15 Şubat 2010 Pazartesi

Ergin Ataman & Tükürdüğünü Yalamak

Çok değil 3-4 gün önce ne demişti Ergin Ataman?: 'Bundan sonra kadroya girme şansı son derece azdır. Dışarda kalan oyuncularımıza haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Çünkü benim için asıl önemli olan, takım disiplinine sadık kalan oyunculardır. Bundan sonra zor kadroya girer. Türkiye Ligi ve Avrupa Ligi için kadromuzda zaten bir fazla oyuncu bulunuyor. Benim sistemimde bundan sonra zor oynar.'

Bu sözlerin üzerine doğal olarak kadroda olması dahi beklenmeyen Rakocevic'in ilk beş başlayıp 22 dakika sahada kalmasının halk arasındaki tabiri tükürülenin yalanmasıdır bana göre. Rakocevic'in biletinin kesilip kadro dışı bırakılması yönündeki raporu yönetimden veto yiyen Ataman, yetmezmiş gibi bir de ultimatom yemiş gibiydi. Buradaki ilk vetonun biraz içine girersek, yarın öbür gün Ataman gönderilirse Rakocevic gibi bir adamı bulmak kolay olmayabilir düşüncesi de yatıyor gibi sanki. Artı olarak bu zamana kadarki kariyerinde disiplinsizlik namına tek bir şey yapmayan Rakocevic'in de dertleri dinlenmiş, belki de hak verilmiş olabilir. Yönetime hak vermek ya da hak vermemek haddime değil ama yapıcı bir yol izledikleri kesin. Bunu Ataman'ı dolaylı yoldan pasifize ederek yapmış olsalar bile.

Maç sonunda Ergin Ataman'ın olayla ilgili açıklamaları: 'Bu teknik bir tercihti. Sonuçta kadromuzda lig maçlarında oynatabileceğimiz yabancı oyuncularımızdan beşini seçtik ve Rakocevic de bunların içindeydi' türevindeydi ama dediği kadar da teknik ya da basit bir hamle değildi bu işte. Hem birkaç gün önce söylenenlerin bir güzel yalanması, hem de gizliden gizliye içinde barındırdığı mesajlar yönünden sağlam bir ultimatomdu bu.

Ne şans ki o Rakocevic, maçın son çeyreğinde skor 60-53 iken sol köşeden yolladığı üçlükle farkı 4 sayıya indirip belki de maç sonunda Ergin Ataman'ın göğsünü kabartma fırsatını eline geçirmişti ki; bu hafta sıkça bahsettiğim basketbol ilahları şöyle bir çemberi yalayıp çıkarttı topu. Kimbilir? Belki de sen misin öyle yalayan, al ben de böyle yalarım demek istedi top.

8 Yorum Yapılmış:

tuna54 dedi ki...

cidden görmediğimiz tarz bir yalamaktı.son zamanda görmediğimiz ne varsa gördük ergin hocamın sayesinde efes pilsende.son sanşlarınıda kibirlice harcıyor.sienada mirsadla başlayan olaylardan beri süren düşüş iyice dip yaptı.deplasmana gelmedi diye gönderilen yabancı oyunculardan bugunlere geldik.yazık oldu.sanırım en doğrusu sıfırdan başlamak.aydın abi dön geriye artık.yenilsekte bir adap vardı eskiden.

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

@tuna54

Kesinlikle katılıyorum kardeşim. Aydın Örs olsaydı kimse ağzını açamazdı bu takımda, bırak yumruk kaldırıp üzerine yürümeyi.

cannksk dedi ki...

Hürriyette araya Tuncay Özilhan girmiş deniliyor.

tarski dedi ki...

Rakocevic'i gondermemek yapici mi yikici mi olacak emin degilim. Ne olursa olsun Efes gibi bir takimin hazmetmemesi gereken bir hareket. Istenmeden fevri bir sekilde yapilmis olsa da, tamam ozur kabul, senle de kisisel bir husumetimiz olmaz ama bizim kulupte bu is boyle, yolun acik olsun rako kardesim diyebilirdi efes. Ataman'da da hata goruluyorsa, ona da aynisi denmeliydi. Ki bence en dogrusu buydu. Bu sekilde takimdan basari beklemek ne derece anlamli ki?

Kapkan dedi ki...

sizede eğlence işte anti erginciler..

Sarıkaya dedi ki...

Bu Sallabasket'teki Ergin Ataman antiliği bitmez. Ya tamam işte +19 oldu, rahatlayın biraz.. Topmuş muş, çemberi yalamış mış.. Rako 8 sayı 6 rating ile bitirdi maçı.. Ha bu arada Ömer Onan'ın gölgesine bile yetişemedi.. Bu alemde Michael Jordan bile defensive player of the year olmaya mecbur, ve fakat "hamili kart yakinimdir!" kartı hamili Rako'nun savunma yapmak gibi bir mecburiyeti yok, öyle mi?. Hikaye uzun, isteyene külliyatını sunarım. Uzun lafın kısası Yugo'ların açı makbuldür. Karnını doyuran hemen havaya girer, hiç çekilmez. Son not : Sırbistanda yapılan Avrupa şampiyonasında gümleyen Sırp milli takımını çalıştıran Obradoviç de dandik koç o zaman!-((

KskHyTr dedi ki...

Sarıkaya madem sallabasket falan diosun.... neden devamlı girip okuyup yorumlar yazıyorsun çok ilginç yani zorlamı sokuyorlar kardeşim siteye hayret bir şey gerçekten:) Tek değilsin bu konuda tabi birçok muadilin var...

Sarıkaya dedi ki...

Salsa’ya SallaBasket hakkında açık mektup ;

Anılcığım,

Telefonumu “Hö!” diye açmandan kafanın bana atık olması sonucunu çıkardım. Senin gibi bir basketbolseveri üzmek beni daha çok üzer. Özür dilerim…

Ve fakat, genç neslin “tarafsızlık” konusuna kot pantolon markası geçer gibi yaklaştığını düşünüyorum. Abartıyor olabilirim ama bence tarafsızlık epey bi’ tasavvufi bi’ kavram ve de fena fillah’ın hemen altında konumlandırılması gereken bir mertebe.

Tanyeviç’in son kullanma tarihi dolalı 10 yıl olmuş bir koç olduğunu görmen, Turgay Demirel’in bir Fenerbahçe yöneticisi gibi davranmasına bozulman çok güzel hareketler de Armstrong’un attığı adımlara benziyor! Daha çok atılacak adım var…Yok mu?

Mesela bi’ takımımızın top 16 mücadelesinde, kenar yönetime “Asvel önde faul yapmayın” diyecek kadar olayın içindesin, ve fakat diğer bi’ takımımızın Siena ile yaptığı maçta salonda bile değilsin. Bu konudaki önyargım şudur ki, Siena o maçı Aris ile, Aris’in cezası yüzünden İpekçi’de yapıyor olsaydı, orada olurdun..

Taraftarlığın arızalı bir iş olduğunu düşünüyorum. En büyük arızası da karşı tarafın taraftarının arızasını görüp kendininkini görmemek.. Bu bağlamda Salsa Basket’in atılması gereken daha çok adımın atılabilmesi için harika bir platform olduğunu düşünüyorum.

Maruzatım budur..