12 Mart 2010 Cuma

Hangi Alex?

Geçtiğimiz sezon ilk sekiz maçta sadece bir galibiyet alınmasının ardından Ahmet Çakı'yı göreve getiren Erdemir yönetimi, genç koç idaresinde oldukça başarılı bir sezon geçirerek bu hamlelerinin karşılığını fazlasıyla almıştı. İkinci ligden gelen ve ilk sekiz maçta yalnızca bir galibiyet alabilen bir takımı lig sıralamasında dokuzunculuğa kadar çıkarmayı başarmıştı Ahmet Çakı. Keyifli bir basketbol oynayan ve bu keyfi aynı ölçüde izleyenlere yansıtan takımı ile Teknosa Türkiye Kupası'nda finale kadar yükselen ve orada da Efes Pilsen'i beklentilerin üstünde zorlayan bir takım izledik. Sezon sonunda bu sayfalarda düzenlenen Salsabasket ödüllerinde yılın koçunun Ahmet Çakı, yılın 6. adamı ödülünün de Antwain Barbour'a gitmesi tesadüf değildi elbette. Fazlasıyla haketmişti iki isim de bu ödülleri.

Bu sezona hedef büyüterek başlayan Erdemir, geçen sezonki yabancı kadrosundan sadece Nate Funk'ı kadrosunda tutarken, hareketli bir yabancı oyuncu trafiği yaşadı. Leon Williams, Mujo Tuljkovic, Michael Cuffee, Ramel Curry, Mohamed Kone ve son olarak Alex Gordon idi bu trafiği yaratan isimler. Erdemir'in mevcut kadrosunda Nate Funk, Leon Williams, Mohamed Kone ve Kepez'de yaşanan finansal sıkıntıların ardından 8. haftada takıma katılan Alex Gordon bulunuyor an itibariyle.

Geçtiğimiz sezonu Bursa'da Oyak Renault forması altında geçiren ve %36.3 üçlük kullandığı sezonda ortalama 36 dakika sahada kalarak 20.8 sayı 4.4 asist 3.6 ribaund rakamlarını yakalayan Alex Gordon, Renault takımının ligde kalmasını sağlayan başaktördü. Şutör özelliğini ön plana çıkartmak için daha çok iki numarada tercih edildiği kolej kariyerinin ardından geçen sezon Avrupa'da topu elinde daha fazla tutan bir oyuncuya evrilmişti Alex Gordon. Sayı ortalamasının yükselmesinin yanı sıra top kaybı ortalamalarında da bu paralelde bir artış gözlenen Alex Gordon, sezon sonunda transfer piyasasının dikkat çekici takımı Kepez'e yönelmişti. Orada oluşturulan kadroda da Cüneyt Erden'in yanında iki numara gibi tercih edilebileceği gözleniyordu aslında. Fakat bu tür düşünceler için fazla şans tanımadı açıkçası Kepez Belediyesi ve o kadro sezon başındaki düşüncelerden tamamen farklı yerlere savruldu.

O rüzgardan nasibini alan Alex Gordon, Amerika'ya gideceğim dedikten kısa bir süre sonra Erdemir'le sözleşme imzaladı. Oyak Renault - Kepez Belediyesi ve Erdemir. Bir sene içerisinde Türkiye'deki üçüncü şehrindeydi artık Alex. Ve transfer döneminde F.Bahçe Ülker ile de adının anıldığını hatırlayarak, sürekli bir evrilme durumu olduğunu görüyoruz. Bu detaylar neticesinde kendini Erdemir antremanında buldu Amerika'lı oyuncu. Hakan Köseoğlu gibi bir guardın olduğu takımda iki numarada şutör özelliklerini daha baskın şekilde hissettirebileceği düşüncesi ile oldukça yerinde bir tercih olarak yorumlamıştım bunu o zaman. 1 ve 2 numarayı oynayabilen Nate Funk ile birlikte oldukça güçlendirmişti elini Erdemir. Ve artık işin zor kısmı tamamen Ahmet Çakı'ya ve onun tercihlerine ait olacaktı.

Erdemir formasıyla geride bıraktığı 14 karşılaşmada 9.4 sayı 1.7 ribaund 3.2 asist gibi kendi özelinde oldukça düşük ortalamalarla oynayan Alex Gordon'ın üç sayılık isabet yüzdesi de %21.2'ye gerilemiş durumda. Bu rakamları oluştururken de maç başına ortalama 21.7 dakika alabildi Alex Gordon, Ahmet Çakı'nın rotasyonundan. Geçen sezonun ardından gece ile gündüz kadar farklı rakamlar bunlar. Sadece altı maça çıktığı Kepez'de 13.1 sayı ortamalası ile oynayan Alex, Erdemir formasıyla çıktığı 14 maçta 20 sayı barajını geçemedi hiç. Oyak Renault ve Kepez'in ardından Ereğli'de takımın eline baktığı tek isim olmaması bu rakamların ortaya çıkmasında etken elbette, kullandığı top sayısının azalması ile birlikte. Ama kadronuzda Alex Gordon gibi bu ligde fark yaratan bir isim varsa şayet, O'nun daha efektif kullanılması da bir tercih değil zorunluluktur bana kalırsa. Bu sezon aldığı başarılı sonuçlarla beşinciliğe yükselen ve bu dönemde sadece lig sıralamasında üstünde yer alan takımlara karşı maç kaybeden Erdemir, son sekiz maçında yalnızca iki galibiyet alabildi. Sezon başında belirlenen Play-Off hedefinden bu son dönemdeki serbest düşüş ile uzaklaşmaya başlayan Erdemir'de işlerin şu an için planlandığı gibi gitmediği kesin. İçerisinde bulundukları bu durumdan kurtulabilmek için fazlasıyla farklı silahları var. Boyalı bölgede Leon Williams, kısa rotasyonunda Nate Funk, üç numarada Erkan Veyseloğlu ilk göze çarpanlar. Fakat bu tehditler içerisinde bu sezon en suskun olanını kullanmak ve onu yeniden oyunun içerisine döndürebilmek şüphesiz en verimlisi olanı onlar için.

Alex Gordon'ın kalan haftalarda göstereceği performans Ereğli temsilcisinin sezonu nerede tamamlayacağını da doğrudan etkileyecek bence. Bakalım bu şartlar altında Alex'i yeniden kazanmak adına nasıl bir strateji izleyecek koç Ahmet Çakı. Ve en önemlisi kalan 9 maçta hangi Alex'i izleyeceğiz? Bursa'da burnuna aldığı darbenin ardından tamponla oyuna devam edip 34 sayı atarak maç kazandıran Alex Gordon'u mu yoksa Ereğli'de sezonu sessiz sakin geçiren Alex Gordon'u mu ?

3 Yorum Yapılmış:

kerim can dedi ki...

Geçen sene ahmet çakı öncesi dönemdeki tek galibeyeti casa ted kolejliler değil 24 saniye göstergesi bozulup ertelenen maçta darrüşafaka maçıydı.

saLsa dedi ki...

Teşekkürler Kerim Can, çıkarttım o kısmı. Çağlar ufak bir hata yapmış, o kadar kusur kadı kızında da olur.;) Teşekkürler dikkatli takip için.

saLsa

Selda dedi ki...

Ramel Curry in zamansız takımdan ayrılması yada ayrılmak istemeyip de ayrılması sonucu alınan gordon erdemir e zarar veriyor. bir yabanci eksik olsalardı da gordon u almasalardi daha avantajlı olacaklardı. horozun cok oldugu yerde sabah olmazmıs atasozundekı gıbı funk, hakan koseoglu ve gordon aynı oyun karakterınde oyuncular oldugu gıbı