16 Mayıs 2010 Pazar

Banvit'i Son Çeyrekler Yedi

Yarı finaldeki F.Bahçe Ülker - Banvit eşleşmesinde Banvit'in maç alabileceğini düşünenlerdendim. Ki İstanbul'da oynanan ilk 2 maçta, özellikle de ikincisinde buna çok yaklaştılar ancak beceremediler. Bu seride oynanan 3 maça biraz yakın plan yaparsak son çeyreklerdeki inanılmaz fark hemen ortaya çıkıyor. İlk maçta son çeyreğe 62-63 önde girmişti Banvit ancak son periyotta tam 27 sayı yiyip 89-79'luk skorla mağlup oldular. İkinci maçta şartlar çok daha olumluydu Bandırma ekibi için. Maç içinde 20+ farklar yakalayan Banvit, son çeyreğe bu farkı biraz eritse de 60-50'lik skor ve 10 farklı üstünlük ile girmeyi başardılar. Ama F.Bahçe Ülker bu kez de son 10 dakikaya tam 29 sayı sığdırarak 79-77 kaptı maçı. Maçın yanısıra, diskalifiye olan Chuck Davis'i ve elbette tüm moralleri de kaybederek döndüler evlerine. Dünkü maçın ilk yarısı seride alışılmadık şekilde F.Bahçe Ülker üstünlüğünde gitti, fark 12 seviyesine kadar çıktı ancak üçüncü çeyrekte durumu toparlayan Banvit, bir ara öne de geçmesine rağmen 2 sayılık bir dezavantajla girdi son çeyreğe. Barış Ermiş ve Keith Simmons'un sayılarıyla son bölümde farkı -57-53'lük skorla- 4 sayıya kadar çeken Bandırma ekibi, kalan sürede 17-8'lik F.Bahçe Ülker serisine engel olamadı ve sahadan üçüncü kez mağlup ayrıldı.

Seride sırasıyla 10, 2 ve 5 sayılık mağlubiyetler alan Banvit'in üç maçta son çeyreklerde yediği toplam sayı: 78. Yani seri boyunca toplamda yedikleri sayının (238) yaklaşık 3'te 1'i. Üzerinde durulması gereken bir konu. Belki de şu serinin en kısa ve net özeti.

Kimse bu serinin 3-0 bitmesine bakıp da Banvit hakkında olumsuz konuşamaz herhalde. Hele ki Baldwin döneminde yakaladıkları ve son birkaç yıldır özlem duydukları yarı final başarısına bir kez daha ulaşmışlarken. Orhun Ene hamlesiyle doğru yapılanma adına doğru bir adım atan başkan Özkan Kılıç bu yıl takımından oldukça memnundur diye tahmnin ediyorum. Özellikle sezon başında kurulan kadro üzerinde ne alım ne de satım yoluyla tek bir oynama dahi yapılmamış olması, oyun kurucu pozisyonunun tamamen Türk oyunculara emanet edilmiş olması ve genç yerlilere sorumluluklar verilerek onların verimli hale getirilmesi bu sezon Banvit adına kenara not etmemiz gereken pozitif detaylar bence. Barış Özcan gibi sezonu yükseliş içinde geçiren bir tecrübenin sakatlanması onların planlarını büyük ölçüde sekteye uğrattığı gerçeği de unutulmasın bu arada. Bu güzel ve başarılı sezonda emeği geçen herkese teşekkürler. Salsabasket okurlarına göre yılın takımı ve yılın koçu kategorilerinin sahibi olan takımla ilgili ufak röportajlar da sırada olacak. Takipte kalın.

Henüz Yorum Yapılmamış