24 Şubat 2010 Çarşamba

Efes Pilsen: 63 - Maccabi Electra: 56 (Seriye Devam)

İsrail'deki karşılaşmada ürettiği 62 sayı ile bu sezon Euroleague'deki en düşük skorunu yapan ve sahadan 72-62 mağlup ayrılan Efes Pilsen, bugünkü galibiyet stratejisini oyunu yavaşlatıp sete seti oynamak üzerine kurmuştu. Hızlı oyunu seven Gershon'un takımını 56 sayıda tutarak ve ilk maçtaki skorundan sadece bir sayı fazla atarak galip gelmeyi başardı bugün Efes Pilsen. Bu rakamın Maccabi'nin bu sezon Euroleague'deki en düşük skoru olduğunu söyleyelim hemen. Top-16'da galibiyetin anahtarı bir kez daha kendini gösteriyor net olarak, bu iki istatistiğin gölgesinde. Bugün için ilk hedef galibiyet, ikinci hedef ise 10 sayı üzerinde bir galibiyetti. İlki gerçekleşti, ikincisi yarım kaldı ne yazık ki. İsrail'de maç sonunda anlamsız şekilde yaratılan o suni farka, bugün daha fazla üzülmüştür sanırım herkes. Yine de, ev sahiplerinin kazanma serisinin devam etmesi ve grubun yol haritasının şekillenmesinde büyük öneme sahip bir galibiyet bu.

İlk maçta ribaundlarda ezilen, özellikle verdiği hücum ribaundları ile rakibine ikinci şans sayıları bulduran Efes Pilsen bugün de tam 10 hücum ribaundu verdi. Fakat bu kez derslerine çalışmışlardı, onlar da epey tehtid ettiler rakip boyalı bölgeyi. Ve maç sonunda 46-36 üstünlük sağladılar bu alanda rakiplerine. Ki bunlardan 15'i hücum ribaundu. Yine ilk maçta asistlerde ikiye katlamıştı İsrail'liler, bugün kendi istediği tempoyu oyunun büyük bölümünde kabul ettiren lacivert beyazlılar o sistemi bozarak asistlerde de 16-11 üstünlük sağladılar rakiplerine. İsrail'de 27 basketi 21 asist üzerinden elde ettiklerini hatırlamak lazım tam da bu noktada. Tempoyu yavaşlatıp hatta çoğu zaman yok ederek, bu yöntemle bu önemli silahlarını ellerinden almış oldu Efes Pilsen. Konuk takımın ilk maçtaki match-up zone savunmasına karşı topu alçak posta indirme yoluna giden ve bunda da oldukça başarılı olan Ergin Ataman, ikinci çeyrekte yaratılan kaos ortamında bunu unutan takımına soyunma odasında bazı hatırlatmalar yapmış olmalı ki top özellikle son çeyrekte oraya inmeye başladı yeniden. İlk maçta olduğu gibi bugün de fazlaca kenarda oturan ve yalnızca 2 sayı ile maçı tamamlayan Kaya'ya karşın, Kasun 7/10 saha içi isabeti ile 14 sayı üreterek takımın en skoreri olmayı başardı O'nun yokluğunda. Yani oradan da gereken desteği almış oldu bir şekilde Efes Pilsen.

Maça 9-0'lık bir seri ile hızlı bir giriş yapan ve ilk üç dakikada 0/7 ile sahaiçi isabeti bulamayan rakibine karşı moral avantajını da eline alan Efes Pilsen, kendisine 10 sayılık bir farkın gerektiği bu karşılaşmada vurup geçemedi, gereken yerde. Maccabi'nin henüz oyuna giremediği anlar daha iyi değerlendirilebilirdi ama ilk çeyreği sadece yedi sayı farkla 21-14 önde tamamladık. On dakikada yalnızca dört saha içi isabeti bulan bir rakibe karşı, 9-0'lık bir başlangıç yapmış iken çift haneli farkı görmemiz gerekiyordu ama 1/7'lik dış şut yüzdesi buna engel oldu ilk on dakikada. İkinci periyotta ise oyuna dönen ve kendi istediği basketbolu oynamaya başlayan Maccabi 16-5'lik bir seri ile önce yakaladı, ardından da skorda ilk kez öne geçmeyi başardı. Bu sekansda, Efes Pilsen'li oyuncuların sahada uyurgezer modunda davranmaları ve anlamsız dış şut zorlamaları neticesinde Maccabi'nin sevdiği oyun tarzına çanak tutmaları oyunun ritmini bir anda rakibe döndürdü. Tam 10 adet üçlük denedi bu çeyrekte ki çoğu kaldır at şeklindeydi bunların. Yine de devre sonunda Nachbar - Ender - Kaya - Rakocevic dörtlüsünden gelen 9-0'lık seri ile 35-30 önde girmeyi başardık soyunma odasına.

İlk yirmi dakikada deplasmanda oynayan Maccabi'nin takım halinde yalnızca dört faul yapmış oluşu yirmi dakikaya dair anlatabileceğimizin herşeyi özeti aslında. Potayı hiç zorlamayınca faul yapma gereği de hissetmedi tabii İsrail'liler. İlk çeyreğin son hücumunda faul hakkımız çok önceden dolmuş olmasına karşın, Kerem'in bundan bihaber olup faul yapma arzusunda olması da - ki hatta arkadan müdahale ile yapmaya çabaladı baya- ilginçti. Bir diğer ilginç nokta ise, Rakocevic'in oyunda olduğu dilimlerde Efes Pilsen'in yediği seriler ve bozulan hücum dengeleri idi.

Oyunu fazlaca dış şuta yıkmak Ergin Ataman'ı da memnun etmemiş olacak ki üçüncü çeyrekte yalnızca iki tane dış şut kullandık. Ve topu ilk çeyrekte olduğu gibi boyalı bölgeye indirmeye çalıştık. Kaya Peker'in bugün pek gününde olmaması sebebiyle bu istek biraz sekteye uğrasa da Mario Kasun, çok istekliydi. O açığı fazlasıyla kapattı bugün. İkinci devrede temponun yükselmesine hemen hemen hiç izin vermeyen Efes Pilsen, galibiyetin anahtarını bulmuştu aslında. Kilide sokup, çevirmek biraz zaman aldı sadece. Ki bunun temel sebebi de maç genelindeki 5/25 dış şut yüzdesi idi. Son çeyrekte Kasun'un fileyi koparması ile yaklaşık beş dakika duran karşılaşmada, tempo iyiden iyiye düşünce galip de belli olmuştu aslında. Bugüne kadar bu tempoda oynanıp da Maccabi'nin kazandığı maç yoktur herhalde.

14 sayı 13 ribaund(6'sı hücum) ile maçı tamamlayan Kasun önemli bir performansa imza atarken, yalnızca 2 sayı atmasına karşın 11 ribaund çeken Kaya Peker de iyi iş çıkardı, hücumdaki isteksiz oyununa rağmen. Hepsinden önemlisi ise 18 dakika sahada kalıp 6 sayı 3 ribaund 2 asist ile oynayan ve son pozisyonda yere atlayıp topu kaparak Charles Smith'e asist yapan Nachbar'ın istekli oyunuydu. Sezon başından beri sisteme dahil edilemeyen isimlerden Rakocevic için artık kapılar kapanma noktasına gelmiş olsa da Nachbar bugünkü istekli oyunuyla bir ses verdi. Devamı için gereken hamleyi Ergin Ataman'dan bekleyecektir artık.

Son çeyrekte skor 51-44 iken Rakocevic'in tepeden kaçırdığı üçlük ise maçın, belki de turun, kader anıydı. O şutun girmesiyle sağlanacak atmosferde 10 farkın üstüne çıkılması gayet olasıydı, ilk maçtakine benzer bir senaryoda. Yarın grubun şekillenmesi açından oldukça kritik bir maç oynanacak İspanya'da, Real Madrid ile Montepaschi Siena arasında. Real Madrid'in kazanması durumunda dört takım da ikişer galibiyetle sıralanmış olacak ki işte o andan itibaren kalan tüm maçlarda kağıt kalem elde, üçlü dörtlü averajları takip ediyor olacağız. Maç bizim, avantaj şimdilik Maccabi'de ama dörtlü averaja doğru bir gidişat varken üç sayılık bir avantaj bu, ceplerde umutlarla gözler yarın akşam İspanya'da olacak.

Efes Pilsen(63): Mario Kasun 14 (13 ribaund- 2 asist), Charles Smith 11 (3 ribaund), Igor Rakocevic 6 (2 ribaund- 3 asist), Preston Shumpert, Kerem Tunçeri 8 (2 ribaund- 2 asist), Bootsy Thornton 7 (6 ribaund- 4 asist), Kaya Peker 2 (11 ribaund- 2 asist), Bostjan Nachbar 6 (3 ribaund- 2 asist), Bojan Popovic 2 (2 ribaund), Ermal Kurtoğlu 2 (1 ribaund), Daniel Santiago 2 (2 ribaund), Ender Arslan 3 (1asist)

Maccabi Electra Tel Aviv(56): Raviv Limonad 4 (2 ribaund), Derrick Sharp, Andrew Wisniewski 5 (3 ribaund), Doron Perkins 9 (6 ribaund- 4 asist), Guy Pnini 3, Alan Anderson 7 (2 ribaund- 3 asist), Stephane Lasme 2 (5 ribaund- 1 asist), Chuck Eidson 2 (2 ribaund- 2 asist), David Bluthenthal 15 (5 ribaund- 1 asist), D’Or Fischer 9 (7 ribaund)

8 Yorum Yapılmış:

Radagast dedi ki...

rakocevic'e rağmen kazandı efes, smith de kenardayken son 3 dk ya kadar rakoya nasıl tahammül etti ergin ataman anlayamadım, rakocevic basketbolun guizası oldu bu seneki performansıyla

tuna54 dedi ki...

ilk maçta toplam 12 dakika oynayan kasun kaya ikilisi bu maçta 48 dakika oynadı.sanki ne değişti iki haftada.veya bir hafta önce siena maçında çok iyi oynayan kasun kaya neden ilk maccabi maçında az oynadı.neydi ilk maçtaki maccabinin peşine takılıp dört kısa oynamak.bildiğin gibi oynasana sen kardeşim.iki maçtada rahat yeneneceğimiz bir takımı zar zor yendik.bu farklada muhtemelen kalamayacağız f8e.panathinaikosun muhtemelen yan grubtan gelemeyeceği bir durumda bu gerçekten çok üzücü.ergin hocam yine garip tercihleri ile aldı götürdü herşeyi.nasıl dayandın kereme igora bir anlasak.keşke atıp tutmakla olsaydı.10 20 fark atarız demekle olmuyor ki.yazık yine geçiyor bir sene boşu boşuna.

Sarıkaya dedi ki...

"Rakocevic'in oyunda olduğu dilimlerde Efes Pilsen'in yediği seriler ve bozulan hücum dengeleri idi." denmiş. Bu kadar laf zaiyatına hiç gerek yok!-)) Kısaca "Sırpska rabota!" demek kafi.

Bu arada Ergin hoca içimizdeki Gergin Atamancıları germeye devam ediyor anladığım kadarıyla.

Anlamadığım şey şu; Tamam Eggin hocanın karakterini, kişiliğini beğenmeye bilirsiniz, bir takım olaylar yüzünden kendisine gıcık kapmış olabilirsiniz. Mesela bu bağlamda Gershon da pek sağlam pabuç sayılmaz hani. Ve fakat bi' koçun koçluğuna laf etmek ne iştir? Hayır yani Mehmet Öz için "Cerrah mıdır, tv personality midir? anlayamadım" demek ayrı bi' şeydir, yaptığı açık kalp ameliyatı hakkında ahkam kesmek ayrı bi' şey.

Maruzatım budur.

ako dedi ki...

Efesin gruptan çıksa bile birinci çıkması gerekir ki barca ile eşleşmesin. yan grupta partizan ve maroussi panadan bir adım öndeler. yani bu gruptan birinci çıkan f4ü büyük ölçüde garantiler diye düşünüyorum. umarım efes reali ve sienayı yenerek bileğin hakkıyla grubu lider tamamlar.

matias dedi ki...

şu an gruptaki her takımın averaj durumu nedir

Bapsteba dedi ki...

1-Efes Pilsen kötü oynadığı bir maçı Maccabi'nin çok düşük şut yüzdesi sayesinde kazandı.
2-Nachbar'ı bu performansı ile formsuz Shumpert'in yerine ligde de değerlendirmek lazım.
3-Rakocevic takımı sabote etmeye devam ediyor.Bu kadar kötü olmasını sadece formsuzlukla bağdaştırmak saflık olur.

Kapkan dedi ki...

nachbar artık efes için çok öenmli bir silah olmalı ergin ataman artık aklına başına toplamalı nachbarı hep oynatmalı.

Kapkan dedi ki...

diğer yandan gruptan çıkmayı istiyorsak ne yapıp edip 1. çıkmalıyız 2.likte rakip barca olacak pana kendi sahasında barca'ya da yenilirek 4 de 0 yaptı ve gruptan çıkma şansı kalmadı. partizan'da maroussi'yi yenip büyük olasılık grup 2. liğini aldı yani bu grupta 1. olursak rakip partizan olacak ve 4 lü final için şansımız çok fazla