12 Ocak 2010 Salı

Şimdi Nerede? #18: Derrick Alston

94 yılında Philedelphia tarafından draft edilmişti Alston. Kısa bir dönem Hawks'ta takıldı, NBA'de tutunamayınca Efes Pilsen onu Türkiye'ye getirdi. Derrick ilk defa Amerika dışında bir ülkede basketbol oynamış olacaktı böylece. İlk sezonunda efsane Efes kadrosunun önemli isimlerinden biri oldu. Tamer Oyguç, Naumoski, Pope, Karasev, Ufuk ve ilerleyen yıllarda Türk Basketbolu'na çok büyük hizmetler kazandıracak olan Hidayet,Ömer,Hüseyin gibi oyunculardan kurulu Efes Pilsen, o sezon da şampiyon oldu. Alston sezonu 14 sayı, 7.3 ribaund ortalamasıyla bitirdi. Başarılı oyuncu ertesi sezon Efes'ten ayrıldı ve İspanya'nın yolunu tuttu. Zaten 98-05 yılları arası hep İspanya'da oynadı. Daha sonra ufak çaplı Rusya ve Fransa maceraları yaşayan Alston'un yolu seneler sonra tekrar Türkiye'ye düştü. Türk Telekom 2006 senesinin Kasım'ında kadrosuna dahil etti Amerikalı uzunu. Erwin Dudley (Türk ismiyle Ersin Dağlı) ile zaman zaman iyi performanslar gösterdi. Hatırladığım CASA Ted Kolejliler playof serisi var mesela. O seride oldukça iyi oynamıştı. Final serisinde Efes Pilsen'e kaybeden Telekom'da Alston 9.4 sayı, 4.7 ribaund ortalamalarıyla Türkiye'den ayrıldı. Derrick artık Avrupa'dan sıkılmış olacak ki, Telekom'dan sonra Güney Amerika'da forma giydi. Önce Yeni Zelanda'da, şimdilerde ise Arjantin'de. Şu sıralar 38 yaşını süren Alston bu sezon Boca Juniors takımında önemli işlere imza atıyor. 19 maçta 11.6 sayı, 6.4 ribaund ortalamarıyla oynamış. 2010 yılının başından itibaren de bir başka Arjantin takımı olan Olimpico de Landa takımının formasını terletmeye başlamış. Burada çıktığı 2 maçta da 11 sayı ortalamalarıyla mücadele ediyor.


Böyle bir kariyer, böyle bir azim gerçekten takdire şayan. 38 yaşında bir oyuncunun bu istatistiklerle oynaması gerçekten önemli bir olay. Tabii Arjantin'de oynanan basketbolun düzeyini bilemeyiz ama bildiğimiz şey, Derrick Alston'un hafızalarımızda her zaman iyi ve istikrarlı bir oyuncu olarak kalacağı.

7 Yorum Yapılmış:

MGündem55 dedi ki...

Çok severdim abimizi, çok düzgündü. Kaliteydi her anlamda..

alvertis dedi ki...

Bu arada Anıl, Daçka'da Ansley ile oynayan Sean Green de Triatlon coachu olmuş ABD'de. İstersen kullanabilirsin...

http://www.greenstormracing.com/SEAN_GREEN_S_BIO.html

KskHyTr dedi ki...

Kaliteli bir oyuncuydu gerçekten sadece oyunculuk olarak değil karakter olarakta örnekti...

Ahmet Karadag dedi ki...

Alston'un herhalde ilk Avrupa maclarindan birsini Leverkusen'de salonda izlemistim (o zamanlar Leverkusen Alman basketbolunun lokomotifiydi). Efes yanilmiyorsam zor da olsa maci almisti ve kazanmisti. Alston daha alisma asmasinda oldugu icin pek bir varlik gösterememisti. Ancak sonradan acildi ve faydali olud. O güler yüzü ve mütevazi davranislari ile zaten takim ile hemen kaynasmisti.

ako dedi ki...

Efese geldiği sezonda NBA live oyununda free agent gözükürdü. Çocuk aklıyla bir heyecan duyardık ligimizde NBA oyuncusu var diye

Erol Kaya dedi ki...

Hocam Mirsad'a değinmemişsin efsane Efes kadrosunda. Biraz üzüldüm buna :) Alston, uzun rotasyonundaki süreyi Mirsad ve Tamerle paylaşıyordu. Mark Pope da zaten o geldiğinde çoktan gönderilmişti. Hüseyin zaten 90 kilo olduğu için pek süre alamıyordu. 2000 Final Fourunda Efes Pilsene 3.lük maçında rakip olmuştur, Barcelona formasıyla. Sağlam oyuncuydu gerçekten.

MixBasket dedi ki...

@Erol Kaya

Yazarken unutmuşum Mirsad'ı. Mirsad'ı tartışmaya gerek yok, belirtmek istedim.