30 Nisan 2010 Cuma

Olin Gençlik: 58 - Trabzonspor: 62 (Düşük Tempoda Kazanan Trabzon)

Gökhan Taştimur'un kendi düşük tempolu oyununu rakibine kabul ettirdiği karşılaşmada oldukça yavaş bir basketbol ve korakor mücadele izledik. Maçın hemen başındaki 5-0'lık Olin Gençlik serisi hariç farkın iki taraf adına da beş sayıyı hiç geçmediği ilk çeyrek 12-12 eşitlikle tamamlandı. Kerem Öztoprak'ın 6 sayısı ve İlker Türel'in üç asisti çeyreğin en dikkat çekici rakamlarıydı. İkinci çeyrekte Jamison'ı etkili kullanmaya başlayan Trabzonspor, bu oyuncunun ürettiği üstüste ürettiği yedi sayı ile bitime bir dakika kala skoru 19-27'e taşıdı. Bu ana kadar gördüğümüz en yüksek farktı bu. Son elli saniyeye Derya Yannier ve Ömer Ünver imzalı altı sayı sığdıran Olin Gençlik, içeriye yalnızca üç sayı geride girdi böylece. İki takımın da yay gerisinden 1/8 ile şut kullandığı devrede, 5'i Fırat Aydemir imzalı olmak üzere 10 top kaybı yapan Trabzonspor'un içeriye üstün girişi ise asistlerdeki 9-3'lük üstünlüğünün altında gizli idi. Topu rkaiplerine nazaran daha iyi paylaştıkları bu yarıda skoru da paylaştı bordo mavili oyuncular. İkinci yarı ise kelimenin tam manasıyla ' karşılıklı basketlerle' geçti. Farkın en fazla dört sayıya kadar çıktığını gördük ki bu da sadece saniyeler sürdü. Son çeyrekte Ömer Ünver'in sekiz sayısı ile galibiyete uzanmaya çalışan Olin'e Jamison - İlker Türel - Hakan Yapar imzalı 19 sayı ile cevap verdi Trabzon. Ve sahadan 62-58'lik skorla galip ayrılan taraf oldu.

Son çeyrek Banvit maçı ile çakışınca dönüşümlü olarak izledim. Maçın son topa kalacağı kendini belli ettikten sonra da Yozgat'a odaklandık tabii. Bitime 12 saniye kala skor 61-58 Trabzonspor lehine iken top da Olin'de idi. Derya Yannier ile İlker Türel arasında sol forvette, Trabzonspor benchi önünde, yaşanan top kapma mücadelesinde bana sanki İlker faul yapmış gibi gözüktü. Ama hakemlerin kararı Derya'nın faul yaptığı yönündeydi. O faule yoğun itirazlar geldi Derya'dan fakat sonuç değişmedi elbette. Kazanan 62-58'lik skorla Trabzon oldu. 11'i hücum olmak üzere 32 ribaund çeken ve ribaundlarda 32-22 üstünlük sağlayan Trabzonspor, 2/18 ile çok kötü dış şut kullandığı düşük tempolu maçta 21 sayı gibi oldukça iyi bir rakama ulaşan Ömer Ünver'in bu performansına karşın galibiyete ulaşan taraf oldu.

10 Yorum Yapılmış:

Fanatik Basket dedi ki...

bu kararların hep trabzonspor lehine çıkması tesadüftür :)

tarski dedi ki...

seyhan kavut'u 5 dk kala oyuna alan gokhan tastimur, bu oyuncu girer girmez kasti faul yapinca hemen cikardi, onun yerine biraz once cikan barkin girdi, ve son 5 dk'de 3 kritik top kaybi yapti ki bence macin kaybedilmesinin en onemli nedenlerinden biri Olin adina.

10ur dedi ki...

ben çocuk iken futbolda edirne spor 2 ligte düşmemeye oynardı. büyüklerimiz anlatırdı biz zamanında ikinci ligin baba takımıydık hep çıkmaya oynardık diye bizde iç geçirerek dinlerdik sonra büyüdük biz büydük edirne sporda küçüldü. neyse olin sağolsun belki ülkerin acıbademin yaptığı reklamlardan feyz alıp futbola değilde basketbola yatırım yaptıda başarı erken geldi. heyhat ne yaparsın ki hayat bizi ankaraya attı. edirnemin bir takımını doya doya izleme fırsatını elimden aldı.
selçuk ve hacettepeye oranla daha iyi bir kadroya sahip olduğumuzu düşünüyorum belkide ilk kez edirnem sporda en üst düzeyde temsil edilecek buda sevindirici tabii...

Kinyas dedi ki...

Gördüğüm kadarıyla Fanatik Basket Anti-Trabzonspor akımının bayrağını gururla taşımaya devam ediyor.
Maçı izleyen herhangi bir sporsever hatta onu geçtim yaşı basketbolun temel kurallarını kavrayacak kadar olgunlukta olan herhangi bir insan maç boyunca Trabzonspor'un aleyhine de birçok hatalı karar verildiğini farketmiştir. Ve bu kararlar lehine verilenlerden çok daha fazlaydı. Haber yazarının da son paragrafta özellikle bu faule odaklanması, maç genelindeki kararlardan hiç bahsetmemesi yanlış olmuş.

Ama işte önyargıyı yenemiyor insan, basketbolun her bir kuralını hatmetmiş olsalar bile. Nasılsa atomu parçalamaktan zor önyargıları yıkmak...

Utku61 dedi ki...

@Kinyas

Maçları değerlendire site editörünün de özellikle bizim maçtaki hatayı dile getirmesini de manidar buluyorum. Misal Hacettepe-Selçuk maçındaki bir anlık kargaşa sonucu Hacettepe ABD'lisinin nasıl teknik faul almadan işi yırttığına da değinilebilirdi. Dedim ya Trabzonsporumuza karşı maçlar art niyetli bakıldığından diğer maçtaki hakem hataları da göz arı ediliyor. Alıştık artık ne demiş Fanatik Basket Trazon maçlarından normaldir,evet biz alıştık bundan sonra sizlerde alışın hakemler tarafıdan kayrılmamıza!

dejavu dedi ki...

Maçın ikinci yarısını ve özellikle son çeyreğini dönüşümlü izlediğimi belirttim zaten. Her maçın lige çıkış için bir adım olduğu noktada son saniyede çalınan düdükle ilk periyotta çalınan düdüğe yazı içerisinde aynı önemi vermek pek mantıklı değil gibi sanki. En kritik anda tartışmalı bir karar olduğu için fikrimi belirttim ben de. Artniyet aramaya gerek yok yani. Trabzon ile ilgili yazdığım diğer yazıları da aratıp okuyabilirsiniz, 'Salsa Search' kısmından. Selçuk maçını da izlemedim bu arada. Anıl yazdı o maçı.

Sevgiler,

Çağlar

Jude dedi ki...

Arkadaşlar yapmayın etmeyin.. el insaf..
Nedir bu Doğan Hakyemez düşmanlığı sizdeki böyle?
Maçtaki belki de tek tartışmalı karardı o son saniyelerdeki faul pozisyonu.. art niyetli olan bir hakem son saniyelere kadar bekler mi? Çok verimli oynayan Jamison'un faul problemine girmesine izin verir mi?
O faul pozisyonu basit bir takdir hakkı pozisyonudur, biz Trabzonsporlulara göre İlker faul yapmamıştır, Olinlilere göre İlker faül yapmıştır.. maçın sonucunu bu kadar manipüle etmeye gerek yok ;)
Saygılar, iyi geceler

hücumribaundu dedi ki...

hacettepe-selçuk maçı sonrası her iki takım ısınmaya çıktığında salonda çalınan karadeniz ezgili müzikler de bir o kadar manidardı. bir an yozgat'ta olduğumuzu unutuverdik..

Fanatik Basket dedi ki...

@Kinyas
benim derdim trabzonspor'la ilgili değil, doğan hakyemez olayından önce trabzonspor'a sempatiyle bakardım.

benim derdim şu ki, bi adam aynı sezon içinde hem tbf'de, hem de tbf'nin düzenlediği ligde mücadele eden bir takımda görev yapamaz, yapmamalı. yapıyorsa ne hakemler korkmadan düdük çalabilir, ne de orada adaletten söz edilebilir.

Utku61 dedi ki...

Çağlar kardeş Hacettepe maçında o olay yanlış hatırlamıyorsam son periyotta gerçekleşti. Sorun da değil gerçi,açıklamalar için teşekkürler. Ben maçı izleyemedim ama maç sonunu arkadaşlardan öğrendim ve onların da dediği bana son faul kararının onların lehine olması gerektiği şeklindeydi.

Saygılar..