3 Mart 2010 Çarşamba

Home Sweet Home

Top-16'da son iki haftaya girilirken dört grup içerisinde kopmanın yaşanmadığı tek grup Efes Pilsen'in içerisinde yer aldığı F grubu. Dört takım da evinde oynadığı ikişer karşılaşmayı kazanmış durumda an itibariyle. Durum böyle olunca, gruptan çıkacak takımları ikili averajın dışında üçlü hatta dörtlü averajlar belirleyecek gibi duruyor sanki. Dört maç sonunda Efes Pilsen'in averajı 0 (sıfır), rakiplerden lider Maccabi'nin +4, ikinci Real Madrid'in +3 ve sonuncu Siena'nın ise -7. Burada da görüldüğü üzere gruptan çıkacak olan takımları atılacak tek bir serbest atışın sayıya dönüşüp/dönüşmemesi dahi belirleyebilir. Oldukça ilginç bir hal aldı grup. Bu açıdan Abdi İpekçi'de harika bir oyunla mağlup edilen Siena karşısında 34. dakikayı 22 sayı önde geçen Efes Pilsen'in maçı sadece 10 sayı farkla kazanabilmesi ve İsrail deplasmanında 35 dakika başabaş götürülen maçın son beş dakikasında yapılan saçmasapan hatalarla maçın 10 sayı farkla kaybedilmesi son sekiz yoluna taş koyabilir. Kalan iki maçta alınacak sonuçların ardından orada yapılan basit hatalara bakıp tüh diyebiliriz. Senaryonun en can sıkıcı kısmı burası.

Geçen hafta Maccabi karşısında alınan 7 sayılık galibiyetin ardından sıfırlanan averajla birlikte yarın Real Madrid karşısında önce galibiyeti, sonra da 8 sayılık farkı kovalayacak Ergin Ataman ve öğrencileri. Top-16'nın ilk maçında Madrid deplasmanında iyi bir oyunla açılışı yapmasına karşın 77-70 kaybetmişti Efes Pilsen. O gün ortaya koyulan iyi oyun ümitlendirmişti hepimizi. Bugün gelinen noktada bu ümidin karşılığını almış durumdayız aslında. O günden bu yana da değişiklikler var elbette takımda. Bunlardan en günceli formsuz Shumpert'ın yerine sisteme dahil edilen Nachbar. Önce Maccabi, ardından da pazar günü oynanan lig maçında fazlasıyla gördük bunu. Sezon başında Real Madrid'e takas olacağı yönünde dedikodular dolaşan Nachbar ilk maçta süre alamamıştı, yarın ise önemli kozlardan biri olacak. Onun dahil olduğu ama gerçekten dahil olduğu bir Efes Pilsen organizasyonu çok daha farklı.

İstanbul'daki bu mücadelenin yanı sıra yarın hemen hemen aynı saatlerde İsrail'de de Maccabi - Siena maçı var. Gruptaki dört takım da evinde oynadığı tüm maçları kazanıp deplasmanları pas geçtiğinden karmaşık bir hal alan bu yapıda evinde maç kaybeden takım da dükkanı kapatmış olacak bir nevi. Fakat ilerisi için planlar yapılırken çapraz gruptan Barca - Partizan ikilisinin göz kırptığını ve bu grubu lider bitiren takımın Barca'ya uğramadan Final Four yolunu açacağını görüyoruz. Önce Madrid karşısında İstanbul'da, ardından Siena deplasmanında İtalya'da ortaya konulacak iki güzel kırk dakika yoğun eleştiriler aldığı bir sezonda (ki çoğu haklı eleştiriler) , Efes Pilsen'i Paris'e götürmeye yetebilir. Motivasyon için ekstradan birşeye gerek yok herhalde bu noktadan sonra.

20.15'de Abdi İpekçi'de oynanacak bu karşılaşmada bizi bekleyen iki önemli seri var ayrıca. Bunlardan ilki grupta ev sahiplerinin kazanma serisi, diğeri ise bu sezon Türk takımlarının İspanyol takımları karşısındaki mağlubiyet serisi. Bu serilerden ilkinin devamını canı gönülden isterken, ikinci serinin de sona erdirilmesi için bekliyor olacağız yarın. Önce galibiyet, sonra fark. Herşey dilediğimizce olur umarım.

2 Yorum Yapılmış:

Gurcay dedi ki...

1-0 olsun; bizim olsun...
+8'de gözüm yok. Bu takım MPS'i gider Siena'da da yener. Grupta en çekindiğim takım R.Madrid. Bu maçı alırsak Siena deplasmanına çok farklı bir motivasyonla çıkacağız.
Bu arada aklıma getirmek istemiyorum ama bu maçı kaybedersek, Maccabi de Siena'yı evinde yenerse son maçlar öncesi gruptan elenmiş olacağız.

Kapkan dedi ki...

ne demek +8 de gözüm yok efes ne yapıp edip savaşmalı ve bu maçı farklı kazanmalı aksi taktirde beraberlikte real ve maccabi nin gerisinde kalacağız. siena'yı evinde yenemezsek tabi! buda çok zor bir olasılık.