29 Nisan 2010 Perşembe

Efes Pilsen - Erdemir (Play-Off 1.Tur Analizi)

Ligdeki Maçlar:
Efes Pilsen - Erdemir: 98 - 83
Erdemir - Efes Pilsen: 78 - 87

Karşılaşma Tarihleri:
29 Nisan Perşembe @ Ayhan Şahenk
2 Mayıs Pazar @ Ereğli
4 Mayıs Salı @ Ereğli (Gerekirse)
7 Mayıs Cuma @ Ayhan Şahenk (Gerekirse)


Normal sezonu 27 galibiyet 3 mağlubiyetlik derecesi ile en yakın takipçisi F.Bahçe Ülker'in dört, üçüncü Banvit'in ise yedi galibiyet önünde açık ara lider olarak tamamlayan Efes Pilsen, çeyrek final ilk turunda ligi 13 galibiyet ile sekizinci sırada kapatan Erdemir ile eşleşti. Ligde iki takım arasında oynanan iki karşılaşmayı da kazanan lacivert beyazlılar seriye 1-0 önde başlama avantajına sahip.

Euroleague defterini kapatıp ligde de rahat bir konuma ulaşmasının ardından play-off'lara tıpkı geçen yıl olduğu gibi Avrupa'da ayarladığı maçlar ile hazırlandı Efes Pilsen. Hafta aralarında Almanya, Rusya ve İtalya'da hazırlık maçları oynayan Efes Pilsen, bu dönemde ligde oynadığı son dokuz karşılaşmada da rakiplerine maç başına ortalama 24.4 fark atmış durumda. Son sekansda çoğunlukla ligin ilk sekiz sırasının dışında yer alan takımlarla karşılaşmış olmaları elbette ki bu farkı yaratan temel unsur. Fakat tıpkı geçen yıl olduğu gibi hem takımın rehavete girmesini engellemek hem de play-off'lara en hazır şekilde gelebilmek için ayarlanan bu yurt dışı turnelerinin faydasını, son dokuz maçını kazanıp çeyrek finale formda ve sorunsuz şekilde gelerek kısmen de olsa görmüş durumda Ergin Ataman. Tabii ki bu yurtdışı turnelerinin amacı ligde Daçka'yı, Antalya'yı farklı şekilde mağlup etmek değil. Ama play-off'lara en hazır şekilde gelip, buradaki maç temposuna adapte olabilmek adına önemliydi bu maçlar. Bu emeğin karşılığını da finale kadar serileri bir an önce bitirip, enerjilerini ve zamanlarını efektif şekilde kullanarak almak isteyeceklerdir.

Erdemir ise geçen yıl sekizinci haftada sadece bir galibiyet alabilmiş takımın başına getirdiği genç koç Ahmet Çakı ile bitime üç hafta kala dokuzunculuk koltuğuna kadar yükselmeyi başarmıştı. Bu sonucun ardından takımda normal olarak ortaya çıkan rahatlama durumu olmasaydı şayet hani belki play-off'u bile zorlayacaklardı o kötü başlangıca rağmen. Ligdeki bu başarının yanı sıra geçtiğimiz sene Türkiye Kupası'nda da finale kadar yürümeyi becermişti genç koç ve öğrencileri. Bu başarılı sezonun ardından yeni yılda hedef kesinlikle play-off olarak belirlenmişti Ereğli'de. Ligin ilk 18 haftasında tam on galibiyet almayı başaran Erdemir, iyi bir yerden play-off mücadelesine katılabilecek gibi duruyordu. Fakat son 12 haftada yalnızca üç galibiyet alıp, içerde/dışarda kümede kalma yarışı veren takımlarla oynadıkları maçları kaybetmelerinin ardından normal sezonu toplam 13 galibiyet ile sekizinci sırada tamamladılar. (Erdemir özelinde değindiğimiz bir Alex Gordon sorunsalı vardı ki onu da şuradan okuyabilirsiniz. Tekrara girmeyeyim burada) Bu sezon tam dört maçı uzatmada kaybeden Ereğli temsilcisi, Telekom'a ise evinde iki uzatma sonucunda kaybetti. Sekizinci sıradan play-off'a girip lider Efes Pilsen'e karşı 1-0 geride başlayacakları bir seri öncesinde, bu kaçan galibiyetlere çok daha fazla üzülmüşlerdir sanıyorum ki.

Avrupa'da İspanyol kıyağı ile geçen yılki kulüp tarihinin en büyük başarısızlığını tekrarlamaktan kılpayı kurtulan ve Türkiye Kupası'nı da F.Bahçe Ülker'e kaptıran Efes Pilsen'in elle tutulur tek amacı kaldı: Lig şampiyonluğu. Başarısızlıkların ve herşeyden önce Efes'i Efes yapan ve sevgimizi & saygımızı kazanmasında temel nokta olan kulüp kültürünün aşınması sorunsalının önüne geçmemesini dilediğim bu yerel başarı için şüphesiz ki en güçlü aday Efes Pilsen. Hele ki Tanjevic'in rahatsızlığı sonrası bocalama devresi yaşayan F.Bahçe Ülker'in durumu da ortada iken, bu ihtimal daha da kuvvetleniyor. Parça parça alıp incelediğimizde ya da şöyle bir iki adım geriye çıkıp büyük resme baktığımızda Erdemir'in Efes Pilsen'den maç alabilmesi için çok ekstrem yüzdeler, performanslar görmemiz gerekiyor iki taraftan da. Bir taraf için olumlu diğeri için olumsuz olmak koşuluyla elbette. Her noktada rakibinden kat be kat güçlü Efes Pilsen. Sezon başından bu yana süregelen Rakocevic & Nachbar odaklı saha içi sorunları da minimize etmiş durumdalar bu arada. İki ismin de önümüzdeki sezon Efes Pilsen forması giymeye devam etme ihtimali Ergin Ataman görevde olduğu sürece çok çok düşük olsa da dediğim gibi sorunlar minimalize edilmiş durumda bence. Saha içinde kafa kafaya geldikleri İsrail deplasmanınını hareket noktası alacak olursak, etraf süt liman bile diyebiliriz hatta.

Efes Pilsen'in geçen sezon olduğu gibi finale kadar maç kaybetmeden ilerlemesini bekliyorum ben de pekçoğumuz gibi. Çeyrek finalde bir günlük Ereğli gezisi ile işi bitirip yarı finaldeki rakiplerini beklemeye başlayacaklardır. Erdemir için ise oldukça güzel başlayan ama devamında bocalanan bir sezonu geride bıraktılar diyebiliriz sanırım. Bu noktadan ilerisi ne yazık ki mümkün gözükmüyor onlar için. Fakat Ahmet Çakı yönetiminde devam edecekleri ligdeki üçüncü sezonlarında daha bilinçli bir seyirci kitlesi, daha tecrübelenmiş bir organizasyon yapısı ile lige renk katmaya devam edecekleri de aşikar.

8 Yorum Yapılmış:

burnovic dedi ki...

Son cümlene kesinlikle katılıyorum. Tarihinde ilk defa play-off oynayan Erdemir için bu başarının gelecekteki başarılar için güzel bir adım olduğunu düşünüyorum. Kdz.Ereğli'de gerçekten güzel işler oldu bu sene, hem saha içinde hem de saha dışında. Ereğli seyircisi artık bu başarılara alışacak, basketbolu daha fazla secevek, bilgi birikimini arttıracak diye düşünüyorum. Potansiyeli olan bir şehir Kdz.Ereğli, Türk Basketbolu'na daha büyük katkılar verecek.

Bu arada sizlere güzel bir haber. Erdemirspor'un taraftar blogu http://demiryurekler.blogspot.com/ açıldı. Bu takım bu sene fazlasıyla "Demir Yürekler" ünvanını hak etti. Tüm basketbolseverleri bu blogu takip etmeye davet ediyorum.

Sarıkaya dedi ki...

Benim de Erdemir'den en büyük beklentim, "daha tecrübelenmiş bir organizasyon yapısı". Ve fakat, Tofaş, Ülker ve OYAK Renault gerçekleri de ortada. Takımın arkasında bir devin olması yeterli olmuyor. Ha bi' de bizim Burhanoviç uyarınca uyandım!.. Erdemir'in sahibi OYAK. Bi' de OYAK Renault var. Etik mi?

cannberk_demir dedi ki...

seneye güzel bi kadro ile süper işler yapar..5-6 oyuncusu war kadroda tutabilirse + iyi bi bench katkısı alırlarsa güzel bi sezon olur onlar için:)

norton dedi ki...

Erdemir sezona müthiş başlamıştı ama devamını getiremedi malesef başladıkları gibi götürebilselerdi bu seride mutlaka heyecanlı maçlar maçlar bizi beklerdi...

Fanatik Basket dedi ki...

@Sarıkaya
Oyak Renault'un sadece adında oyak geçiyo, parayı veren renault. iki takım arasında organik bir bağ yok.

ayrıca efes'le pilot takımı darüşşafaka'nın aynı ligde oynaması etikse, her şey etiktir zaten..

Sarıkaya dedi ki...

@ Fanatik Basket : Parayı veren Renault iken takımın adında OYAK'ın geçmesi ilginç bir durum. Nasıl yani? İlk başta OYAK diye bir spor kulübü vardı da sonradan Renault ona isim sponsoru mu oldu?

Şu an itibariyle, Fenerbahçe Ülker - Alpella konusu ne kadar güncel ise Efes - Daçka konusu da o kadar güncel.. Hem böyle şeyleri "Büyüklerimizden" gördük desem!:-)) çok yanlış bi' şey söylemiş olmam galiba. Madem bütün etik dengeleri Efes - Daçka yerle bir ediyor, bi' holdingin aynı ligteki 3 takıma birden isim sponsoru olmasında da bi' mahsur kalmaz herhalde?:-))

Fanatik Basket dedi ki...

@Sarıkaya
oyak renault holdingin ismi zaten, haliyle spor kulübünün de adı aynı. oyak, renault firmasıyla holding olarak ortak olabilir ama bu spor kulübünü onların yönettiği anlamına gelmez.

ikincisi ve daha önemlisi, senin yazdıkların benim söylediğimle aynı zaten. efes ve fenerbahçe'nin pilot takımlarıyla aynı ligde mücadele etmesi, bi holdingin 3 takıma birden sponsor olması etik de, reno ve erdemir'in oyak bağlantısı mı etik değil?

bu ülkede bunlar olurken oyak olayına bu etik mi diye sormak abes değil mi sence de?

OMER dedi ki...

Belirtildigi gibi Oyak Renault da bütçenin sahibi Renault tarafı. Ayrica çok derinine vakıf olmasam da Erdemir tarafında da Oyak 'in takımla ilgili müdahalesinin pek olmadıgını biliyorum. Bunların yanında ligde kalma yolundaki belki en kritik mac olan Erdemir maçının nasıl kazanıldığını hatirlarsaniz etiklik ile ilgili bir sıkıntı olmadıgına bence ikna olursunuz...