17 Şubat 2010 Çarşamba

Yarattığın Canavarla Övünebilirsin Telekom

Cumartesi günü oynanan Türk Telekom - Beşiktaş Cola Turka karşılaşmasının devre arasında yaşanan can sıkıcı hadiseler malum. Güvenliği sağlaması amacıyla istihdam edilen fakat bu durum kendilerine tam olarak izah edilmemiş olacak ki, salona gelen herkesi biletinin üzerinde yazan yere oturtmayı kendine misyon edinen bu görevlilerin ellerinden joplarını alarak Beşiktaş taraftarının bulunduğu bölüme saldırdı Türk Telekom'u destekleyen Ankaragüçlü taraftarlar. İki takım taraftarları arasında futboldan gelen husumet herkesin malumu iken ve ilk devre boyunca karşılıklı atışmalar tezahürat şeklinde kendini göstermiş iken devre arasında önlem almamak kabul edilebilir bir hata değil. Güvenliklerin bu işi beceremeyeceği de aşikar, dediğim gibi onlar bilet kontrolü peşindeler. Öyle ki salonda benchler dahil 100 kişinin bulunduğu Fenerbahçe - Mersin BŞB, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında dahi bizi biletimizde yazan kısıma, salonun en ücra köşesine oturtmaya çabaladılar.

Yaşanan bu olayların ardından TBF'den herhangi bir açıklama gelmezken, resmi sitedeki maç haberinde de sanki devre arasında hiçbirşey olmamış ve bu olaylar nedeniyle maç bir saatten fazla durmamış gibi normal akışında tamamlanan bir maç havasında yazılmış. Herşeyden habersiz birinci ağızdan, resmi siteden, maçta ne olmuş ne bitmiş diye bakayım deseniz gayet sıradan bir maç gibi gözüküyor. Hani gözümle görmesem olayları ya da Beşiktaş kulübü tarafından yapılan resmi açıklama olmasa, ben bile inanacağım maçta böyle birşey yaşanmadığına. Oysa ki 2009'da Abdi İpekçi'de iki kez tekrarlayan olaylar kadar vahimdi yaşananlar. O günlerde konuyla alakalı/alakasız tüm isimlerin ayağa kalkarak tepki göstermesinin ardından bugün susmalarını anlamıyorum. Görmemezlikten gelmeye çalışıldıkça, gözümüzün içine içine sokuluyor bazı şeyler ama halen kör ebe tadında takılmak da garip. Anlamlandıramadığım için garip diyorum. Bulamıyorum çünkü sözlükte bunun karşılığını.

Atatürk Spor Salonu'nu bilenler, maçın herhangi bir anında ya da devre arasında bloklar arası geçişlerin rahatlıkla yapıldığını da iyi bilirler. Durum böyle iken, önlem almamak bu olaylara davetiye çıkarmaktan başka birşey değil. Değil de hırsızın hiç mi suçu yok kardeşim sorgusu da tam bu noktada devreye giriyor aslında. Ama çok uzun zamandır o salona gidip gelen biri olarak bunu sorgulamamam gerektiğini iyi biliyorum neyse ki. Cumartesi öğlen maliano aradı, kanka maça gitsek mi diye. O gün için daha iyi bir planım(ız) yoktu ama maçı da tercih etmedik. Çünkü bu sahneler çok tanıdık bize, evet bu olayla tavan yaptı belki ama her maç aynı görüntüler var salonda. Yapanlar da belli, yaptıranlar da. Eurocup maçında oturduğumuz basın tribünün üstüne çıkıp zıplıyor Telekom'lu taraftarları (?) bağırtmakla görevli arkadaş. Ötesi var mı? Akil bir görevli de çıkıp tek kelime diyemiyor. Maçı anlatan TRT spikeri ve yorumcusunun ilginç bakışları altında devam ediyor bu sahne. Dünyanın başka neresinde görebiliriz ki bu sahneyi? Başkentte onbeş günde bir mütemadiyen yaşanıyor ama. Ki bu diğer gördüklerimizin yanında devede kulak. Salona gelenler çok daha iyi biliyorlar, kapı önünden başlayan rezillikleri.

Her maç bu grubun önüne giderek üçlü çektiriyor Tutku Açık. Koç Merih Çakıroğlu büyük sevgi gösterilerinde bulunuyor bu grubun tezahüratlarına karşı. 'Büyük başkan el salla' denildiğinde protokolden bir el kalkıyor, pota arkasına doğru. Demek ki gayet memnun Türk Telekom yönetimi de bu görüntülerden. Her önemli maçtan önce ' Bizi yalnız bırakmasınlar, taraftar desteğine ihtiyacımız var..' minvalinde açıklamalar yapanlar, milyon dolarlık takımlar Ankara'ya geldiğinde, gayet uygun gün ve zamanda, Telekom çalışanlarının da yoğun desteğiyle yarısı bile doldurulamayan salondan sonra Cuma akşamı -mesai çıkışında- full salona oynanan Hacettepe Üniversitesi - Selçuk Üniversitesi maçından bihaber olamazlar. Taraftar ilgisiz diyerek de bu işin içinden çıkamazlar ayrıca. Ankara'da salona gelmekten imtina eden, uğraşılmaz abi bunlarla modunda çaresiz kalan, kız arkadaşını yanına alıp asla ama asla maça gitmemesi gerektiğini iyi bilen bir nesil yetişti sayelerinde. Yarattığın canavarla övünebilirsin Türk Telekom. Fotoğraftaki sahnenin her miliminde büyük emeğin var.

22 yıldır Ankara'da yaşayan bir basketbolsever.

27 Yorum Yapılmış:

Sarıkaya dedi ki...

Eline ve ağzına sağlık dejavu.. Harika bir yazı olmuş. Milletle papaz olmak adına yazına eklenti de yapayım. Bugüne kadar Ankara'da TT seyircisi bir kez, Bandırma'da Banvit seyircisini 3 kez izledim. Bir kere de Oyak maçı için Bursa'ya gitmiştik. O maçta gördüğüm dirayetli polis komiserinin benzerini başka hiçbir maçta görmedim. Sataşmak için arkamıza konuşlanmış Teksaslı grubu kulağından çektiği gibi dışarı attı, daha ortada bir şey yokken... Üç büyükler konusuna hiç girmiyorum bile.

BaHa dedi ki...

Bu yazıyı yazan, Ankaralı basketbolseverlerin içinde bulunduğu durumu çok güzel özetleyen Ankaralı basketbolsevere çok teşekkür ederim.
Cuma günü oynanan Hacettepe-Selçuk maçında bulunan biri olarak bu iki zıt görüntü karşısında benzer duygular içerisindeyim.
Telekomun basketboldan anlamayan vip tribünününe o grubun tezahüratları için gelen yönetiminide bu tür taraftarları destekledikleri için kınıyorum.

youla dedi ki...

Fotoğraftaki beyaz şapkalı bu grubun reisi yardımcısıda yazıda bahsedilen basına ayrılan yerde ayakta zıplayan kişi idi.
Bunlar dışarda grup çeviren 2-3 kişilik gruplara saldıran insanları maça gittiğine pişman eden sorsanız basketbolun kaç kişiyle oynandığını bile bilmeyen, para karşılığından herşeyi yapan; Murat özyer koçken sunter diye bağıran ! Telekomun kanındaki bir virusden başka birşey değil.
vip tribününde oturan telekom yöneticileri lehine tezahürat yapan onların ağzını kulaklarına vardıran; telekom aleyhine başka tribünlerden tezahürat olduğunda onları anında susturmak için eleman gönderen bir grup bu.
Bu reisleri bu kadar fütürsuzca seyircilere saldırmasına rağmen dışarıda yetkililer tarafından neredeyse özür dilenen bir şahıştır. Bunlarki bu salonda korku imparatorluğu kurmuş oyuncusundan teknik heyetine yöneticisine kadar telekomu esir almış bir gruptur.

Bunlar son model otobüslerle maçlara taşınan taraftar grubudur.

Bunlar dışarıda ellerine verilen maç biletlerini satan bir gruptur.
Bunlar fanatikten holigandan öte bir çetedir ve gerek Ankara valiliği gerek emniyet müdürlüğü şu dakikaya kadar bunlar hakkında kıllarını kıpırdatmamıştır.

ozz dedi ki...

10 yıldır ankaradayım ve telekom ya da ankaragücünün içinde yer aldığı bir organizasyona gitmenin ne kadar mantıksız olduğunu defalarca gördüm. İster basketbol olsun ister başka bir spor dalı arkadaşların yaptıkları hep aynı şey, İçeriye bedava izleyici (! çapulcu) sokup, maç boyunca küfür ettirip, sonunda da fırsat bulurlarsa kavga çıkartmak işlerine geliyor demek ki. Telekom maçlarında maça gelip sizin yerinize oturan birini bulduysanızda şaşırmayın bu olağan bir şeydir ne yazık ki ama sadece bu sorun olsa.

Simply dedi ki...

öncelikle şöyle bir düzeltme yapmak istiyorum, bu adamların ankaragüçlülükle uzaktan yakından alakası yok.. aynı anda telekom maçı ve ankaragücü maçı varsa telekomun maçına gidecek kadar paralı askerlerdir bunlar.. zaten ankaragücü taraftarı, telekomun sponsorlukları vs. çeşitli sebepler dolayısıyla telekom maçlarına yıllardır grup olarak destek vermez.. ankarada basketbol maçlarına 20 yıldır düzenli giden bir ankaragüçlü basketbolsever olarak ben, bu olayları çıkaran asalaklardan nefret ediyorum.. bu tiksintim asıl olarak olay çıkarmalarından da değil, salsanın bahsettiği gibi bi taraftan padişahım çok yaşa, diğer taraftan herşeye sahiplenip paralar cukka demelerinden.. ama şu da bir gerçekki, şu son maçtaki holiganizm maalesef çok salonda öyle yada böyle yaşanabilecek durumda, önlem alınmadığı sürece..

sertkan dedi ki...

ben ankarada yaşıyorum bu mahlukatlar yüzünden ne futbol ne de basketbol maçlarına gidesim gelmiyor özellikle yanınızda kız arkadaşınızla beraber çünkü ankaradaki herkes bilir bunlar esrarı çekip oraya adam dövmeye geliyorlar ayrıca telekom yönetiminide tebrik ederim yıllarca basketboldaki başarısızlık istikrarını bunları destekleyerekte gösterdikleri için

Tarjeta Amarilla dedi ki...

Bu sahislari onceki senelerde yalnizca TT maclarinda degil Halkbank voleybol takiminin Ankara'da Fenerbahce ile oynadigi maclarda da sikca gordum. Yillardan beri, belki 10 seneyi geckin bir suredir bu ve bunun gibi insanlar tribunlerdeler ve simdiye kadar da hicbir onlem alinmaksizin yapacaklarini yaptilar.Ben cocukluklarini dahi hatirliyorum bu tiplerin ve maclara gidegele simalarina da asinayim,benim bile bu kadar net hatirladigim yuzleri Ankara salonlarinda gorev yapan guvenlik guclerinin bilmemesi gibi birsey elbette olamaz ama ortada bir danisikli dovus ve bundan nemalananlar var.

Yalnizca TT degil bunda sorumlu, futbol ve voleybolda faaliyet gosteren baska Ankara kuluplerinin de bu iste parmagi var ozellikle de Istanbul takimlarina karsi oynanan iddiali maclarda. Hatta bu sene oynanan Cumhurbaskanligi Kupasi macindan yine bunlardan bir grup Efes Pilsen pota arkasindan Efes Pilsen'e destek verdi bir sure ve sonra macin ortasinda cikip gittiler.

afufu dedi ki...

Ankara'da okurken yıllarca Telekom maçlarına gittim ve gittim her maçta biraz daha soğudum. Kapı önünde davetiye satanlar, yüzlerce biletli kapıda beklerken, içeriden gelen takım elbiselinin biletsiz içeriye soktuğu "taraftarlar",kendilerine uymayan Telekom taraftarları da dahil istisnasız herkese küfür edenler hatta dayak atanlar, hepsi mevcuttu Telekom maçlarında. Görüyorum ki hala aynı şeyler var ve bunlar hem Telekom'un hem basketbolun marka değerine büyük zarar veriyor. (Hiç zannetmiyorum ya) Mantık olarak en başta TBF'nin bu duruma engel olması gerekir.

youla dedi ki...

@Simply

Bir düzeltme yapıyım. Sen bunlar ankaragüçlü taraftarı değil diyorsunda bunlar maç öncesi arası ve sonlarında "telekomgüçlüler" diye bağırırlar.
Yani özetle ankaragücü gecekondu tribünü.
Seni anlıyorum Ankaragücü taraftarlarının tamamına bu maledilemez ama bu bir gerçek. melih gökçeğin ankaragücünü oğluna almasından sonra bu virus diğer taraftarlarada yayılabilir. çünkü oğlunun kafa yapısıyla bunlar birebir örtüşüyor.Neyseki ankaradaki maçlar asaş stadına alındıda ulus çevresi bir nebze nefes aldı.

ebruli dedi ki...

elinize sağlık
çok doğru yorumlar ve gözlemler var
ben o maçtaydım ve ankaralı bir basketbolsever olarak o manzaralardan utandım

FFM dedi ki...

caglar kardesim bu pota arkasindaki ankaragüclü gurup beles biletin yaninda parada aliyormu??

maliano dedi ki...

Eline sağlık kanka. Özel güvenliğin yüreği yetmiyor,yoksa görevlerini iyi biliyorlar.(Ordaki ironiyi anladım) Boş salonda milletin biletinin peşinden koşmayı biliyorlar sadece. Ankara'da işler iyi gitmiyor malesef.

serdar dedi ki...

beleş biletin yanında yönetimden oyuncusuna tehditle para alan tipler bunlar.1-2 hafta önce bu gruptan birisi için sahanın ortasına kocaman bir yas pasta getirildi ve anonslarla kutlandı bu cesaret nereden alınıyor bilemem bu doğum günü kutlamasını agzım acık izledim.

inan dedi ki...

Herkesin içini döktüğü yazı için teşekkür ederiz. TT'li yöneticilere bu kadar yatırımdan sonra her sene edinilen hüsranın nedenini bulamıyorlarsa bu yazıyı okumalarını tavsiye ediyorum. Yıllar geçtikçe azalan taraftar sayısıyla hedeflenen başarılara ulaşılamayacağını anlamaları gerekir. NBA'den bile oyuncu getirseniz taraftar olmadan kimse mücadele etmez, mutlu olmaz, TT bu salonu temizlemedikçe oyuncu ve para harcamaya devam edecektir.

Gurcay dedi ki...

Federasyon geçen sene FBÜ-Efes maçında çıkan olaylardan sonra tarihi bir ceza verse ne GSCC-FBÜ maçında, ne de bu maçtaki olaylar çıkardı. Şimdi sahada basketbolcu linç etmeye çalışmanın cezası 5 maç olarak belirlendi. Bunun üzerinde ceza verseler, FBÜ'ye verilen ceza örnek gösterilip laf edilecek. Federasyon kendini bir çamurun içine sokmuştur, çıkması da mümkün değildir.

efesliler dedi ki...

Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker final serisi son maçında, bu sene GSCC - FBÜ, BJKCT - Efes Pilsen maçlarında hep rakip taraftara saldırı oldu. Bunların çoğuna göstermelik cezalar verildi. Beşiktaş CT'ye ceza bile verilmedi. Sadece 2-3 önemsiz maçta seyircisiz oynayacağını bilen kulüpler de önlem almıyor.

Simply dedi ki...

@youla
bu adamların gecekonduyla alakası yok.. başka bir grubun bir kolu gibi birşey bunlar ama yıllar olmuştur ankaragücünün maçlarında görülmemişlerdir. bildiğin asalaktır ve ankaragüçlüler de nefret eder bu adamlardan.. başka bir arkadaş belirtmiş, sadece telekom maçlarına da gitmez bunlar, nerden nemalanırlarsa orda biterler..

hellvoodoo dedi ki...

Sorun nasıl çözülür bilmiyorum ama, bu tipler tribünlerde olduğu sürece, eşim ve çocuklarım yanımda olsun veya olmasın, maçlara gitmeyeceğimden eminim. Geçenlerde Ankaragücü-Bursaspor maçına babam ve kayınpederimle gitmek hatasına düştük. Heriflerin maç falan da izlediği yok, tellerin üzerinden atlayanlar mı istersiniz, sürekli aralarda tepişenler gezenler, üstünüze başınıza çekirdek kabuğu tükürenler, birbirine en okkalısından tekme tokat atıp, ana avrat düz giden ve sonra kahkalarla gülen mi ararsınız. Yuh dedik, pişman olduk.

Ben bundan 20 yıl önce ortaokul öğrencisiyken bile yalnız başıma maça giderdim, seyirci daha aklı başındaydı, itiş kakış olsa bile ufak olduğum için korurlardı, onu hatırlıyorum.

Ancak şimdi artık imkansız, hiç bir kuvvet bir daha bu alfabenin "k" harfini kaldıran güruh maça geldiği sürece benim maça gitmemi sağlayamaz.

youla dedi ki...

@simply

Bunlar yüzünden 20 yıldır futbol maçına gitmem ama hepsinde telekom kaşkolü yanında,ankaragücü montu kaşkolü şapkası olan bir grup bunlar.
TED Kolejlilerin 2.ligden 1.lige çıktığı sene bunlar Kolejin rakiplerinden para alıp Kolej aleyhine bağırırlardı.

Çözüm tek aslında,
Telekom yöneticileri (sıkarsa eğer)
bunlara para vermeyi bırakırsa bunlarında ayağı kesilir.

KskHyTr dedi ki...

Üniversite hayatımı(9sene) ankarada geçirdiğim dönemde telekom maçlarına giderdim ve yazdığın yazının tamamına katılıyorum deja vu... Belli bir süre sonra bende telekom maçlarına gitmeyi bıraktım ikinci lig ve bölgesel lig maçları vardı onları tercih ettim zorunlu olarak...

Basketbol_Hayattır dedi ki...

Öncelikle telekom gibi devasa kar eden bir kuruluşu 3 kuruşa sattılar..Satmadan önce "biz halkımıza nasıl daha büyük bir kazık atarız bunu satmadan önce acaba " dıye düşünüp ev telefonlarına 10 lira sabit ücret getirdiler. Türkiyede ki ev telefonu sayısını 10 lira ile çarpınca soygunun ne kadar büyük olduğunu anlayabilirsiniz.. Telefonu iptal ettireceğim dedim ADSL çalışmaz o zaman dediler.. Ve biz hala bu soyguncu şirketin basket takımının adamakıllı bir şekilde yönetilmesini bekliyoruz.. Yahu tutku açık gibi alalade bir guard a dünyanın hiç bir yerinde (NBA de dahi) alamayacağı parayı, vatandaşının cebinden soygun şeklinde alıp ödeyen bir şirketin , o bahsettiğiniz taraftar bozuntularına para vermediğini düşünen var mı ki aranız da ? Tek bir çözüm var bu taraftarlar salondan uzaklaşmadıkça kimse Telekom macına gitmeyecek.. Eger giden olursa zaten bu rezilliğe onay veriyorum diyordur..

STEVEN DARRİCK dedi ki...

ilk öncelikle güzel bir yazı olmuş.yazının artıları var eksikleri var.ben 4 sezondur aralıksız telekom maçlarına gidiyorum bir ankaralı basketbolsever olarak.ben telekom beşiktaş maçını protokol tribüninden takip etmekteydim.maçın 2.periyotunda telekomlu güçlüler adı ile adlandırılan taraftar grubu beşiktaş adına kötü(argo)tezahürat edince türk telekom başkanı celalettin dinçer eliyle amigo ya sus talimatı verdi.adamlar sustu.1 -2 defa gine tezahürat olunca gine eliyle işaret yaptı gine seslerini kestiler.2.periyotun bitmesine 2 dakka kala 2 taraftar grubu birbirlerine el kol işareti(parmak sallamak çıkınca hesap görülecek gibi)atışmalar oldu.devre olunca tt güçlüler alel acele grup olup beşiktaşın bulunduğu tribüne bastılar.olaylar olunca klüb yöneticileri vip salonunda oturuyorlardı.burada çok ihmaller var.
1.güvenlik tedbirleri tam alınmamıştı.normal maç gibi tedbir alınmıştı.
2.tedbir alınsa bile güvenlikçileri takan olmuyor zaten.(polisi bile bunlar takmıyor.2 sezon önce euro cup maçında maçı telekom almış .o resimde gözüken beyaz şapkalı amigo diye nitelendirilen şahıs sahaya girmek isteyince polis bunu vurunca emliyet amirine polisi şikayet edip o görevini yapan polis amirinden azar işitmesi)
3.bir miliyetçi kişi olarak bedava bilet dağıtımına karşıyım.spora teşvik et ama basketboldan anlamayan kazmalar verip destek beklemek biraz abest oluyor.zaten bu davetiye işi amigo işi ayarlamasında tt yöneticilerinde
MEHMET AKİF ÜSTÜNDAĞ dır.davetiyeleri okullara ver daha iyi daha kaliteli taraftar gelecegine adam olmayan adamlar maça gelirse sen daha çok taraftar desteği beklersin.millet hacettepe ve ted in 1 liğe çıkmasını bekliyor.geçen sene ted-erdemir maçına gittim maçta gözlerime inanamadım.1 aile vardı dede-annane ve torunlar beraber gelip tezahürat yapıp maç seyrediyorlardı.
ufak bir dipnot:''Fenerbahçe - Mersin BŞB, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında dahi bizi biletimizde yazan kısıma, salonun en ücra köşesine oturtmaya çabaladılar.'' çünki o organizasyon sorumlusu tbf dur.onların kendi anlaştıgı güvenlikçiler vardı.aynı güvenlikçiler geçen sezon telekom maçlarında görevliydiler.bu sene telekomun güvenlikçileri değiştiler.

Can Tekin dedi ki...

Burda kim hangi takımlı konusunu savunacak değilim ama saldırganların açıkça Ankaragüçlü oldukları aşağıdaki linkten daha anlaşılır.
http://www.holigan.com.tr/v.php?n=olayli-macta-turk-telekom-besiktasa-78---95-yenildi-2010-02-13
Buradan kendi seyircisi ile uğraşmayı görev bilen Beşiktaş yönetim(sizliğ)ini harekete geçmeye çağırıyorum.Bu kişilerin kimliklerine kolayca ulaşabilirler zira Telekom gücü yönetiminin harekete geçeceği yok.
ADSL mi???Artık benim de bir Wınn ım var. Bu leşleri beslesin diye Telekoma para kaptıramam.

OMER dedi ki...

Eski Ankarali , son 4-5 yidir Ereglili bir basketbolsever olarak bir hafta sonu 3 saatlik bir yolu göze alıp Erdemir maçına gelmenizi tavsiye ederim ... Hem de lezzetli bir Balik yer , deniz kenarında yürüyüş yapıp rahatlarsınız :) Tabi salonun %60-70 kısmı kombine oldugundan ( bu sene kombineler 2 saatte bittiğinden önümüzdeki yıl muhtemelen salon tamamen kombine olur...) gelmeden biletinizi ayarlamanizda fayda var... Ayrıca çoluk , cocuk , kız arkadas ,eş , anne ...cumbur cemaat rahat rahat gelin ( bu sezon ilk maca gittiğimde yanımda yaşlı bir amcayla başörtülü , cocuğu anne maca gidiyom dese ne isin var otur evde diyecek goruntulu bir teyze vardı , heralde birinden kombine alıp kaçamak yaptılar diye dusunmustum o gün ancak su hafta itibari ile hiçbir macı kaçırmadılar :) ) burada en ufak bir tatsizlik yaşanmaz...Zaten herkes üzerinde ismi yazılı olan koltuğuna oturur , ister bağırır tezahürat yapar , ister sakın sakın macını izler ; kimse niye bagirmiyosun ya da niye bagiriyosun demez ..Mac bitince de sonuçtan bağımsız takımını alkislayarak gönderir...Dediğim gibi bir hafta sonu gelin ; basketbol izlemek için dolmuş bir salonda macınızı izleyip keyifle evinize dönün....

statman dedi ki...

Çoğu görüşe katılıyorum, lisede okulumuza bedava Telekom davetiyeleri gelirdi, o günlerde başladı Telekom sevgisi, gider maçımızı izlerdik fakat günden güne tribündeki bu tipler arttıkça ben ve benim gibi düşünen bir sürü insan Telekom maçlarından elini eteğini çekti.

Aslına bakarsanız Beşiktaş taraftarıyım ve salona gidip sevdiğim iki takımın maçını zevkle izlemek istiyorum fakat bunca sene Ankara'da gittiğim Telekom-BJK maç sayısı bir ya da ikidir, hem güvenlik yetersiz, ne zaman kavga çıkacak diye koyun misali bekliyorsunuz, ortam o denli gergin hem de içimden gelmiyor artık. Bu Ankaragücü-Beşiktaş husumeti basketbola da sıçradı malesef.

Öte yandan da Hacettepe mezunuyum, üniversite yıllarında basketbol oynadığımız parkede Üniversite takımını izlemek ayrı zevk, sırf Dearman için bile gidilir maça:), sanırım iki hafta sonra Ankara'da Trabzonspor maçı var, herkesi beklerim.

tarski dedi ki...

@Omer
Mumkun olan ilk zamanda gelmek isterim. Balik icin tavsiye?

Kapkan dedi ki...

TT diye bir şirket tamamı yabancıların eline geçmş bu takımın neyini desteliyorsunuz anlayabilmiş değilim.