10 Şubat 2010 Çarşamba

Şimdi Nerede? #19: Damir Mulaomerovic

Ligimizde iz bırakan oyunculardan biridir kesinlikle Mula. Türkiye'ye gelmeden önce Cibona Zagreb'de harika oyunlar oynamıştı. Yanlış hatırlamıyorsam bir Ülkerspor maçında kafa atmışlığı vardı rakibine. Yeri geldiğinde sinirli, kendine hakim olamayan biri oluyordu. Geldiği sene playoff finalinde Ülkerspor'a kaybedip şampiyonluğu kaptırmışlardı. Şu sıralar göğsümüzü kabartan Hidayet , Mehmet Okur ve ligimizde değişik takımlarda forma giyen Erdal Bibo, Hüseyin Beşok, Arda Vekiloğlu, Ömer Onan, Nedim Dal gibi oyuncular Efes'in rotasyonunda idi. Damir ilk sezonda 16.4 sayı, 5.6 asist istatistikleri ile oynasa da sevdirememişti kendini, ya da kabul ettirememişti. Petar Naumoski'nin ardından gelmişti çünkü. Hep Naumoski ile kıyaslandı. Ertesi sezon takımdaki rotasyonda köklü değişiklik yaptı Efes. Kaya, Drobnjak, Alper ve Mirsad'ı kadroya dahil ettiler. Tabii Kerem Tunçeri gencecik delikanlı idi, ama oldukça iyi süreler alıyordu. Aslında tipik bir 2 numara olan Damir Mulaomerovic'i sürücü koltuğunda görüyorduk. Daçka ve Antbirlik maçları dışında tek haneli sayıları görmedi Damir. Fakat kendisine çok baskı yapıldı o dönem. O da 2 sezonluk maceradan sonra Panathinaikos'a gitti. Pana'dan sonraki durakları Real Madrid, Panellinios ve Olympiakos oldu kısa süreli. 2007'den bu yana yıldızlaştığı takıma, Cibona Zagreb'e geri döndü. Şu sıralar yine ülkesinde KK Zagreb forması ile. 36 yaşında olmasına karşın performansı hala ilk günkü gibi harika. Ligde 16.9 sayı, 4.4 asist ortalamalarıyla; Eurochallange'de ise 14.4 sayı, 4.4 asist ortalamalarıyla oynuyor hala. 4 gün önce Cedevita ile oynadıkları karşılaşmada 22 sayı, 9 asistle oynamış.


Damir, gittiği her takımda lider oyuncu olmayı istedi, severdi zaten bu işi. Şut stili harikaydı, üçlük yüzdesi ve serbest atış yüzdesi muazzamdı. Hırvat Milli Takımı'nda eski Tofaş'lı Slaven Rimac ile çok iyi anlaşıyorlardı. Biraz sinirliydi işte. :) Hala gözlerim arar, tekrar doyasıya seyretmek isterim Mula'yı. Hele ne zaman Efes'e Scoonie Penn ayarında kötü bir guard gelse, "Mula olsaydı da Efes'i öyle seyretseydik" diye iç geçiririm.

18 Yorum Yapılmış:

Tayfun Yurdagül dedi ki...

Mula gibisi gelmedi be...

kobe dedi ki...

mula gercekten dedigin bence cok iyi bir oyuncuydu.ozellikle pick and roll cok iyi oynardi.tek sansligi turkiyedeki naumoski gibi bi efsaneden sonra gelmesi oldu.

Ali Emre Dedeoğlu dedi ki...

Küçük bir detayı düzeltelim ilk geldiği sene finali Ülkerspor'a değil Tofaş'a kaybetmişlerdi 1999-2000 senesi ve Tofaş sonra kapatmıştı zaten. Ülkerspor'a kaybettikleri seneden sonra takımdan ayrıldı.

Aman Kaptan dedi ki...

efes'e cibona'dan değil, galiba italya'dan gelmişti. yanılıyor olabilirim. çok heyecan verici bir oyuncuydu. naumoski'den sonra önce chris corchiani gelmişti, sonra da mula diye hatırlıyorum. aklımda kalanlar, petsy gibi kritik anlarda ağırlığını koyamadığı şeklinde ama daha uzun yıllar oynasın isterdim. şuta kalktığında salondaki sessizlik, az yaşanır cinstendi... hatırlattınız ne iyi oldu. saygılar

hasanerdem dedi ki...

Mehmet Baturalp, nam-ı değer Batur Abi'nin u harfini yumuşatarak "Müla" şeklinde telafuz edişi hala kulaklarımdadır :)

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

@ Aman Kaptan
Evet haklısın, ama 1998 yılını hem Cibona'da hem de Bologna'da geçirmiş. Bologna kısmı uçmuş gitmiş hafızadan. Hatırlatman iyi oldu. :)

erty dedi ki...

üç sayılık çizgisi önünde ayakları çapraz yapar sallardı yüzdeli yüzdeli.... efsane beş mula ibo hido drobnjak hüseyin .... güzel günlerdi...

Onur dedi ki...

mulaömerovicli kadro final four yapmıstı sanki euroleaugede hatta 5. denemeleriydi 4 sefer kapısından dönmüşlerdi maç bitince adam sevincinden bi masaya çıkmıştı böle üstünde 5 yazan bişeyi sallamıştı kaldırıp falan

tarski dedi ki...

mula'nin sut stili ornek sut stili degildi ama cok yuzdeli atardi, ozellikle driblig uzerinden. Ziplamadan atardi ama topu elinden cok cabuk cikarirdi. 99-2000'de final-four yapti efes, ilk bes mula-ibo-hidayet-drobnjak-huseyindi. f4 ilk macinda efsane pana'ya kaybedip sonra barcayi yenip 3. olmuslardi diye hatirliyorum.

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Ah Mula ah..

Erol Kaya dedi ki...

tarski nin yorumu herşeyi en doğru şekilde özetliyor... Mula ülkemizde kendini beğendiremeyen en başarılı oyuncudur. Efes tarihindeki iki F4 ü de onun sezonlarında görmüştü. 99-2000 sezonunun grup maçlarının yarısı geçtikten sonraki maçlarda 7 asist ortalamasını görmüş, Hüseyin ve Drobnjakla mükemmel ikili oyunlar oynamış, 2000-01 sezonunda Avrupa'nın en iyi 5. oyuncusu seçilmiş bence müthiş bir point guarddı. Ülkemizdeki anten basketbol yazarlarına beğendiremedi kendini... 2000 Türkiye finalinde Alper'e tekme attı, 2001 lig finalinde takım arkadaşlarıyla kötü bir şekilde tartıştı ve 2001 Avrupa şampiyonası çeyrek final maçında Hidayet ve Mirsad'la bir pozisyondaki tartışmaları eski takım arkadaşlarıyla aralarının nasıl olduğunu herkese gösterdi...
Bu adamı hem spor yazarları hem de türk oyuncular neden sevemedi, hiç anlamadım. 99da Teamsystemde F4 oynamıştı ama orda da Myers, Fucka gibi adamların gazabına uğramıştı. 2002de Pana'yla Euroleague şampiyonluğu yaşadı ama sonra ne oldu hiç kimse anlamadı...

KskHyTr dedi ki...

Sorunlu ama başarılı bir oyuncuydu her gittiği yerde problemler eksik olmadı...

tankut dedi ki...

Ben Mula denilince iki şey hatırlıyorum.Efes Pilsenin deplasmanda Cibona maçı vardı.Hatırladığım kadarıyla uzatmaya gitmişti.Neredeyse her attığı giriyordu.Ama iki uzatmada Efes almıştı.Bir de Beşiktaşa Akalarda son saniyede üçlüğü atıp reklam panolarını tekmeleyip soyunma odasına ışınlanmıştı:)

Gurcay dedi ki...

Naumoski'den sonra Efes Pilsen tarihinin en iyi ikinci guardı Mula idi. Talihsizliği Naumoski'den hemen sonra takıma gelmesi ve sürekli onunla karşılaştırılması oldu. Şu günlerde Popovic'e muhtaç kalan takımda Mula gibi bir oyun kurucu olsa takım ne seviyeye çıkardı, kim bilir...

Sarıkaya dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Sarıkaya dedi ki...

Demir MollaÖmeroğlu aslen Boşnak'tır. Yugoslavya dağıldığında Türk Milli Takımında oynamak için epey bi' meblağ istemiş. Zaten bizimkiler de ö'le yanıp tutuşmuyormuş onu oynatmak için. Valla, rahmetli Osman Solakoğlu'nun yalancısıyım. inciluz dişişleri bakanlığının kayıtlarını halka açmak için yeterli süre geçmiştir herhalde?-))

Bapsteba dedi ki...

Türkiye gelmiş oyun kurucular içerisinde oyun stilini en çok beğendiğim basketbolcuydu...

Gökhan dedi ki...

@ tankut

o zamanlar beşiktaş akatlar'da değil,süleyman seba'da oynuyordu maçları,o sezon deplasmandaki efes maçını da hidayet'in son saniye üçlüğüyle maç uzatmaya gitikten sonra laybetmiştik,play-off yarı finainde de beşiktaş'ın eley-blackwell-praskevicius'lu kadrosu ilk maçta 20küsür farkla öne geçip efes'e kaybetmişti.

bunların dışında mula bence de gayet iyi bir guard'dı,ama tabi sorunlu olduğu da ortadaydı,yine de efes'in 2000'deki final-four başarısında büyük bir katkısı vardı.