27 Mart 2010 Cumartesi

Mersin BŞB: 81 - F.Bahçe Ülker: 80 (Kaptan Gemiyi Sevince Boğdu)

Cumartesi programının ilk maçında son haftaların en formda takımı Mersin BŞB ile Tanjevic'siz ilk maçına çıkan F.Bahçe Ülker karşılaştı. Maçın ilk yarısında James Baron ve Vincent Grier'in sayıları ile oyuna tutunmayı başaran ve ilk yarıyı 44-43 önde kapatan Mersin BŞB, savunma dozajını arttırarak başladığı ikinci yarının ilk beş dakikasında yakaladığı 10-2'lik seri sonrası skorda 54-45 öne fırlayan taraf oldu. Bu dakikada alan savunmasına dönmeyi tercih eden Ertuğrul Erdoğan, bu tercihin karşılığını fazlasıyla aldı. Ve final periyodunun ilk hücumunda Greer'in üçlüğünü de dahil edersek 26-5'lik muazzam bir seri izledik sarı lacivertlilerden. Bu seride başrolde olan isim ise çok iyi başladığı maçın ikinci çeyreğini, Tanjevic sahada olmasa da onun alışık olduğumuz rotasyonundan kesiği yiyen Gordan Gricek idi. 5 dakika içerisinde 9 sayı önde iken 12 sayı geriye düşen Mersin yine de ayakta kalmayı başardı. Ukic'in yüzük parmağında oluşan sıkıntı ile de direksiyona Greer'in geçmesi ile aradığı fırsatı bulmuş oldu Mersin takımı. Vincent Grier önderliğinde yeni bir direniş başlatarak, son altı dakikasına 74-64 ile 10 sayı geride girdikleri karşılaşmanın son topunu kullanma şansı elde ettiler.

Bu şansın yaratılmasını sağlayan isim ise 21 sayı 6 ribaund ve birbirinden kritik 3 top çalma ile oynayan Vincent Grier idi. Bitime 20 saniye kala 80-79 geride iken mola alan Mete Babaoğlu, son topu günün sıcak ismi Grier'e hazırlamıştı doğal olarak. Fakat İnanç Koç'a da hücum ribaunduna gir telkininde bulunmayı ihmal etmemiş tecrübeli koç. Vincent Grier'in el üstünden üçlüğü isabetsiz olurken Mersin'in ikinci yarıda takım halinde aldığı 3 hücum ribaundunun altında imzası olan İnanç Koç, maçın en önemli ribaundunu alarak topu tiplemeyi başardı. Ve bütün maç boyunca bir dakika olsun geri adım atmayan inançlı takımına çok çok kritik bir galibiyet hediye etmiş oldu.

Grier'in Kinsey'i savunmada oldukça başarılı başladığı ilk çeyrekte, Roko Ukic de Dominic James'e karşı fizik üstünlüğünü sayıya çevirmeyi başardı. İyi savunma yapmaya çalışan ve tempolu oynamaya çalışan bir Mersin izledik ilk on dakikada. Ömer Onan'ın sakatlığı nedeniyle oynayamadığı karşılaşmaya iyi başlayan isim ise uzun bir arada sonra Gordan Gricek idi. Oldukça sıcaktı eli ilk on dakikada, ürettiği 8 sayı ile sahanın en skorer ismiydi. Kenardan gelerek el üstü iki şut sokarak beş sayılık bir katkı yapan James Baron da maçın devamı adına olumlu sinyaller vermişti ev sahibi adına. İkinci çeyrekte James Baron'u etkisiz hale getirmeyi başardı F.Bahçe Ülker savunması fakat buna karşılık Mersin cephesinde de Altan Greer'i bezdirdi resmen. İlk on dakikada potaya yönelmeyi tercih eden Mersin'li oyuncular, ikinci çeyrekle birlikte topu potaya atma tercihine yönelip bunda da 5/8 ile oldukça iyi bir yüzde yakalayınca devreyi bir sayıyla da olsa 44-43 önde kapatmayı başardılar.

İlk yirmi dakikanın en keyifli pozisyonu Emir Preldzic - Semih Erden ikilisin alley-oop'u olurken, Ukic'in kenarda olduğu anlarda Greer'in takımı istenilen düzeyde idare edememesi ile birlikte Preldzic'in sorumluluk alması dikkatlerden kaçmadı. Bir diğer dikkat çekici durum ise, maça çok iyi başlayan Gordan Gricek'in sekiz sayıyla tamamladığı çeyreğin ardından ikinci on dakikayı benchde geçirmesi idi. Soyunma odasından aynı savunma direnci ile dönen Mersin BŞB; ilk beş dakikada yakaladığı 10-2'lik seri ile farkı dokuz sayıya kadar çıkarmayı başardı. 52-45'de mola alan ve alan savunmasına dönen Ertuğrul Erdoğan'ın bu hamlesinin ardından sudan çıkmış balık modunda hücumlar yapan Mersin BŞB, oldukça çaresiz gözüktü. Ki savunmanın dozajı da o kadar yüksek değildi F.Bahçe Ülker'de. Normal bir zone deniyorlardı, gidişatı değiştirebilmek için. İnanç Koç'un uzun mesafeli iki üçlüğü ile boş dönülen hücumların ardından 26-5'lik bir seri izledik. Ki bu seride de başrolde olan isim üç hücumda üstüste bulduğu üç isabetli üçlük ile Gordan Gricek'ti. Alan savunması, Gordan Gricek'in bu 9 sayılık hücum performansı ve Mirsad Türkcan'ın ateşlemesi bileşkesinde farkın çift hanelere çıktığı dönemlerde 1 numarada Roko Ukic'in varlığı dikkat çekiciydi.

Final periyoduna Greer'in üçlüğü ile başlayarak farkı 12 sayıya kadar çıkardı F.Bahçe Ülker. İşler oldukça zor gözüküyordu Mersin cephesinden. 9 sayı öndeyken beş dakika içerisinde 12 sayı geriye düşmek hele ki rakip F.Bahçe Ülker iken hele bir de Mersin gibi sıralamada zor bir durumda bulunurken. Buradan dönebilmek için iyi oynamak yetmez, şans da lazım biraz. O şans Roko Ukic'in parmağından sakatlanıp kenara gelmesi ile vücud buldu sahada. Ve Greer 1 numar oynamaya başladı. Vincent Grier'in baskılı savunması ile yeniden canlandı Mersin ve James Baron'un üç serbest atışının arkasından Grier'in Preldzic'in çalıp smaçla bitirdiği pozisyonun ardından da fark yeniden tek hanelere çekilmiş oldu(69-74).

Bitime altı dakika kala 74-69'a gelen skorun ardından son saniyeye kadar bir an olsun vites düşürmedi Mersin. Savunmada Asım Pars, Onur Aydın ikilisi ile boyalı bölgeyi kapattılar. Dışarda da Altan ve Grier ikilisi nefes aldırmadı F.Bahçe Ülker'li uzunları. Günün konuk takım adına en sıcak ismi Gordan Gricek de bitime 2.30 kala beş faulle kenara gelince ibre yavaş yavaş ev sahibine dönmeyi başladı. Hemen bunun öncesinde Greer'in Dominic James'e yaptığı hücum faul de maçın kırılma anlarıydan biriydi bana göre. Çok gereksiz bir faul yaptı Greer ve son beş dakikada sadece Grier ve İnanç Koç'un skor üretebildiği Mersin takımı bitime 20 saniye kala son topu oynamaya hak kazandı(79-80). Molada Grier'a çizilen set esnasında hücum ribaunduna yönelmesi sölenen İnanç Koç, kendisine söyleneni fazlasıyla yerine getirerek kaçan şutun ribaundunu alan ve maçın bitiş düdüğüyle birlikte basketi bulan isim oldu. Aynı zamanda gemisini kurtaran kaptan da tabii.

21 sayı 6 ribaund 4 top çalma ile maçı son topa taşıyan Vincent Grier ile 26 dakikada 20 sayı üreten James Baron'un bu oyunları çok çok değerli elbette ama İnanç Koç'un Mersin takımının bugün almış olduğu 3 hücum ribaundunun (ilk yarıda hücum ribaundu alamadı ev sahibi takım)altında imzası olan isim olarak son pozisyonda tip-in yapması Mersin adına günün belki de sezonun en önemli olayı. Ukic'in tek başna 7 asist yaptığı bir maçta, Mersin'in takım halinde 9 asist yapmasına karşın maçı kazanmasını sağlayacak kadar değerli bir galibiyet bu. Kupanın ardından Mersin ligde kaldı diyebiliriz demişti Anıl, bu yolda çok büyük bir adım attılar bugün. F.Bahçe Ülker ise Tanjevic'siz çıktığı ilk maçta mağlubiyet alarak lider Efes Pilsen'i rahatlattı Bursa deplasmanı öncesinde.

Maç öncesinde Özhan Canaydın anısına yapılan saygı duruşunda, hafta arasında Kadıköy'de olduğu gibi rahmetli Canaydın'ı alkışlayan Fenerbahçe taraftarının oluşturduğu görüntü ise bugünün en güzel görüntüsüydü açık ara. Maçı kazandıran basketi atan İnanç Koç'un, F.Bahçe Ülker benchiyle ağız dalaşına girmesi ve Rasim Başak ile de işi fiziki boyuta taşımasına ramak kalması ise hoş değildi elbette.

Mersin BŞB (81): Asım Pars 7 (5 ribaund-3 asist), Nedim Yücel 4, Altan Erol (1 asist), Vincent Grier 21 (6 ribaund- 1asist), İnanç Koç 17 (7 ribaund), Onur Aydın 6 (4 ribaund-2 asist), James Baron 20(1 ribaund-1 asist), Dominic James 6 (1 ribaund-1 asist), Goran Nikolic (1 ribaund)

F.Bahçe Ülker (80): Roko Leni Ukic 11 (1 ribaund-7 asist), Mirsad Türkcan 12 (8 ribaund-1 asist), Semih Erden 9 (5 ribaund), Gordan Giricek 23 (3 ribaund), Damir Mrsiç (1 asist), Lynn Greer 7 (1 ribaund-2 asist), Tarence Kinsey 5 (2 ribaund-1 asist), Emir Preldzic 2 (5 ribaund-2 asist), Oğuz Savaş 11 (3 ribaund-1 asist), Serhat Çetin

13 Yorum Yapılmış:

Selda dedi ki...

bugun ne mersin buyuksehir kazandı ne FB kaybetti. bugun sahada mersin in AZMİ kazandi. bugune dek bu kadar azimli oyun gormemistim mersinde. tanjevic de olsa FB adina degisen bır sey olmayacakti.
bu macta anladım ki FB neden iyi takım: inanılmaz disli ve dinamik savunmalari var. hucumda degil ama savunmada muthis cevik, oynak, esnek ve ritmikler.
bu azim ile nihayet rahat bir nefes aldik mersinliler.artik korkulu ruya gorecegimizi sanmiyorum.kısacasi kefeni yırttık gibi.
yasasın basketbol...
mersin deki agir vasıta onur aydın gibi oguz savas lari var ki kar mı zarar mı ettiriyor FBye belli degil. mirsat turkcan turk basketbolu ıcın kıymetli bir degerdi. ama simdilerde yada en azından bu macta eski kreatif oyununun olmadigi asikar.
mete babaoglu ofansda en guclu penetre silahi olarak dominici soyluyordu ama celiskili bicimde son topu (kazanc topu) vincent e birakti. sasirticiydi benım icin.
has adamım agir vasitam onur aydın en kaliteli maclarindan birini cıkartarak 2 3luk ve 4 rb ile muazzam inanılmaz katkısı gozlerimi yasarttı.
FB iyi takım, benchleri de cok saglam tek eksikleri 5 nolu pozisyon icin soyle atik, yırtık atletik bir oyunculari yok olmadigi surece de Efes in golgesini hicbir zaman gecemeyecekler.

basketçi dedi ki...

FB ÜLKER'in Baron'a dayak atmasına izin vermemişler anlaşılan.

Cakivu dedi ki...

@basketçi, şu derin yorumlarınla çok katkı yapıyorsun, hala ordasın yani bravo sana, neydi? babasından bile böyle dayak yememişti di mi? Devam bu vizyonda gerçekten harika...

serdar dedi ki...

takım olarak güzel oynadılar takım oyunuydu hep birlikte kazandılar

Fanatik Basket dedi ki...

@selda
bizim iddiayı kaybeden sen olcan sanırım :) bu galibiyetten sonra mersin düşmez :)

basketçi dedi ki...

caviku@
sana burda net olarak cevap vermiştim ama anlama veya anlamazdan gelme problemin olduğu için idrak edememişsin sanırım.
http://www.salsabasket.net/2010/02/omer-onan-james-baron.html

Sarıkaya dedi ki...

İlle de bi' Guiza benzetmesi yapmak gerekirse ;

Mersin Büyük Şehir Belediye Spor, basketbolumuzun İstanbul Büyükşehir Belediye Spor'unu yenmiştir!-))

Cakivu dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Cakivu dedi ki...

@basketçi,

madem açtın konuyu söyliyim, ben orada bahsettiğin başlıkta (link verme zahmeti verdiğin), senin son yazına cevap vermeyince ki konu gereksiz uzamıştı, kendince net cevap yazmış olduğun hissine kapılmışsın anlaşılan.

Yazdıklarını okursan benim görmediğim tepkilere, feryatlara yer vermişsin, ben sahadaki röportajları dinledim ve maçı izledim. Senin anlattıklarına inanmıyorum demiyorum ama maç içinde her kesim tepki koyar vesaire ve maçı izledik gayet normal bir final maçıydı.



Bugüne gelirsek, öncelikle maçı mersin haketti, inanç gerçekten tam bir ateşleyici. Maçtan hiç kopmuyor zaman zaman aşırı tepkiler göstersede takıma inanılmaz bir güç veriyor. Aşırı tepkiler birgün takımını yakabilir ama sonuçta her takımda olması gereken, yeri gelince kendi takımında uyuyan adamı savunmada uyandırıp takımı ateşleyebilecek bir takım oyuncusu. Hem İnança hem Mersine tebrikler...

iki, baron iyi bir basketçi ama senin gözünde büyüttüğün ve de gereksiz abarttığın gibi dayak yemezse her maçı alacak bir süper kahraman değil bknz: "FB Ülkerin Baron'a dayak atmasına izin vermemişler anlaşılan"

üç- fikirler sahiplerinindir seninkiler veya benimkiler onları olumlu ya da olumsuz tartışmak ayrı konu, ama senin üslubun ve varsayımların traji komik durumda, tekrar yazayım belki tekrar tekrar okuyunca sende anlarsın (şaşı bak şaşır gibi) "FB Ülkerin Baron'a dayak atmasına izin vermemişler anlaşılan" şimdi bunu bu şekilde yazmış olman için :
- ya aklının hala final maçında kalmış olması lazım ki, final maçında senin abarttığın gibi hakemlik ya da dayaklık bir durum yoktu bence (lütfen gene maç içinde mete babaoğlu hep kızdı filanları anlatma ona bakarsan her maç içinde her koç hakeme, savunmasına ona buna isyan eder)

- ya genel olarak fener antipatin olması

-ya da baronu gerçekten "le bron" filan sanıyor olman lazım.

dört- ben seni gayet iyi anlıyorum merak etme, bu blogu da devamlı takip ediyorum arada bir de yazıyorum, Selda isimli arkadaşın güzel yazısından ve analizinden sonra senin vizyon kokan(!) yorumunu hepimize sunduğun için tekrar teşekkürler, kendi basketbol bilgine göre baron un dayak(!) yemediği her maçta mersinin, feneri, efesi veya sienayı yenme olasılığının fazla olması faktöriyelleriyle başbaşa bırakıyorum seni. Keza babasından bile böyle dayak yemedi çocuk...

basketçi dedi ki...

:)
sen hiç izlemediğin halde kendini inandırmışsın bir kere
gözünü bürüyen fanatik duyguların benim en önden sahada izlediğim maç hakkındaki anlattığım gerçekleri görmeni engelliyor.
baron dünkü maçta 20 sayı atmış, bu bile onun iyi oyuncu olduğunu gösteriyor. ama baron'u gözümde büyüttüğüm falan yok bunuda sen uydurmuşsun.
ben o maç için eğer baron'a yapılan her faulde baron serbest atış çizgisine gitseydi fb ülker o maçı alamazdı diye bir yorum yaptım.
adamın kafasını kırdılar adam kan içinde kaldı ona bile faul çalmadılar diyorum, kafasının içinde futbol topunun fanatikliği bulunanlar herkesi kendileri gibi zannedip anti fb'likle suçlayıp kendilerini sıyırdıklarını zannediyorlar.

dfn05 dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
basketçi dedi ki...

oğuz bence olağanüstü meziyetleri olan bir oyuncu ama tanjevic'in sisteminde nasıl mehmet okur sırıtıyorsa oğuz da aynı şekilde sırıtıyor.
bogdan koç kaliteli uzundan anlamaz. eğer dış şut atabiliyorsan, alçak post hücumun iyiyse sırtına adam alıp oynayabiliyorsan sen bogdan koçun işine yaramazsın.
ona iki pota arasını hızlı koşacak, hücum ribaundu kovalayacak, pota altında aldığı topları driplingsiz bitirecek adam lazım. semih bu iş için biçilmiş kaftan ama oğuz bu sistemde asla başarılı olamaz.

serdar dedi ki...

cok sayı atmak iyioyuncu omak demek değildir 30-35 dk oynayan her oyuncu en az 15-20 sayı bağlar biraz basketbol biliyorsa eline cok atış geleceği için.savunması iyi olan oyuncu her zaman daha değerlidir.tuttuğun adam cok atmıs sen cok atmıssın ne anladım ben bu işten??ama Türkiye de kafa bu sayı atan oyuncu makbul bu da cok komik...