10 Nisan 2010 Cumartesi

Oyak Renault: 94 - Kepez Bel: 82 (Bir Renault Klasiği)

Günün, haftanın ve hatta iki takım için sezonun en önemli karşılaşmasıydı bu maç. Geçtiğimiz hafta Jovo'suz da olsa kazanmayı başaran Kepez'de, hafta arasında çok az idmana katılabilmiş olmasına karşın ilk beşteydi tecrübeli uzun. Tribüne çıkan isim yine Buckman'dı. Mazutis - Altay Özurgancı - Ersin Görkem - Erdem Türetken - Jovo beşine karşılık Yücel Platin'in parkeye yolladığı beş Ahmet Erdoğan - Alex Scales - Famutimi - Heytvelt - Mutlu Demir şeklindeydi. Hava atışı için sahaya gelen ya da kenarda havlu sallayan oyuncuları geçtim takımın malzemelerini taşıyan, bir şekilde takımın havasını teneffüs eden herkes için çok çok kritik bir maçtı bu. Tabii bu durum iki taraf için de geçerli olunca, çok daha değişik bir durum çıkıyor ortaya. Bütün sezonun tek bir kırk dakikaya sıkıştırılması, herkesi geriyor ister istemez. Bir an önce skor avantajını almak istiyor oyuncular, insan psikolojisi gereği. Olmayınca ilginç tercihler geliyor, hiç görmediğimiz oyunculardan hiç görmediğimiz tercihler. Bunu tamamen saha içi teknik dinamiklerle açıklamak mümkün değil elbette. Psikolojik durum bu oyunun büyük bir kısmını oluşturuyor.

Erdem Türetken'in 3/3 üçlükle beş dakikada takımının 9 sayısına imza atacağını hiçkimse tahmin edemezdi herhalde. Bu şutlar sayesinde maça özgüvenli başlayan taraf Kepez oldu. 9-2'lik bu başlangıca 10-0'lık seri ile cevap verse de Oyak, oyun aklının sahadaki herkesden birkaç tık yukarda olduğunu düşündüğüm Jovo aldı sazı eline ve o ufak çaplı krizden çıkardı takımını. 21-16 önde tamamladı ilk çeyreği Kepez takımı. Çeyrek sonundaki kriz döneminde gelen altı sayının da Jovo'ya ait olması tesadüf değildi elbette. Durumu iyi toparladı tecrübeli pivot. Skor üstünlüğünü ve dolayısıyla psikolojik üstünlüğü vermediler rakiplerine bu hamle ile. İkinci on dakikada roller aynıydı yine. Kaçan Kepez, kovalayan ise Famutimi idi. Bu devrede 19 sayı üreten Famutimi'ye karşı tüm devreyi önde götürerek 43-40 önde girmeyi başardı 15 sayı üreten Jovo ve arkadaşları.

Kötü oynadığı ve yalnızca Famutimi'nin işlediği bir Oyak devrede yalnızca üç sayı gerideydi ve zevkli olduğu kadar kritik bir yirmi dakika daha bekliyordu bizi. Kepez cephesinde ise Jovo haricinde biraz Marcus Hall destek veriyordu ama asıl desteğin beklendiği Ersin Görkem 0/7 ile gidiyordu soyunma odasına.

İkinci yarıya hızlı başlayan taraf bu kez Alex Scales'li Oyak Renault oldu. İlk yirmi dakikada yedi sayı üretebilen Alex, beş dakikada iki üçlük bir turnike ile 8 sayı yollayınca rakip potaya 53-53'de yakaladılar Kepez'i. Ve günün o ana kadar suskun olan ismi Heytvelt'in güzel asistinde Nedim Dal'ın smacı ile 55-53 öne geçerek molayı aldırdılar koç Aziz Bekir'e. Roller değişmişti artık, stresi Kepez'e yüklediler ki bu herşeyden daha önemliydi o an için. Alex Scales üçlüklerden saymaya devam ederek tam 13 sayı üretti bu çeyrekte. Ahmet Erdoğan da skorda geri düşülen çok kritik bir anda panyalı üçlüğü ile yeniden takımını öne geçirdi(61-60). Bu da maçın kritik anlarından biriydi kesinlikle.

İlk yarıda Famutimi'nin tuttuğu direniş bayrağını devralan Alex Scales'i geldiği günden bu yana ilk kez bu kadar istekli ve oyunu domine ederken izledim. Ara dönemde takıma katılış sebebi buydu elbette ve fazlasıyla hakkını verdi bugün. Çok çok iyi bir üçüncü çeyrek geçirerek skor ve moral üstünlüğünü getirdi takımına. Son çeyreğe tıpkı maç başında olduğu gibi Erdem Türetken'in üstüste beş sayısı ile başladık. Hall'un ısınma turnikesi ile de 68-63 Kepez üstünlüğünü gördük skorboardda ilk bir buçuk dakikanın ardından. Bu hamleye de Heytvelt'i kullanarak cevap verdi koç Yücel Platin ve son altı dakikaya 70-67 Kepez üstünlüğü ile girdik. Buraları defalarca oynamış bir Yücel Platin, bu sahnelere alışkın oyuncular ve taraftarlar vardı Bursa'da. Farklarını da burada yansıttılar parkeye. Üç buçuk dakikada tam 16-0'lık bir seri izledik Oyak takımından. Savunma gerçekten bunaltıcı bir hal aldı. Kapılan topları sayılara çeviren isimlerin başında ise günün suskun ismi Heytvelt yer alıyordu. Tam sekiz sayı üretti bu sekansda ve galibiyetin mimarlarından biri oldu.

Son altı dakikaya kadar maçın içerisinde olan ve kazanmaya çok çok yaklaştığı anları gördüğümüz Kepez Belediyesi ise bu altı dakikada tecrübeye yenik düştü. Final periyodunda yakaladığı 16-0'lık seri ile sezonun en kritik galibiyetini aldı Oyak takımı. 19'u ilk yarıda olmak üzere 28 sayı 10 ribaund ile oynayan Famutimi, 20'i ikinci yarıda olmak üzere 27 sayı ile oynayan Alex Scales ve son beş dakikada sekiz sayı üreten Heytvelt bu galibiyetin yaratıcıları. Ribaundlardaki 39-29'luk, asistlerdeki 22-10'luk Kepez üstünlüklerine rağmen bu skor ise elbette ki çok şaşırtıcı. Fakat tecrübe de zaten tam bu anlar için gerekli olan birşey. Bu galibiyetle birlikte ikili averajı da eline alarak büyük bir avantaj sağladı Oyak. Artık kazanmak yetmeyecek Kepez'e, Oyak'ın da kaybetmesini bekleyecek. Kaldı üç maç, kağıt kalem elde.

Oyak Renault (94): Mehmet Ali Erdoğan 10 (4 ribaund- 1 asist), Alex Scales 27 (2 ribaund- 3 asist), Ufuk Kaçar 3 (1 asist), Olumuyawa Famutimi 28 (10 ribaund- 2 asist), Nedim Dal 9, Joshua Heytvelt 14 (7 ribaund), Mutlu Demir 3 (1 ribaund),

Kepez Belediyesi (82): Erdem Türetken 16 (4 ribaund), Marcus Hall 18 (3 ribaund- 6 asist), Jovo Stanojevic 18, Andrius Mazutis (5 ribaund- 5 asist), Altay Özurgancı 2, Barış Güney 10 (2 ribaund), Ersin Görkem 7 (8 ribaund), Mesut Ademoğlu 9 (4 ribaund)

4 Yorum Yapılmış:

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Maçı salondan seyrettim.

Oyak Renault: 94-82: Kepez

kontragelen dedi ki...

http://contrabasketball.blogspot.com/2010/04/alev-alev-yaniyor.html

Fanatik Basket dedi ki...

reno için kader maçıydı ve çok önemli bir glaibiyete imza attılar. sezon başından beri herkes banko reno düşer diyodu, hatta sitenin sol tarafındaki kim düşer? anketinde %44 ile hala reno birinci ama bence bu galibiyetle birlikte ligde kaldılar. düşmesini bekleyenler ve isteyenler yanılacaklar. daha önce de söylemiştim, şimdi de söylüyorum. daçka ile birlikte düşecek ikinci takım kepez'dir..

Cell_O dedi ki...

Beko basketbol ligi oldukça ilginç geçiyor. Takımların bir hafta gösterdiği performası diğer hafta da göstermesi beklenirken, maç içinde farklı bir takım kimliği bulmanız özellikle alttaki takımlar için geçerli bir durum oldu bana göre. Bir hafta önce Kepez'in bornova maçını salonda izledim, iyi bar takım olan bornovaya karşı Jovosuz çok iyi bir oyun ortaya koyarak maçı aldılar. Bu hafta Jovo ile birlikte oyak deplasmanında galibiyet çıkartacağımızı planlıyordum ama Bornova'ya mağlup olan Oyak karşısında maça iyi başlamasına rağmen ikinci yarıdaki kritik hatalarıyla maçı kaybettiler. Bunda oyakın attığı üçlüklerin de payı var, kepez de inadına üçlük atamadı. Maçın kaderini üçlükler çiziyor. Bornova maçında kepezin de iyi bir üçlük yüzdesi çıkararak maçı aldığını söyleyeyim. Kısaca o gün maç şansı kimin yanındaysa maçı o alıyor. Üçlük şansı yani. Kalan üç haftada her şey olabilir. Ben Fanatik basketin görüşüne katılmayarak oyak'ın üç maçını kaybedip, Kepez'in de içerde taraftar desteğiyle Erdemiri yenip ligde kalacağını tahmin ediyorum.