21 Şubat 2010 Pazar

F.Bahçe Ülker: 72 - Mersin BŞB: 68 (Kupa F.Bahçe Ülker'in)

Finaldeki rakibine nazaran oldukça dar bir kadroyla mücadele eden Mersin BŞB'nin ilk iki gündeki sürprizlerinin ardından bugün teslim bayrağını çabuk çekeceğini düşünüyorduk belki de birçoğumuz. Önümüzde Oyak Renault ve Erdemir yaşanmışlıkları varken fazla da ümitli olmamak lazımdı zaten. Ama ortaya koyduğu mücadele azmi ve savunma isteği ile son topa kadar oyunun içerisinde kalmayı başaran Mersin temsilcisi, kupanın en dikkat çeken oyuncusu James Baron'un ilk yarıdaki 15 sayısı ile maça tutunurken yine aynı oyuncunun ikinci yirmi dakikada yalnızca üç sayı üretebilmesi(serbest atışlardan) ile de kupadan uzaklaşmış oldu. Son çeyreğin başında kafasına aldığı bir darbe sonrası oluşan kanamayı durdurmak için kenara gelip, daha sonra dikişli şekilde maça devam eden James Baron'u durdurmayı başararak kupaya uzandı sarı lacivertliler.

1967 yılından bu yana hasret kaldığı kupaya, ilk iki günde olduğu gibi yine son çeyrekteki savunma performansı ile ulaşan Fenerbahçe Ülker'in 43 yıl aradan sonra kazandığı bu kupa oldukça değerli onlar adına. İki önemli rakibini ve çaprazdan gelen kupanın en büyük sürprizini mağlup ederek kupayı da sonuna kadar hakederek kazanmış oldular. Futbolda son Türkiye Kupası'nı Mersin İdman Yurdu'nu mağlup ederek almalarının ardından bugün de Mersin BŞB'i mağlup ederek basketboldaki kupa özlemine son vermeleri de hoş bir detay kesinlikle.

Kupa hasretini sonlandırmak için parkeye gelen Roko Ukic - Tarence Kinsey - Ömer Onan - Mirsad Türkcan - Oğuz Savaş beşine karşılık, iki günlük mucizeyi kupayla sonlandırmak isteyen Mersin BŞB'nin ilk beşi Dominic James - Altan Erol - İnanç Koç - Goran Nikolic - Asım Pars şeklinde idi. İkisi Ukic, biri Kinsey imzalı olmak üzere üç isabetli dış atış ile maça hızlı bir giriş yapan F.Bahçe Ülker, Ömer Onan'ın imzası fast break basketi ile henüz üç dakika dolmadan skoru 11-3'e taşımayı başarmıştı. İlk iki günün yıldızlarından James Baron'u yanında oturtarak maça başlayan Mete Babaoğlu, İnanç Koç ve Dominic James'in basketleri sonrasında biraz olsun nefeslenen takımına itici güç olarak oyuna soktu James Baron'u. İyi planlanmış, mantıklı bir hamleydi bu aslında. İlk dört dakika benchde oturan Baron oyuna dahil olduğunda skorboard 13-7 F.Bahçe Ülker üstünlüğünü gösteriyordu. Devrenin bitimine beş dakika kaldığında ise skor 35-28 Mersin lehine idi. Bu aralıkta tam 15 sayıya imza atan Baron'u önce Kinsey ardından Mrsic ile durdurmak isteyen sarı lacivertli savunma başarılı olamamıştı.

Baron'un yardımcı kuvvetleri İnanç Koç, Asım Pars ve Dominic James'in de skor katkısı yapmasıyla birlikte 28-15'lik bir seri yakaladı bu sekansda Mersin BŞB. Kupadaki üçüncü günlerinde yakaladıkları bu üçüncü seri bunun tesadüf olmadığını ve üzerinde konuşulması gereken bir durum olduğunu işaret ediyordu aslında bize. Bu seriye kayıtsız kalan F.Bahçe Ülker cephesi ise gecikmiş bir hamle olarak Ömer Onan'ı dikti Baron'un başına. Önce Kinsey ardından Mrsic'in üzerinden iki el üstü üçlük sokan Baron, top bile alamadı Ömer'in bu baskılı savunmasında. Derslik bir savunma yaptı Ömer ki ben genelin aksine Ömer'in elini kolunu fazlaca kullandığını düşünenlerdenim bu savunma oyuncusu rolünde. Fakat çok temiz ve etkili bir savunma yaptı ikinci çeyrekte. Baron'un durmasıyla hücumda tıkanan Mersin'i, Ukic - Preldizc - Gricek üçlüsünden gelen 12-0'lık seri ile yakalayan ve öne geçen sarı lacivertliler Mete Babaoğlu'na geç de olsa molayı aldırmayı başardılar. Mola dönüşü Mirsad'ın üstüste üç hücumdaki erken şut tercihleri Tanjevic'i çılgına çevirirken; bu fırsatı Dominic James'in elinden bulduğu sayılarla değerlendiren Mersin BŞB, yakaladığı 7-0'lık seri ile soyunma odasına 42-40 önde girmeyi başardı.

İlk yarıdaki mücadelesinin ardından kolay kolay teslim olmayacağının mesajını oldukça net şekilde veren Mersin BŞB, ikinci yarıya da aynı mücadele isteği ile başlayınca keyifli bir yirmi dakika daha izleyeceğimizin sinyallerini almaya başladık. Karşılıklı basketlerle geçilen ilk altı dakika sonunda Mersin cephesinde skoru sürükleyen isim Dominic James olurken, F.Bahçe Ülker ise beş ayrı oyuncusundan bulduğu sayılarla cevap verdi buna. İnanç Koç'un Semih Erden'e yaptığı faul sonrası itirazlarına çalınan teknik faulün kullanılması esnasında yaşanan ilginç karmaşa ve bu esnada iki benche karşılıklı çalınan teknik fauller ile gerginleşen ortamda, İnanç Koç'un son hücumda bulduğu basketle 56-55 F.Bahçe Ülker üstünlüğü ile tamamlandı üçüncü çeyrek. Bu periyotta faul problemine çok erken giren Mersin takımına karşılık F.Bahçe Ülker'in on dakikayı yalnızca bir faul ile tamamlamasının ardından koç Mete Babaoğlu'nun, Recep Ankaralı'ya isyanı ise görülmeye değerdi. Maç sonunda serbest atışlarda F.Bahçe Ülker lehine oluşan 22-10'luk üstünlüğün büyük bir kısmı da bu periyoda aitti zaten.

Final periyoduna girerken Asım Pars, Nedim Yücel, Dominic James ve İnanç Koç dörtlüsü ile faul problemine giren Mersin cephesinde, bu sıkıntının savunmanın direncini düşüreceği aşikardı. Bunun yanı sıra James Baron'un Ömer Onan tarafından sindirilmesinin ardından Kinsey ile de bu savunmanın devam etmesiyle bu savunma karşısında yalnızca zorlama bir üçlük şutu bulabilen Amerika'lı oyuncunun, skora katkı veremiyor oluşu da buraya kadar taşıdıkları kupa macerasının devamında yolun çok daha zor olduğunu gösteriyordu. Buna bir de ilk iki günde iki önemli rakibe karşı son periyotlarda çift haneli farklardan gelerek turları atlayan F.Bahçe Ülker'in moral- motivasyonunu ekleyince işler daha da zordu onlar adına.

İnanç'ın periyot başında bulduğu üçlükle bu çeyrekte ilk kez öne geçmeyi başaran Mersin'e, ilk üç çeyreğin aksine topu boyalı bölgeye indirerek cevap verdi sarı lacivertliler. Israrla Oğuz Savaş'a inen topların sayıya dönüştürülmesinin ardından, Mersin'e beş dakikada sadece üç sayı izni veren bir savunma sertliği gösterdi F.Bahçe Ülker. Farkın en fazla üç sayıya kadar inmesine izin verdikleri bu çeyrek sonunda da sahadan 72-68 galip ayrılan taraf olarak kupaya uzanmayı başardılar. Son çeyrekte 'eskortluğunu' yine konuşturan Greer'in fazlaca sahada kalması ve Ömer Onan'ın ilk yarıdaki savunmasının ardından benchde unutulması ise alışık olduğumuz tarzdan iki hareket olarak final maçındaki yerlerini aldılar yine de.

Kritik anlarda top kullanmaktan çekinmeyen ve maçı da 11 sayı 3 ribaund 1 asist ile tamamlayan Tarence Kinsey maçın oyuncusu seçilirken, F.Bahçe Ülker'de tam dört oyuncunun 11'er sayı üretmesi kupaya giden yolu işaret ediyor apaçık bir şekilde. Kadro genişliğini ve Tanjevic'in rotasyon çılgınlığını sadece kupada olumlu şekilde kullanabilen F.Bahçe Ülker'e karşılık, dün olduğu gibi yine aynı sayıda skor bularak 18'er sayı üreten Dominic James ve James Baron ikilisine 14 sayı 12 ribaund 3 asist ile önemli bir destek veren İnanç Koç'un bu oyunu kupaya yetmedi. Fakat kupaya ulaşamasalar da Adana'daki bu performansları ile ligde kalma noktasında oldukça büyük bir adım atmış oldular.

Mersin BŞB (68): Asım Pars 9 (5 ribaund), Nedim Yücel 2 (6 ribaund), Altan Erol 3 (1 ribaund- 2 asist), İnanç Koç 14 (12 ribaund- 3 asist), Onur Aydın 2 (2 ribaund), James Baron 18, Dominic James 18 (6 asist), Goran Nikolic 2 (3 ribaund)

Fenerbahçe Ülker (72): Roko Ukic 11 (5 ribaund- 2 asist), Mirsad Türkcan 2 (5 ribaund- 1 asist), Ömer Onan 4, Semih Erden 7 (4 ribaund), Gordan Giricek 9 (2 ribaund), Damir Mrsic, Lynn Greer 11, Oğuz Savaş 6 (4 ribaund- 2 asist), Tarence Kinsey 11 (3 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 11 (4 ribaund- 2 asist)

15 Yorum Yapılmış:

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...


Mersin BŞB: 68-72:Fenerbahçe Ülker (Türkiye Kupası Fenerbahçe Ülker'in

tarski dedi ki...

Altan Erol en az Evren Buker kadar yetenekli bir oyuncu bana gore. Ama senelerdir rol oyuncusu olmanin otesine gecemedi. Kendi daha iyi biliyordur umarim nerelerde eksik yaptigini.

Oguz da son zamanlarda cok sinirli, nedenini bilemiyorum. Yine de cok kizamiyorum kendisine, basindan beri icinde yeralmak istemedigi bir projeye zorla biraz da tehditle dahil edildi cunku.

Bapsteba dedi ki...

James Baron 28 değil 18 sayı attı Salsa.Bilgine...

Cakivu dedi ki...

@tarski,

nereden biliyorsun tehdit edildiğini? tehdit edilen adam 4 senedir bir takımda oynar mı?

Fenerbahçe, Telekom ve Efes i yenerek finale geldi. Final maçı dahil 3 maçta sonuna kadar mücadele içinde geçti. Tüm takımlara tebrikler, Mersin'e ayrı tebrikler, bu performanslarını sürdürürlerse ligde kalırlar.

tarski dedi ki...

@Cakivu,
Ozel bir yerden bilmiyorum. Ulker'le birlestikten sonra Nedim Karakas'in demeclerine bakarsan gorursun. Oguz o zaman Fenerbahce'yle anlasmak istemiyordu. Nedim Karakas, "ya fener'de oynar,ya da Alpella'da oynar" baska bir yere de gidemez diye konusuyordu hep. Simdi bu tehdit degil mi?

Adamin oynadigi takim kapanip sana sponsor oldu diye ordaki tum haklari niye sana gecsin? Mal mi bu, insan mi? Kendine mal olarak bakan yoneticinin altinda oynuyor senelerdir. Ben boyle goruyorum.

Cakivu dedi ki...

@tarski

Benim de bildiğim Oğuz hem yaşı hem de Fenerin o zaman oluşturduğu geniş kadro itibariyle kadroya girememe ya da dakika alamama korkusu vardı o yüzden Beşiktaş Cola Turka ile flört ediyordu. Ama Ülker kadrosu Alpella, Fenerbahçe ve serbest oyuncular olarak dağılırken kendisi için Fenerbahçe'de rol verilmişti ve ikna edilerek klüpte kaldı keza daha ilk seneden önemli süreler aldı. Ben buna tehditden ziyade ikna derim zaten Fenerin o seneki uzunları Semih, Oğuz, Zeki(genelde yedek), Clark (genelde 4 oynadı) idi.

dejavu dedi ki...

@Bapsteba;

O bilgileri tbf'den alıyoruz,zaman zaman hata olabiliyor tabii. Gerçi yazıda bahsetmiştik biz Baron'un 18 sayısından. Düzelttim alt taraftaki bilgiyi de, teşekkürler.

Çağlar

Ömer dedi ki...

Fenerbahce'nin futboldaki son Turkiye Kupasi'ni kazanirken finalde Mersin Idman Yurdu'nu yendigini dusunursek, 43 yillik hasretin yine bir Mersin ekibini yenerek bitirilmesi cok tuhaf oldu :)

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Sonunda aldık bu kupayı :)

Simply dedi ki...

Herkesin söylediği birşeyi düzeltmek istiyorum, Fenerbahçe Ülker en son 2004-2005 yılında Türkiye Kupası'nı aldı, 1967 yılında değil. Sonuçta bu takım Fenerbahçe ile Ülkerspor'un birleşmesiyle oluşturuldu (Hatta Eurolig resmi sitesine göre Fenerbahçe'nin kapatılıp Ülkerspor'a devredilmesiyle). Bu açıdan Ülkerin de başarılarının kaale alınması lazım:)

Cakivu dedi ki...

Fenerbahce merged with Ulker, one of the winningest clubs in recent Turkish basketball history and a perennial Euroleague powerhouse since 1997.

http://www.euroleague.net/competition/teams/showteam?clubcode=ULK&seasoncode=e2009

Simply yalan yanlış bilgi verip insanları da şaşırtma. Eurolig resmi sitesinde Fenerbahçe kapatıldı filan demiyor. Ülkersor isim olarak yok oldu yerini Alpella'ya bıraktı bütün eski kupalarıyla beraber. Ülker'in hiçbir kupası Fenerbahçe'nin müzesine girmedi. Fenerbahçe Ülker'in deplasmanlı ligde 3 şampiyonluğu, 2 kupası ve 5 cumhurbaşkanlığı kupası vardır. Fenerbahçe Ülker ise Ülkerin sponspor ismini vermesiyle yapılan bir anlaşmadır ve 2011'de bitecektir.

Simply dedi ki...

@Cakivu
kendi belirttiğin cümlede Fenerbahçe'nin Ülker ile birleştirildiği yazıyor, yani eurolige göre bir sponsorluk anlaşması değil bu. Eurolige katılım hakkı için mecbur yapılan bir uygulamaydı bu. Ülker'in kupalarının Fenerbahçe müzesine girmemesi tamamen Fenerbahçe yönetiminin kararı ama gerçek iki kulübün birleştirilmesi şeklinde. neyse polemiğe girme derdinde değilim ama yakın tarihin bile unutulması kötü

Cakivu dedi ki...

@simply

Benimde amacım polemik değil sadece bilgi kirliliğini tartışarak temizleyebiliriz. Dediğin doğru Ülkerspor'un Euroleague hakkı direkt olarak Fenerbahçe Ülker'e verilmiştir ama burada esas olan Fenerbahçe Ülker'in, Fenerbahçe erkek basketbol branşının devamı olmasıdır. Ülkerspor kapanmıştır, Fenerbahçe Ülker deki Ülker takım olan değil firma olan Ülker dir. Teamsystem Bologna olarak bildiğimiz takım 50 defa isim değiştirmiştir tıpkı diğer İtalyan takımlarında olduğu gibi. Kinder Bologna'nın gerçek adı Virtus Bologna'dır. Montespachi Siena'nın orjinal adı da Mens Sana Basket'dir ve bunlar çok köklü spor organizasyonlarıdır. Barcelona'nın şu anki adı Regal Barcelona'dır. Ama herkes Barcelona der üstelik Fenerbahçe Ülker gibi sponspor ismini ikinci olarak değil ilk yazdırdığı halde.,

Ülkerspor kapatılınca, kendine ait olan Euroleague hakkını Fenerbahçe Ülker'e dolayısıyla Fenerbahçe'ye bıraktığı zaman hatırlarsın BJK Cola Turka'nın itirazları olmuştur. Ülkerspor'un kendi elinde olduğu için insiyatif kullanarak bu hakkı devretmiştir yoksa Ülkerspor'un devamı gibi bir durum söz konusu değildir. 2011 yılından sonra Fenerbahçe Ülker tekrar isim değişikliğine gidebilir Fenerbahçe Nestle olabilir bu anlaşmalar zaten bu tarz olur ama klübün özüe kalır. Bu sistem amatör branş diye adlandırılan spor branşları için yeni bir dönem oluşturmuştur.

Euroleague ana sayfasında linkide verdim. Tamamı okur ve incelersen, Fenerbahçe'nin Avrupa spor tarihinde ne kadar köklü bir geçmişe sahip olduğu 1960 lı yıllarda katıldığı o zamanlar Şampiyon Klüpler kupasına katıldığı belirtiliyor. Arma Fenerbahçe arması adres Fenerbahçe Spor Kulubü, yani Ülkerspor artık yok. Ülker ile birleşmeyi de kapanan gıda grubu takımı Ülkerspor'un, Ülker firma ismi olarak Fenerbahçe kulubüne tıpkı (Daçka,Karşıyaka, Galatasaray, Beşiktaş) örnekleri gibi sponsor olmasıdır. Fenerbahçe, Ülkerspor'a devretmiyor. keza Fenerbahçe Ülker'in başkanı Aziz Yıldırım'dır, Murat Ülker değil.

solo dedi ki...

@ cakivu

boşuna klavyeni yorma; yenilsek, alamazsak taşdevri göndermeleri yapacaklar yenince de böyle.
sen ne kadar yazarsan yaz görmeyi istemeyenden daha körü yok.

koskorcuk dedi ki...

43 sene sonra gelen kupa :) bunu bazı ileri zekalılar böyle söyledi diye herkes kabul etmiş... 43 yıl sonra gelen kupa diye yazan yazana. Türkiye Kupası aralıksız 43 senedir yapılır ve sen 42 sene alamazsın başkaları kazanır, o zaman "43 sene sonra gelen kupa" denir. Şimdi 1928 senesinde yapılan Gazi Büstü kupası 2028 de yapılsa ve bir takım kazansa "100 sene sonra nihayet kazandı" mı yazılacak... Fenerbahçe kazanadı ya, bunu bile "43" sayısıyla bir şekilde küçümseme çabasıdır bu. 20 yıl oynanmamış bu kupa. Fenerbahçe yine çok uzun süre alamamıştır kupayı ama ilk aldığı kupadan sonra düzenlenen 23. kupayı kazanmıştır.