15 Mayıs 2010 Cumartesi

Banvit: 65 - F.Bahçe Ülker: 70 (Ve Beklenen Final)

Çeyrek ve yarı final serilerinde maç kaybetmeden finale yükselen rakibini daha fazla bekletmek istemeyen F.Bahçe Ülker, Barış Özcan'ın ardından Chuck Davis'i de kaybeden Banvit'e karşı maça hızlı başlayıp tüm devreyi önde götüren taraf oldu. İlk iki maçın aksine Greer yerine Kinsey ile maça başlayan Ertuğrul Erdoğan'ın oyunu hızlandırıp kolay sayı imkanı araması neticesinde Ukic ile kolay ve hızlı sayılar buldu konuk takım. İlk çeyrekte 16 sayı üreten Banvit'te bu sayıların 12'sinin altında Lance Williams imzası vardı. Savunmada yarattığı tahribat bununla da sınırlı değildi üstelik. Vidmar'ı çok kısa sürede üç faul ile kenara yolladı Williams. İkinci çeyreğin başında oyuna girip devreyi 12 sayı 1'i hücum olmak üzere dört ribaund ile tamamlayan Oğuz Savaş ile bir ara farkı ondört sayıya kadar çıkartan sarı lacivertliler, Orhun Ene'nin alan savunmasına karşı sakin kalmayı başarırlarken dört kısalı Banvit sistemine karşı devre sonunda biraz bocaladılar. Bu bocalama evresini Barış ile iyi değerlendiren Banvit, soyunma odasına 38-31 geride giren taraf oldu.

Devrede ilk beş başlayan dört oyuncusundan toplam 31 sayılık katkı alan Bandırma ekibine karşı F.Bahçe Ülker'de kenardan gelen oyuncuların 20 sayı - 5 asistlik katkıları iki takımın mevcut durumunu fazlasıyla ortaya koyuyor aslında. Oğuz Savaş - Semih Erden - Vidmar - Mirsad dörtlüsünün 13/18 saha içi isabeti ile ürettiği 26 sayı da Chuck Davis sonrası Banvit savunmasında açılan gediğin boyutunu gösteriyor. Uzunların bu performansına karşın farkın sadece yedi olması ise devreyi son zamanlarda görmeye hiç alışık olmadığımız şekilde 0/6 dış şut isabetsizliği ile kapatan şutörlerin performansından kaynaklandı. Banvit'in de 0/3 ile rakibini bu konuda yalnız bırakmaması ise yirmi dakika boyunca dış şut isabeti göremememize neden oldu. Üstelik tam dokuz farklı oyuncu dış şut denemiş iken. İkinci çeyrekte F.Bahçe Ülker'in 5'i Emir Preldzic imzalı olmak üzere 8 asist/ O top kaybı oranına karşılık Banvit'in asist üretememesi de ilgi çekici bir diğer istatistikti.

İkinci yarıya taraftarını da arkasına alarak iyi başladı Banvit. Buna karşın ilk beş dakikada sadece Ukic'in bireysel hücum yetenekleri ile dört sayı bulabildi F.Bahçe Ülker. Banvit ise ilk yarıda Lance Williams'ın üzerine yıkılan hücum gücünü Simmons ve Cakic sayesinde biraz daha çeşitlendirebildi. İlk iki maçta gördüğümüz üzere zaman zaman uyku moduna geçen F.Bahçe Ülker savunması ana etkendi bu tablonun oluşmasında. Bu çeyrekte 43-42 ile maçta ilk kez öne geçmeyi başardı Banvit ama buna çabuk cevap verdi F.Bahçe Ülker ve final periyoduna 48-46 önde girmeyi başardı. Vidmar - Oğuz - Ömer - Preldzic - Greer beşi epeyce sertleşmelerini sağladı çeyreğin son diliminde. Bu dönemde Greer'in üstüste bulduğu iki orta mesafe şutu da oldukça kritikti, hücum gücü sınırlı bu beşte. İkinci çeyreği asist yapamadan tamamlayan Banvit'in ardından F.Bahçe Ülker'in de bu çeyrekte 0 asist/ 4 top kaybı ile oynadığını ekleyelim. İbrahim Yıldırım'ın çeyrek sonunda süre dolarken bulduğu iki sayılık basket de bu sene Banvit özelinde görmeye alışık olduğumuz sahnelerden biriydi.

Final periyoduna da İbrahim'in üç sayılık basketi ile başladı Banvit ve aynı zamanda maçın ilk üç sayılık isabeti ile bir kez daha öne geçti ev sahibi takım. Üçüncü çeyrek sonunda iyi savunma yapan beşin pota altındaki etkili ismi Vidmar, ilk 19 saniye içerisinde üstüste yaptığı iki faul ile beşinci faulünü alarak oyun dışı kaldı. Sadece sekiz dakika sahada kalarak başardı bunu üstelik Sloven oyuncu. Eksik kadrosuna rağmen maçın içerisine girmeyi başaran Banvit, 0/8 ile üçlük kullanarak geldikleri final periyodunda üstüste bulduğu üç üçlükle farkı dört sayıya kadar çıkardı bitime beş dakika kala(57-53). O ana kadar yay gerisinden 0/11 ile karavana atan F.Bahçe Ülker ise mola dönüşünde 2'si Emir, biri Ukic imzalı olmak üzere 3/3 isabetle dokuz sayı bularak direksiyona yeniden oturmayı başardı. Ve gereken anlarda gereken sertliği gösterebildiklerini bir kez daha hatırlatarak son anlarında iyi savunma yaptıkları maçtan 70-65'lik skorla galip ayrılarak seriyi 3-0 ile noktalamayı başardılar. Bütün maç boyunca Williams'ı savunmakta zorlanan Semih'in son dakikalarda iki tarafın da dört kısaya dönmesi ile Williams karşısında yaptığı iki dakikalık iyi savunma da maçın anahtarlarından biri oldu.

Rotasyonun en önemli iki parçasını kaybetmiş iken halen son ana kadar maçı kazanabilecek durumda olan Banvit'i ve Orhun Ene'yi tebrik etmek gerekiyor kesinlikle. Altyapısı ile, gençlere verdikleri önem ile, keyifli basketbol ortamları ile çok çok önemli işler yaptılar bu sene. Sezonu yarı finalde süpürülerek kapattılar belki ama bu üç maçın ikisini kazanmış olsalardı kimse şaşırmazdı herhalde. Üç maçta sırasıyla on, iki ve beş sayı ile kaybettiler ama üç maçın son periyot skorları toplamı: 78-52. Farkı yaratan temel nokta da bu kısım oldu zaten. Ama sezonu benchde havlu sallayarak geçiren kaptan Ufuk Gürgen, bugün en kritik anda sahneye çıkabiliyor, 90 doğumlu İbrahim 15 dakika sahada kalıp 7 sayı- 2 ribaund ile iyi bir maç çıkarıyorsa, şüphesiz burada üzerine konuşulması gereken önemli bir başarı var. Bu başarı öyküsü için rezervasyonumuzu yapıp, bitirelim postumuzu.

Banvit (65): İbrahim Yıldırım 7 (2 asist), Barış Ermiş 15 (3 ribaund- 3 asist), Lance Williams 22 (5 ribaund- 2 asist), Yiğitcan Turna (1 ribaund), Barış Hersek (1 ribaund), Keith Simmons 4 (10 ribaund), Goran Cakic 4 (7 ribaund), Yunus Çankaya 9 (3 ribaund- 1 asist)

F.Bahçe Ülker (70): Roko Ukic 13 (1 ribaund- 2 asist), Mirsad Türkcan 12 (5 ribaund- 1 asist), Ömer Onan 2, Semih Erden 6 (4 ribaund), Gasper Vidmar 4 (2 ribaund), Lynn Greer 8 (1 ribaund- 3 asist), Oğuz Savaş 13 (5 ribaund), Tarence Kinsey 6 (4 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 6 (3 ribaund- 6 asist)

4 Yorum Yapılmış:

Rumeras dedi ki...

Üç maçta sırasıyla on, iki ve beş sayı ile kaybettiler ama üç maçın son periyot skorları toplamı: 78-52.

Serinin özeti ..

tuncer beyribey dedi ki...

Şunu en baştan söyleyeyim, takımımla gurur duyuyorum. Barış Özcan bütün playofflarda yok (ki sıkıntısını bu seride son periyotlarda gördük), son maç özelinde Chuck Davis yok, zaten kadrolardaki fark da ortada; ama buna rağmen toplam fark 15 (ki ilk maçın farkı aldatıcı). En başta Özkan başkan ve Orhun Ene ve tabii ki de oyuncular olmak üzere, bize bu yolculuğu yaşatan herkese teşekkür etmek istiyorum. Normal sezonun ortasında Baldwin dönemi gibi bir yarı final görebiliriz demiştim, sağ olsunlar beni haklı çıkardılar. Bandırmamız için çok sağlam geçen bir sezonun iki ayağından biri oldular. Umarım seneye de buna benzer bir sezon yaşatırlar Bandırmamıza...

10ur dedi ki...

biraz hakem çokça tecrübe farkı ve bir miktar kdro derinliği etkili olmuştur bu son periyotlarda oluşan farka... kimileri fenerin ortaya koyduğu ve sadece istediği zaman ortaya koyduğu savunma sertliği desede ben 2.ci maçta farkın 20den aşağıya çekilirken koyulan sertlik dışında bir sertlik göremedim... üzülerek söylüyorum ki bu halimizle efes bizi eveleyip gevelemeden 1 lokmada indirir mideye :))

Kapkan dedi ki...

iki yarın final ve ikiside 3-0 - 3-0
basketbolumuz süper. bu takımlar yarı final oynuyorsa vay basketbolumuzun haline.