6 Ocak 2010 Çarşamba

Türk Telekom: 86 - S. Petersburg: 73

Murat Özyer'in görevden ayrılmasının ardından Merih Çakıroğlu yönetiminde ligde çıktığı ilk karşılaşmada Pınar Karşıyaka'yı 67 sayıda tutarak kazanmayı başaran Türk Telekom takımı, bu kez Eurocup'da kazanmak zorunda olduğu bir karşılaşmaya çıktı bugün. Bilbao'nun namağlup şekilde ilerleyerek gruptan lider çıkmayı garantilemesinin ardından grup ikinciliği için mücadele veren Türk Telekom, deplasmanda iki sayı ile kaybettiği maçın rövanşında en az üç sayılık bir galibiyet hedefliyordu maç öncesinde. Umutlarını son haftaya taşıyabilmek adına.

Haftasonu Pınar Karşıyaka karşısında maçın hemen hemen tamamını tek kısa ile oynamayı tercih eden Çakıroğlu, Rakovic’i durdurabilmek için Kris Lang – Erwin Dudley ikilisi ile başladı maça. İşin savunma kısmında pek de başarılı olamayan bu iki oyuncu, rakip pota altında ise oldukça etkili oldular. Ve çeyrek sonunda üretilen 20 sayının 14’ünün altına imzalarını attılar. Bu periyotta ev sahibi takımın üç sayı çizgisinin gerisinden şut kullanmamaya özen göstermesi ise Telekom özelinde pek de alışık olduğumuz bir tablo değildi kesinlikle. Ama savunma ağırlıklı bir oyun ortaya koymak istediklerini söyleyen Merih Çakıroğlu’nun takım üzerindeki etkileri olarak yorumlamak lazım sanırım bunu. Adam adama savunmada aynı seti üst üste iki hücumda yiyerek sağ köşeden altı sayıyı potalarında görmeleri ise daha katetmeleri gereken çok yol olduğunu gösteriyor bana kalırsa. Aynı Telekom takımının ilk çeyrekteki ilk oyuncu değişikliğini sekizinci dakikada yapmış oluşu da diğer bir ilginç not ilk çeyreğe dair. Tüm çeyreği de bu tek değişiklik ile tamamladılar zaten.

Maçtaki ilk üçlük isabetini 12. dakikada Wilson’ın elinden bulan Telekom takımının uzunları Milovan Rakovic’i durdurmakta epeyce zorlandılar ikinci çeyrekte. Oldukça kalıplı olan ve her iki pota altında da bu kalıbı ile iyi yer kaplayan uzun oyuncunun şutu yok denilebilecek düzeyde. Ama Erwin Dudley ve Hüseyin Beşok ikilisine karşı da fiziki açıdan oldukça ağır basan bir oyuncu olduğu ortada iken belki bir Kris Lang hamlesi gerekiyor diye düşündük biz maçı izlerken maliano ile birlikte. Karşıyaka maçında gördüğümüz yeniliklerden biri de Tutku Açık – Soner Şentürk ikilisini aynı anda daha uzun süreler parkede görmemiz idi. Devrenin son beş dakikasında Soner Şentürk’ün oyuna girişi ile birlikte, Tutku Açık’ın top getirmekten kurtularak rahatlaması ve bunu skora dönüştürmesi neticesinde yakalanan 11-1’lik bir seri ile soyunma odasına 43-35 önde gitmeyi başardı ev sahibi takım.

Rakovic’in pota altındaki üstünlüğü dışında Türk Telekom ile kıyaslanamayacak bir görüntüde olan Rus takımının direnci henüz kırılmamıştı, bu sekiz sayılık farka rağmen. Devrenin başında gösterilecek bir savunma direncine ve maçı çift hanelere çekerek koparmaya ihtiyacı vardı Türk Telekom'un. Zira kaybetme lüksleri yoktu bugün. Teknik ekip de bu doğrultuda düşünmüş olacak ki, devrenin hemen başında pek de görmeye alışık olmadığımız sertlikte bir Telekom savunması gördük. İlk üç dakikada rakiplerine sayı attırmayan bu savunma, faul sayısını bir anda beşlere yükseltmiş olmasına rağmen, hücumda yakalanan 6-0 seri ile maçın da hakimi olmayı başardı. Üçüncü çeyreğin bitimine üç dakika kala yeniden Soner Şentürk - Tutku Açık ikilisini sahaya süren teknik ekip Soner'in top çalması ile başlayıp Wilson'un üç sayılık isabeti ile sona eren hücum ve hemen ardından Soner'in bire birde bulduğu basketle son çeyreğe biraz olsun rahat girdi. İkinci yarının ortasından itibaren kaçan taraf ev sahibi Türk Telekom, kovalayan ise Spartak takımı olmuştu zaten. Fakat ikinci yarıda rakibine hiç öne geçme fırsatı vermeyen Türk Telekom sahadan 86-73’lük skorla galip ayrılırken şansını son hafta Spioru deplasmanına taşımayı da başarmış oldu.

Coach Merih Çakıroğlu yönetimindeki ikinci maçında da sahadan galibiyetle ayrılan Ankara temsilcisinin geçtiğimiz dönemdeki Telekom takımlarına nazaran bir takım değişiklikler yaşadığı da ortada. Hem haftasonu hem de bugün, fazlasıyla gördük bunu. Oyuncularına sık sık tempoyu düşürmeleri yönünde kenardan telkinlerde bulunan Çakıroğlu garanti sayı olmadığı müddetce fast break istemeyen bir görüntü verdi bana bu iki karşılaşmada da. Son çeyrektede de bitime beş dakika kaladan itibaren oyunu fazlasıyla soğutan bir Türk Telekom gördük ki biz genelde topun kıymetini bilmeyen Telekom takımlarını izlemeye alışığızdır. Fazlasıyla şaşırtıcı bence bu değişim, Telekom takımı için. Bu değişimin Telekom tarafında ne tür gelişmelere yol açacağını ise bekleyip göreceğiz. İşin savunma kısmında oldukça gayretli ama pek de başarılı olmadıklarını söyleyebilirim şimdilik, ilk iki maçın ardından.

Konuk takımda Rakovic 25 sayı ile maçın en skorer ismi olurken üçü hücum olmak üzere sekiz de ribaund ekledi bu sayıların yanına. Onun haricinde çift haneye ulaşan tek ismin, kenardan gelen James White olması da Rus takımının maçı kazanma imkanının olmadığını açıkça ortaya koyan bir istatistik. Fenerbahçe Ülker'in eski oyuncusu, 2008 All - Star'ının smaç şampiyonu ısınırken birkaç güzel smaç daha izletti yine bizlere. 20 dakika kadar sahada kalan Zakhar Pashutin'i izlerken bolca andık tribünden, maç boyunca karavana atan Pashutin maçı serbest atış çizgilerinden bulduğu 4 sayı ile tamamlasa da onu yeniden izlemek keyifliydi kendi adıma.

Telekom cephesinde ise Erwin Dudley maçı 20 sayı 8 ribaund ile tamamlarken, serbest atış çizgisinden 10/10 ile fire vermemesi gözlerden kaçmamalı. Haftasonunun ardından bugün de oldukça iyi yüzde ile şut sokan Wilson 19 sayısının yanına 6 ribaund 4 asist ekledi. İlk çeyrekte ürettiği 10 sayı ile maça başlayan Kris Lang'ın maçı yalnızca 13 sayı ile tamamlamış oluşu, Rakovic'in yıldızlaştığı bir maçta fazlaca kenarda tutulduğunu gösteriyor gibi sanki.

Ligde gelen galibiyet ve hemen ardından bugün Eurocup’da kazanılan bu maç ile birlikte dalgaların atlatıldığını söyleyebiliriz Telekom tarafında. Şimdilik o kaos ortamından kurtulmuş vaziyetteler.

1 Yorum Var:

twilo dedi ki...

Nacizane bir eleştiri:

Takımı kelimesini çok fazla kullanıyorsun. Okumayı zorlaştırıyor.