9 Şubat 2010 Salı

Türk Telekom: 67 - Crvena Zvezda: 89 (Ekol Gerçeği)

Kızılyıldız'ı sezon başında Banvit turnuvasında izleme fırsatı bulmuştum. Ülkece aşina olduğumuz Sırp ekolünü o turnuvada da oldukça başarılı şekilde ortaya koyan mevcut takıma Mike Taylor takviyesi gelmiş. Kariyeri boyunca zaman zaman tercihlerinde ipin ucunu kaçırdığı olsa da takımda kendisine verilen sorumluluklar ile önemli bir rol üstlenmiş Kızılyıldız'da. Hücumda dinamizm kazandırması ve birebiri zorlayarak kolay sayılar buldurması da ayrıca önemli Kızılyıldız adına. İkinci gruplardaki en önemli maçına çıkan Türk Telekom için güzel bir başlangıç vardı aslında bugün, ilk beş dakikada sadece bir basket yiyerek 10-2 önde tamamladılar bu dönemi. Bu farkın sebebinin Telekom'un yapmış olduğu savunma olmasını hepimiz isterdik fakat tek sebep Kızılyıldız'ın düşük şut yüzdesiydi bu sekansda. Deplasmandaki bu kötü başlangıça rağmen oyun setlerini hiç bozmadan, post-up'ını oynayarak, en az beş kez aynı set üzerinden dış atış bularak, iç dış dengesini de gözeterek Telekom'a interaktif basketbol dersleri verdikleri bu devreyi 40-30 önde tamamladı Kızılyıldız. 15 dakikanın skoru 38-20. Üstelik de Kızılyıldız'ın savunmada gayet sıradan bir gününde olmasına rağmen. Hiç zorlanmadan yarattılar bu farkı.

Bu farkı yaratan ise ne bütçeler ne de oyuncular. Tek fark iki takım parkeye geldiğinde kırmızı formalıların ne oynayacağını, neler yapabileceğini, neler yapamayacağını üç aşağı beş yukarı tahmin edebilirken, beyaz formalı Türk Telekom'un ise onları yıllardır izleyen bizler için dahi kapalı kutu olması. Merih Çakıroğlu ile savunma sahasında hareketlenen bir Türk Telekom görmüştük ilk günlerde fakat Eurocup karnesi bu anlamda kırıklarla dolu Çakıroğlu'nun da. -da diyorum çünkü isimlerden ziyade genel düşünce şeklinde bir hata olduğunu gösteriyor bu durum. Ki aynı set üzerinden sayıyı en az beş kere yiyen bir takımdan bahsediyoruz. Arkadaş arasında oynarken dahi düzenli olarak aynı yerden vurgun yediğinde, hop beyler noluyoruz, yemeyelim şu sayıyı dersin ama Telekom'da bunu diyebilecek tek bir oyuncu yok. Bahsettiğimiz ekolün falan çok dışında bir olay bu, tamamen oyuncunun insiyatifinde olan birşey. Sayı yemek değil mevzuu, sayıyı yersin de o şekilde yemezsin. Belki beş sayı yersin tek hücumda ama yine de o sayıyı yemezsin, bu bir duruştur aslında. Savunmayı bu kadar devre dışı düşünen bir takımın karşısına da basketbolun önemli ekollerinden Sırp ekolünün bir temsilcisi çıkınca, mutlak kazanman gereken bir maçta evinde 22 sayı farkı yiyorsun.

Ekol gerçeğinin Ankara ayazında suratımıza bir kez daha acımasızca indirdiği şamarın son tarihi olarak not düşüyoruz bugünün tarihini de. En yakın zamanda yenisi ile güncellenecek şekilde tabii ki.

Türk Telekom (67): Kris Lang 12 (3 ribaund- 2 asist), Serkan Erdoğan 19 (1 ribaund- 3 asist), Lamayne Wilson 10 (5 ribaund- 1 asist), Bekir Yarangüme 3 (3 ribaund), Tutku Açık 6 (2 ribaund), Hüseyin Beşok (2 ribaund), Soner Şentürk 4 (2 asist), Erwin Dudley 8 (4 ribaund), Ümit Sonkol (3 ribaund- 2 asist), Demond Mallet 5 (2 asist)

Crvena Zvezda(89): Marko Keselj 9 (4 ribaund), Nikola Rondovic (1 ribaund), Mike Taylor 11 (4 ribaund- 1 asist), Nemanja Nedovic, Oliver Stevic 15 (2 ribaund), Vuk Radivojevic 12 (4 ribaund- 5 asist), Filip Videnov 15 (5 ribaund), Vladimir Stimac 12 (6 ribaund), Boris Bakic, Nemanja Bjelica 15 (6 ribaund- 6 asist)

8 Yorum Yapılmış:

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Türk Telekom'un ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını anlamak mümkün değil. İdman maçı havasındaydılar bugün. Güveniyordum ama maç sonunda hiç üzülmedim yenilgiye. Kim istedi ki maçı Serkan'dan başka? Bu kadroya, bu taraftara yazık be!


Türk Telekom - Crvena Zvezda (Kızılyıldız) maç yazısı

aytunc dedi ki...

bugün çok ciddi bir yıldız adayı izledik. Adı Nemanja Bjelica. Eğer doğru bir takıma giderse çok iyi bir oyuncu olabilir. Telekom gibi yumuşak takımların bu arenada tutunması çok zor. Mersin, Antalya, Karşıyaka gibi takımları 60-70 sayılarda tutmak marifet değil. Defoların işte bu gibi takımlara karşı ortaya çıkıyor.

M.Ç. dedi ki...

bjelica da müthiş oyuncuymuş yalnız. o boyla yaptıkları inanılmaz.

tankut dedi ki...

Oyuncuların formalarını değiştir yine yenilirdik.Sorun oyuncularda değil.Hemen hemen bütün takımlarımızın yönetiminde.

Maximus dedi ki...

Kızılyıldız rakip diye salona gittim yoksa tvden de izlemek olurdu. Direk sırp takımının benchinin arkasına oturdum. Kim var kim yok diye bakarken bjecilayı gördüm ama o mu değil mi diye tereddüt ederken ismini görünce sevindim. Maç içinde de farklı olduğunu gösterdi. Salsa ekol farkı demiş ama sadece ekol değil bence mantalite farkı. Telekom her sene milyon dolarları beş para etmez yabancılara harcayacağına altyapısından 1-2 genci oynatıp yanına da sırp ve hırvat 1-2 genci alsa o salon dolmasa da boş kalmaz. Efes yada Fenerbahçe bjelicayı mutlaka almalı. Ayrıca 30 numaralı stemach bana göre müthiş gelecek vadediyor. Takip listesine alınmalı.

Basketbolu Seven Adam dedi ki...

Bjelica

basketçi dedi ki...

ekol gerçeği+sunter yalanı
sunter ekibiyle beraber bu işi bırakmalı artık
tutku ve bekir başta olmak kadroda revize edilmeli

serdar dedi ki...

ben dün 2 ay önce ki telekom u izledim eline gelen atıyordu savunma zaten yoktu.antrenor değişimi ile gelen gaz ve kolay maclar bitince gercekler dan dan vurmaya basladı.bekir ve tutku kesinlikle gönderilmeli kulüp sahibi gibi oynuyorlar iyi de oynasak kötü de oynasak yerleri garanti gibi tavırları ve rahatlıkları var.lamayn macı kaybettiren isim.gereksiz atıslar ve bu adam bu kadar kötü oynarken neden cok süre alıyor neden böyle rahat oynayabiliyor.neyi iyi yapıyor ki?ama nedense saha da?atmazsa savunma yapsın diyecegim onu da yapamıyor.serkan dün macı isteyen oyuncuydu ama istikrar yok bir iyi beş kötü.