4 Nisan 2010 Pazar

G.Saray CC: 81 - Mersin BŞB: 75 (Cimbom Play-Off'a mı?)

Dün oynanan maçlarda alınan sonuçların ardından bugünkü maçtan çıkarılacak bir galibiyetin değeri iki takım için de çok çok fazlaydı. Bunu bilerek başladı iki takım da maça ve son dönemde izlediğimiz en keyifli maçlardan biri çıktı ortaya bu düşünceler bileşkesinde. Mersin, Jasaitis üzerine kurmuştu savunma planını. Maç sonunda yalnızca 6 sayı yazıyor Litvanyalı'nın karşısında. G.Saray Cafe Crown ise James Baron'u durdurmak üzerine yapmış planını. Evren Büker, onu başka bir 'evrene' çekti resmen. 23 dakika oyunda kalan Baron'a nefes aldırmadı adeta. Yedide sıfır üçlük ile yalnızca 8 sayı üretebildi Baron, ki bunların dördü serbest atış çizgisinden geldi. Bu sezon Baron'u en iyi savunan oyuncu apoletini fazlasıyla haketti Evren. Bu dengeyi bozan isimler ise önce Wilkinson, ardından Altan Erol oldu. Son iki ayda kenardan gelerek vurucu darbe görevini yapan Washington, ilk beş başlayınca takımda dengeler bozulur gibi oldu ama maç sonunda yine üstüne düşeni yaparak 10-0'lık seride 5 sayı 1 asist 1 top kapma ile maça noktayı koyan isim oldu Amerika'lı.

Can Akın'ın kasığındaki sakatlığı ve Mersin'in pota altında Nedim Yücel - Asım Pars ekürisinin varlığı nedeniyle Washington ve Fatih Solak'ı ilk beşe çekerek başladı Cem Akdağ. Son dönemde alınan galibiyetlerde kenardan gelen isimler olan bu ikilinin ilk beş başlamasına karşın Mete Babaoğlu'nun ilk beş tercihinde değişiklik yoktu: Dominic James - Vincent Grier - İnanç Koç - Nedim Yücel - Asım Pars. Geçtiğimiz hafta son çeyrekte F.Bahçe Ülker'i zorlayan ve oyunu son topa taşıyan Vincent Grier önderliğinde hızlı başladı oyuna Mersin ekibi ve altı dakika sonunda 16-8 öne geçmeyi başardı. Bu noktada mola almak yerine Can Akın ve Wilkinson ikilisini sahaya sürüp, Fatih ve Washington'ı yanına alan koç Cem Akdağ ideal beşine dönmüş oldu böylece. Bu ikilinin girişi ile hareketlenen G.Saray Cafe Crown savunmasının, 7-0'lık bir seri ile skoru 15-16'a taşımasının ardından gelen Can Akın'ın teknik faulu Mersin'i biraz olsun rahatlattı. Ve on dakika boyunca skor üstünlüğünü rakibine hiç kaptırmayan konuk takım, Dominic James'in 7 ve Grier'in 6'şar sayısı ile ilk çeyreği 24-20 önde tamamlayan taraf oldu. Çeyreğin en güzel hareketi ise şüphesiz Grier'in Fatih'i postere malzeme etmesi idi.

İkinci çeyreğe de iyi başlayan taraf konuk Mersin oldu. Baron kozunu da ortaya koyan Mete Babaoğlu, 14. dakikanın sonunda 33-22 ile ilk kez çift haneli farkı görmemizi de sağladı. Maçın başında ideal beşiyle başlayamamanın neticesinde oyuna giremeyen sarı kırmızılılar, bu hamleye cevap veremediler. Gidişatı değiştirebilmek için Evren - Washington - Murat Kaya - Rancik - Wilkinson beşine döndü Cem Akdağ. Mersin'de de Altan Erol, Goran Nikolic, Onur Aydın rotasyona giren isimlerdi. Kenardan gelen bu soğuk isimlere karşın, ideal beşine yaklaşan G.Saray Cafe Crown, James Baron'un başına Evren Büker'i verip neredeyse dört dakika boyunca 4'e 4 oynayarak maçı, altı dakikada 23-6'lık seri yakaladı. Bu serinin oluşmasında temel faktör ise Wilkinson - Asım Pars eşleşmesi idi. Yüzü dönük şutu olma opsiyonunu fazlasıyla iyi kullandı Wilkinson. Asım da onun şutunu savunmak için oralara kadar çıkamayınca, 19 sayı 6 ribaund ile tamamladı devreyi Wilkinson. Üstelik kenardan gelerek başardı bunu. Ve ilk devreyi 45-39 önde kapattı G.Saray Cafe Crown, bu seri sayesinde.

2.yarıya hızlı başlayan taraf ise tıpkı maç başında olduğu gibi Mersin oldu. Bu kez Altan Erol çıktı sahneye ve sayısız kapattığı devrenin ardından beş dakikada ürettiği sekiz sayı ile takımını öne geçirmeyi başardı (50-51). Pota altında Asım Pars - Nedim Yücel ile etkili olmaya başlayan Mersin hücumuna cevap veremedi sarı kırmızılı uzunlar. Aynı ikilisinin savunma performansına ilk yarıda İnanç'ın yaptığı Jasaitis savunmasını Altan Erol aynı düzeyde devam ettirip katkı sağlayınca hücumda tıkandı G.Saray Cafe Crown. Yalnızca 13 sayı üretebildiler bu on dakikada ve aynı sekansda 0 asist/ 6 top kaybına rağmen son çeyreğe yalnızca bir sayı geride girmeleri onlar adına büyük şanstı gerçekten (58-59). Mersin bu fırsatı tam olarak değerlendiremedi dersek daha doğru olacak sanırım.

Karşılıklı basketlerle geçilen üç dakikanın sonunda skorboarda 63-63 beraberlik yazıyordu. Ve tam bu dakikada Cem Akdağ, maçın en kritik hamlesini yaptı. Mersin savunması tarafından çok iyi savunulan Jasaitis'i yanına aldı, Washington silahını çekti. Bu değişiklikten bir pozisyon öncesi basketi bulduğu pozisyonun dönüşünde belini tutan Jasaitis, pek de hoşnut olmadı bu değişiklikten. Onu da ekleyelim. Son beş dakikaya 67-67 beraberlikle girilmesinin ardından, ideal beşinde savunmasını çok sertleştiren G.Saray Cafe Crown dört buçuk dakikada yakaladığı 10-0'lık seri ile skoru 77-67'e taşıyarak çok çok önemli bir galibiyet almayı başardı. Bu serinin oluşmasında kırılma anlarından biri Asım Pars'ın pota altında çok müsait pozisyonu sayıya çeviremememesi idi. Seride başrolde olan isim ise 5 sayı 1 asist 1 top çalma ile oynayan Darius Washington'du.

Tam 12 serbest atış kaçırdığı maçta aldığı galibiyetle birlikte üstüste altıncı galibiyetini elde ederek 36 puana yükseldi G.Saray Cafe Crown. 8.sıradaki Bornova Belediyesi'nin puanı 38. Kalan dört maç ve play-off potasına iyiden iyiye giren bir takım var ortada. Haftaya oynayacakları Telekom deplasmanı çok çok kritik onlar için. Aliağa ve Kepez'in kazandığı bir haftada kaybetmek iyi olmadı belki Mersin için ama onları ligde tutacak performansı gösteriyorlar fazlasıyla. Dört maç sonunda ligde kalan taraf olacaklar kanısındayım.

G.Saray Cafe Crown (81): Darius Washington 19 (2 ribaund- 5 asist), Tufan Ersöz, Murat Kaya 3 (1 ribaund- 4 asist), Mike Wilkinson 23 (14 ribaund- 1 asist), Polat Kocaoğlu, Radoslav Rancik 16 (4 ribaund- 3 asist), Evren Büker 9 (3 ribaund- 4 asist), Can Akın 3 (1 asist), Simas Jasaitis 6 (11 ribaund- 1 asist), Fatih Solak 2 (1 ribaund)

Mersin BŞB (75): Asım Pars 14 (10 ribaund-3 asist), Nedim Yücel 12 (7 ribaund), Altan Erol 8 (2 ribaund- 1 asist), Vincent Grier 10 (5 ribaund- 2 asist), İnanç Koç 5 (3 ribaund- 3 asist), Onur Aydın, James Baron 8 (1 ribaund-1 asist), Dominic James 18 (7 ribaund- 4 asist), Goran Nikolic

25 Yorum Yapılmış:

Tayfun Yurdagül dedi ki...

Yarattığı skandal ve ondan sonra gösterdiği mücadele ile her halükarda yılın takımı Galatasaray...

KskHyTr dedi ki...

Ne alaka şimdi yılın takımı?? kadrosu zaten 2 takım hariç bütün kluplerden iyi bir takımdan bahsediyoruz... Ekstra motivasyon oldu birde takım düşmesin diye bir dönem... Hatta baktılar ne düşmesi Gs ye playoff yakışır diye verilen cezalarıda kaldırdılar... Ama iyi oldu anladıkki büyük mazisi olan bir klup olursan yaptığın sahtekarlıklarında cezası yokmuş, ceza sadece gariban oyunculara olurmus onu oynatanlara değil...Ve bu işten sorumlu kişilerde tekrar yönetime alınır yeni şeçimlerde:) bu bakımdan yılın takımı olur:))

Alengirli İşlerin Adamı dedi ki...

Nasıl bir yorumdur bu. 5 maçın 20-0 hükmen sayılması ve bu maçlardan Galatasarayın 0 puan alması ceza değil mi ? Ceza yokmuş diyorsun , gariban oyuncu diyorsun , "sahtekarlığı" yapan koç ve ekibi ceza yemedi mi ? Efes Pilsen de dopingli iki oyuncu çıktı , oyuncular ceza aldı Efes e bişi olmadı !? Geçeceksiniz bu işleri. İki maçta da ezildiniz tabi böyle laf atarsınız. Siz daha basketbolun ne olduğunu bilmediğiniz dönemlerde Galatasaray şampiyon oluyordu ..

KskHyTr dedi ki...

Bumudur yani cezadan anladığın senin Hiç güleceğim yoktu:)) Haklısın ama bu kadar komik kararlardan sonra insan o 5 maçtada niye puanları silindi diye bir istek doğar çok haklısınız:)) Bu arada tarih dersin için cok tesekkür ederim...Haklısın fransızlar öğretti size basketbolu GS fransız lisesinde değilmi:))

KAF KAF 35½ dedi ki...

Siz daha basketbolun ne olduğunu bilmediğiniz dönemlerde Galatasaray şampiyon oluyordu ..==çok komiksin gerçekten ya çıkar artık şu at gözlüğünü bi araştır bakalım basketbol ligini KARŞIYAKA basketbolda bir ekoldur şu ligde düşmemiş tek takımdır sizin düşeceğiniz seneler play out çıkarılmıştır bide gelmiş şampiyonluklardan bahsediosun fanatizimliği bırak ligin en düşük bütçesiyle harikalar yaratan takımları alkışla başka bir takımı tutsan bile!!

KskHyTr dedi ki...

Ha bu arada nasıl üzüldüm iki maçtada Gs CAFE CROWNA yenildiğimize bilemezsin... Nede olsa Cafe Crown ın bütçesi bizim 5 te birimiz kadar değilmi:)) Biraz gerçekçi yorumlar olsa daha sevinirim neyse ama haklısınız federasyon yüz verince astarını istemek sizinde hakkınız...

Tayfun Yurdagül dedi ki...

Kadrosu iyi olabilir ama kadrosu iyi olmak demek iyi basketbol oynayınca takdir edilmeyecek manasına gelmez.Bence bu sene TBL'de Galatasaray maçları her hafta en zevkli maçlardan biri oluyor.

Selda dedi ki...

bu mac icin yorum yapmiyorum.
onur aydın oynanamıs ona sevindim sadece...

serdar dedi ki...

FB galibiyeti mersin i sarsmıs fazla büyük gelmiş.tek maclık değil sezon.bu takımı daha üst sıralarda bekliyordum sezon basındayken.

KskHyTr dedi ki...

@tayfun yurdagül
Saygı duyarım kişisel görüşündür... Heleki önümüzde bir telekom örneği varki her iyi kadro başarılı sonuçlar alamıyor orası ayrı...

dfn05 dedi ki...

''Hatta baktılar ne düşmesi Gs ye playoff yakışır diye verilen cezalarıda kaldırdılar''hangi cezaları?azizin baskısıyla sacma sapan kurallarda bile olmayan ölçüde ağır cezaların normal kurallarda yazan cezalara dönüsmesinden mi bashediyoruz?lütfen ya sadece takım adına bakıp yorum yapmayın neymiş federasyon yüz vermişmiş biz astarını istemisiz iste günahı olmayanlara yazık olmus vs vs vs .. yapmayın sunu ya macı yorumlayın 40 dakikalık macı !! gayet iyi oynadık ve kazandık izleyen herkeste farkında en az sizin kadar fb gözünü bürüyen çetin yılmaz bile takdir etti ayrıca o acıdan bakarsak fb 20 milyonluk ne yapacaklarını görcez (euroleague de müthis temsil ettiler bizi 2 milyonluk takımlara karsı bkz partizan ) KSK de aynı sekilde futbola yatırmayın o zaman pınarın verdigi paraları.. biz fb nin ksknin vs iyi oynadıgı maclarda hakkını veriyosak sizde verin yada artık GENEL! yorum yapmayın

dfn05 dedi ki...

son yorumu da yeni gördüm evet telekomda bizim 2 katımız en az o da ayrı konu lütfen mac yorumu yapın ..

Semih Ural dedi ki...

Gecen haftaki Rancik hamlesi bu maçta yeterli gelmedi. Engin Kennerman tüm çabalarına ragmen Mersine veremedi maçı. Bu hafta farklı bişey bulun da haftaya Ankaradan eli boş dönelim.

Karşıyakalı arkadaşlar da neyin muhabbetindeler anlamış değilim. Şu şartlarda birlik olup play offa dayanmış bir takım var karşımızda. Alkışlamaktan başka birşey gelmiyor elimizden.

tarski dedi ki...

@KskHyTr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Robenson


p.s. Yigiter Abi yazilara ara mi verdi?

KskHyTr dedi ki...

@tarski
Yazılan doğrudur eminim ama wikipedia nın doğruluğuna çok fazla güvenme dünyada en fazla yanlış bilgi barındıran (ansiklopedidir?)
Nitekim belirttiğin linkteki wikipedianın verdiği kaynak galatasaray dergisidir...

Sarp dedi ki...

Öncelikle, Galatasaray Fransız Lisesi değildir. Fransız Lisesi arıyorsanız, yabancı özel okullar listesine bakmanız gerekir.

Ahmet Robenson da zamanında basketbol oynatmaya çalışmış; ama çok başarılı olamamış. oyuncular sakatlanmış vs. Sonuçta şu anda Boğaziçi Üniversitesi olan Robert College da Amerikalılar basketbol oynamışlar. Bu da 1908'de gerçekleşiyor. Olayın özeti bu.

Neyse,

Burada söylemeye çalışılan neydi? Galatasaray'ın basketboldaki köklülüğü 30lu yıllarda aldığı şampiyonluklardan bile bellidir. Elbette ki Karşıyaka'yla da karşılaştırılamaz. Arkadaş da o yüzden wikipedia'daki maddeye link vermiş. Hele Fransız Lisesi, Fransızlar'dan mı öğrendiniz diye argüman koymak hiç olmamış. Biz basketbolseverler en azından kendi aramızda daha mantıklı ve karşıdakini tahrik edici olmayan argümanlarla tartışabilmeyi bilmeliyiz. Yeri geldiğinde tuttuğumuz takımı unutarak.

KskHyTr dedi ki...

@Sarp
Yazının son kısmına katılıyorum bir konuda görüşümü belirtiyorum katılırsınız katılmazsınız iki maçtada ezdik gibi anaokulu seviyesinde cevaplar gelince konu tamamen alaksız yerlere kayıyor...
Lakin Galatasaray lisesinin şimdiki işleviyle kuruluşunda(tam olarak kuruluşu 1481 e kadar gidiyor internetteki bilgiler doğruysa...) fransızların katkısını inkar etmeyeceksin sanırım... 1920 lere kadar tenefüslerde fransızca konusma zorunluluğu olduğu bir yerden bahsediyoruz...

emre dedi ki...

Bilgi:
Karşıyaka, 1967-68 sezonunda ligi 15. tamamlayıp küme düşmüş, 1974-75 sezonuna kadar TBL'de yer almamıştır.

tarski dedi ki...

Konu bir gecede cok alakasiz bir yere gelmis.

Mesele kabaca su; Galatasaray turk basketbolu icin belki turk futbolu icin oldugundan daha onemli bir kurumdur bana gore. Bu sene basinda yasadigi olay o bakimdan daha da trajik. Normalde sartlarda da kume dusurulmesi gerekirdi. Ama bu olay yuzunden tarihi anlam ve onemi de yitirmez. Bunu vurgulamak icin yukaridaki linki gondermistim.

Diger taraftan Ksk gibi turkiye'nin en onemli genclik kuluplerinden birini kucumsemek de kimseyi yuceltmez, buyutmez.

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Son 4 maçta 3 galibiyet alırlarsa bence halledebilirler.

oscar dedi ki...

iyi olur. gs'nin kadrosu iyi, plaf-off'a renk katar.

Kapkan dedi ki...

galatasaray ceza alamdı diyenler komik oluyorlar ceza almadı ise bu takım nasıl buralarda geziyor şuan 11. sırada Türkiye kupasından hükmen atılmış 5 maç hükmen yenik sayılmış 20-0 olarak. ve bu kaybettiği maçlardaki alması gereken 1 puanları bile silinmiş. Ne için saçma sapan yurt dışında oynanan bir hazırlık maçında yapılan bir aptallık yüüznden sanki galatasaray bu maçı kazandığında şampiyon olacaktı. yapılan bir hile değil tam olarak aptallık ile eşdeğerdir bununda cezası fazlasıyla verilmiştir.

bahadır dedi ki...

hala hazırlık maçını kazansaydı şampiyon olacaktı sanki diyenler var.komik yani:)

Kapkan dedi ki...

komik olan ne söylede bizde gülelim! ancak doğru komik olan taraf
sıradan bir hazırlık maçında akıldan yoksun antrenörün yaptığı saça sapan bir iş burası gerçektende komik. Galatasaray ceza almdı diyenler ise çok ayrı bir komik

bahadır dedi ki...

hazırlık maçını kazansaydı sanki şampiyon olacaktı mantığı komik.cezalarla ilgili ise ceza bile denemez aksine galatasaray mükafatlandırılmıştır.