6 Ocak 2010 Çarşamba

Yiğitcan - İbrahim - Orhun Ene

Banvit'te geçen sezon sonunda açıklanan Orhun Ene isminin ne denli doğru olduğu her geçen gün biraz daha iyi kavranıyor. Özellikle Orhun Ene'nin gençlere duyduğu güven ve verdiği forma çok değerli benim için. Hatırlıyorum sezon başında koçun guard bölgesini Barış Ermiş - Yiğitcan Turna - İbrahim Yıldırım ve hatta genç Şafak Edge'nin de içine katılabileceği 'Türk işi' bir rotasyona bırakacağını yazdığımda 'Olur mu öyle şey' denmişti. Olurdu.. Oldu da zaten.. Bir yıl Telekom çiftliğinde benchi ısıtarak maddi anlamda elini güçlendiren Barış Ermiş, bu yıl yeniden KSK zamanındaki aktifliğini kazanmaya başladı. Neden? Çünkü oynuyor. Onunla birlikte Yiğitcan Turna da bazen maçların farklı kaybedileceğine yol açsa dahi hocasından güvenle süre alıyor. Orhun Ene ona ondan fazla güveniyor desem yeridir. Bu çok önemli bir şey bence. Dün FMP maçında 30 dakikaya yakın sahada kaldı Yiğitcan. 16 sayı - 5 ribaund (3 çok kritik hücum ribaundu var) - 2 asist - 2 top çalma istatistiklerini yakaladı. İzleyenler anlatıyor, muazzammış. Barış Ermiş'e süre vermemiş hiç Orhun Ene. Yiğitcan'dan kalan 10 dakikayı da İbrahim Yıldırım kapmış.

Antalya BŞB'de eğretibir yapıda doğru bir model uygulayan Orhun Ene, bu kez çok daha sağlam bir kulüpte, çok daha sağlam bir maddi güç ve çok daha profesyonel bir ortamda, eminim ki hayatının en doğru kararını verdiğini düşünmektedir. Aynı şey başkan Özkan Kılıç için de geçerli. Aradığını buldu sonunda başkan. Epeyce bir hata yaptı ama önemli olan doğruyu bulmaktı, Orhun Ene ile bunu başardı. Tabii bunlar hep benim kendi görüşlerim. Başkası ne düşünür bilemem.

Yazıya son olarak şunu ekleyeyim: İbrahim Yıldırım çifte lisansla hem Banvit hem de Genç Banvitliler forması giyiyor artık. Hatta geçen hafta oynadı da zaten Genç Banvitliler'de. Gelişiminin sekteye uğramaması adına mantıklı bir davranış. Yalnız bu zamana kadar sürekli olarak maçlarını peşpeşe oynayan Banvit ve Genç Banvitliler artık ayrılmışlar. Cumartesi günü biri, Pazar günü diğeri oynayacakmış. Bu bilgi de dipnot olsun bizden.

2 Yorum Yapılmış:

tuncer beyribey dedi ki...

Çok doğru noktalara parmak basmışsın Salsa. Orhun Ene, ligde gidebileceği en iyi organizasyonlardan birine geldi. Altyapısı (hem oyuncu, hem idari anlamda) sağlam, başarıya aç, profesyonel bir klüp Banvit. dediğin gibi, Baldwin sonrası takım için uygun seçimler bir türlü yapılamadı, ama Orhun Ene hamlesi Banvitin belki de Baldwin hamlesinden bile daha kıymetli bir hamle. Birbirine uygun bu iki düşünce yapısı birleşince, ortaya bu sene için şu ana kadar son derece başarılı bir organizasyon ortaya çıktı.

Hem Yiğitcan, hem İbrahim, ve hatta hem de Barış Ermiş için çok önemli fırsattır Orhun Ene. Bunu sadece koçluk anlamında değil, Orhun Ene'nin basketbolculuk dönemindeki mevkiisi itibariyle söylüyorum. Orhun Ene, Türk tarihinin gelmiş geçmiş en önemli oyun kurucularından biridir (ki bence hala 1 numaradır). Böyle bir fırsat, bu kadar genç yaşta ellerine geçmişken de değerlendirmeleri gerekir. Orhun Ene'nin onlara çok güvendiği ortada. Tabii arkadan gelen Şafak'ı da unutmamak lazım ki Kaan Kural'ın tanımlamasına göre, Şafak 10 yılda bir gelen yeteneklerden biri, ama şanssız bir sakatlık yaşadı, o yüzden daha a takım düzeyinde forma giyemedi. ARtı bu guardların yanında Erolcan olsun, İzzet olsun, Erkan olsun a takımda şans bulan oyuncular ve onları yakından tanıyan da bir koç var başlarında. Umarım Banvit-Orhun Ene birlikteliği çok uzun süreler devam eder de bir Banvit taraftarı olarak uzun yıllar bu takımın başarılarını konuşuruz.

' baha ' dedi ki...

Yiğitcan'ı çok eskilerden beri kişisel olarak tanırım, son derece hırslıdır. Orhun Ene'nin güvenini boşa çıkarmayacağına eminim.