21 Şubat 2010 Pazar

Final Öncesi Analiz (F.Bahçe Ülker - Mersin BŞB)

Teknosa Türkiye Kupası'nın ilk iki gününde oynanan 6 maçın ardından finalin adı belli oldu. Kupanın bir ucunu bu kupanın ilk düzenlendiği 1967 yılındaki şampiyonluktan sonra bir daha aynı başarıyı tekrarlayamayan F.Bahçe Ülker, diğer ucunu ise Cemal Nalga skandalıyla kupadan ihraç edilen G.Saray Cafe Crown'un yerine yola devam eden Mersin BŞB tuttu. Bugün saat 15:30'da oynananacak olan final oyunu sonrasında kimin şampiyon olduğu sorusu da yanıtını bulmuş olacak.

Yazıya son iki yılda Renault ve Erdemir'in yaptığı sürprizi gerçekleştirerek finale çıkan Mersin BŞB'den başlayalım. 8'li finallerden önce onları Euro 92'deki Danimarka'ya benzetmiştim buraya geliş şekilleri nedeniyle. Finale çıkıp hem beni doğruladılar, hem de yazıyı anlamlı kıldılar. Hele bir de şampiyon olurlarsa, yazı tam cuk oturacak. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, Mersin BŞB takımının iyi bir kadrosu var. Özellikle ligimiz için değerli olan 'Yerli oyuncu zenginliği' konusunda (gerçi kimisi iyi bulur, kimisi kötü bulur ama) gayet ortalama üstü durumdalar bence. Ancak ligdeki konumları ve yaşadıkları sıkıntılar da ortada. Koç Mete Babaoğlu'nun elinde sihirli bir değnek yok elbette ama takımda moral ve kafa anlamında bir şeylerin değiştiği de çok açık. Bazen ufak bir kan değişikliği tüm sağlığı sıhhati değiştirir, burada da o var. Kupa organizasyonu olması, kaybedecek bir şeylerinin olmaması ve kura açısından da şanslı olmaları onları kestirmeden finale taşıdı. Ancak yine de bunu Pınar KSK'yı 10 küsür farktan gelip yenerek ve bir gün önce Beşiktaş Cola Turka'yı silindir misali ezerek yarı finale çıkan Bornova'ya 36 sayı farkla geçerek yaptıklarını da unutmamak lazım. Evet 2 yıl önce Renault Efes'i, geçen yıl da Erdemir G.Saray Cafe Crown'u yarı finallerde devirerek final başarısına imza atmışlardı ama Mersin'in de içinde bulunduğu durum ve iki maçın kazanılış şekli düşünülünce sağlam bir alkışı hak ettiklerini düşünüyorum. Artı olarak bu başarının ve kazanılan güvenin en önemli etkisini ligde göstereceğini düşünüyorum. 2007-08 sezonunda Oyak Renault kupa maçları öncesinde 19 maçta 6 galibiyetle 13. sıradayken, kupadaki final başarısı ve kazanılan özgüven sonrasında ligdeki kalan 11 maçta 6 galibiyet daha alıp ligde kalmayı başarmıştı, ki son hafta öncesinde bulundukları konum 10. sıra idi. Diğer taraftan geçen yıl Erdemir de İzmir'deki 8'li finaller öncesinde tıpkı Oyak Renault gibi 19 maçta alabildiği 6 galibiyetle 14. sırada bulunuyor ve tüm konsantrasyonunu ligde kalabilme hedefi için harcıyordu. Ama arada yakalanan kupa finali başarısı onlara da pozitif etki yarattı ve oynadıkları ilk 8 lig maçında 6 galibiyet alıp 9. sıraya kadar yükselme başarısı gösteren Ereğli temsilcisi, ligde kalma hedefine ulaştıktan sonra hissettiği doyum neticesinde son 3 maçını kaybetti ve ligi ancak 11. sırada bitirebildi. Demem o ki Mersin BŞB de artık ligde kalma yarışında rakiplerine göre bir adım önde olacaktır. Zaten fikstürleri de işi kurtarmaya gayet müsait. Ben dün tebrik etmek için aradığım Mete hocaya da söyledim, 'Takım ligde kalma yolunda en büyük adımı burada atmıştır' diye. Yanılacağımı sanmıyorum.

Finalin diğer cephesinde ise F.Bahçe Ülker var. Kupayı tam anlamıyla hak ettiklerini söyleyebiliriz aslında kolayca. İki günde iki önemli rakibiyle kora kor mücadeleler yapıp, birini son 12 dakikada, diğerini ise son 9 dakikada 10+ farktan döndürerek kazanmaları bile başlı başına sağlam bir başarı hikayesi. 20 yıl ara verildiğini de düşünerek hesaplanması gereken 43 yıllık hasreti dindirmek adına en büyük iki adımı attılar, sırada nispeten daha kolay bir ekip var karşılarında. Ancak hem 2 yıl önceki Telekom - Renault, hem de geçen sezonki Efes - Erdemir finalleri hiç de düşünüldüğü kadar kolay geçmemişti. Gerçi sonunda herhangi bir sürpriz yaşanmamıştı ve bugün de yaşanmayacak gibi hissediyorum ama bu sporda imkansız diye bir şeyin olmadığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Geride bıraktığımız iki günde Mersin ekibinin moral anlamında ne derece yüksek bir depolama yaptığını bir üst paragrafta yazdım ama F.Bahçe Ülker'in de bu konuda en az onlar kadar iyi olduğunu belirtmeliyim. Önce sezonun en iyi topunu oynayan, son 12 dakika öncesinde 10+ farkı yakalayan Telekom'u tabiri caizse terlemeden yenip Efes'e gözdağını verdiler, sonra da dün son 9 dakika öncesinde 10 farkla geriye düştükleri Efes Pilsen'e aynı tarifeyi uygulayıp da geldiler buraya. Ve bunu yaparken de geniş rotasyonun nimetlerinden köküne kadar da yararlandılar. İlk gün Mrsic - Preldzic ikilisi, dün ise Ukic - Kinsey - Semih üçlüsü başroldelerdi. 6 maçtır yenildikleri bir numaralı rakiplerine 2 haftada 2 kez üstünlük kurma keyifne bir de kupa zaferini eklemek ve ellerini iyice güçlendirmek için bugün herşeyi yapacaklardır. Olası bir sürprize izin vermemek, bu kadar yaklaştıkları kupayı kaptırmamak için.

3 Yorum Yapılmış:

Fanatik Basket dedi ki...

dün 10 kişiye sorsanız, 8 tanesi efes-bornova final oynar diyordu ama işler hiç de öyle olmadı.

fenerbahçe, efes pilsen'den kötü takıkm değil. ikisinin de kadrosu çok güçlü ve çoğunluğa göre iki takımda kötü yönetiliyor olabilir ama emin olun ergin ataman tanjevic'ten bile daha başarısızdır. 30 milyon dolarlık bütçeyle, 9 yabancıyla kurduğu takımla bile elle tutulur bir başarısı yok. euroleague'den elenmeleryle birlikte efes pilsen macerası da onun için biter, bir daha da böyle bir kadroyu ancak play-station'da kurabilir..

mersin'e gelince, iyi bir kadroları var bence. buraya kadar gelmeleri sürpriz elbette ama ama kadro kaliteleri ligde kalmaya fazlasıyla yetecek düzeyde. burada buldukları moral ve fikstür avantajıyla ligde kalacaklarına eminim.

sezon başında beri mersin düşer diyen, kupadaki karşıyaka maçı için şansa yenmişlerdir diyen ve ligden düşeceği konusunda benimle iddiaya giren selda isimli arkadaşa da selamlar:)

serdar dedi ki...

yazık oldu mersin in cabalarına.berabere giden mac mersin cok yakındı galibiyete biraz daha sıksaydı.ama artık tecrübeli diyeceğimiz isimden en önemli dakikalarda gereksiz bir faul geldi formadan cekme olmus kameralar 5 defa gösterdi bari itiraz etmeyinde teknik almayın cok amatorceydi son dakikalar susulmalıydı kesinlikle.bu olaydan sonra mersin koptu yazık oldu.mersin kesinlikle düşmemeli tüm oyuncularını tebrik ediyorum.böyle acemilikler olmaması dileğiyle.

Selda dedi ki...

@fanatikbasket
mersin icin dusup dusmeyecegini sene sonunda gorecegiz. kepez-mersin deplasmanı sonrasi gulen taraf (aslında uzulen taraf) ben olacagim.