7 Mart 2010 Pazar

G.Saray Cafe Crown: 89 - Efes Pilsen: 76 ( Takım Başladı, Washington Bitirdi)

Perşembe günü İstanbul'da aldığı Real Madrid yenilgisiyle Avrupa defterini kapatan Efes Pilsen, pazar programının ilk maçında, oldukça erken bir saatte, Galatasaray Cafe Crown'a konuktu Abdi İpekçi'de. Geçtiğimiz sezon Euroleague'e veda ettikten sonra ligde oynadığı ilk maç olan Mersin BŞB maçını Ayhan Şahenk'de son topta sadece bir sayıyla kazanabilmeleri bugün olası bir G.Saray Cafe Crown galibiyetini yakın kılıyordu aslında. Korakor mücadele edip, tempolu bir oyun oynayan sarı kırmızılılar moralsiz güçlü rakibini enerjisi ile zorlayabilir diye tahmin ediyordum. Bu tahminimin çapı elbette çok geniş değildi ama G.Saray Cafe Crown üçüncü periyotta yakaladığı 31-13'lük seri ile galibiyete ulaşan taraf oldu bugün. 5/5 ikilik, 4/5 üçlük şut performansı ile 24 sayı üreten Litvanya'lı şutör Jasaitis ise maçın kahramanıydı.

Maça başlayan Caner Topaloğlu - Evren Büker - Simas Jasaitis - Rancik - Wilkinson beşi ilk on üç dakika boyunca sahada kalırken, Cem Akdağ- Cihansever Yeşildağ ikilisinin göreve geldiği günden bu yana oynatılan hızlı tempolu oyunu Efes Pilsen'e kabul ettirerek ilk çeyreği 26-18 önde tamamladı bu beş. Aynı dönemde Efes Pilsen'de tam dokuz oyuncunun oyuna dahil olması iki takım arasındaki kadro genişliği farkını tarif edilemez bir boyuta çekiyor aslında. Sarı kırmızılı cephede rotasyonun başlaması ile birlikte, oyunun içine girmeye başladı Efes Pilsen. Ve devre sonunda Kerem Tunçeri'nin penetre devamında iki asistiyle bulunan dış şutlarla devreyi 42-38 önde tamamladı Efes Pilsen.

İlk yirmi dakikada lacivert beyazlılarda tam 10 oyuncu süre alırken, sürelerde de dengeli bir dağılım vardı doğal olarak. Galatasaray Cafe Crown'da ise bu sayı 8'de kalırken, maça başlayan 4 oyuncu 15 ve üzerinde dakikalar almıştı Cem Akdağ'ın rotasyonunda. Bu rakamların devamında oluşan bench sayılarında 22-2'lik Efes Pilsen üstünlüğü de devrenin özetiydi bir bakıma.

Soyunma odasından enerji toplamış şekilde dönen G.Saray Cafe Crown, maça başladığı beşiyle başladı 3.periyota da. Maçın gidişatını belirleyecek bir periyot olduğu kesindi buranın. Zira Efes Pilsen'in farkı açması halinde gittikçe yorulan sarı kırmızılıların dönmesi zor olacaktı. Fakat öyle bir üçüncü çeyrek oynadı ki G.Saray Cafe Crown gözlerimizin pası silindi adeta. Caner - Evren - Jasaitis - Rancik - Wilkinson beşi hiç oyundan çıkmadan 5/5 ikilik, 7/10 üçlük isabeti ile tam 31 sayı üretirlerken savunma sahasındaki hareketlilikleri ile de yalnızca 13 sayıya izin verdiler. Efes Pilsen'e öldürücü yumruğu vurmayı başardılar böylece bu on dakikada. Bu sekansda Cem Akdağ'ın bu beşi hiç bozmaması ve dizginleri sahadaki oyuncuların eline bırakması da alkışı hakediyor elbette. Jasaitis'in 9, Wilkinson'ın 7, Caner ve Evren'in 6'şar sayılarına 3 sayı ile katkı veren Rancik'in yarattığı bu kasırga esnasında Ergin Ataman'ın mola almak için 21-9'luk serinin oluşmasını beklemesi ise ev sahibinin ekmeğine yağ sürmüş oldu.

Final periyoduna 69-55 geride giren Efes Pilsen'in yapacağı hamleyi merak ediyorduk aslında hepimiz. Geçtiğimiz hafta Beşiktaş Cola Turka karşısında başarmışlardı bunu. Bu kez deplasmanda ve daha ciddi bir farkı kapatmaları gerekiyordu. Savunmada sertleşerek yaptılar bu hamleyi ve farkı 8 sayıya indirmeyi başardılar bitime 7 dakika kala. 3. çeyrekte hiç çıkmayan beşi bu dakikada bozan Cem Akdağ, Can Akın ve Darius Washington'ı sürdü sahaya. Efes Pilsen'in bu savunma hamlesine cevabı ise bu kez takım için yararlı tarafıyla sahada olan keskin bıçak Washington verdi, yedi dakikada ürettiği 12 sayı ile. Takım arkadaşlarının olağanüstü mücadelesini kenarda izledikten sonra sahaya girip bireysel performansı ile maçı alan isim oldu Amerika'lı oyun kurucu.

Bu mağlubiyetle birlikte lig liderliğini F.Bahçe Ülker'e kaptırmış oldu Efes Pilsen. Avrupa defterinin tatsız şekilde kapanmasının ardından hiç hoş olmadı tabii bu onlar için. Rakocevic kesik yiyen isim oldu bugün, kadroda değildi. Kazan kaynayacak tabii hafta boyunca. Lig şampiyonluğunu etkileyebilecek bir galibiyete imza atan G.Saray Cafe Crown ise alt sıralardaki rakipleri Kepez ve Mersin'in kazandığı bir haftada çok kritik bir galibiyeti çok çok iyi bir oyunla alarak alkışı hakeden taraf oldu.

G.Saray Cafe Crown (89): Darius Washington 14 (1 ribaund- 1 asist), Caner Topaloğlu 9 (2 ribaund- 4 asist), Mike Wilkinson 17 (10 ribaund- 2 asist), Radoslav Rancik 15 (3 ribaund- 2 asist), Evren Büker 10 (5 ribaund- 4 asist), Can Akın (1 ribaund- 1 asist), Simas Jasaitis 24 (6 ribaund- 2 asist), Fatih Solak (1 ribaund)

Efes Pilsen (76): Mario Kasun 17 (6 ribaund), Charles Smith 13 (2 ribaund- 2 asist), Preston Shumpert 7 (3 ribaund- 1 asist), Kerem Tunçeri 3 (3 ribaund- 5 asist), Bootsy Thornton 7 (2 ribaund- 1 asist), Kaya Peker 2 (4 ribaund- 1 asist), Bostjan Nachbar 8 (4 ribaund- 1 asist), Ermal Kurtoğlu 6 (1 ribaund), Sinan Güler 9 (2 ribaund- 1 asist), Ender Aslan 4 (1 asist)

4 Yorum Yapılmış:

tarski dedi ki...

Galatasaray cok iyi takimlara karsi hep son anda, tecrubesizlik ve/veya sanssizliktan kaybediyordu. Ama o kayiplarin tecrubesini kullanacaklari belliydi bir gun. Efes'e patladilar. Gerci son periyot yine dususe gecmislerdi ama Washington imdada yetisti.

Washington'u tam boyle kullanmak lazim. Gerip gerip, son anda yaydan firlatmak. 3 dakika once veya 2 dk sonra girse maci verirdi.

Son senelerin en iyi basketbolunu oynayan gs takimi bu takim. Cok yazik. Cunku bu yabancilari seneye ellerinde tutmalari cok cok zor sadece Tbl icin.

Evren kuskusuz senenin en buyuk kazanci. Cem Akdag'in onu biraz da mecburiyetten iyice 1 numara oynatmasi kendisi icin de cok yararli oluyor. Caner'i de artik iyice rotasyona kattilar. Bu da cok onemli. Hem bu sene hem de bir daha ki sezon icin.

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Avrupa yorgunluğu fazlasıyla belli etti kendini. Ayrıca moral olarak da doğal olarak iyi değildi Efes. Galatasaray'ın şutörleri gününde olunca galibiyet kaçınılmaz oldu onlar adına.

http://mixbasket.blogspot.com/2010/03/gsaray-cc-89-76-efes-pilsen-aslan-efesi.html

yiğitcan dedi ki...

bence bu gün galatasaray cafe crown şutu girdiği için kazandı.. geçen haftaki fenerbahçe ülker maçında bu günkü gibi hızlı hücümlarda şutu attılar ve bu gün soktular.. şut bu her gün aynı düzeyde atamayabilirsin.. sonuçta.. bunları kesinlikle galatasarayın galibiyetini küçümsemek için yazmıyorum.. yanlış anlaşılmasın..
ayrıca bu gün efesin yukarda aradaşın dediği gibi yorgun olduğu gözlendi.. galatasarayda hafta içinde avrupa maçı oynadı ama tabiki efesinki kadar değil..
bizede tebrik etmek düşer gerçi bizim tebriğimiz ne kadar duyulur orası bilinmez ama biz yinede edelim :D sonuçta tv başında izleyenler için çok çok güzel bir maç oldu mücadelesi olsun her şeyiyle lafı da uzatcağımız kadar uzattık... tekrar tebrikler yiğittten sevgilerle.. :))

Bapsteba dedi ki...

GS bu yabancı oyuncuları seneye de kadrosunda tutup üstüne 1 yabancı takviyesi ve türk oyuncu kalitesini biraz daha yukarı çekerek(barış özcan,ümit sonkol vb.tecrübeli oyuncular bularak)gelecek sezon şampiyonluk için iddialı konuma gelebilir.Ama her sene olduğu gibi sil baştan yapacaklarsa söylediklerimin bir anlamı kalmıyor tabi.