4 Şubat 2010 Perşembe

Tez Elden Tez Konusu Yapıla: Partizan

İncelenmeli, didik didik edilmeli, okullarda ders niyetinde gösterilmeli bu takım. Partizan'dan bahsediyorum. Vujosevic ve öğrencileri, Top-16'ya deplasmanda kazandıkları Panathinaikos maçıyla başlamışlardı. İkinci maçlarında da içeride Barça'yı devirdiler. Uzatma dakikaları sonunda gittiler sonuca, 67-66 ile. Devirdiler bu yıl Euroleague'de hiç devrilmemiş İspanyolu. Ve işin garibi en iyi adamlarından biri hatta en iyi adamı olan Maric'siz yapıyorlar tüm bunları. 2.29'luk Vranes 30+ dakika sahada kalıyor. Kıçına teneke bağlayıp yolladığımız Rasic'in iki faul atışından bulduğu sayılarla aldılar maçı bugün. Yendikleri Barça ve Pana'dan birini saf dışı bırakıp kalsınlar çeyrek finale, hak ediyorlar bunu, fazlasıyla. Tez konusu yapılmayı da. Hem koçuyla, hem oyuncularıyla, hem de taraftarıyla.

20 Yorum Yapılmış:

Atakan dedi ki...

Vujosevic!

Emre dedi ki...

Ne diyelim alt yapılardaki organizasyonun zaferi !

tankut dedi ki...

Vujosevic'i önce klonlıyacaksın,sonra birini Efes'in başına diğerini Fener'in başına koyacaksın o zaman salonları da doldurursun,F4 u da görürsün.Ben Aziz Yıldırımın yerinde olsan Haldun Üstünel'i arayıp şu adamı alıp bize getirsene teknik ekibiyle birlikte diye rica ederim:))

Hakan dedi ki...

Tek yorumum şu spor kültürü bir bize bir de o topraklara bakalım farkı net anlarız. Anlamayanlar için tekrarlıyorum spor dedim futbol değil.

ozan dedi ki...

partizan nin alisik olmadigi bir durum degil...takimin gecmisinde 92 istanbul final fouru ve surpriz olarak gelip devirdikleri phillips milano ve joventut badalona var...

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Partizan, Avrupa'nın basketbolda GÖZ BEBEĞİDİR!

Kapkan dedi ki...

helal olsun demek düşüyor bize aslında ben çok şaşırmadım çünkü kendi sahalarında cehennem gibi ediyorlar rakiplere çok fanatik seyircileri var. Ancak asıl düşünülmesi gereken deplasmanda Pana galibiyeti.

Her Yol Roma dedi ki...

Vranes 17 yaşında Efes>'e gelmiş. Bu konuda bilgi verebilecek birisi var mıdır?

ako dedi ki...

Partizanı taraftarını kıskanmamak elde değil.

Fanatik Basket dedi ki...

@Her Yol Roma

evet 2000-01 sezonunda Efes Pilsen'e geldi. o zaman da boyu 2.25cm falandı, sırf boyundan sebep transfer etmişlerdi sanırım:) efes hiç oynatmadan pilot takımı muratpaşa'ya gönderdi ama orada da hiçbir resmi maça çıkamadan buducnost'un yolunu tutmuştu..

o sezon antalya muratpaşa da 1.ligdeydi ve efes pilsen'in pilot takımı durumundaydı (bugünkü daçka gibi) efes altyapı oyuncuları ender arslan, tufan ersöz, erkan veyseloğlu falan orda oynuyordu.

george dedi ki...

Muratpaşa BLD. 98-99 sezonunda küme düşmüş. 00-01 sezonunda yukarıda bahsi geçen oyuncular Antbirlik takımında oynamış.

Antbirlik

http://www.tblstat.net/td.asp?t=19

muratpaşa BLD.

http://www.tblstat.net/td.asp?t=22

Gurcay dedi ki...

@salsa
Barça'nın basket olarak sayılmayan son saniye pozisyonunun videosunu bulabilir misin?

Fanatik Basket dedi ki...

@george

Muratpaşa ile Antbirlik diye bi ayrım yok, bahsi geçen takımlar aynı. İki takım 2000 yılından itibaren birleştiler.

muratpaşa belediye 1998-99 sezonunda düştü, ertesi sene 1.lige çıkamayınca onların önünde 1.lige çıkan Antbirlik'i satın alıp takımın adını "Muratpaşa Antbirlik" olarak değiştirdi.

yani Muratpaşa da deseniz Antbirlik de deseniz aynı kapıya çıkar.

george dedi ki...

Doğrudur efendim.

Antbirlik, ligin en genç takımı

Ligin en genç takımı, Muratpaşa Antbirlik.

Efes Pilsen ile yaptıkları anlaşma sonunda kadrosunu Lacivert-Beyazlıların altyapısındaki oyunculardan oluşturan Muratpaşa Antbirlik, 17,8 yaş ortalamasıyla ligin en genç takımı unvanını aldı.

2,25'lik dev, Slavko Vraes

Ligin en uzun oyuncusu Muratpaşa Antbirlik'in oyuncusu Slavko Vraes oldu.

Yugoslav oyuncu, 2,25 metrelik boyuyla en yakın rakibine 10 santim fark attı. En kısa ise 1,78'le Büyük Kolej'den Arda Urcu oldu.

http://arsiv.zaman.com.tr/2000/10/14/spor/spordevam.htm

Erol Kaya dedi ki...

00-01 sezonu başlarken Fanatik Basketin bi sayısında Hüseyin - Mehmet okur ve Vranes in beraber çekilmiş bi fotoları vardı. Vranes ikisinin yanında deve gibi duruyodu:) Sonra Efesin muazzam geniş kadrosunda yer bulamayarak (Hüseyin, Drobnjak,Mehmet, Mirsad,Kaya) Muratpaşanın yolunu tutmuştu. Ama orda da pek oynayamamıştı. Antbirlik kadrosunda Ender Arslan, Erkan Veyseloğlu, Vlado Ilievski, Kristaps Valters gibi adamlar vardı.

Partizan'ın bu sene yaptıkları uzun süre konuşulacak. Ozan'ın dediği gibi 92de Djordeviç ve Daniloviçin yaptıkları 90lı yıllarda hep konuşulduysa önümüzdeki senelerde de Vujoseviç ve müthiş takımı konuşulacak. Vesely de bu sene heralde ilk 15te gider NBA draftında.

EKarademir dedi ki...

@Fanatik basket

Vranes önce mete hoca tarafından tofaşa getirildi, akabinde tofaşın kapatılmasıyla kendisini efes pilsende buldu. fakat zeleznikte çıkan lisansından ötürü türkiyede müsabakalara katılamadan bir süre sonra ülkesine geri dönmek zorunda kaldı.

KlavyeSporu dedi ki...

Nerde eski günler diyenler, Aydın Örs'ü, Volkan'ı, Ufuk'u, Petar'ı özleyenler, eski heyecanı kaybettiğini düşünen, 10+ yıldızlı rotasyondan, 5 yerli 9 yabancılı takımdan hoşlanmayanlar buraya...
Partizan size tanıdık geliyor olmalı. İşte bildiğimiz eski Efes!
Nerde o eski maçlar...

tuna54 dedi ki...

tofasın kapatılma sebeblerinden biridir vranes.:)2000 yılında.ilk tofasa gelmiş ve o zamanlar 17yaşında bir çocuğa verilen 1 milyon dolar gibi rakamdan bahsedilir.zamanın yöneticileri bu yaşta birine nasıl bu kadar verilir diye zaten artmış olan masrafları bahane edip kapatmıştır o sene tofaşı.bizde böyle bir anısı vardır vranesin.nerden nereye.

OffGuard dedi ki...

slavko vranjes efese geldiğinde o zaman efesin altyapısında oynayan oyuncuların gittiği bakırköydeki sabri çalışkan lisesine kaydı yapılmıştı,hatta benim okuduğum sınıfın yoklama listesindeydi,ben de o sınıfın sınıf başkanıydım,yoklama listesinde ismi olmasına rağmen bir kere bile okula gelmemiştir,hergün izinli diye yazardım,ayrıca o sınıfta ender aslan da vardı o da okula bir sene boyunca 2 kere gelmişti,kırmızı 206sı vardı sanırsam ehliyeti de yoktu yaş haddinden dolayı,enver ekmen,erkan veyseloğlu da aynı sınıftaydı arada sırada gelirdi onlar,basket muhabbetleri çevirirdik,ayrıca son zamanlarda aliağa'da parlayan ceyhun altay'da aynı okulda ama alt sınıflardaydı yine okula devamlı gelmişti,kapı komşumuz olmasından dolayı çocukluk arkadaşımdır,17 ağustos depreminin sabahında bile basket oynayacak kadar deliydik,bu da böyle bir anımdır mazur görün:)

Ahmet Karadag dedi ki...

@gürcay
aradgigin anin linki...

http://www.sport.gr/default.asp?pid=69&vid=28163