı sayısı daha buluverdi tecrübeli oyuncu. Ama bugün takımın en iyisi uzak ara Charles Smith'di. Madrid'e de, bu salona da oldukça aşina olan 35'lik delikanlı iki kritik üçlük bulup takımını 60-61 ile skorda öne taşıdı. Bu iki isabetli üçlüğün üstüne savunmada vurduğu müthiş blok ve süre bittikten sonra salladığı uzun metrajlı üçlüğün bile girmesi bugünün onun günü olduğunu anlamamız için yetti de arttı bile. Bugünün suskunlarından Jaric'in hücum süresi biterken bulduğu üçlük fazlasıyl can yakarken, Efes'in Smith'i üretime devam etti. 2 top çaldı. Birinde kendi bastı smacı, diğerinde Shumpert'a 'Al da at' dedi. Son 4 dakikaya girilirken skorda 67-67 eşitliği gördük. Jaric'in bulduğu 4 sayı skordaki dengeyi 71-67 ile Madrid lehine bozarken, Popovic'e Bullock'un yaptığı faulü görmeyip, 2 hücumda Charles Smith'i beşleten hakem triosuna da ne desem bilemedim? 'Ayıp' kelimesi yeterli olur mu? O ana kadar konsantrasyon konusunda hiçbir sıkıntı yaşamayan hatta Smith sayesinde her topa çalınacak top gözüyle bakan temsilcimizin dikkati de dağılıverdi bu durum üzerine. Skorda tıkandık, savunmada bozulduk. Önce yazın Eurobasket'te kafasına kafasına blokladığımız Llull'un, sonra da tam Ender'in üçlüğünün üstüne az da olsa umutlandığımız anda Reyes'in basket faulleri maçı bitirdi. Umutları da tabii (77-70).

Ergin Ataman'ın elindeki onca derin kadroya rağmen neden son 10 dakikayı (5 faulle kenara gelen Smith'in yerine Ender'i almasının dışında) aynı beşle oynadığı elbette sorulacaktır doğal olarak. Hele Smith'in oyun dışı kaldığı anlarda, takıma saha içi liderlik etmesi konusunda (Her ne kadar kötü bir maç geçirse de) Rakocevic neden denenmedi sorusu bizzat sorulmalıdır? Smith'siz oynanmak zorunda kalındığı o son dakikalardaki bocalama vermedi mi bu maçı? Ya da rakibin elindeki Jaric de maça kötü başlamamış mıydı? Al işte adam çıktı attı en kritik dönemde peşpeşe 7 sayıyı. Üzülüyor insan, bu kadar iyi oynayıp buraya kadar getirdiği bir maçı, hem de 7 sayıyla rakibine vermek koyuyor adama. Kadro 12 kişilik ama Kerem Tunçeri 6, Rakocevic 4, Santiago 3, Nachbar ise koca bir 0 dakika aldılar bugün. Gecenin son cümlesi büyük adama: Charles Smith - 18 sayı, 7 ribaund, 4 asist, 5 top çalma, 1 blok. Keyif veriyorsun.

Real Madrid (77):Pablo Prigioni 7 (2 ribaund, 5 asist), Darjus Lavrinovic 11 (4 ribaund, 3 asist), Marko Jaric 9 (4 ribaund, 2 asist), Felipe Reyes 9 (5 ribaund, 1 asist), Rimantas Kaukenas 11 (2 ribaund), Novica Velikovic 6 (2 ribaund, 1 asist), Jorge Garbajosa 6 (3 ribaund), Sergi Jidal, Louis Bullock 12 (3 ribaund, 1 asist), Sergio Llull 6 (3 asist),

Efes Pilsen (70): Mario Kasun 8 (2 ribaund), Charles Smith 18 (7 ribaund, 4 asist), Igor Rakocevic (1 asist), Preston Shumpert 8 (3 ribaund), Kerem Tunçeri 3, Bootsy Thornton 14 (2 ribaund, 6 asist), Kaya Peker 6 (2 ribaund, 1 asist), Ermal Kuqo 6 (4 ribaund), Bojan Popovic 1 (2 ribaund, 2 asist), Daniel Santiago, Ender Arslan 6 (1 ribaud)

14 Yorum Yapılmış:

basketçi dedi ki...

Oynamayan oyuncular maalesef sonucu etkiledi. Tanjevic İspanyadaki Avrupa Şampiyonasında Kerem Tunçeri'yi kadroya almadığı için ne kadar kızdıysak Atamana'da o kadar çok kızıyorum. Real Madrid karşısında Ender'in aldığı süreleri Kerem Tunçeri almalıydı. Her oyuncu eski takımına karşı eski seyircisine karşı tam kapasitesiyle oynamak ister çünkü. Hadi Nachbar gidici sahaya adımını dahi atmadı ama Rakocevic en azından son periyotta mutlaka sahada olmalıydı. Hele Charles Smith uyduruktan aldığı 5. faul sonunda kesin kez sahada olmalıydı. Popovic'in blok yediği pozisyonda herkes top almaktan kaçtı hatta Thorton topun olduğu yerden kaçtı. Sırf o topu kullansa yeterdi. Rakocevic böyle bir maçta sahne almayacaksa ne zaman alacak. Madem oynatmıyorsun Nachbar ile birlikte paketle postala gitsin.
Efes Pilsen dediğin zaman mağlubiyeti hele böylesini hazmedemiyorum. Ataman hazzediyorsa bunu bir kere daha hazzedemiyorum.

İLKER KESER_http://naumoski7.blogspot.com

EarlyAdopter dedi ki...

"Kadro 12 kişilik ama Kerem Tunçeri 6, Rakocevic 4, Santiago 3, Nachbar ise koca bir 0 dakika aldılar bugün" macin ozetidir. Su Reyes ne iyi adam ama ya...

vselcuk dedi ki...

Ergin Ataman bu kadroyu yönetebilecek kapasitede olmadığı görüldü, madem oynatmayacaksın neden kulübe bu adamalara çuvalla para verdirip sonra oynatamıyorsun, takımda kıpırdanma var ama yetermi bence zor,ayrıca macta oynayan oyuncuların dakika dağılımları incelendiğinde Real Madrid de kadronun ne kadar iyi kullanıldığı gayet açık,

basketçi dedi ki...

jaric oyunun sonunda diri oyuna girdi neler yaptı
rakocevic her türlü maçın sonunda sahada olmalıydı.

KskHyTr dedi ki...

Rytas ın akıbetine uğramamak için nachbar ı oynatmamış olabilir ataman nerden bileceğiz... Bide bu real madride son 10 yılın en iyi real madridi diyenlere burdan sapka çıkarıyorum(çmaç spikeri ve yorumcudan bahsetmek zaman kaybı zaten!)... Doğru dürüst 2-3 numarasımı var real madridin bullock dışında? lull prignioni jaric kaukenas hepsi point gard bozması...
Ne günlere kaldık eskiden eze eze alırdı efes bu maçları...

tankut dedi ki...

Charles Smith...Klonlayalım bu adamı.Demek ki adı büyük,boyu büyük adamlarla değil yüreği büyük adamlarla olacak bu iş.Ben yine de kendi adıma keyif aldım bu maçtan.Eskiye göre gidişat iyi yönde.Zaten bu saatten sonra kimse Efesten Top 8 falan beklemiyor ki.(Olursa ballı kaymak olurdu ayrı)Ayrıca şunu düşünüyorum ki Nachbar bugün beyaz formayla bize karşı oynasaydı keşke.Bu sene başında takıma dahil olan 3 yıldız!!!Nachbar+Rakocevic+Santiago=0 sayı...Üçünün toplam maliyetinin altındaki Partizan gitti deplasmanda Pana'ya ders verdi.

gebcıty dedi ki...

ewet hakemler suçlu ama her maç bildiğini okuyup rezil oyuna çare bulmak yerine oyuncularına b.k atan koç 1. suçludur bugün.. kazansa efes inanılmaz bir avantaj ve moral yaklayacakken ergin ataman resmen tazminatımı verinde gideyim der gibi maç yönetti.. rakocevıc bundan sonra adam gibi oynamazsa bunun sorumlusu ergin ataman'dır..

Atakan dedi ki...

maçın sonunu o kadar uzun varken Ermal ile oynamak intihar etmekten başka bişey değildi.

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Yazık oldu hakkaten. Benim düşüncelerim de şurada.

http://mixbasket.blogspot.com/2010/01/real-madrid-77-70-efes-pilsen.html

X dedi ki...

Efes'te sistem ve şablonlar yok. Dolayısıyla Rakocevic, Nachbar ve Kasun gibi kendi şutunu yaratamayan oyuncular verimli olamıyor. 3 ABD'linin iyi oynuyor gözükmesinin sebebi topu yere vurduklarında bireysel olarak birşeyler yapabilmeleri. Efes'in başında Yugoslav ekolü bir sistem coachu olsaydı şu anda çok farklı konumda olurlardı.

basketçi dedi ki...

sinan güler 13. oyuncu konumuna düştü ve maçı tribünden izledi :(

basket-ci dedi ki...

ya gerçektende Sinan Güler nasıl oluyorda 13. oyuncu oluyor bu ergin ataman'a söyleyecek söz bulamıyorum mademki Nachbar'ı oynatmayacaksın bari Sinan'ı kadroda tutsaydın3-5 dakika girer savunma yaprdı işe yarardı. tam anlamıyla skandal işlere imza atıyor efes koçu. efes pilsen paraları sokağa atıldı.

salih dedi ki...

biri atamana rotasyon nedir anlatması lazım, diğer coaclar oynculırını kazanırken bizimkisi oyuncuları cezalandırma yoluna gidiyor

CabaturiBere dedi ki...

Bu maç geçen sezonki kadro ile bu performansı gösterdi, bu sezon takıma katılanların hiç bir katkısı olmadan kafa kafaya gitti, bir de onlar oynasaydı neler oluyordu... Demekki isteyince oluyormuş.