29 Mart 2010 Pazartesi

Ömer Aşık Neden Hala Oynamıyor?

Ben idmanlara gidemedim uzun süredir ama gidenler, bilenler söylüyor: Ömer Aşık birkaç haftadır idmanlara çıkıyor, son haftalarda gayet iyi durumda diye ama maç kadrosunda hala yok genç oyuncu. Neden peki?

Öncelikle şunu söylemek lazım ki Ömer Aşık'ın çektiği ihtarname kulübün kolay kolay hazmedebileceği bir şey değil. Ve öğrenebildiğim kadarıyla bu durumun altında yatan birinci neden de işte bu bahsi geçen ihtarname. Oyuncunun yetişip bu günlere gelmesinde büyük pay sahibi olan kulüp kolay kolay hazmedemiyor tabii bu gördüğü karşılığı. Ama genç oyuncuların kafalarına giren menajerlerin suçlarını pas geçemeyiz burada. Bir yazımda yazmıştım Türk Basketbolu menajerlerin oyuncağı olmuş durumda diye, burada da benzer bir sona doğru gidiyoruz. Ömer Aşık'ın kafasını karıştıranlar, onu F.Bahçe Ülker'den uçurmak isteyenler var sizin de tahmin edeceğiniz üzere. Haliyle ona belki de kendi başına yapmayacağı şeyleri yaptıranlar da var. Bu durumdan muzdarip, bu durumdan şikayetçi en az 10 takım sayarım size bir çırpıda. Peki düzeltebilir miyim bu durumu? Elbette gücüm yetmez. Mantaliteleri, kafaları değiştirmek lazım.

Kulübün yaptığı normal mi peki? Değil. Ama Enes Kanter mevzusunda sağlam bir kazık yiyen takımın bir kazık yemeye daha niyeti yok, bu da açık. Menajer oyuncağı olmaya da niyetleri yok. Kendi duruşlarını sergiliyorlar, bazı değerlere sahip çıkarak, belki de yeri geldiğinde bazı yaptırımlar uygulayarak. Doğrudur, yanlıştır, o haklıdır, bu haksızdır, bilemem. Bildiklerim de fikirlerim de yukarıdadır.

33 Yorum Yapılmış:

Ahmet Karadag dedi ki...

Benim anlamadigim konu su. Ömer Asik haksiz bir durumdaiken mi durup dururken kulübe ihtarname cekmis/cektirmis? Ihtarnamenin gerkecesi ne olabilir? Mukavele taraflarindan birisinin mukaveleye uymamasi durumunda (örnegin para ödenmez ise) ihtarname cekilir. Bir oyuncu veya bir kulüp bu hakkini kullanmayacaksa ne anladik imzalanan mukaveleden o zaman? Oyuncunun parasini ödersin, mukaveleye uyarsin ve ihtarnameyi yemezsin, o kadar basit aslinda. Kulüp seni büyüttü, "vefa" falan hepsi hikaye. Ömer Asik gösterdigi performansi gösteremese FBÜ onu coktan kapinin önüne koymustu ve koymakta hakli olurdu. Ömer Asik cikip da "gecmiste size neler kazandirdim vs." dese kimin kili kipirdardi? Ibrahim Kutluay gibi bir Fenerliye vefa borcunu ödemeyenler Ömer Asik'a mi ödeyeceklerdi? Olayi menajerlere falan yikmak yanlis bence. FBÜ yönetimi isini son zamanlarda (Mirsad örnegi de verilebilir) iyi yapmayarak sagda solda suclu aramya basladi. Öncelikle oyuncular neden küstürülüyor, neden zamaninda mukaveleler uzatilmiyor ve son saniyelere birakiliyor ona bakmak lazim... Isin arkasinda büyük bir yöneticilik basarisizligi var.

10ur dedi ki...

arkadaşa tamamen katılıyorum. salsanında menajerler hakkında yaptığı yorumun haksız olduğunu düşünüyorum sonuçta bu omların mesleği ve meslekleri gereği oyuncuya ve kendilerine daha fazla para kazandıracak takımı arıyorlar. ne yazık ki fenerbahçe ve fenerbahçe ülkerdeki bazı yöneticiler bu gerçeğin farkında değil ve hala geçmişte yaşamaktalar ve bu mantelite ile sadece oyuncu kaybedilir hiçbir zaman oyuncu kazınılmaz

MuYu dedi ki...

Dünyanın her yerinde oyuncuların menajerleri ve hatta danışmanları vardır. Bunun uzaydan gelmiş bir kurum gibi insanlara sunulması çok garibime gidiyor. Saçma olan emir in "nba de oturmaktansa türkiyede oynarım" gibi samimiyet noksanı demeçleri... Ne yazıkki burada doğruyu söylemek biraz sıkıyor. Ömer de emir gibi yuvarlak konuşsaydi şu an kadroda olurdu.

Bu ülkede menejerler sorun olabilir gerçekten ama realiteden nasibini almamış, oyuncuyu hala forma kutsallığı ikna etmeye çalışan, söz dinlemeyenı veya dediğini yapmayanı afaroz eden kulüp anlayışı esas sorundur.

Bu sorunu kendine bu kadar dert eden bence çözüm üretmeye çalışır. Oyuncunun önünü nasıl keserim, nasıl 5 senelik kontratı kitlerim komik oluyor. Al denizlili messiyi ikiyüzbine sonra oyuncu gidince menejer tu kaka yap. Canım ülkem çarpıklığı...

basketçi dedi ki...

yetiştirdin diye bedavaya oynat yada parasını geç ver.
sözleşmede ne yazıyorsa her iki tarafta buna uymalı.
biizm kulüplerimiz biz büyük takımız bizde kimsenin parası kalmaz diyorlar.
doğruda diyorlar hem büyükler hemde kimsenin parası gerçekten onlarda kalmaz ama oyuncu dediğinin parası vaktinde ödenir.
sonra elalem ferraribery'e milyon €'lar saydırır sen ağzı açık izlersin.

ozz dedi ki...

şu an da bulunan mevcut menejerlik sistemini nasıl oluyorda beğeniyorsunuz ve destekliyorsunuz anlamıyorum. O kadar genç yeteneği sizinde belirttiğiniz gibi PARA uğruna harcadılar ki anlatamam, oyuncunun gelişimini sürdürürken iyi para kazanabilmesi en doğrusu olmalı, sadece para değil ama.
Mevcut menejerlik sistemi düzeltilmeli ve bu sistemle oyuncular korunmalı, insan ticareti gibi işler yürümemeli deseydiniz, ya da klüpler sahipsiz oyunculara neler yaptırabiliyor bunları engellemek adına menejerlik ve oyuncu hakları ile ilgili güncellemeler olsa deseydiniz yine bir nebze olsun anlardım.

granger17 dedi ki...

arkadaşlar partizan diye bir takım hepiniz duymuşsunuzdur adamlar oyuncu fabrikası gibi yetişdirdikleri oyuncuların haddi hesabı yok en son örnekler milenko tepiç,uros tripkoviç,nikola pekoviç şuan hiçbiri partizanda oynamıyo avrupanın çeşitli takımlarında oynuyolar ama partizan gücünden hiç birşey kaybetmiyor çünkü sattıkları oyunculardan aldıkları parayla tekrar altyapıya yatırım yapıyolar ama bizim oyuncularımız daha cin olmadan adam çarpmaya kalkışıyolar geçen sene enes kanter bu sene ömer aşık ondan sonra neden genç oyuncu yetişmiyo diye yanıp duruyoruz önce takımına gerekli katkıyı verirsin takımını bir yerlere getirirsin ondan istediğin yere gidersin örnek hidayet türkoğlu bende salsaya katılıyorum menajerlerin oyunlarına geliyolar benim için oyuncular menajer geçiçidir baki olan kulüpdür. bu kulüpten kimler geldi kimler geçti

78ers dedi ki...

omer gibi kardeslerimiz bence olaya bir de su acidan baksinlar:
tamam kulube karsi hic bir aidiyet veya sorumluluk hissetmeyebilirsin, ama bundan 5-10 yil sonra sizler gibi basketbolcu olmak isteyen genc kardeslerinize karsida mi hic bir sorumluluk hissetmiyorsunuz? sizi daha kucucuk yasta bulup cikaran, yillarca sizin uzerinize titreyen bu takimlara hic bir sey vermeden ayrilip gitmeye devam ettikce bu kulupler ayni sekilde genclere yatirim yapmaya devam eder mi saniyorsunuz?

Ahmet Karadag dedi ki...

Mukavelesinde garanti edilmis alacagini/hakkini alamyan elemanin isverenine ihtarname cekmesi ile "bozuk menajerlik sisteminin" arasindaki baglantiyi henüz anlayabilmis degilim ??? Kulübün adi, sani, gecmisi ne olursa olsun. Mukaveleye uymak zorundalar. Aynisi oyuncular icin de gecerli tabii... Oyuncu hakkini aradigi icin, onu oynatmayarak "cezalandirmak" oyuncuyu bir profesyonel eleman olarak görmemekten kaynaklaniyor. Oyuncular kulüplerin mali veya kölesi degildir. Bir oyuncunun bu isten maksimum 10-15 yil para kazanabilicegini düsünecek olursak (olasi sakatliklari vs. hic saymiyorum), bu genc insanlarin maddi olarak en iyi teklifi yapan kulübe gitmesi veya kulübünden hak ettigi parayi talep etmesi normaldir. Eger bu baglamda menajer de ona yardimci oluyorsa, ben herhangi bir sorun görmüyorum. Herhangi bir spor kulübünün bir oyuncuya "vefa" borcu oldugu icin veya gecmisteki basarilarindan dolayi para ödedigini görmedim. Bazi kulüplerin bu fedakarligi oyuncularindan beklemeleri ise enteresan birsey.

Ahmet Karadag dedi ki...

@granger17
Enes Kanter demisken. Eger Enes'in kafasinda PARA olmus olsaydi ya FBÜ'de veya baska bir Avrupa kulübünde yoluna devam eder, yilda 1 milyon avroya yakin bir parayi cebine koyup keyfina bakardi. Su anda High-School'da cep harcligini bile babasi veriyor cocugun. College'de de en az iki yil bu sekilde devam edecek. Enes ve ailesi basketbolunun gelismesinin yani sira cocugun egitimini de göz önünde bulundurarak bu sekilde bir karar almislar. Buna saygi duyulmasi gerekir diye düsünüyorum.

KskHyTr dedi ki...

Şurda menejerlerde şakşaklandı ya birşey demiyorum... Yüzde 90 ının tek amacı oyuncuları ayartıp kendi ceplerini daha fazla doldurmak olan insanlar biraz işin içinde olan herkes bunu bilir ama ilginç yani bu alkışlar burda:) Dünyada en haksız kazancı sağlayan mesleklerden biridir menejerlik sistemi ama malesef çoğu klube müstehak... Dinsizin hakkından imansız gelir misali...

dfn05 dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
San Fermin dedi ki...

Buraya Ömer lehine yorum bırakanların konuyu tam bilmeden konuya balıklama atladıkları aşikar.Ömer geçtiğimiz sezon sakatlığından dolayı uzun bir süre oynamadı ve FBÜ de, kurallara göre belli bir süre forma giymeyen oyuncunun sözleşmesi otomatik olarak 1 sene uzar kuralından yararlanarak oyuncunun sözleşmesini uzattı.Ömer'de menejerlerinin dolduruşuna gelerek senede 20 milyon dolar ve NBA hayali ile kulübe sözleşmenin otomatik uzatılmasından dolayı kulübe ihtarname çekti.Olayın aslı budur

devrim umut dedi ki...

Mirsad'inda burda Efes ile sozlesme imzalamasi nedeniyle 'Aziz Yildirim kesigi' yedigi icin oynatilmadigi iddia edildi. Ancak gercek sonradan Almanya'da yapilan tedavi sonrasinda ortaya cikti, karin kaslarinda daha önce tespit edilemeyen bir yirtik bulundu, sakattti. Kimse de yaptigi asilsiz spekulasyonlar icin özur dilemedi.

Fenerbahce basketbol subesi uzun zamandir 'amatörce' yönetilmiyor. Saglam bir Ömer'i oynatmamak öncelikle kulubun kendisine zarar verir. Iki hafta sonra Ömer sahaya cikinca ne diyeceksiniz? "Baskan'in elini öptu, baskan da onu affetti mi?" Tamam, herkes biraz kendi penceresinden etrafi seyrediyor, algiliyor. Ama kimilerinin pencerelerinin perdeleri hep yari kapali, artik ne kadar görurse.

devrim umut dedi ki...

Bir de bu.

"Peki düzeltebilir miyim bu durumu? Elbette gücüm yetmez. Mantaliteleri, kafaları değiştirmek lazım."

Evet basarili bir blog yazari salsa. Ama iste o kadar, belki biraz daha fazlasi. Ama bu yorum ulastigi ruh haline isik tutuyor sanirim, Allah kurtarsin.

ako dedi ki...

2010 dünya basketbol şampiyonasına ne güzel hazırlanıyoruz? İşin bu yönünü kimse yazmamış.ortada milli bir mesele var. Tanjevicin en güvendiği uzun Ömer Aşık Tanjevicin kendi takımında oynayamıyor. Allah akıl fikir versin.

Kapkan dedi ki...

Ne Enes nede Ömer Aşık Fenerbahçe'nin alt yapısında yetişmiş oyuncular değil. Bu oyuncuları bedavaya kapıp üzerine oturan Fenerbahçe kulübüdür. Dolasıyla vefa diye bir sözcükten söz etmek saçmalıktır.

anti_dejavu dedi ki...

ya genelde fenerbahce spor kulüp'ünün kurumsal bir problemidir genç oyuncular çok şaşırmamak lazım hangi branşta kendi adına oyuncu kazandırabilmiş ki? çok nadirdir belki ! özellikle aziz yıldırım döneminde!!! ondan dolayı bence her sebep olabilir :D

dfn05 dedi ki...

bende yukarıda özellikle milli takım icin cok onemli bi oyuncu haline geldigini ve bu kadar mac eksigi olmasının milli takıma zarar verdigini anlatmaya calıstım ama omer asık lehine yorum yapmak algılandıgı icin sildim.. onun amacı bizi ilgilendirmez (herkes daha fazlasını kazanmak ister basarır basarmaz onu ilgilendirir ) bizi ilgilendiren onun eger saglamsa maclara cıkıp zaten formsuz olan takım arkadaslarını sırtlayacak güclerden biri haline gelmesi .. konuya balıklama atlamak olmuyo sanırım bu bakıs acısıyla yaklasmak !

Serotonin Mutluluk Verir dedi ki...

Aklı gözlüklerinin rengiyle düşünen bir grup sözde sporsever, ne oup bittiğini bilmeden, sırf saldırmış olmak için FB'ye saldırırken, domuzdan kıl koparırsan kardır mantığıyla, FB zararına oluşan her durumda taraf oldukları için her haltı iyi bilir konuşurlar. Centilmenlikleri ya da etik spor anlayışı FB'nin haklı olduğu DOPING veya SAHTE BELGEYLE OYUNCU OYNATMA durumlarında hiç ama hiç piyasaya çıkmaz. Sinerler köşeye.
Enes Kanter, FB ile ULKER'in birleştiği 2006-2007 sezonunda Alaattin Yakan'ın buyuk çabasıyla Fenerbahçe Ülker bünyesine katıldığında 14 yaşındaydı. Acaba altyapıda olması için ne yapmak lazım? Beşikte mi alacaksınız sporcuyu? O da mümkün değil, çünkü doğduğunda İsviçre'de kendisi.
Ömer Aşık ise 1994-1995 sezonu öncesinde Kadıköy`de dola;irken bulunuyor.Hem de Fenerbahceli altyapı hocaları tarafından. Daha önce eline hiç basket topu almamışken. İlk lisansı o sene çıkartılıyor. Daha önceden basketbol lisansı da yok. İlk kez 18 yaşında lisans çıkartılıyor Ömer'e.
Burada sallayıp durmak kolay. Hele salladığınız Fenerbahce olunca.
Kimse yemiyor pardon.
Omer'in menejerine gelince. Menejeri olarak başkasıyla sözleşmesi olmasına rağmen NBA draftine katıldığı dönemde aklı evvel bir menejerin kadrosuna geçiyor. Söz konusu menejer Omer Aşık ile sözleşmesi olmasına rağmen "Sen merak etme benim dediğimi yap, serbest kalırsın" diyor kendisine herhalde, Ömer'in tarzı bir anda değişiyor. Sonra basketbol camiası dışında da tanınan Murat Murathanoğlu'na "Abi 3 yıllığına 20 milyon dolar alacağım NBA'ya gidersem" diyor. Ekliyor "Menejer .... Abi sağolsun o ayarladı"
Oysa hem FIBA hem de TBF yonetmeliklerine göre Fenerbahçe Ulker'in sporcusu. Nasıl gidecek?
Sözleşmesinin şartları başka, yaptığı işler başka. Nasıl gidecek?
Ya da Enes nasıl oynayacak NCAA'de?
İmzaladığı porfesyonel sözleşmeler varken, babasından harçlık alıyor diye kim kimi nereye kadar kandırabilir?
Acaba kısacık basketbol yaşantısında kazandığı parayı NCAA yetkililerine nasıl anlatacak? Ya da burada yazanlardan kaç tanesi hayatları boyunca bir arada görebilmiş midir?
Atın atabildiğiniz kadar ama okuyanlar kimin işkembe-i kübradan attığını biliyor zaten.
Pokerde el dağıtılmış 5 benzemez gelmiş. Ne hikmettir ki buradaki 5 benzemezin aklı fikri aynı noktada. Benzedikleri tek nokta FB'ye sallamak.
Genç oyunculara FB kadar kucak açan kim var?
Olimpiyatlara giden sporcuların %70'i Fenerbahçeli.
Basketbolda Semih, Oğuz Savas, Omer Aşık başka kulupte mi oynuyor?
8 amator bransta da şampiyonluğa oynayan başka kulup mu var? Hem de kendi altyapısıyla...
Yeteneği olan sporcuyu 14 yaşında alıp 18 yaşına kadar yetiştirmek mi yanlış olan?
Uluslararası Federasyonların ALTYAPI SPOCUSU TANIMINI OKUYUN; ÖĞRENİRSİNİZ BELKİ.

nonstop dedi ki...

fb gerçekten yetiştirici bir kulüp zamanında semih erdenide daçkadan çalıp pardon alıp yetiştirdiler. semihi ayartan menajer kahraman, ömerle enesi ayartan aklı evvel...işinize öyle geliyor çünkü...gelirken iyide giderken mi kötü...

ilhami Ata dedi ki...

nonstop saçmalama.. semih zamanında daçkadaydı.. ama fenerbahce semihi daçkadan degil.. avrupdan getirdi.. 500000 dolar bonservis bedeli ödeyerek..
ayrıca kimse semih biz yetiştirdik diye iddaa etmedi. yorumları bir daha oku istersen.. yukardaki cuk oturmus poker kağıdı benzetmesine çok uyuyorsun.

Ahmet Karadag dedi ki...

@ilhami ata
simdi su soruyu sorarlar: Semih'i Dacka'dan alip Partizan'a "hülle" yaparak kim götürdü. Semih'in Türkiye icinde takim degisitimesi o zaman mümkünmüydü? Dacka'dan koparabilmek icin ne kadar parayi gözden cikarmak gerekirdi. Bu isi yoluna koyan "menajere" ve isbirlikci Partizan'a kac kagit verilidi ? :)
Ancak sunu da belirteyim. Genc oyuncularin takim degistirme ve böylece calisma hürriyetini kisitlayan kurallara karsiyim. Yani Semih'in Dacka'dan FBÜ'ye "Partizan yolunu" kullanmadan gecmesi bence cok daha iyi olurdu. Bu acidan tek tarafli olarak FBÜ'yü suclamak yanlistir. Her kulübün basina gelecek ve gelen durumlardir bunlar. Ancak mevut olan kurallari isine geldigi zaman kullanmak, isine gelmedigi zaman oyuncuyu "cezalandirmak" yanlis...

nonstop dedi ki...

ilhami ata asıl sen saçmalama ona avrupadan getirmek değil hülleyle transfer etmek denir...

dfn05 dedi ki...

@Serotonin Mutluluk Verir
soylediklerine katılıyorum bi gsli olarak sadece yabancılarımızın oynatılması eren beyazın,can akının vs kenarda oturmasına cok üzülüyor(altyapı zaten hak getire) fb ninse türkleri yıldız yapmasını takdir ediyorum .. ömer aşık olayının icini de senin kadar bilmiyorum ama sence orta yol bulunup oyuncunun oynatılması gerekmez mi sonucta milli takım hepimizi cok ilgilendiriyor ve bizim oyuncumuz olan fatihtense ömer asıkı tercih ederiz o kadroda .. (oyuncunun derdinin para oldugu cok acık ve belki orta yol bulunur)

Serotonin Mutluluk Verir dedi ki...

Semih Partizan'a Daçka'dan giderken, DAÇKA'ya 300.000 USD ödeyen Partizan takımının kendisiydi. Hatta o zaman olay FIBA'lık olduğu için Daçka, Fenerbahçe'den daha iyi bir bnservis bedeli ödemeye hazır olduklarını belirten yazılı bir teklif aldı.Eğer Daçka Partizan'ı FIBA nezdinde dava etmeseydi, ya da dava neticesinde para almayı kabul etmeseydi o takdirde Turkiye'ye dönmesi halinde, (her hangi bir zaman kısıtlaması olmadan,) Semih yine Daçka isporcusu olacaktı. Yani hülle falan yoktu. Daçka Partizan'ın ödediği parayı kabul ettiği için Semih üzerindeki tüm haklarından feragat etmiş oldu.Sene içerisinde (Allah'tan internet var da, araştıranlar bulabiliyor) Semih sistem ve uyum sorunu yaşayınca tekrar dönmek istedi. Bir çok kuluple görüştü. Darüşşafaka o dönemde Semih'in tekrar bedavaya kendilerine dönmesini de istedi. Partizan ile yapılan görüşmelerde Partizan ödediği parayı geri isteyince olay tıkandı. O dönemde Fenerbahçe'nin başında olan Aydın Örs Semih'i istedi. Bunun üzerine Semih'i almak üzere Fenerbahçe Ulker Partizan'ın ödediği paradan daha fazlasını Partizan'a ödeyerek, Semih'in bonservisini satın aldı. Daçka yonetimi, engin spor yöneticiliği bilgileriyle konuyu TBF'ye götürünce Semih'in lisansı geçici süreyle askıya alındı. Fenerbahçe konuyu Tahkim'e götürdü ve orada tek görüşmede Semih'in lisansı Fenerbahçe'ye verildi. Konu FIBA'ya gitseydi de Fenerbahçe yine kazanacaktı.
Sen evini satıyorsun. Bahçesinde petrol çıkınca, sattığın ev üzerinde hak iddia ediyorsun. Sonra da haksız çıkınca ağlayıp beni soydular diyorsun.
Bunun tanımı var TDK Sözlüklerinde. Bir zahmet açıp bakın. Mahallede top oynayan çocuklar "MIZIKÇI" derler kısaca.

tarski dedi ki...

Omer Asik hala sakatligindan oynamiyorsa bir sey denemez tabii.

Diger sekilde, fenerbahce direkt sucludur. Menajerler dunyanin en kotu niyetli insanlari olabilirler. Bu fenerbahceye boyle davranma hakki vermez.

Fenerbahce Enes konusunda kazik yemis midir? Valla bu spora ve spor kuluplerine nasil baktiginiza bagli.

Bir hastanenin gorevi hastalari tedavi etmektir, kazanc saglamak degil. Bir genclik kulubunun gorevi de zaten oyuncu yetistirmektir, oyuncusundan kazanc saglanmak degil, bana gore.

Simdi bu soyledigim cok gercek utopik, gercek disi geliyor degil mi? Insan dogasina ve mantigina ters anormal bir dunyada yasiyoruz, cunku.

Ahmet Karadag dedi ki...

@serotonin...
simdi Partizan gibi bir takimin, henüz adi bile duyulmamis bir Türk oyuncuya 300.000 USD bonservis bedeli vermesi pek de inandirici gelmedi desem cok mu haksiz duruma düserim? :)
300.000 USD ile adamlar 30 tane Semihovic yetistiriler herhalde.

nonstop dedi ki...

@seratonin
benimde bir sorum olacak. madem fb bu transferde haklıysa neden tbfnin sözleşmeli sporcular yönergesine bir istisna maddesi konuldu bu olay henüz çözülmemişken? çözülmemişken diyorum çünkü bu madde konulduğunda tahkimden semihin oynatılmaması yönünde bir karar çıkmıştı. madem mevcut yönetmelikle fb bu transferi haklı olarak yapabiliyordu bir istisna maddesi konulması bende acaba bu madde fener için özel olarak mı çıkarıldı diye bir düşünce oluşturuyor ister istemez...

Serotonin Mutluluk Verir dedi ki...

arkadaslar kusura bakmayin bir duzeltme yapacagim. Ilk yorumumda Omer Asik 1994-1995 sezonunda basladi yazmisim. gercekte 2004-2005 olacakti. insan yariyolu gecince tarihlerle bir de fiyatlarla ilgili bu tur hatalar yapiyormus :) ozur dilerim.

Serotonin Mutluluk Verir dedi ki...

Ahmet Karadag'in uyarisi uzerine tekrar dusundum. rakamlar usd degil tl olabilir. ancak FB'nin Partizana odedigi para, Partizanin Dackaya odediginin iki kati civarindaydi.

Nonstop sorusunda haklidir. isin dogrusu hem TFF hem de TBF yonetmeliklerinde bulunmayan konularla ilgili karar almak ve yonetmeliklerde bulunan celiskileri duzeltmek veya eksikleri tamamlak konusunda Federasyon Yonetim Kurullarini yetkili kilar. Federasyonlar bu konularla ilgili gerekli duzenlemeleri Uluslararasi Federasyonlarin Yonetmeliklerine uygun olarak duzenlemekle yukumludur.
Dacka yonetmelik duzenlenirken yapilan bir tanimlama eksikligini kullanarak Tahkime giden sureci baslattilar. oysaTBF yonetmeliginin esas temelini olustiran FIBA yonetmeligi cok acik ve net. TBF Yonetimi bu duzeltmeyi yapti yoksa kafasina gore bir karar cikarmadi.
benzer bir hata bu sene GS'li Cemal Nalga olayinda TBF Hukuk Kurulunun bir yorum hatasi uzerine gundeme geldi.
Disiplin Yonetmeliginde cezanin infazi surecinde ozel maclarda alinan ceza resmi maclarda cekilir tanimlasi yok diyerek Cemal Nalganin cezasini FIBA uygulamalarina muhalefet ederek OZEL maclarda cekmesine karar verdi. daha sonra yonetmelikteki uygulama FB nin itirazi ertesinde tekrar yorumlandi.
Bu tur duzenlemeler TFF tarafindan cok siklikla yapilmistir.
Deniz Baris ile Genclerbirligi arasindaki davada da Fenerbahceye transfer olan Deniz Baris yonetmeliklerde olmamasina ragmen konu Levent Bicakci baskanligindaki TFF Yonetim Kurulu tarafindan Deniz Baris ve Fenerbahce aleyhine karar almistir. Karar aciklanirken TFF Yonetmeliklerinde konuyla ilgili bir madde olmasa da UEFAnin yonetmeliklerine uygun olarak karar alindigi belirtilmistir.
Sevgiler

Sarıkaya dedi ki...

Valla bu haliyle Türkiye'de altyapı var!" diyenler büyük bir yanılgı içinde ya da düpedüz yalan söylüyorlar..Şu an Fener'in Efes'in v.s. yaptığı LA Lakers'in ortaokuldan adam kapatması gibi bir şey. Çarpıklık burada. Yok kulüp hazmedemezmiş, yok şöyleymiş yok memajerler suçluymuş.. geçiniz efendim... Ortada milyon dolarlar dönecek ve sonra da sadece menajerler suçlu olacak öyle mi? Kulüpler süttten çıkmış ak kaşık sanki!-((

nonstop dedi ki...

seratonin bilgi için teşekkürler gayet aydınlatıcı bir yazı olmuş...

Kapkan dedi ki...

alt yapı 14 -15 yaşındaki üstün yetenekleri kapıp kaçırıp bir iki yol antreman yaptırıp takıma vermek değildir. altyapı daha küçükten ilk defa basketbola sende balayan oyuncuları en baştan alıp yetiştirmektir. aksi haldeki yetiştirme değildir.
enes-semih-ömer gibi oyuncular kesinlikle fb alt yapısında yetişmiş oyuncular değildir. hele enes hiç değildir 15 yaşındaki yeteği ve basketbol düzeyi ap açık şekil almış rütuşlaması kalmış bir oyuncu kapatmanın neresi alt yapı. enes bu şekilde ülke kapmıştı. birleşincede fb üzeürne yattı ohh alt yapı vay be ne güzel bu oyuncuyu fb yetştirdi:)