6 Mayıs 2010 Perşembe

Bayan Değil Kadın Basketbolu

Bayanlar Basketbol Ligi'nde bugün başlayacak olan final serisinde karşı karşıya gelecek olan Fenerbahçe ile Galatasaray'ın temsilcileri seri öncesinde biraraya gelmişler. İki tarafın da koçları ve birer oyuncuları ile temsil edildiği toplantıda alışılagelmiş açıklamalar var yine. Günün sürpriz açıklaması ise TBF Yönetim Kurulu Üyesi ve 'Bayan' Basketbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Julide Sonat'tan gelmiş. Sonat, geride bırakılan 30. yılla birlikte artık bayanlar değil kadınlar kelimesinin kullanılacağını resmen açıklamış. Bu anlamda ligin adının da artık bayanlar değil Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi olarak kullanılacağını da eklemiş. Uzun zamandır kullanımda karışıklığa ve ikiliğe neden olan, gündemde tutulan bir konuydu. Böylece birinci ağızdan öğrenmiş olduk işin doğrusunu.

Bu arada Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde bugün başlayacak final serisinin ilk maçı saat 20.30'da Caferağa'da oynanacak. Bu vesileyle onu da hatırlatmış olalım.

22 Yorum Yapılmış:

Ömer dedi ki...

Kadınlar çok sert geliyor kulağa. Bayanlar daha sempatikti sanki.

Sarp dedi ki...

Hele şükür diyorum.

Bayan kelimesinin her yerde kullanılması ve eğitimli insanlar tarafından bile bu kullanımın artık doğal karşılanması, ülkemizdeki tabuların dilimize kadar sindiğinin göstergesiydi.

Açıklamayı okuyunca çok sevinmiştim, umarım kadın basketbolu bir başlangıç olur ve bayan kelimesinin kullanımı da bay kelimesininkiyle eş hale gelir.

Sheed dedi ki...

Ama fark eden bir şey yok. O müstehcen fiyatlarıyla, ilk bakışta yurtdışındaki muadillerini hatırlatan uygarlık dekorlu okulların verdiği eğitimin birkaç teknik ve ticari güleryüz dışında sundukları ne zannediyorsunuz? Benim 40 yıl önceki ilkokul eğitimimden bu yana ne Atatürk’ün doğduğu evin boyası, ne kovaladığı kargalar değişmiş. Okutulan hamasi şiirler bile aynı. Milli Eğitim’in saptamış olduğu vasat aynı olduktan sonra o kurumlar da devletin hırçın kurumları gibi aynı resmi ideoloji telinden çalıyor. İlkokul ikinci sınıfa giden oğlumun matbu matematik ödevlerindeki problemlerde erkekler ve ‘bayan’ların hesabı yapılıyor. Bana da oğluma bayan kelimesinin uygun olmadığını, ‘kadın’ demenin ayıp olmadığını anlatmak kalıyor. Öğretmeni, itiraz ettiğinde ‘kibarlık’tan dem vurmuş. Oğlum, kadına ‘bayan’ demenin kasaba kibarı- kadın düşmanı atmosferinde uygarlığı keşfediyor.

yıldırım türker, radikal, 26 ocak 2010

bu eğitimin ürünlerinin kadın kelimesinin 'kulağa sert geldiğini' iddia etmesi sürpriz değil..

jülide sonat'ı tebrik ediyorum..

Bülent Kıyışkan dedi ki...

Çok doğru bir karar. Bayan sözcüğünün içi olur olmadık kullanım ile boşalmıştı, çok bayağılaşmıştı. Zaten doğrusu da "kadın" demek, bayan değil.

oscar dedi ki...

bayan kelimesinin nesi varki. beyler bayanlar denmiyormu. garip. wnba'e bi ozentimi var acaba?

Aras dedi ki...

@Ömer
Sorun da o zaten. Bir erkek nasıl ter döküyor, mücadele edip spor yapıyorsa bu kadınlar da aynısını yapıyor. Bayan demek; "Ay canım benim sen o topu potaya yetiştirebiliyor musun" demek gibi oluyor. Çünkü cinsiyetler Erkek-Kadın olarak ayrılıyor, erkek-bayan olarak değil, bayan nezaket göstermek adına kullanılan bir kelimedir ve her yerde kullanılmasına gerek yoktur.

silahsız kuvvet dedi ki...

Tek derdimiz bu olsa keşke. Kadın ve bayan kelimeleri üzerine bu kadar önem veren insanları şampiyona maskotuna ingilizce isim verilirkende görmek isterdik...

Sarıkaya dedi ki...

@ Sheed : Sahi TBBL'nin tam açılımı neydi?.. Yoksa basketbolumuzu da mı "kasaba kibarları" yönetiyor?

Sarp dedi ki...

Kadınlara kadın yerine bayan demesinin kökeninin nereye dayandığını bilmiyor musunuz arkadaşlar. Evet, ülkemizdeki mide bulandırıcı kız-kadın ayrımı bir an önce ortadan kalkmalıdır, buna da Türk Basketbolu'nu geriye götürdüğüne inandığım TBF önayak oluyor diye destek olmamak yanlış olur. Önemli bir adım. Bravo.

Beyler basketoblu ne kadar komik oluyorsa bayanlar demek de o kadar komiktir.

Sheed dedi ki...

önder abi,

aslında retorik soruya cevap verilmez ama evet, türkiye'de neredeyse her şeyi "kasaba kibarları" yönetiyor..

silahsız kuvvet,

tek derdimiz bu değil ama seksist düşünce yapısının günlük hayattaki en basit görünen izdüşümlerinden biri de kadın yerine "bayan" kelimesinin kullanımı.. bu yüzden atılan adım önemlidir..

bascat olayı da farklı çarpıklıklara yorulabilir -sığ yabancı hayranlığı gibi- ama bana daha çok düşük IQ varlığını işaret etmişti maskot konusundaki diğer uygulamları görünce, o yüzden yorum yapmamışımdır yapmamışsam..

Yiğit Gökçehan KOÇOĞLU dedi ki...

Bayanlar daha kibardı..g

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Bence kadın kelimesi bayana göre daha kaba. Gereksiz bir değişim.

EmreKSK dedi ki...

feminizmin bu kadarından nefret ediyorum, iş insanı, kadınlar. cok sacma

silahsız kuvvet dedi ki...

@sheed
seksist ne demek bilmiyorum açıkçası, tdk sözlüğüne de baktım ama bulamadım. Ekşide cinsiyet ayrımcılığı, cinsiyetçi gibi karşılıkları var. Belki senin için atılan adım önemlidir ama benim şahsi fikrim seksist düşünce yapısının günlük hayattaki en basit görünen izdüşümlerinden çok daha önemli sorunları var bu ülkenin ve basketbolun. İlk mesajımdaki asıl kastım TBF yönetim kurulu ve başta Jülide Sonat'tı. Jülide hanım 70 milyonluk ülkede kaç tane bayan basketbol kulübü var, 0-14 yaş nüfusu 20 milyon olan bir ülkede kaç tane lisanslı bayan basketbolcu var? Aileleri ve çocukları spora teşvik etmek adına devletle ortak ne gibi projeler var? Bana önce bunları anlatsın, ondan sonra bayanmı olsun kadın mı olsun tartışalım.

Birde cinsiyet olarak kadın-erkek ne kadar doğru tartışırım. Erkek kelimesinin tam karşılığını ararsak fen bilimlerinde erkeğin tam karşılığı dişidir. O zaman dişiler basketbol ligide diyelim.

Sheed dedi ki...

öncelikle blogger hata verdiği için 1400 vuruşluk yorum gitti neredeyse, ağlamak üzereyim.. daha kısa yazacağım, yapacak bi şey yok..

silahsız kuvvet,

öncelikle evet, seksist kelimesi cinsiyetçi anlamına geliyor.. fakat TDK sözlüğünde "cinsiyetçi" kelimesini aratırsan ona da cevap bulamayacaksın, istersen dene.. zira bu insan tipinin varlığını görmezden gelerek tehlikeyi savuşturmayı seçmiştir TDK da.. tıpkı "kürt sorunu yoktur" diyerek tehlikeyi savuşturduklarını zannedenler gibi, pek bi farkı yok..

buraya kadar gelebildiysen ne mutlu, "ulan zaten kürt sorunu yoktur densiz" diyerek klavyeyi ısırmaya başladıysan devamını okumana gerek yok.. neyse ben yazayım.. öncelikle yazdığın şeyler yalanlayacağım şeyler değil görüldüğü üzere, aşikar problemlere vurgu yapıyorsun.. fakat karşılaştığı her duruma olabilecek en geniş perspektiften bakma eğilimindeki insanlar, ekseriyetle karşılarındaki büyük resim içerisinde kaybolur, sorunun kaynağından da uzaklaşırlar.. bu yüzden doğru problematik her zaman o büyük resme bakabilmek değildir.. söylediğin gibi ülkenin ekonomik durumundaki problemler, doğu-batı düzlemindeki gelir düzeyinin ve daha genel anlamda refah düzeyinin dengesizliği bu tür sorunlara yol açıyor ve sonuç olarak ülkede genç nüfus spora yönlenemiyor ve/veya yönlendirilemiyor.. kadın basketbolu da bu anlamda özel bi örnek değil, o konuda da çok yetersiz durumda ülke potansiyeline oranla.. fakat bazen yetkinin yetebildiği yerler sınırlıdır.. her insana dünyayı kurtarma kudreti bahşedilmemiştir ve jülide sonat yahut bu öneriyi ortaya koyan kimse de bu konuda sızlanmaktansa eyleme geçmeyi tercih ederek bence önemli bi değişikliğe ön ayak olmuştur..

Bana önce bunları anlatsın, ondan sonra bayan mı olsun kadın mı olsun tartışalım.

demişsin.. senin o büyük resmi düzeltmek için neler yaptığından haberdar değilim fakat burada atılan ne kadar küçük bi adım olursa erdemli ve doğru olana, dolayısıyla olması gerekene giden yolda atılmış takdire şayan bi adımdır.. bu duyarlı insanların küçük adımları sonucunda kurtulabilirsin büyük resimdeki marazlardan ancak ve ancak.. o yüzden jülide sonat ya da bu işin arkasındaki beynin bu çabası oturduğu yerden "türkiye'de bayan basketbolcu yetişmiyor, devlet buna bi şeyler yapması lazım, anne yemek hazır mı" diyen adamın çabasından kuşkusuz daha değerlidir..

öte yandan yapılanı hor görmüşsün fakat yukarıdaki yıldırım türker yazısını alıntılamamın da sebebidir ki en başından tanımlamaları doğru yapmak göründüğünden çok daha önemlidir.. dil çoğu zaman beyne hükmeder ve eğer senin ulusal dilini emanet ettiğin kurumun sözlüğünde "seksist", "cinsiyetçi" yahut aynı anlamı karşılayan bi kelime yoksa o ulusun bi parçası olan bireyi "bence bayan daha sempatikti, kadın ne öyle, çok kaba" diyerek karşı cinsiyete rahatsız edici ve cehalet dolu bi 'kasaba nezaketi' gösterdiği için yargılayamam..

meramım budur ve basketbol ortak paydasında birleşen bu ortamda bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum.. zaten yazdıklarımın silinmesi asabımı bozdu -blogger üzerime oyunlar oynuyor- anıl-çağlar ikilisini de fazla üzmeyelim..

auf wiedersehen..

Sarp dedi ki...

Sheed,
Eline sağlık hocam.

Sarıkaya dedi ki...

TBL de Türkiye Baylar Ligi'nin açılımı herhalde?:-))

Sinan dedi ki...

Doğru olan Kadınlar ama alışmış olan dillerin dönmesi zor olacak

dawkins dedi ki...

Bayan demek kadını erkek üzerinden tanımlamak anlamına geliyordu, Erkek ve Kadın doğru tanımlama budur. Doğru karar vesselam.

oscar dedi ki...

boyle sacma sekılcılıklerle ugrasılıcagına son zamanlarda duyulan cocuk tecavuzlerı falan uzerıne bı sey yapılsa daha ıyı olur bence. hergun gazetede bı haber goruyorum resıt olmamıs kızlara tecavuz falan.

basketçi dedi ki...

http://naumoski7.blogspot.com/2010/05/kadnlar-ligi-ad-cok-itici.html

norton dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.