3 Mayıs 2010 Pazartesi

Bornova Bld: 54 - F.Bahçe Ülker: 86 (Ter İdmanından Hallice)

Sezon başında yabancı oyuncularının eline bakacak şekilde kurulan bir kadro, sonunda elenilmesi kuvvetle muhtemel bir seride 2-0 geriye düşmüş ve o yabancıların evlerine gitmesine sadece 1 yenilgi kalmışken psikolojik anlamda maça çok da iyi hazırlanamazdı zaten. Maçı açmadan önceki düşüncem bu yöndeydi ve maçı F.Bahçe Ülker'in alacağını düşünüyordum. Salona bağlanıldığında cezalı olan Tomas Nagys'in dışında sakatlığı olan Tyler Smith'in de oynayamayacağını öğrenince herkes gibi benim de konsantrasyon vidalarım gevşedi.

Vidmar & Semih ikilisiyle boyalı alanı domine ederek oyuna başlayan F.Bahçe Ülker, ilk çeyreğin bitimine 10 saniye kala Elegar'ın vurduğu smaca kadar sadece tek bir baskete izin verdi. O da Cüneyt'in üçlüğüydü. İlk çeyrek skoru 8-26 oldu, maç daha ilk dakikadan koptu. 10 sayı atan Vidmar ve 8 sayı atan Semih toplamda 9 ribaund çekerek ilk çeyreğin istatistiklerinin %80'ine yakınını oluşturdular.

İkinci çeyrekte zaten kolu kanadı kırık olan Bornova'ya bir sürpriz de Elegar'dan geldi. Devreye 04:30 kala bulduğu sayı sırasında penetre ederken sakatlanan uzun oyuncu ilk yarı bitene kadar oyuna dönemedi. Rakibin zengin uzun rotasyonuna bir tek Elegar'la karşı koymaya çalışan Bornova'da artık iş gerçek mevkileri 3-4 hatta 2 olan oyunculara düştü. Zaten ilk çeyrekte de tam 3 kez Semih Erden - Cüneyt Erden eşleşmesi izlemiştik boyalı alanda. Bu çeyrekte bulduğu ilk 9 sayının 7'sini Emir Preldzic'in elinden bulan F.Bahçe Ülker, şöyle bir maçta bile teknik faul almayı başaran Mirsad Türkcan'ın yerine yeniden oyuna giren Semih'in boyalı alanda fink atışıyla, ama en önemlisi de yaptığı akıl dolu asistler sonrasında ayakta alkışlanışıyla bitirdi ilk yarıyı. 23-46'lık skorla rakibini skorbordda ikiye katlayan sarı lacivertliler, ribaund konusunda da 22-5 ile rakibini bir hayli ezdi. İlk 20 dakika bittiğinde 12 sayı - 7 ribaund - 5 asist yapan Semih Erden, her 3 istatistik kategorisinde de sahanın lideri konumundaydı. Bornova'da sağ kalan tek yabancı olan Josh Shipp'in ilk yarıda tek bir sayı dahi atamamış ve yaşayan bir ölü tadında takılmış olması da evsahibi adına durumu özetleyen bir detaydı.

Elegar'ın tekrar sahaya çıkmasıyla Bornova boyalı alanındaki o korkunç kısalışın az biraz daha önlenmesiyle girilen ikinci yarıda F.Bahçe Ülker vitesi küçültmüş bir vaziyetteydi. İlk 6 dakikada 10-4'lük Bornova üstünlüğü seyrettik. Bu çeyrekte gördük ki her ne kadar iyi niyetle ve azimle mücadele etse de Vidmar'daki parmak ucu hassasiyetinde bir gram ilerleme yok. Ne acı!! Son çeyreğe 39-59'luk skorla girilirken iki takım adına üçüncü çeyrekteki toplam skor hasılatı sadece 29 sayı idi. Bu arada Josh Shipp de üçüncü çeyreğin bitimine 30 saniye kala faul atışlarından bu maçtaki ilk sayılarına ulaştı.

Ön alan baskısıyla son çeyreğe giren Bornova, Greer'in üçlüğü ve ilk 30 dakikanın 20 dakikasında sahada olmasına rağmen %0'lık şut yüzdesi ile skorsuz bir maç geçiren Kinsey'nin boş smacıyla bu çabasından çabuk vazgeçti ve alan savunmasına döndü. Son 5 dakikada bugün kadroda olup da süre almayan iki ismini (Rasim Başak ve Can Maxim Mutaf) de sahaya sürdü Ertuğrul hoca. Tribünden olumlu bir destek gören Can Maxim Mutaf, 5 sayı üreterek bu yıl ligdeki ilk sayılarına kavuştu. Tabii bu sırada bütün yıl ortaya koydukları performansla alkışı hak eden Bornova'lı oyuncuları bir kez de tribünlere alkışlatan Aclan hocaya da selam olsun. İnce düşünce, hoş düşünce. Sahadan 54-86'lık skorla galip ayrılan F.Bahçe Ülker, tıpkı lig lideri Efes Pilsen gibi seriyi 3-0'a getirip adını lig yarı finaline yazdırdı ve Banvit - Pınar Karşıyaka serisinden gelecek rakibini beklemeye başladı.

Bugün 46 sayı - 25 ribaund - 8 asistlik bir katkı veren Semih - Vidmar - Oğuz üçlüsü için ter idmanından hallice bir maç olduğunu söylesem abartmış olmam herhalde. Zaten hem skor hem de 41-16'lık ribaund üstünlüğü bunu yeteri kadar anlatıyordur, bana gerek bırakmıyordur.

Bornova Belediyesi (54): Josh Shipp 9 (4 ribaund- 2 asist), Umutcan Özyıldırım 6 (1 ribaund- 1 asist), Umut Durmuş 1, Yalçın Azizmahmutoğulları 5 (1 ribaund), Can Terzioğlu (1 asist), Orhan Buğra Dağ 8 (2 ribaund), Çağdaş Erdoğan 6 (1 asist), Frank Elegar 12 (5 ribaund), Serdar Yavuz 2 (2 ribaund), Cüneyt Erden 3 (1 ribaund- 3 asist)

F.Bahçe Ülker (86): Roko Ukic 4 (1 ribaund- 5 asist), Mirsad Türkcan 2 (4 ribaund- 1 asist), Ömer Onan 4 (1 ribaund), Rasim Başak, Semih Erden 18 (10 ribaund- 4 asist), Damir Kaan Mrsic 3, Gasper Vidmar 14 (9 ribaund), Lynn Greer 11 (2 ribaund- 4 asist), Can Maxim Mutaf 5 (1 ribaund- 1 asist), Oğuz Savaş 14 (6 ribaund- 4 asist), Tarence Kinsey 2 (3 ribaund), Emir Preldzic 9 (4 ribaund- 1 asist)

6 Yorum Yapılmış:

yunus dedi ki...

allahın ne berbat bir sezon olmakta..

Kapkan dedi ki...

Bu Bornova takımı birileri tarafından yılın takımı seçilmişti değil mi? bu takım yılın takımı ise vay Türkiye liginin haline.
ancak ben her zaman söyledim bornova takımı kesinlikle yılın takımı felan değil işte buda ispatı oldu kimse oyuncuları eksikti felan demesin eğer bir takım 2 yabancısının üzerine kurulu ise ve onlar olmadığında 30 fark yiyorsa hemde kendi sahasında bu takım asla yılın takımı olamaz.
son olarak bu fb nasıl yenilmişti bunlara bir kaç hafta önce Galatasaray'ı ilgilendiren bir maçtı değil mi? dönen oyunlara bak sen.

Semih Ural dedi ki...

Hakkatten Fener nasıl yenildi bu Bornovaya? Hem de tam Galatasarayın play off şansını ilgilendiren bir maçta. Allahın işine bak sen.

Ahmet Karadag dedi ki...

Seri boyunca takimin en önemli yabancilarindan (Nagys) birisinin almis aldigi 3 maclik (ne hikmetse :) ) cezadan dolayi oynamadigini ve son macta takimin en önemli oyuncusu Tyler Smith'in de sakatligindan dolayi oynamdigini hatirlatmakta fayda var...

Randis dedi ki...

NEE takimin en önemli yabancilarindan (Nagys) mi?

http://www.tbl.org.tr/beko/oyuncu.asp?Kod=4303

Bak bakalım 15 maçta ne yapmış adam, 3kere 9sayının üstüne çıkmış 20bin $ dan da aşşa anlaşmamıştır. Yazık şu yabancılara akıtılan para!!

oscar dedi ki...

ben bu gricek olayına fena taktım. nerde bu adam ya 2 senedir. bildigim kadarıyla baya iyi para alıyor ve fb'ye gelmeden once nba'de bıle gayet etkılı ıdı. buda fb'nın lınderoth'u galıba. tanjevıc golgesınde emeklılık maasını topluro herhalde sonra omer parasını ıstedıgınde kapı dısarı. adı omerovıc olup hırvat olsaydı acaba ne olurdu.