18 Şubat 2010 Perşembe

Serkan İnan & Hakan Demirel & Kaçan Final-4 Hedefi

Nedim Karakaş'ın geçen günkü açıklamalarıyla ilgili birkaç kelam edesim vardı ama dün anca Baldwin yazısına fırsat bulabildiğimden istemeden de olsa sarktı yazı biraz. Sabah Ümit Avcı'nın kaleminden dökülen şu yazıyı da okuyunca iş soğumadan yazmam gerektiğini düşündüm.

Ümit Avcı'nın yaklaştığı pencere güzel ve mantıklı bir pencere. Zaten bunu milyon kez yazdığım için, Aydın Örs ile Tanjevic arasındaki kıyaslamayı gösterilmek istendiği gibi değil de, asıl olduğu gibi yeteri kadar yaptığım için bir daha bu topa girmeyeceğim. Sadece şunu söyleyebilirim, Aydın Örs ne kadar büyük bir adammış ki adam gitti, ağzını açmadı, konuşmadı, ama hala arkasından kıyaslamalar devam ediyor. Yok o zaman da böyleymiş, şimdi böyle olması da normalmiş falan. Geçmek lazım bunları. Hadi diyelim ki Aydın Örs zamanında durum kötüydü, peki siz niye kötüyü kıyas kabul ediyorsunuz halen? Neden daha iyisini yapmaya çalışmıyorsunuz da, sürekli olarak o zaman da böyleydi zaten şeklinde yorumlar yapıyorsunuz?

Hayır 10.000+ kişiye oynanan Eldo Napoli ve Ülker'le birleşilmeden önceki sezon Salyers'lı dönemde İstanbul'da gerçekleştirilen Fiba Cup Final-Four'undaki maçları nasıl unutmuşlar onu çözemedim. Cidden. Taraftar geldiğinde maç kazanılacak diye bir kaide yok, doğruları yaparsan seyircisiz de kazanırsın, nasıl ki doğruları yapamadığında binlerce kişi arkanda olsa bile 40-50 fark yediğin gibi. Ama ortada ciddi bir hafıza sorunu var, bu gözden kaçmamalı.

Benim asıl takıldığım nokta Final - Four hedefiyle ilgili yapılan açıklamalar. Serkan İnan ile başlayıp, Hakan Demirel'le süren gençlere umut bağlama olayında yaşanan hayalkırıklıklarıymış F.Bahçe Ülker'i Euroleague Final-Four'u hedefinden uzakta tutan. Yani bana o gün bu hedef açıklanırkenki dayanaklarının bu olduğunu söyleselerdi vallahi de billahi de ben o gün oracıkta söylerdim bunun gerçekleşme ihtimalinin sıfır olduğunu. Zira Serkan İnan ve Hakan Demirel kendi maksimumlarının 5 katı kadar da oynasalar ortalama birer Euroleague oyuncusu olmaktan öteye gidemezlerdi, ki henüz kendi kapasitelerinin tamamına yakını bir seviyede oynadıkları bile görülmemiştir bu iki ismin de.

Salon konusuna katılırım, çünkü önemli bir güç olacak salon. Ancak başarısızlığın tamamen bunlara yıkılıp, Aydın Örs sonrası dönemde yapılan yanlışları hiç yokmuş gibi gösterilmesi, en kötüsü de Aydın Örs dönemine laf ederek şimdiki dönemi, şimdiki koçu, şimdiki yapılan yanlışları kurtarmaya çalışmak komediden öteye gidemez benim için. Efes Pilsen'i 19 sayı farkla yenmiş olmak elbette güzel, keyifli sarı lacivertli camia için ama hiçbir zaman da sağlam bir uyku çekebilmenin yeter şartı değil. Hele ki Tanjevic'li dönemde yapılan yönetimsel yanlışlar bu kadar fazlayken. Bu yanlışları basın açıklaması ile gizlemeye çalışmak, düşünülenden çok daha ters bir etki yaratmaktadır mantıklı basketbolseverler için. Öyle ki Tanjevic'in yaptığı taktiksel yanlışlar, tercih hataları falan devede kulak kalır tepedekilerin hatalarının ve pişkinliklerinin yanında.

7 Yorum Yapılmış:

Sarıkaya dedi ki...

Evet de yönetimler sevmez böyle bilinçli basketbolseveri!..

"Tuncay Özilhan Rako konusunda bu sefer KOBİ patronu gibi davrandı" dediğimden beridir, benim de kim olduğum sorgulanmakta.. Sahi siz benim kim olduğumu biliyor musun?.. Ben bilmiyorum da!-))

sertkan dedi ki...

seneye yok zaten tanjevic bence yönetim messina yı kovalasın,perez dayanamaz kovar zaten, yanına da ahmet çakıyı koyalım yardımcı olarak,10 numara iş olur işte

Ufuk dedi ki...

Yine aynı şeyleri demiş Karakaş‚ yani kendisini bu kulübe getiren‚ hatta Başkan Aziz Yıldırım tarafından iki kez görevine son verilirken‚ arkasında duran ve Biz ekibiz‚ o halde ben de istifa edeyim diyen kişi olan Aydın Örse vefasızlık etmiş!

Ümit Avcının yazısınki bu kısım olayın özetidir benim için..

Furkan Zengin dedi ki...

GS maçından sonra "biz ilk kez sahaya seyirci girdiğini görüyoruz şoka girdik " diyebilecek kadar balık hafızalı yöneticilerimiz varken Final Four falan demek komedi oluyor cidden. Kabullenemedikleri tek bir şey var, bu taraftar kendilerine sahip çıkmadığı kadar Aydın Hoca'ya sahip çıkmıştır. Adam gibi adam olduğu için sahip çıkmıştır. Dileğimiz en başta Mahmut Uslu olmak üzere, Fenerbahçe Ülker benchinde oturan o takım elbiseli güruhun tamamına yakınından tez zamanda kurtulmak zaten. Asıl o zaman Final Four hedefimiz olduğuna inanırım ben...

Kando dedi ki...

Sayın Salsa , Nedim Karakaş Aydın Örs'ü mü kötüledi ? Olay gene saptırılıyormuş gibi geldi bana. Adam "Aydın Örs bile seyirciden tepki alıyordu , ona da tam destek verilmedi " demedi mi? Tabi Aydın hoca %70 destek alıyorsa , Tanjevic %30 alıyor o ayrı bir konu ama söylenenlerin Aydın Örs'e vefasızlık falan olduğu nerden çıktı anlamadım. Nedim Karakaşın bin tane hatası vardır , hatta seyircinin salondan çekilmesine engel olması gereken de oydu diyebiliriz ama sanki gene Aydın Örs kullanılarak Fenerbahçe'ye vuruluyor. Yönetim ve taraftar iyice birbirine düşürülüyor.Bu taraftar-takım kopukluğunda basının etkisi yokmu gerçekten?
Öyle yazılar çıktı ki okuyan ligdeki bütün koçlar oyuncusuna çiçek verirken birtek Tanjevic bağırıyor sanacak , hatta buna inandı bile birçok insan.Nasıl ki Euroleague'de rotasyon yapan tek adam Tanjeviç sanılıyorsa (aslında yapmayan tek adam Ataman sanırım) daha başka birçok şeye de inandırıldı insanlar. Bu sefer " Fenerbahçe yönetimi Aydın Örs'e arkasından sallıyor " kartı çıktı torbadan. Hadi hayırlısı.

Ufuk dedi ki...

belkide sadece bu konuda medyanın hiç bir suçu yok.sonuçta adam FB TV de konuşuyor ve eleştiren tepki gösterenlerde Fenerbahce taraftarları.ve bunlarıda forum ve bloglarda yapıyorlar.yani burda medyaya suç atmanın ne mantığı var anlamıs degilim.konusan Fenerbahce şube direktörü ve konuştugu yer de FB TV ama konuştuğu şeyler tam bir laf kalabalığı ve saçmalıktan öteye gitmeyen şeyler.Fenerbahce taraftarını çok küçümsemiş ve önemsizmiş gibi bahsetmiş Karakaş.

-Bel bağladıkları genç oyuncular geliştirememiş kendisini.Bu bizim görevimizmi yok Bogdan Tanjevicinmi.Ayrıca bu gençler sadece Serkan ve Hakan değil ki bunlara oğuz,semih,ömer aşık ve vidmarda dahildir.Hiçbiri istenilen seviyeye gelememiştir.Buda tamamen hocanın başarısızlığıdır.

--Mirsad için sözleşmesi biten oyuncuların başka takımlarla görüşmeleri dogal demiş.Doğal olan devam eden final serisinde rakip takıma imza atmakmıdır.

---Ayrıca hiç de etik olmayan bir şekilde gönderilen ve taraftarın adına yürüyüş yaptığı Aydın Örs ün ismini zikrederek kulubün resmi televizyonunda örnekler vermekte ne derece uygun bir davranıştır onu da sormak lazım..

Furkan Zengin dedi ki...

Aydın Örs'ü kullanan bizzat şube direktörü. Sen çıkıp böyle konuşursan medya'da yazar çizer kardeşim. Adamların ekmeğine yağ sürüyorsun. Sen medya'nın eline taş veriyosun, sonra da bu medya hep bizim kafamızı yarıyor diyorsun olacak iş mi bu..