17 Nisan 2010 Cumartesi

Kahvaltıda Derbi Var

Cumartesi programını derbi ile açıyoruz. Üstelik çok nadir görülebilecek bir şekilde saat 12.45'de. Federasyonun derbiyi bu saate koymasının sebebi ise saat 14.45'de Spormax'de Manchester derbisinin olması. O maçın canlı yayınını, doğal olarak, kaçırmak istemeyen yayıncı kuruluş çareyi haftanın en önemli maçlarından birini, bir derbiyi, haftasonu tatilinin olduğu bir günde, üstelik İstanbul gibi bir şehirde saat 12.45'e koymakta bulmuş. Bu noktada iki takım yöneticilerinden ve federasyondan da itiraz gelmeyince/gelen itirazlar gerekli etkiyi yap(a)mayınca yarın sabah gözümüzü derbi ile açacağız anlamına geliyor bu.

İlginç ve ilginç olduğu kadar da altının iyi okunması gereken bir saat tercihi bu. Zira her fırsatta ligin son dönemdeki gelişiminden ve yıllar içerisinde katedilen yoldan dem vurulurken uzun süredir maç saatlerinin Spormax'in yayınladığı İngiltere Premier Lig maçlarına göre şekillendirilmesi tam bir Türkiye melodramı. Basketbolu yönetmekle görevli olan yöneticilerin günümüz moda deyimiyle 'ligin marka değeri' üzerine söylediği ve söyleyebileceği pek çok söz var. Bunları görüyoruz, okuyoruz. Fakat bu yolda en basit adım olan ligin karakteristik, düzenli maç saatlerine sahip olması noktasında dahi düzenimizi İngiltere ligine göre ayarlarken, bu lafların da havalarda asılı kaldığını görüyoruz. Her muhabbet açıldığında farklı bir köşesinden tutarak öykündüğümüz İspanya ligi ACB'de pazar günü öğleden sonra 13.30 programı olduğunu biliyoruz mesela. Bundesliga'da cumartesi 16.30 maçları programını da takip ediyoruz aynı şekilde. Hepimizin izlerken keyif aldığı ve Murat Kosova'nın ' İşte Premier Lig bu! ' repliğiyle hafızalarımızda yer alan Premier ligin 14.45 - 17.00 kuşağı da buraya dahil edilebilecek örnekler. Pazarlama işinin zirve yaptığı NBA'de pazar günü oyuncuların vücut dengelerini bozabilecek olması riskine karşın erken saatlerde oynanan maçların bu pazarlamanın bir parçası olduğunu da biliyoruz. Ama ne yazık ki her fırsatta dillerden düşmeyen ' ligin marka değerini' oluşturabilmek için atılacak ilk ve temel adım olan maç saatlerinin belli bir düzene oturtulabilmesi konusunda bile basketbolumuzun yayıncı kuruluşunun sahip olduğu diğer yayın haklarına göre karar veriyoruz.

Rooney'i, Tevez'i, Adebayor'u izlemek isteyen açar Spormax'ini izler saat 14.45'de. Ki benim de pek çoğumuz gibi izlemekten en keyif aldığım ligdir Premier lig. O maç canlı verilecek diye play-off yolunda sarı kırmızılıları, dördüncülük koltuğunu kaptırmamak için siyah beyazlıları sezonun en önemli maçlarından birinde bu sezon hiç oynamadıkları bir saatte parkeye çıkarmak, ancak bu topraklarda görebileceğimiz türden bir hareket. Şaşırdık mı peki? Asla. En acısı da bu 'asla' kısmı zaten.

1 Yorum Var:

basketçi dedi ki...

sky Türk yayınlasaymış keşke
adamlardaki mantığa bak yahu
birde becerebilseler yanmıcam
maç anlatabilen adamları dahi yok
yorumcuları desen birisi konuşamıyor
birisi tanjevic'e uşaklık ediyor ona toz kondurmuyor
bir diğeride ben koçum koçları eleştirirsem ayıp olur mantığıyla gerçekleri halktan gizliyor