19 Şubat 2010 Cuma

Pınar Karşıyaka - Mersin BŞB Eşleşmesi Analizi

8'li finallerde perde bugün saat 14.00'da Pınar Karşıyaka - Mersin BŞB maçı ile açılıyor. 15 gün önce İzmir'de altyapısında görev yaptığı Karşıyaka'ya karşı Mersin takımının başında maça çıkacak olan Mete Babaoğlu için hayli ilginç bir eşleşme oldu bu, yeni görevinin hemen başlangıcında. Eşleşmeyi belirleyen ise çekilen kura değil, Can (cannksk) oldu. Ağzıyla çekti 7 takım arasından Mersin'i. :) Cemal Nalga olayı sonrası kupadan ihraç edilen Galatasaray Cafe Crown'un yerine kupaya dahil edilen Mersin BŞB'nin ligdeki can sıkıcı durumu malum. Mersin Bir Danimarka Mucizesi Yapar mı? başlıklı yazı Mersin'in durumu fazlasıyla ortaya koyan bir yazı, üstüne eklenebilecek neler var bir bakalım.

Her takımın birbirine karşı galibiyet almasının diğer sezonlara nazaran çok daha olası olduğu bir sezonda kalan fikstürlerinde Erdemir, Banvit (d), Fenerbahçe Ülker, G.Saray Cafe Crown (d) gibi zorlu dört maç var. Üst üste oynayacakları bu dört maça kadar galibiyet çıkartmış olmalılar ki rakiplerinin önüne geçebilsinler. Daçka'nın canlanışı ile oradaki kaderi elde kalemlerle yapılacak olan hesaplar da belirleyebilir son haftada, o nedenle işleri hiç de kolay değil. Bütün bunları üç günlüğüne dahi olsa tamamen unutup buraya konsantre olabilmek lafta kolay ama uygulamada çok zor bir olay. Akıllar ister istemez hep orada olacak. Bu dezavantajın yanı sıra Adana'daki sekiz takım arasında göreli olarak en düşük kadro kalitesine sahip takım olmaları da, üç gün üstüste oynanacak maçların ilk gününde herkesin iştahını kabarttı tabii. Kura şansı yanında olan ise Pınar Karşıyaka oldu, bu ilk turda.

Sakatlığı devam eden David Holston'sız oynamaya Adana'da da devam edecek olan Pınar Karşıyaka, Holston'ın yokluğunda kaybedilen iki İzmir derbisinin ardından üstüste gelen üç galibiyet ile moralli bir şekilde geliyor kupaya. Ki geride bıraktığımız 19 hafta sonunda aldıkları 11 galibiyet ile kendi adlarına son yılların en iyi performanslarından birini ortaya koydular şu ana kadar. Gary Neal - Quinton Hosley - Sean Marshall'lı sezonu 17 galibiyet ile tamamlamışlardı, hatırlamak gerekirse. Bu üçlü kadar spektaküler yabancılara sahip değiller belki bu sezon ama Hakan Demir'in önemli katkılarıyla iyi işler başardılar şu ana kadar. Ki sezon başında takımı üstüne kurdukları, skor yönüne bel bağladıkları Holston'ın yokluğuna rağmen bu noktada olabilmeleri çok daha anlamlı. Bu kadroyla ligin zevk veren takımlarından biri olmayı başardığı gibi aynı zamanda da Hakan Demir'in takımlarının tipik özelliğini de yansıtan ve ligin en çok savaşan takımlarından biri olan Pınar Karşıyaka en önemlisi sezon başından bu yana üstüne koyarak geliyor. Kadrodaki genç isimlerle de alakalı tabii ki bu durum. Oynayarak öğreniyorlar, öğrenmenin en efektif yoluyla yani. Hem psikolojik olarak hem de şu ana kadar parkede izlediğimiz oyun noktasında ağır basan taraf şüphesiz İzmir temsilcisi.

Bu sezon şu ana kadar almış olduğu en farklı galibiyeti 87-55'lik skorla 12. haftada İzmir'de oynadığı Mersin BŞB maçında alan Pınar Karşıyaka, değerlendirebilirse şayet çok potansiyelli bir kura çekti. Ara verilmeksizin arka arkaya oynanacak maçlar nedeniyle geniş kadrolu takımların büyük bir avantaja sahip olduğu kupada, ilk günü aktif dinlenme şeklinde geçirip karşı taraftan Beşiktaş Cola Turka - Bornova Belediyesi'nin galibini seçerek Efes Pilsen ve Fenerbahçe Ülker'le hiç karşılaşmadan finale yürüyebilme durumları gayet olası.
Ki karşıdan gelebilecek bu iki takımı da ligde mağlup ettiklerini hatırlatmakta fayda var. Eşleşmeler tek maç üzerinden oynandığı için her sonuca fazlasıyla açık şüphesiz. Ki Mersin BŞB'de şu ana kadar bunu galibiyete çevirememiş olsa dahi %47.2 ile üçlük kullanan James Baron gibi bir silah var. Bu tarz oyuncuların tek maçlık performansları sonucu doğrudan belirleyebiliyor zaman zaman ama bu tarz bir Mersin BŞB galibiyeti gerçekten büyük sürpriz olur. Hani laf olsun diye değil, kelimenin tam manasıyla büyük bir sürpriz olur benim için.

İki takımın da rotasyonu rakiplerine nazaran dar. Fakat Mersin BŞB takımında ciddi süreler alan Asım Pars, Nedim Yücel, İnanç Koç ve sezon içinde bir ara galibiyetler için bel bağlanılan 34 yaşındaki Goran Nikolic'in yaş ortalamasının 32.5 olduğunu düşününce, yolun devamında nispeten daha şanslı olacak tarafın genç oyuncuları ile Pınar Karşıyaka olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde. Onlar da elbette bir yandan ligi düşünecekler, play-off yarışındalar. İyi bir yer kapmak istiyorlar orada. Ama ilk günü fazla hırpalanmadan, sezonun büyük kısmında benchde yer alan isimlerle tamamlayabilirlerse şayet yolun devamında herşey mümkün onlar adına. Bu motivasyonla Mersin'i çok da zorlanmadan geçmelerini bekliyorum.

5 Yorum Yapılmış:

nonstop dedi ki...

salsa ksk sitelerinde furkanın fenere satıldığı hakkında bazı dedikodular var. furkan 1 milyon dolar karşılığında fenere satılmış ve paranın yarısı peşin alınmış ancak yönetim tepkilerden çekindiği için furkan sezon sonunda gidecekmiş. acaba bu konuda her hangi birşeyler biliyormusun yoksa sadece dedikodudan mı ibaret?

KskHyTr dedi ki...

Son peryoda girilirken mete babaoğlunun ne yapmaya çalıştığını anlayabilmiş değilim yüzde 50 ile üçlük atıyor şu ana kadar ksk ve uzun sürelerle alan savunması yaptırıyor babaoğlu çok ilginç 4 tane üçlük yediler sayabildiğim alan savunmasına...

KskHyTr dedi ki...

Birde bu brewer bizde bedavayamı oynuyor yoksa üste para veriyormu ksk de oynamak için??? Nerden buldunuz kardeşim çok aradınızmı bu adamı?? yazık günah serkana orhuna....

nonstop dedi ki...

kskhytr kardeşim sadece sen değil hakan demirde anlayamamış demekki. 4. periyodun ilk 8 dakikasında ksk sadece 2 sayı bulabildi. gene bi ksk klasiği 1 periyotta sadece 2 sayı...

Tayfun Yurdagül dedi ki...

Kupanın ilk sürprizi gerçekleşti