10 Nisan 2010 Cumartesi

Mersin BŞB: 75 - P.Karşıyaka: 70 (Baron Böyle İstedi)

Günün önemli karşılaşmalarından biri Mersin'deydi bugün. Ligde kalmak adına kazanmak zorunda olduğu bir maça çıkan Mersin'de oyuncuların gergin halleri maçın hava atışından itibaren belli etti kendini ve maçın da öyküsünü doğrudan etkiledi tabii bu psikolojik durum. İki tarafa da fazlasıyla gitti geldi maç, çok fazla kırılma anı yaşadık. Bu dengeyi bozan isim 19'u ikinci yarıda, 11'i son dört dakikada olmak üzere 28 sayı ile oynayan James Baron oldu. Evlerinde üstüste dördüncü galibiyetlerini almalarını sağlayarak, çok çok önemli bir galibiyet hediye etti takımına Amerika'lı şutör.

Kupa sonrası gösterdiği performansı taçlandırmak adına kazanmak zorunda olduğu karşılaşmaya tek yabancılı Dominic James - Altan Erol - İnanç Koç - Nedim Yücel - Asım Pars beşiyle başladı koç Mete Babaoğlu. Buna karşılık hafta başında idmanda ayağını burkan Toolson'un kadroda yer almadığı Karşıyaka'da Hakan Demir'in tercihi David Holston - Alper Saruhan - Birkan Batuk - Wesson - Furkan Aldemir şeklindeydi. Altıncılık koltuğundaki yerini kaybetmek istemeyen Karşıyaka'dan ziyade maçı kazanmak zorunda olan Mersin cephesindeydi stres. Hakan Demir'in maça Dominic James'e Holston ile tam sahada baskı yaptırarak başlaması da bu stresi tetikledi adeta. Ve 7-0'lık bir seri ile başladı maça Karşıyaka. Dominic James'i tam sahada karşılama stratejisi işe yaradı ve buna karşı bir anti-tez gel(e)medi Mersin cephesinden. İnanç Koç ve Nedim Yücel'in ikişer faulle kenara gelmesi de işlerin pek de iyi gitmediği bir günde daha da karamsarlaştırdı tabloyu Mete Babaoğlu açısından. Ama eş zamanlı olarak önce Holston'ın ardından da Brewer'ın ikişer faul alması ve ev sahibi takımın serbest atış çizgisini fazlaca ziyaret edişi ilk çeyreğin galibinin 19-15'lik skorla Pınar Karşıyaka olduğunu belirledi.

Maça giremeen ve rotasyonunun iki önemli yerli ismini iki faulle kenara yollayan Mersin'de, bu kötü başlangıca rağmen farkın yalnızca dört olması sevindiriciydi elbette. Buna karşılık Karşıyaka cephesinde kenardan gelen Andre Smith'in 8 sayısı ve maça ilk beş çıkan Alper Saruhan'ın henüz ikinci çeyreğin başında 8 sayıya ulaşması skorda önde olmalarını sağlayan temel faktördü. Alper'in bu sezon ligdeki en yüksek sayısı da İzmir'de Mersin'e karşıydı, onu da hatırlatalım(14sayı). Kenardan gelen Vincent Grier enerjisi, James Baron da keskin şutörlüğü ile oyuna sokmayı başardılar takımlarını. Konuk takımda ise Andre Smith haricinde hücum sahasında kıpırdanan pek isim yoktu. Kısa bir dönemde Brwer iki hücumda beş sayı çıkardı ama devamı gelmedi. Baron'un üstüste bulduğu altı sayıya Altan Erol'un üçlüğü eklenince bitime dört dakika kala ilk kez öne geçti Mersin(30-29). Fakat iki tarafın da karşılıklı basit hataları skorun iki taraf adına da açılmasını önledi bu devrede ve soyunma odasına sadece bir sayı farkla önde giren taraf 34-33 ile Pınar Karşıyaka oldu.

Kenardan gelen Vincent Grier'in 6 sayı 5 ribaund 2 asisti ve Baron'un 9 sayısı Mersin'i maçın içinde tutmayı başarmıştı bu devrede. Nedim'in ilk çeyrekte iki faul aldığı karşılaşmada Onur Aydın'ın savunmada verdiği destek de önemliydi onlar adına. Karşıyaka'da ise Toolson'ın yokluğunda Holston'ın da devreye üç faulle girmesi istenilen bir tablo değildi onlar için. Stresli oldukları her hallerinden belli olan rakiplerine karşı sadece bir sayılık bir avantaj yeterli olmayabilirdi maçın ikinci yarısında.

İkinci yarıda Mersin'in biraz olsun açılmasını ve o stresi üzerinden atmasını bekliyordum ama bu çeyrekte fark iki taraf adına da altı sayı barajında takıldı. Mersin en fazla dört sayılık bir marj yakalarken, konuk takım da bunu en fazla altı sayıya kadar taşıyabildi. Bitime dört dakika kala 46-46'da eşitlenen skorda, fast break'de Grier'e çalınan steps sonrası yoğun şekilde itiraz eden İnanç Koç'a çalınan teknik faulün ardından bir hücumda Holston imzalı beş sayı bulan Karşıyaka, maçı kontrolü altına alabilmek adına önemli bir fırsat yakaladı ve sonraki hücumda Holston'ın asisti Furkan'ın basketi ile 53-47'i gördük karşılaşmada. Maç kayıp gidebilirdi tam da bu noktada. Bu fırsatı yakalamıştı Karşıyaka. Fakat Baron ikinci çeyrekte olduğu gibi yine sahneye çıkan isim oldu. 2 dakikaya sığdırdığı altı sayı ile yakalanan 9-0'lık serinin yaratıcısı oldu ve bir son saniye üçlüğü ile son çeyreğe üç sayı önde taşıdı takımını. Bu serideki en önemli etmen ise Holston'ın bitime 10 saniye kala yaptığı sportmenlik dışı fauldü elbette. Aynı zamanda beşinci faulü oldu bu Amerika'lı oyuncunun.

Toolson'ın olmadığı bir günde Holston'dan da faydalanamayacağı bir on dakika bekliyordu Karşıyaka teknik ekibini. Maç genelinde olduğu skor üstünlüğünün sürekli el değiştirdiği bu çeyrekte, farkı belirleyecek olan öne çıkacak bir isim ya da yapılacak önemli hatalar olacaktı. Önce savunmada sertleşti Mersin takımı ve iki kere 24 saniye süresini kullandırtmadılar rakiplerine. Ardından Baron çıktı sahneye, 62-62'den 72-66'a taşınan skorda tam sekiz sayı üretti. Bir ara başında üç Karşıyaka'lı bekliyordu. Abarttığımı düşünebilir maçı izlemeyenler, gerçekten öyleydi durum. Holston ve Toolson olmayınca, hücumda bir yere direnebildi Karşıyaka takımı ve çözüldüler son iki dakikada. Düğümü çözen isim ise ikinci yarıda tam 19 sayı üreten James Baron oldu. Çok düşük yüzdeyle dış atış soktu ama soktuğu dört şut da birbirinden kritikti bugün. Takımının sahadan 75-70 galip ayrılmasını sağlayan isim oldu.

Son sekiz maçındaki altıncı galibiyetini aldı böylece Mersin. Ve biraz olsun rahatladılar diyebiliriz sanırım artık. Önlerindeki fikstür de gayet iyi. Karşıyaka ise Holston ve Toolson'dan mahrum oynadığı bir final periyodunu, hele ki ligde kalması gereken bir takıma karşı deplasmanda oynuyor iken kazanabilecek kadro derinliğine sahip bir takım değil. Enerjilerini ve genç olma avantajlarını kullandılar bugün, maç sonuna kadar da geldiler ama o noktada hücumu sürükleyecek sıcak bir elin yokluğunu çektiler. Önce Telekom'la içerde, sonra Beşiktaş Cola Turka ile dışarda oynayacaklar ve sezonu Aliağa derbisi ile kapatacaklar. Altıncılığı kaybetmek istemeyeceklerdir kalan haftalarda.

Mersin BŞB (75): Asım Pars 14 (4 ribaund- 1 asist), Nedim Yücel 4, Altan Erol 5 (1 ribaund), Vincent Grier 8 (8 ribaund- 2 asist), İnanç Koç 1 (1 ribaund), Onur Aydın 3 (6 ribaund-1 asist), James Baron 28 (4 ribaund- 2 asist), Dominic James 12 (3 asist)

Pınar Karşıyaka (70): Corey Brewer 9, Birkan Batuk 4 (3 ribaund), David Holston 10 (1 ribaund- 5 asist), Andre Smith 23 (5 ribaund), Furkan Aldemir 4 (3 ribaund), Alper Saruhan 11 (3 ribaund- 3 asist), Ray Wesson 9 (8 ribaund- 3 asist)

17 Yorum Yapılmış:

bonzo dedi ki...

karşıyaka bu güne kadar zaten itekaka buralara geldi. Maç sonucunda şaşıracak bir durum yok.

KskHyTr dedi ki...

Evet öyle bir taraftarı varki karşıyakanın ölüyü diriltir... Bu iç saha/dış saha galibiyet oranındanda direk anlaşılabilir...Sadece bu sezon değil geçmişede bakmak lazım bu söylemin doğruluğu için... Ligin en dar 3. bütçesine sahip takımın bjk cola turka ve telekomla arasında 1 galibiyet fark var... Bu sanırım bazılarının cok canını acıttı batıyor:))

Alphan Aksoylar dedi ki...

Karşıyaka kimi itip kimi kakacağını iyi bilir!!!

bonzo dedi ki...

evet geçen hafta bucaspor itip kaktı,arkadaşlar herhalde onu hatırlıyor:-)

KskHyTr dedi ki...

Bonzo nasıl bir travma yarattı bu karşıyakalılar sendede bu kuyruk acısı nerden geliyor:)

dejavu dedi ki...

Beyler yorumlarınızı aynen yayınlıyorum ama karşılıklı diyalog şeklinde devam edecekseniz şayet, başka bir platformda devam etseniz buna daha şık olacak gibi sanki. Maç hakkında edecek kelamınız varsa buyrun, yoksa karşılıklı atışmalar hoş durmuyor, hak vereceğiniz üzere.

Çağlar

KskHyTr dedi ki...

Kesinlikle haklısın dejavu konu bucaspora kadar gitti şaçmalamakta sınır yok nasılsa... ben bundan sonra cvp vermeyeceğim... Zamanında ne güzel söylemiş mevlana her lafa verilecek cevabım vardır diye başlayan... anlayan anladı...

bonzo dedi ki...

ilk yorumumda kendi fikrimi yazdım konuyu buralara getirdiniz, bende bucasporu hatırlatmak istemezdim ama kimin itilip kakılacağı tarafınızdan bilinince dayanamadım. Neyse, küsmek yok yoruma devam. Mevlana aynı zamanda ne demiş, "kim olursan ol gel" biraz tahammüllü olmak lazım.

KskHyTr dedi ki...

Benim tahamül edemediğim nokta bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup yorum yapmak(bunu bende yapıyorum bazen kendimede kızmıyor değilim)... yoksa kimsenin düşüncesine bir diyeceğim yok... Ksk nin yayıncı kurulus tarafından verilen 1-2 maçına bakıp(o maçların izlenilip izlenilmediğindende süpheliyim) zaten itile kakıla gelinmiş buraya gibi haksız ve tahrik edici bir uslupla karşılaşmak açıkçası sinirlendirdi beni... ve dejavuda haklı niyet kötü olmasada karşılıklı laf sokmalar belirtildiği gibi maçla alakasız noktalara gidilmesi hoş olmadı blogda... Yoksa kimseye küsmüşlüğüm yok... Basketbol hakkında tartışmaya her zaman varım...

Alphan Aksoylar dedi ki...

İkinci ve üçüncü periyotlarda Holston'a, Valentin'e ve Birkan'a uyduruk fauller icat edilip Mersin aleyhine her iki periyotta da toplam 3'er (üç) faul çalınınca, maçı koparmamız engellendiği gibi, David de daha 3. periyotta 5. faulünü aldı, Ryan'ın da olmadığı bir maçta Furkan'ı da uzun süre kenarda unutunca, Baron'ın ekstra oynadığı bir maçı almamız zordu, öyle de oldu, 4. periyotta kaçırdığımız fast break maçın kırılma anıydı, oradan boş dönmesek o moral bize maçı getirebilirdi, oradan boş dönmek Alper ve Wesson'ı oyundan düşürdü, David'in beşlediği bir maçta Ryan da yokken Serkan veya Orhun daha çok süre almalıydı, Corey 1 numarayı son periyot boyunca taşıyamadı, yaşı buna elvermiyor.
İte kaka meselesine gelince, Karşıyaka ligin en düşük üç bütçesinden birine sahip, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Banvit gibi ligin en yüksek bütçeli takımlarını yenmeyi başardı, hem de eze eze, ite kaka falan değil, ki Fenerbahçe'yi seyirci desteği falan da olmaksızın yendi, ha kadro gücü ne derseniz, bence ligte bulunduğu yeri hakediyor, son toplarda ve uzatmalarda kaybettiğimiz birkaç maçı da alsaydık ve Ryan veya David'in olmadığı maçlarda sıkıntılar yaşamasaydık daha yukarılarda bile olabilirdik, bazıları ite kaka diye küçümsemeye ve hakaret etmeye çalışsalar da... KARŞIYAKA'SIZ BİR LİG LİG DEĞİLDİR! HAYAT BASKETBOLDUR, BASKETBOL KARŞIYAKA'DIR!

fuat dedi ki...

karşıyaka bu noktaya çok ve disiplinli çalışarak geldi, ancak bu sezonki tabloyu, harcanan para/performans oranlamasına göre değerlendirip, ona göre yüceltmek yanlış olur. ksk zaten aşağı yukarı her sezon bu ligin en az para harcayan üç-beş takımından biri. bu durumda her sezon orada görev yapan antrenör mucize yaratmış oluyor! şöyle düşünmek lazım: ksk'de çok büyük geri zekalılık yapmayıp, iyi yabancılar seçtiğinizde, taraftarın desteğiyle takım iç sahadaki 15 maçın sekizini zaten alıyor. kalan yedi maçtan 4'ünü kazanamak da antrenöre kalıyor. olay budur. bu arada mersin'de mete babaoğlu'dan sonraki performansı, ligin ortasına değil de başına koymuş olsanız, takım ilk dörde oynuyor olacak. tebrikler...

Cakivu dedi ki...

Karşıyaka şu anki bütçesiyle olabileceği yerde ama seyircisiyle ve salonuyla çok daha iyi bir takımı hakediyor. Ekonomik zorlukları aşan bir Karşıyaka lige çok renk katar zaten bu haliylede katıyor. Euroleague gibi bir organizasyona taraftar olarak (basketbolu bilme açısından) en hazır takımlardan biri Karşıyaka ama dediğim gibi çok iyi bir bütçe ve en az 10 tane iyi oyuncu lazım.

Bu arada Mersine kocaman bir bravo. Mete Babaoğlu mu dersiniz, İnanç Koç yoksa Baron mu dersiniz bilmem ama çok iyi mücadele ediyorlar.

Selda dedi ki...

nasıl oluyorda baron macın kahramanı ılan ediliyor hayret. toplam 28 sayısına ragmen 11 girmeyen sutu varki donusunde 25 sayı yiyor mersin. sen 100 sut at 25i girsin 50 sayı atmıssın 75 sut geri donmus 150 sayı yemissin ne fayda...
ozurlu dominic bu macta da surekli iceri drive etmesi ve top kayıplari yada basarısız turnıkleri maci kaybettirecekti ama basketbol melekleri mersinin yanındaydı.(1 penetresi sayı yazdı)
agir abi onur hacmen mersine faydali ne skor ne sayı ne ribaunt da faydalı olamıyor. kalan basket yasamında da figuran olmaktan oteye gidemeyecek.
nedim eski kariyerinin ekmegini yiyeyerek ilk beste ortaya atılıyor anlamsızca.
macın kahramanı net bıcımde vincet dir. kritik anlarda yagdan kıl ceker gibi top calarak sayı bulması, direncli savunmasi ve istekliligi.
ksk nin david ini cok begendim 5 tane dominic eder. mersin aslında dominic e david i tutma gorevi vermisti fakat david dominic e goz actırmadi. soyleki. birebir driplingde dominic, davidi gecemedi. dominicin dripling ozurlu oldugunu unutmayın bu arada.
ksk, benim nazarımda top kayıplari ile maci kaybetti.
bu arada salsa ya... mac yorumlari cok uzatılıyor ve okunulur, gozde canlandırılır bi halde yazılmıyor. cok fazla kelime kalabalıgı...

bonzo dedi ki...

Herkes sakinleştikten sonra, ilk yorumumdaki "ite kaka" tanımını tercüme etmek farz oldu. Ben bu kelimeyi sarf ederken kimseye hakaret etmek niyetinde değildim. Sadece karşıyaka'nın bana göre kadrosunun diğer birçok takıma göre çok zayıf olduğunu, bütçesinin sizlerinde belirttiği gibi düşük olduğunu ve bu nedenle taraftar desteği, evsahipliğini çok iyi kullanmak gibi diğer birçok takımda olmayan bir özelliği sonuna kadar kullanarak olması gereken yerden daha yukarıda yer aldığını kastetmiştim.
Önyargılarımızdan arınarak hemen olaylara kötü tarafından bakmamak lazım. En azından Mevlana'nın yaşadığı topraklarda yaşıyan insanlar olarak:-)

serdar dedi ki...

tartısmasız BARON derimm acaba bile demem!!adam her mac sutor.1 mac atıp 1 mac susmuyor atamasada takıma zarar verip gereksiz fauller alıp takımı zor durumda bırakmıyor.Mersin bir nevi KSK takımı kurmus kendi sehrinde eski KSK lı eski oyunculara ve antrenore baktımda 2 oyuncu daha olsa KSK takımı cıkarır:))

dejavu dedi ki...

@ fuat;

Bırakmış olduğun yorumu okudum fakat pek çok yerine katıldığım bu güzel yorumunu, son cümlesinin başlangıcında yer alan kelime nedeniyle yayınlamıyorum. Hak vereceğin üzere. Değiştirebilirsen şayet seve seve yayınlarım.

Sevgiler..

Çağlar

fuat dedi ki...

@ dejavu

Çağlar, klavye sende kardeşim. Redaksiyon hakkını tamamen bırakıyorum. Sakıncalı gördüğün kısmı çıkar yayınla madem :)

Sevgiler